
Antalya Barosu, Urfa’nın Siverek ilçesindeki Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde 16 kişinin yaralandığı silahlı saldırı ile Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesindeki Ayser Çalık Ortaokulu’nda 15 Nisan’da dokuz kişinin yaşamını yitirdiği saldırının ardından yazılı açıklama yayımladı. Açıklamada, eğitim kurumlarında yaşanan şiddet olaylarının “Toplumsal çürüme ve ihmallerin acı biçimde yansıması” olduğu belirtildi.
Şanlıurfa’nın Siverek ilçesindeki Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Lisesi’nde 14 Nisan’da okula giren bir kişinin rastgele ateş açması sonucu 16 kişi yaralandı. Okulun eski öğrencisi olduğu belirtilen saldırgan olayın ardından yaşamına son vermişti. Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesindeki Ayser Çalık Ortaokulu’na dün (15 Nisan) düzenlenen silahlı saldırıda ise biri öğretmen, sekizi öğrenci olmak üzere dokuz kişi yaşamını yitirmiş, 13 kişi yaralanmıştı.
Kahramanmaraş Valisi Mükerrem Ünlüer, saldırıyı gerçekleştiren 8. sınıf öğrencisinin kargaşa sırasında kendisini vurduğunu belirtmişti. Ünlüer, “Kargaşa anında kendisine ateş etti. İntihar amaçlı mı olduğu, yoksa kargaşa sırasında mı gerçekleştiği şu an için bilinmiyor” açıklamasını yapmıştı.
Antalya Barosu konuya ilişkin “Yaşanan saldırılar toplumsal çürüme ve ihmallerin acı biçimde yansımasıdır” başlıklı yazılı bir açıklama yayımladı.
Açıklamada, “Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bir lisede meydana gelen saldırının ardından, kısa süre içinde Kahramanmaraş’ta bir ortaokulda benzer bir olayın yaşanmış olması, eğitim ortamlarında şiddetin geldiği noktayı kaygı verici biçimde gözler önüne sermektedir” denildi.
Açıklamada, eğitim kurumlarının çocukların kendilerini güvende hissetmeleri gereken alanlar olduğu vurgulanarak, bu alanlarda yaşanan şiddetin yalnızca doğrudan mağdurları değil, toplumun tamamını etkileyen ciddi bir sorun olduğu ifade edildi. Açıklamada, “Toplumdaki şiddet ikliminin bir an önce sona erdirilmesi aile, eğitim sistemi ve kamu politikalarının birlikte ele alınmasını gerektiren çok yönlü bir meseledir” değerlendirmesinde bulundu.
“ETKİLİ DENETİM MEKANİZMALARININ KURULMASIYLA MÜMKÜNDÜR“
Bireysel silahlanmadaki artış ve şiddet araçlarına erişimin kolaylaşmasının benzer olayların sonuçlarını ağırlaştırdığına işaret edilen açıklamada, “Toplumsal güvenliğin sağlanması, şiddeti besleyen koşulların ortadan kaldırılması ve etkili denetim mekanizmalarının kurulmasıyla mümkündür” ifadeleri kullanıldı.
Açıklamada ayrıca, çocukların, öğretmenlerin ve eğitim emekçilerinin yaşam hakkının korunmasının devletin temel yükümlülüklerinden biri olduğu belirtilerek, “Gerekli önlemlerin gecikmeksizin alınması; sorumlular hakkında etkin, hızlı ve caydırıcı süreçlerin işletilmesi büyük önem taşımaktadır” denildi.
Eğitim ortamlarında şiddetin her türlüsüne karşı oldukları vurgulanan açıklamada, Milli Eğitim Bakanlığı ve ilgili kurumları sorumluluk almaya çağırıldı. Açıklamada, “Çocukların, öğrencilerin ve yurttaşların güvenli, sağlıklı ve özgür bir eğitim ortamında yetişebilmesi için yetkili tüm kurumları sorumluluk almaya davet ediyoruz” ifadeleri kullanıldı.





