İHD Antalya’dan NATO Zirvesi kapsamındaki gözaltılara ilişkin açıklama

Ankara Valiliği’nin 7-8 Temmuz’da gerçekleştirilecek NATO (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü) Zirvesi kapsamında 13 günlük eylem yasağı ilan etmesinin ardından, 23 Haziran sabahı Ankara’da çok sayıda eve polis ve jandarma baskını düzenlendi. Kapılar kırılarak girilen evlerde aralarında İHD üyelerinin de bulunduğu 209 kişi gözaltına alındı. Bu gelişmelerin ardından İnsan Hakları Derneği (İHD) Antalya Şubesi tarafından konuya ilişkin açıklama yapıldı.

İnsan Hakları Derneği (İHD) Antalya Şubesi tarafından yapılan açıklamada, Ankara’da 7-8 Temmuz tarihlerinde gerçekleştirilecek NATO (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü) Zirvesi gerekçe gösterilerek 23 Haziran sabahı çok sayıda eve polis ve jandarma tarafından baskınlar düzenlendiği belirtildi. Açıklamada, aralarında İHD Ankara Şubesi Afet ve Ekoloji Komisyonu üyesi Tuğba Kahraman, Gençlik Komisyonu üyeleri Mert Ahmet Aldemir ve Zehra Camcı ile üyeler Hasan Basri Usta, Şevin Özden, Metin Uzunöz ve Serap Topuz’un da bulunduğu 209 kişinin gözaltına alındığı ifade edildi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 241 kişi hakkında gözaltı kararı verildiğinin açıklandığı belirtildi.

“SORUŞTURMA DOSYASINA KISITLILIK GETİRİLDİ”

Açıklamada, şafak operasyonları sırasında çok sayıda eve kapılar kırılarak girildiği, insan hakları savunucuları, siyasi parti, sendika ve demokratik kitle örgütü üyeleri, avukatlar ve LGBTİ+’ların ters kelepçe ile gözaltına alındığı, gözaltındaki kişilerin 24 saat süreyle avukatlarıyla görüştürülmediği ve soruşturma dosyası hakkında kısıtlama kararı verildiği kaydedildi. Kapıların kırılarak evlere girilmesi, ters kelepçe uygulamaları ve gözaltı süreçlerinde yaşanan hak ihlallerinin işkence ve kötü muamele yasağının açık ihlali olduğu vurgulandı. Gözaltına alınan kişiler hakkında verilen avukatla görüşme yasağı ve dosya kısıtlılığı kararlarının savunma hakkını ortadan kaldırdığı ve adil yargılanma hakkını ihlal ettiği belirtildi.

“SİYASAL MUHELEFETİN KRİMİNALİZE EDİLMESİ KABUL EDİLEMEZ”

Açıklamada, son yıllarda uluslararası zirveler ve çeşitli politik gelişmeler öncesinde başvurulan kitlesel gözaltı operasyonları ve genel yasaklama uygulamalarının bir kez daha devreye sokulduğu görüldüğü, NATO Zirvesi nedeniyle “güvenlik” gerekçesiyle Ankara’da fiili ve adı konulmamış bir olağanüstü hal rejimi yaratılmasının ve toplumsal ve siyasal muhalefetin kriminalize edilmesinin kabul edilmediği ifade edildi.

“HAKLAR KEYFİ VE ÖLÇÜSÜZ ŞEKİLDE SINIRLANDIRILIYOR”

Barışçıl protesto hakkı, ifade özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü ile kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının demokratik toplumun temel unsurları olduğu ifade edilen açıklamada, uluslararası insan hakları sözleşmeleri ve Anayasa ile güvence altına alınan bu hakların güvenlik gerekçesiyle keyfi ve ölçüsüz biçimde sınırlandırılmasının kabul edilemez olduğu, bir uluslararası zirvenin gerçekleştirilmesinin temel hak ve özgürlüklerin askıya alınmasının gerekçesi olamayacağı vurgulandı.

“HUKUKSUZ ŞEKİLDE GÖZALTINA ALINANLAR DERHAL SERBEST BIRAKILSIN”

Dernek yaptığı açıklamada gözaltındaki kişilerin tüm haklarının güvence altına alınması, avukatlarla görüşme üzerindeki kısıtlamaların kaldırılması, gözaltı süreçlerinde işkence ve kötü muamele yasağına mutlak biçimde uyulmasını talep etti. Hukuksuz şekilde gözaltına alınanların derhal serbest bırakılması gerektiği belirtilerek, yetkililerin hukuka aykırı uygulamalara son vermeye ve NATO Zirvesi gerekçe gösterilerek temel hak ve özgürlükleri ortadan kaldıran uygulamalardan vazgeçmeye çağrıldığı ifade edildi.