Antalya Çaybaşı Mahallesi’nin adı nereden geliyor? Yedi Arıklar’dan kalan su hafızası

antalya çaybaşı mahallesi antalya çaybaşı mahallesi
Görsel: Yapay zeka tarafından oluşturulmuştur.

Antalya Çaybaşı Mahallesi’nin adı, eski dereler, Yedi Arıklar, su değirmenleri ve Düden Çayı bağlantısıyla bu haberde yer alıyor.

Antalya’nın Muratpaşa ilçesinde bugün yoğun apartmanların, iş yerlerinin ve ana ulaşım yollarının arasında kalan Çaybaşı Mahallesi, adında eski Antalya’nın artık büyük ölçüde kaybolmuş su coğrafyasının izlerini taşıyor.

Paylaşılan görselde Çaybaşı adının, Düden Çayı’nın kollarından birinin Antalya Ovası’ndan falezlere doğru ilerlediği su sisteminin başlangıç veya üst noktasını ifade eden “çayın başı” tanımlamasından geldiği belirtiliyor.

Kaynaklar incelendiğinde mahallenin gerçekten geçmişte Düden sistemiyle bağlantılı Yedi Arıklar’ın geçtiği, derelerin ve su değirmenlerinin bulunduğu bir bölge olduğu güçlü biçimde doğrulanıyor. Çaybaşı Mahallesi’nin uzun yıllardır muhtarlığını yapan Mustafa Özsay da çocukluk yıllarında mahalleden çok sayıda derenin geçtiğini belirterek, mahallenin adının bu sulardan kaynaklandığını anlatıyor.

Akdeniz Üniversitesinde hazırlanan bir akademik çalışmada ise Yedi Arıklar, Düden Irmağı’ndan alınan suyu Antalya’ya ulaştıran tarihî kanal sisteminin “başlangıç bölgesi” olarak tanımlanıyor.

Ancak “Çaybaşı adı tam olarak Düden’in belirli bir kolunun başladığı noktaya ‘çayın başı’ denildiği için verildi” şeklinde tarihli bir belediye kararı, tapu kaydı veya Osmanlı belgesi henüz ortaya konulmuş değil.

Bu nedenle görseldeki açıklamanın su ve çay bağlantısı güçlü, fakat ayrıntılı hidrografik isimlendirme gerekçesi kesin belge yerine yerel tarih ve coğrafi yorum düzeyinde değerlendirilmeli.

Çaybaşı Mahallesi’nin adı nereden geliyor?

Mahalle adının kökenine ilişkin en doğrudan anlatılardan biri, bölgenin yaşayan kent belleğinden geliyor.

Çaybaşı Mahallesi Muhtarı Mustafa Özsay, 2025 yılında verdiği röportajda eski mahalleyi anlatırken bölgede dereler bulunduğunu ve Yedi Arıklar’ın buradan geçtiğini söylüyor.

Özsay, mahallenin adı konusunda da açık biçimde:

“Mahallenin adı da bu derelerden dolayı geliyor. Çaybaşı adı üstünde.”

ifadelerini kullanıyor.

Bu sözlü tarih anlatısı, Çaybaşı adının bölgenin su varlığıyla bağlantılı olduğu yönündeki en güçlü doğrudan yerel tanıklıklardan biri.

Yedi Arıklar neydi?

Bugün Antalya kent merkezinde büyük ölçüde kaybolmuş olan Yedi Arıklar, eski Antalya yaşamının en önemli su sistemlerinden biriydi.

Akdeniz Üniversitesinde hazırlanan ve Antalya’nın kent hafızasını konu alan akademik çalışmada, Hüseyin Çimrin’in araştırmalarına dayanılarak Yedi Arıklar şu şekilde tanımlanıyor:

Düden Irmağı’ndan alınan suyu Antalya’ya taşıyan, kentin sulama ve kullanma suyu ihtiyacını karşılayan tarihî bir kanal sistemi.

Antalyalılar bu küçük su kanallarına “arık” diyordu.

Sular mahallelerin arasından geçiyor, evlerin bahçelerindeki havuzlara ulaşıyor, tarım alanlarını suluyor ve daha sonra başka bahçelere aktarılıyordu.

Böylece su yalnızca doğal bir akarsu değil, eski Antalya yaşamının günlük işleyişinin temel parçalarından biriydi.

Yedi Arıklar gerçekten Düden’den mi geliyordu?

