
Antalya Barosu tarafından yapılan açıklamada, özel sektör öğretmenleri, mülakat mağduru eğitimciler ve sözleşmeli öğretmenlerin Ankara’da dokuz gündür sürdürdükleri açlık grevi ve öncesinde başlayan eylemlere ilişkin değerlendirmede bulunuldu. Açıklamada, öğretmenlere yönelik polis müdahalesi, gözaltılar ve kötü muamele kınandı.
Mülakat mağduru öğretmenler, özel sektör öğretmenleri ve eğitim emekçileri atamalarda yaşadıkları mağduriyetin giderilmesi talebiyle Ankara’da eylemlerini sürdürüyor. Öğretmenler, taban maaş talepleri ve diğer taleplerine ilişkin yetkililerle görüşme sağlanamadığını belirterek 15 Haziran’da süresiz açlık grevine başladı. Bugün (23 Haziran) itibarıyla açlık grevinin dokuzuncu gününe giren öğretmenler, Milli Eğitim Bakanlığı ve ilgili kurumlara çözüm çağrısını yineliyor.
Antalya Barosu tarafından, özel sektör öğretmenleri, mülakat mağduru eğitimciler ve sözleşmeli öğretmenlerin Ankara’da dokuz gündür sürdürdükleri açlık grevi ve öncesinde başlayan eylemlere ilişkin açıklama yapıldı.
“TALEPLER GÖRMEZDEN GELENEMEYECEK KADAR AÇIK”
Açıklamada özel öğretim kurumlarında çalışan öğretmenlerin taban ücret güvencesi ile atama bekleyen öğretmenlerin liyakate dayalı atanma talepleri, demokratik bir hukuk devletinde görmezden gelinemeyecek kadar açık, meşru ve yaşamsal bir anlam taşıdığı belirtildi. Haklı taleplerin dinlenmesi yerine; basın açıklamalarının engellenmesi, öğretmenlerin biber gazına maruz bırakılması, darbedilmesi ve ters kelepçeyle gözaltına alınmasının kamu vicdanını derinden yaraladığı ifade edildi.
“DERHAL SORUŞTURULMALI”
Antalya Barosu tarafından yapılan açıklamada, günler boyunca tekrarlanan bu uygulamaların münferit bir kolluk müdahalesi olarak değerlendirilmekten uzak olduğu, Anayasa’nın 17’nci maddesinde güvence altına alınan eziyet ve insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağı niteliğinde olduğu vurgulandı. İşkence ve kötü muamele iddialarına konu olan her eylemin derhal soruşturulması ve sorumlular hakkında adli ve idari işlemlerin yürütülmesi gerektiği belirtildi.
“VARLIĞA VE GELECEĞE YÖNELİK BİR TEHDİT”
Açıklamada öğretmenlerin taleplerini açıklamasının Anayasa ile korunan ifade özgürlüğünün, toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ve sendikal örgütlenme özgürlüğünün kullanılması olduğu ifade edildi. Öğretmenlerin meşru taleplerinin kaba şiddetle karşı karşıya bırakılmasının yalnızca bir çalışma yaşamı sorunu değil, doğrudan varlığa ve geleceğe yönelik bir tehdit olduğu kaydedildi.
Öğretmenin emeğinin değersizleştirildiği, yoksulluğa mahkûm edildiği bir ülkede çocukların nitelikli eğitim hakkının, fırsat eşitliğinin ve toplumsal geleceğin korunmasının mümkün olmadığı belirtildi.
“HUKUKİ SÜRECİ TAKİP EDECEĞİZ”
Antalya Barosu’nun öğretmenlerin insan onuruna yaraşır yaşam ve çalışma koşulları, adil atama ve güvenceli gelecek taleplerinin haklı ve doğru bulunduğu, işkence ve kötü muamele yasağının, ifade özgürlüğünün, sendikal hakların ve barışçıl toplanma hakkının ihlal edilmesine karşı hukuki sürecin sonuna kadar takip edileceği duyuruldu.