Evet.

Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün yayımladığı Dünden Bugüne Antalya çalışmasında eski Değirmenönü değirmenleri anlatılırken bölgede yaklaşık 10 metre yükseklikten akan çayın, Düden Çayı’ndan su getiren Yedi Arıklar’ın bir kolu olduğu açıkça belirtiliyor.

Kaynağa göre Burhanettin Onat Caddesi ile Değirmenönü Caddesi’nin kesişiminden Meydan yönüne doğru uzanan dar alanda bir dönem altı su değirmeni bulunuyordu.

Bu değirmenlerin çarklarını döndüren güç de Yedi Arıklar’dan gelen suydu.

Dolayısıyla Çaybaşı, Değirmenönü ve çevresindeki eski su sistemi birbiriyle doğrudan ilişkiliydi.

Görseldeki “çayın başı” açıklaması doğru mu?

Büyük ölçüde anlamlı bir açıklama ancak kesinlik payını doğru kurmak gerekiyor.

Akdeniz Üniversitesi kaynaklı araştırmada Yedi Arıklar için “kanal sisteminin başlangıç bölgesi” ifadesinin kullanılması, paylaşılan görseldeki “başlangıç/üst nokta” anlatısıyla dikkat çekici biçimde örtüşüyor.

Mahalle muhtarının Çaybaşı adını doğrudan eski derelere bağlaması da isim ile su sistemi arasındaki ilişkiyi destekliyor.

Fakat şu anda elde:

“Bu noktaya eskiden resmen ‘çayın başı’ deniliyordu ve mahalle bu ifadeden adını aldı”

şeklinde bir Osmanlı veya Cumhuriyet dönemi adlandırma belgesi bulunmuyor.

Dolayısıyla en güvenilir ifade şu:

Çaybaşı adı, bölgeden geçen eski dere ve Yedi Arıklar su sistemiyle güçlü biçimde ilişkili görünüyor. “Çayın başı” açıklaması coğrafi olarak anlamlı olsa da isim verme sürecinin tam biçimini gösteren özgün belge henüz bulunmuş değil.

Burhanettin Onat Caddesi’nden gerçekten su mu geçiyordu?

Evet.

Bugün Antalya’nın yoğun trafik taşıyan ana yollarından biri olan Burhanettin Onat Caddesi’nin eski görünümü bugünkünden tamamen farklıydı.

Çaybaşı Mahallesi Muhtarı Mustafa Özsay, çocukluğunda Burhanettin Onat Caddesi boyunca su yollarının bulunduğunu anlatıyor.

Özsay’ın aktardığına göre Yedi Arıklar olarak bilinen sularda mahalle çocukları yüzüyor, çalı ve ağaçların arasından su boyunca ilerleyebiliyorlardı.

Bugün asfalt, kaldırımlar ve binalarla çevrili olan aynı bölgede birkaç kuşak önce akan açık su yollarının bulunması, Antalya’nın kentleşme sürecinde doğal ve yarı doğal su ağlarının ne kadar büyük ölçüde değiştiğini gösteriyor.

Çaybaşı’nda çocuklar derelerde yüzüyor muydu?

Mahallenin sözlü tarih anlatısına göre evet.

Mustafa Özsay, çocukluğunda mahallede bulunan su değirmeni çevresindeki derelerde yüzdüklerini, yüzmeyi denizde değil Çaybaşı’ndaki sularda öğrendiklerini anlatıyor.

Bu bilgi yalnızca nostaljik bir çocukluk hatırası değil.

Aynı anlatıda:

  • dereler,
  • Yedi Arıklar,
  • su değirmeni,
  • Akların Fabrikası,
  • Burhanettin Onat Caddesi’nden geçen su yolları

birlikte hatırlanıyor.

Bütün bunlar, Çaybaşı’nın yakın geçmişte suyla tanımlanan bir mahalle olduğunu gösteriyor.

Akların Değirmeni neydi?

Çaybaşı’nın yerel hafızasında adı geçen yapılardan biri Akların Değirmeni.

Mahalle muhtarının anlatımına göre çocukların yüzdüğü sulardan biri bu değirmenin bulunduğu çevredeydi ve değirmeni döndüren su, yakınındaki Akların Fabrikası ile bağlantılı su sistemi üzerinden geliyordu.

Bu yapıya ilişkin ayrıntılı teknik veya mülkiyet kayıtları çevrim içi arşivlerde sınırlı.

Ancak Çaybaşı’nın hemen yanındaki Değirmenönü bölgesinde Yedi Arıklar suyuyla çalışan altı değirmenin bulunduğunun resmî kent tarihi çalışmasında belgelenmiş olması, bölgede su gücüne dayalı değirmenciliğin yaygınlığını doğruluyor.

Değirmenönü ile Çaybaşı neden birlikte anılıyor?

Çünkü iki bölgenin eski coğrafyasını aynı su sistemi şekillendiriyordu.

Dünden Bugüne Antalya çalışmasına göre Burhanettin Onat Caddesi ile Değirmenönü Caddesi çevresinde Yedi Arıklar’ın suyuyla çalışan altı değirmen bulunuyordu.

Başka yerel tanıklıklarda da Yedi Arıklar’ın:

Kızıltoprak,

Çaybaşı,

Değirmenönü

ve çevresinden geçtiği anlatılıyor.

Bu nedenle Antalya’daki:

Çaybaşı,
Değirmenönü,
Kızılarık

gibi yer adlarının eski su coğrafyasından bağımsız düşünülmesi zor.

Kentleşme su yollarını ortadan kaldırmış olsa da suların izleri mahalle ve cadde adlarında yaşamayı sürdürüyor.

Yedi Arıklar yalnızca sulama için mi kullanılıyordu?

Hayır.

Eski Antalya’da arıkların çok yönlü işlevleri vardı.

Akdeniz Üniversitesi araştırmasındaki sözlü tarih kayıtlarında, arıklardan gelen suların evlerin bahçelerindeki havuzlara aktığı ve bahçelerin bu sistemle sulandığı anlatılıyor.

Kent sakinleri bu suları:

bahçe sulamak,

sokakları ıslatarak tozu azaltmak,

günlük kullanma suyunu karşılamak

ve yaz sıcaklarında serinlemek

için kullanıyordu.

Aynı sistem su değirmenlerinin çalışmasını da sağlıyordu.

Bu nedenle arıkların ortadan kalkması yalnızca birkaç derenin kuruması değil, Antalya’nın geçmişteki su temelli yaşam sisteminin sona ermesi anlamına geldi.

Antalya’nın evlerinde neden havuz vardı?

Eski Antalya konutlarının bahçelerinde havuz bulunmasının temel nedenlerinden biri de bu su ağıydı.

Akademik sözlü tarih çalışmasında, Yedi Arıklar’dan gelen suyun mahalle ve evlere belirli bir düzen içerisinde dağıtıldığı anlatılıyor.

Su önce bir evin havuzunu dolduruyor, bahçesi sulandıktan sonra kanal yeniden açılıyor ve aşağıdaki diğer evlere ilerliyordu.

Bu sistem aynı suyun kent içinde defalarca kullanılmasını sağlıyordu.

Bugünkü merkezi su şebekesinden çok farklı olan bu düzen, Antalya’nın sıcak iklimine uyum sağlamış tarihsel kent yaşamının bir parçasıydı.

Antalya’ya modern su şebekesi ne zaman geldi?

Akdeniz Üniversitesi araştırmasında aktarılan tarihsel bilgiye göre Antalya’da 1953 yılında su şebekesi kuruldu.

Bu tarihten sonra kentlilerin günlük su ihtiyacını karşılama biçimi değişmeye başladı ve basınçlı tulumbalar ile şebeke sistemi yaygınlaştı.

Bu gelişme, arıkların kent yaşamındaki önemini zaman içerisinde azalttı.

Ancak su kanalları tarım, değirmenler ve bazı açık alan kullanımları açısından daha uzun süre varlıklarını sürdürdü.

Çaybaşı ne zaman mahalle olarak gelişti?

Akademik kentleşme araştırmaları, Çaybaşı’nın yoğun yerleşim alanına dönüşmesini özellikle 1950-1960 dönemine yerleştiriyor.

Antalya kent merkezindeki dönüşümü inceleyen çalışmaya göre 1950 ile 1960 arasında:

Bahçelievler,

Memurevleri,

Yıldız,

Varlık,

Deniz,

Üçgen,

Muratpaşa,

Eyiler,

Sinan,

Zerdalilik,

Çaybaşı

ve Yüksekalan mahallelerinde yerleşim alanları gelişti.

Bu dönem Antalya’nın nüfusunun hızla arttığı ve kentin Kaleiçi çevresinden dışarı doğru yayıldığı yıllardı.

Dolayısıyla Çaybaşı’nın bugünkü kent dokusunun temelleri özellikle 20’nci yüzyıl ortalarında atıldı.

Çaybaşı eskiden köy görünümünde miydi?

Mahallenin yaşayan tanıklarının anlatımları bunu destekliyor.

Mustafa Özsay, eski Çaybaşı’nda evlerin birbirinden uzak olduğunu, evlerin yanında tarlalar ve küçük bahçeler bulunduğunu anlatıyor.

Bugünkü yoğun yapılaşmanın aksine bir evden diğerine kadar geniş boşluklar bulunuyordu.

Mahallede:

dereler,

küçük ormanlık alanlar,

bahçeler,

tarlalar

ve su değirmenleri bulunuyordu.

Bu nedenle Çaybaşı, bir dönem kent merkezine çok yakın olmasına rağmen kırsal yaşam özelliklerini koruyan bir kent çeperi görünümündeydi.

Bugün neden bu dereleri göremiyoruz?

Antalya büyüdükçe su kanallarının büyük bölümü kapatıldı, dolduruldu veya yapılaşmanın altında kaldı.

Bu dönüşüm yalnızca Çaybaşı’nda yaşanmadı.

Kızıltoprak’taki Yedi Arıklar bölgesi hakkında Anadolu Ajansının 2018 tarihli haberinde, geçmişte küçük derelerin geçtiği alanlardaki suların kuruduğu ve eski arık zemini çevresindeki yapıların sorun yaşadığı aktarılıyor.

Başka tanıklıklarda Yedi Arıklar’ın Düden’den başlayarak Topçular, Kızıltoprak, Çaybaşı ve Değirmenönü yönüne kadar devam ettiği belirtiliyor.

Bugün bu su ağının önemli bölümü kent yüzeyinden silinmiş durumda.

Arıkların doldurulması kent için neden önemli?

Eski su yollarının ortadan kaldırılması, yalnızca kent hafızasının kaybı açısından değil, kent topografyası ve yapılaşma açısından da önemli.

Kızıltoprak’taki Yedi Arıklar bölgesinde doldurulan eski su yataklarının çevresindeki bazı yapılarda zaman içerisinde zemin oturmaları ve eğilmeler yaşandığı basına yansıdı.

Bu olay Çaybaşı’ndaki bütün yapıların benzer bir risk taşıdığı anlamına gelmiyor.

Ancak Antalya’nın geçmiş su yollarının imar kararlarında ve kentsel planlamada neden dikkate alınması gerektiğini gösteriyor.

Bir kentte dere veya arığın görünmez hale gelmesi, onun jeolojik ve hidrolojik geçmişinin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmiyor.

Çaybaşı’nın geçmişi 1950’lerden de eski

Bugünkü yoğun mahalle dokusu 1950 sonrasında büyümüş olsa da bölgenin tarihsel geçmişi çok daha eski.

Çaybaşı sınırlarında Şeyh Cüca Türbesi bulunuyor.

Antalya’daki Türk-İslam eserlerini inceleyen akademik araştırmada türbenin 636/1238 yılına tarihlendiği, kare planlı ve kesme taştan inşa edildiği belirtiliyor. Yapının duvarlarının bir bölümünün özgün olduğu, üst kesimlerinin ise daha sonraki dönemlerde yenilendiği kaydediliyor.

Antalya Büyükşehir Belediye Meclisinin 2017 tarihli belgesinde de Çaybaşı Mahallesi’ndeki tescilli Şeyh Cüca Türbesi ve koruma alanı açık biçimde yer alıyor.

Bu nedenle Çaybaşı’nın modern mahalleleşme süreci yeni olsa da bölgenin insan yerleşimi ve kültürel geçmişi yüzyıllar öncesine uzanıyor.

Çaybaşı’nın eski su kültürü neden önemli?

Antalya bugün dünya çapında turizm kenti olarak biliniyor ancak şehir tarihinin önemli bir bölümü su kaynakları ve tarımsal üretim çevresinde şekillendi.

Düden,

Kırkgöz,

Yedi Arıklar,

su değirmenleri,

bahçe havuzları,

narenciye ve meyve bahçeleri

eski Antalya yaşamının birbirini tamamlayan parçalarıydı.

Çaybaşı’nın ismi de bu su kültürünü günümüze taşıyan örneklerden biri.

Bugün mahalleden geçen derenin sesini duymak mümkün değil ancak adındaki “çay”, bir zamanlar burada akan suyu hatırlatmaya devam ediyor.

Çaybaşı ile Kırkgöz arasında bağlantı var mı?

Antalya’nın su sistemi oldukça karmaşık bir karstik yapıya sahip.

Kırkgöz kaynakları tarih boyunca Antalya Ovası’nın önemli su kaynaklarından biri olurken Düden sistemiyle hidrolojik açıdan bağlantılı su hareketleri de bulunuyor.

Günümüzde Kırkgöz çevresindeki su kaybını konu alan haberlerde, buradan çıkan su kollarının geçmişte Yedi Arıklar sistemi aracılığıyla Antalya’nın bahçelerini ve şelalelerini beslediği ifade ediliyor.

Ancak Çaybaşı’nın isim kökenini doğrudan “Kırkgöz suyu”na bağlayan özgün bir kayıt bulunmuyor.

Mahalle adı açısından daha doğrudan belgelenebilen bağlantı Düden-Yedi Arıklar-Çaybaşı ilişkisi.

Çaybaşı’nın hemen aşağısındaki değirmenler ne üretiyordu?

Değirmenönü’ndeki tarihî su değirmenleri yalnızca buğday öğütmüyordu.

Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün kent tarihi çalışmasında bölgedeki değirmenlerde:

un,

tahin

ve pirinç işleme

faaliyetlerinin gerçekleştirildiği anlatılıyor.

Bu değirmenlerin hareket enerjisini sağlayan şey Yedi Arıklar’ın suyu olduğu için Çaybaşı çevresindeki su ağı aynı zamanda Antalya ekonomisinin de bir parçasıydı.

Su burada hem yaşamı hem üretimi taşıyordu.

Çaybaşı adı ne kadar eski?

Çaybaşı’nın bugünkü anlamda yerleşim alanı olarak büyüdüğü dönem akademik çalışmalarda 1950-1960 yılları arasında gösteriliyor.

Ancak “Çaybaşı” yer adının ilk kez tam olarak hangi tarihte kullanılmaya başlandığını ortaya koyan özgün isimlendirme belgesine açık dijital arşivlerde ulaşılamıyor.

Dolayısıyla:

Mahallenin yerleşim olarak büyüme dönemi biliniyor.

Adın su sistemiyle bağlantısı güçlü biçimde aktarılıyor.

Fakat:

“Çaybaşı adı şu gün ve şu belediye kararıyla verildi”

diyebileceğimiz bir belge henüz bulunmuyor.

Bu ayrım özellikle kent tarihi haberlerinde önem taşıyor.

Çaybaşı bugün resmî bir Muratpaşa mahallesi

Çaybaşı günümüzde Muratpaşa ilçesinin resmî mahallelerinden biri.

Muratpaşa Belediyesinin güncel muhtarlık kayıtlarında Çaybaşı Mahallesi ve muhtarlığı ayrı idari birim olarak yer alıyor. Muhtarlık adresi 1357 Sokak No:12 olarak belirtiliyor.

Belediyenin mahalle yatırımları sayfasında Çaybaşı’nda 14 park ve yaklaşık 33 bin 412 metrekare yeşil alan bulunduğu bilgisi yer alıyor.

Bugünkü mahalle görünümü, eski dere ve tarla peyzajından oldukça farklı.

Görseldeki tarihî sahne gerçek bir fotoğraf mı?

Paylaşılan görselde derenin iki tarafında oturan fesli ve takım elbiseli kişilerin bulunduğu tarihî bir Çaybaşı sahnesi kullanılıyor.

Bölgenin geçmişte dereler, bahçeler ve su yollarıyla çevrili olması tarihsel kaynaklarla uyumlu.

Ancak görseldeki belirli kompozisyonun özgün bir Çaybaşı arşiv fotoğrafı olduğunu doğrulayan bir kaynak bulunmuyor.

Bu nedenle fotoğrafın tarihsel atmosferi canlandıran temsili bir görsel olarak değerlendirilmesi daha doğru.

Çaybaşı’nın gerçek tarihsel anlatısını destekleyen esas kanıtlar, eski su sistemi kayıtları, akademik kentleşme araştırmaları ve mahallede yaşamış kişilerin tanıklıkları.

Görseldeki bilgi ne kadar doğru?

Paylaşılan görseldeki temel anlatının önemli bölümü doğrulanabiliyor.

Doğru ve güçlü biçimde desteklenen: Çaybaşı geçmişte çok sayıda dere ve Yedi Arıklar suyunun bulunduğu bir bölgeydi. Mahalle muhtarı ismin de bu sulardan geldiğini açıkça aktarıyor.

Doğru: Yedi Arıklar, Düden’den alınan suyu eski Antalya’ya taşıyan bir kanal sistemiydi.

Görselle uyumlu önemli ayrıntı: Akademik kaynak Yedi Arıklar’ı kanal sisteminin “başlangıç bölgesi” olarak tanımlıyor.

Kesinleştirilemeyen: Mahalle adının belirli bir noktadaki “çayın başı” ifadesinden, resmî olarak tam bu hidrografik gerekçeyle türediğini gösteren özgün belge.

Fazla kesin ifade: “Düden Çayı’nın belirli bir kolunun ovadan falezlere geçtiği tam başlangıç noktası burasıydı ve mahalle bundan dolayı adlandırıldı.”

Mevcut kaynaklar bu kadar kesin bir coğrafi tanımlamayı desteklemiyor.

Antalya’nın suyu mahalle adlarında yaşamaya devam ediyor

Çaybaşı’nın isim hikâyesi tek başına değil.

Antalya kent merkezinde geçmiş su coğrafyasını hatırlatan başka isimler de bulunuyor.

Değirmenönü, Yedi Arıklar’ın suyuyla çalışan değirmenlerin bulunduğu alanı;

Kızılarık, eski su kanallarından birini;

Çaybaşı ise derelerin ve su sisteminin yoğun olduğu bölgeyi

bugünkü kent haritasında hatırlatıyor.

Bu isimler, yolların altına alınan veya tamamen kuruyan eski su yataklarının kent belleğinde bıraktığı izler.

Antalya Çaybaşı Mahallesi’nin adı nereden geliyor?

Ulaşılabilen akademik kaynaklar, resmî kent tarihi çalışmaları ve mahallede yaşayanların tanıklıkları birlikte değerlendirildiğinde Çaybaşı Mahallesi’nin adının bölgenin eski su coğrafyasından geldiği güçlü biçimde söylenebilir.

Çaybaşı, geçmişte Düden sistemiyle ilişkili Yedi Arıklar’ın geçtiği, çok sayıda küçük dere ve su yolunun bulunduğu bir bölgeydi. Çaybaşı Mahallesi Muhtarı Mustafa Özsay da mahallenin adını bu derelere bağlayarak çocukluk döneminde Yedi Arıklar’da yüzdüklerini ve Burhanettin Onat Caddesi’nden su yollarının geçtiğini anlatıyor.

Akdeniz Üniversitesi bünyesinde hazırlanan akademik çalışmada Yedi Arıklar’ın, Düden Irmağı’ndan alınan suyu kente ulaştıran ve Antalya’nın yüzyıllar boyunca sulama ile kullanma suyu ihtiyacını karşılayan kanal sisteminin başlangıç bölgesi olduğu belirtiliyor.

Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün çalışmaları da aynı suyun Çaybaşı’nın hemen devamındaki Değirmenönü’nde altı farklı su değirmenini çalıştırdığını belgeliyor.

Bu nedenle paylaşılan görseldeki “Çaybaşı adı bölgenin su yollarının başlangıç noktalarından biri olmasından geliyor” anlatısı tarihsel coğrafyayla büyük ölçüde uyumlu.

Ancak isim verme sürecini tam olarak açıklayan eski bir belediye kararı veya tapu belgesi bulunmadığı için “çayın başı” ifadesinin resmî etimoloji olduğu kesin biçimde söylenemiyor.

Bugün eski dereler, değirmenlerin çoğu ve Yedi Arıklar’ın açık su yolları büyük ölçüde ortadan kalktı. Yerlerini caddeler, apartmanlar ve yoğun kent dokusu aldı.

Fakat Çaybaşı adı, Antalya’nın ortasından bir zamanlar su kanallarının geçtiğini, çocukların bu sularda yüzdüğünü, bahçelerin arıklarla sulandığını ve değirmenlerin akan suyla döndüğünü hatırlatan güçlü bir kent hafızası olarak yaşamaya devam ediyor.