
Antalya’da emek örgütleri, siyasi partiler ve yurttaşlar, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nde Muratpaşa’daki Güllük Caddesi’nden Cumhuriyet Meydanı’na yürüyerek meydanlarda buluştu. Yürüyüş öncesinde yurttaşlar Antalya Kent Haber’e özel açıklamalarda bulundu.
Nazlı Özbiçen – Alp Hasdemir
Antalya’da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü, sivil toplum kuruluşları, siyasi partiler ve yurttaşların katılımıyla kutlandı. Saat 15.00’te Muratpaşa’daki Güllük Caddesi’nde bir araya gelen kortej, Cumhuriyet Meydanı’na yürüdü.
Yürüyüş öncesinde sivil toplum kuruluşları, sendika ve siyasi parti temsilcileri Antalya Kent Haber’e özel açıklamalarda bulundu.
Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Akdeniz Bölge Başkanı ve Genel-İş Antalya Şube Başkanı Vedat Küçük yaptığı konuşmada şu sözleri kullandı:
“Biz yasakların olmadığı, gerçek bir demokrasi olan bir ülkede yaşamak istiyoruz. Gençlerin, çocukların ölmediği; bu ülkede rahatlıkla, kardeşçe yaşayabildiği bir ülke istiyoruz. Emekçilerin, emeklilerin, gençlerin, kadınların ve tüm çalışanların haklarını alabildiği, özgürce yaşayabildiği bir ülke istiyoruz.”
Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Hizmetleri Emekçileri Sendikası (TÜM BEL-SEN)Antalya Şube Başkanı ve Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) dönem sözcüsü İlhan Karakurt konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Her 1 Mayıs önemli ama 2026 daha da önemli. Çünkü bu sene yaşananlara bir baktığımızda, Türkiye adeta işçiler, emekçiler için cehenneme çevrildi. Sokakta her gün kadın cinayetleri gerçekleştiriliyor. Çocuklarımızı biz okula şarkı, türkü söylesinler diye gönderiyoruz; tabutlarını alıyoruz. Asgari ücret, emekli maaşı açlık sınırının altında. Böylesi bir koşullarda elbette doğa da talan ediliyor, çevremiz yağmalanmış. Ve buna rağmen işçiler, emekçiler 1 Mayıs’ta kendi emeklerine, ekmeklerine, geleceklerine sahip çıkmak için alanlardayız. Bu sene 1 Mayıs’ın anlamı şu: Aynı zamanda dünyada bir savaş; komşumuza, Filistin’de, İran’da çocuklar katlediliyor. Biz barış olsun, kardeşlik olsun ve dünya el ele mutlu bir şekilde yaşasın istiyoruz.”
Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (EĞİTİM-SEN) Şube Başkanı Kadir Öztürk konuşmasında şunları belirtti:
“2026 1 Mayıs’ı, emekçilerin birliğini ifade ediyor ve yaşanan sorunların daha çok ön plana çıktığı; okullarda cinayetlerin olduğu, bir barış sürecinin olduğu. Bunların hepsi ön planda ama bizim istediğimiz, emekçiden yana bir barış ve iş güvencesi.”
Umut Sendikası (UMUT-SEN ) Antalya Temsilcisi Sümeyra Göztepe konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“2026 1 Mayıs’ı bizim için, eğer İstanbul’daysak Taksim demek. Eğer başka illerdeysek de direnişlerin kazanımlarını, o zaferin heyecanını, cesaretini alana taşıdığımız, mücadeleyi daha da büyüttüğümüz bir yıl olacak bizim için.”
Büro Emekçileri Sendikası (BES) Eğitim ve Örgütlenme Sekreteri Ümit Şeker konuşmasında, şu sözlere yer verdi:
“Kamuda liyakat için mülakatlara karşı verdiğimiz mücadele daha da fazla yükseltmemiz gerekiyor. Maalesef birçok işyerinde birçok yeni sarı sendikalar kuruluyor. Yani bu sendikaların amacı, bu sendikaların kurulma amacı yine maalesef çok ama çok büyük oranda yönetici ücretleri ve insanların aidatlarının sömürülmesi, işyeri ve meslek aidiyetlerinin sömürülmesi üzerine kurulu. Bu sene bunların teşhire dönük sendika faaliyetler daha fazla yürüteceğiz.”
Öğretmenler Sendikası Merkez Yürütme Kurulu (MYK) Yiğit Pertev konuşmasında şu sözlere yer verdi:
“Burada aslında bugün milyonların yüreğine düşen ateşte bir aradayız. “Artık yaşamak istiyoruz” diyen öğretmenler için buradayız. MESEM’lerde ucuz iş gücü olarak görülen öğrencilerimiz için buradayız. Yaşam hakkımız var, emeğimiz var; görülmeyen, değersizleştirilen, her geçen gün yok sayılan mesleğimiz için alanlardayız.”
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Muratpaşa İlçe Başkanı Can Okan Kıran konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“2025 yılında yaşanan ağır hukuksuzluklar, adaletsizlikler, Cumhuriyet Halk Partisi’ne yapılan sistematik saldırılar neticesinde 2026’yı biz umutla, azimle karşıladık. Ne kadar iktidar baskısı olursa olsun, ülkede ne kadar adaletsizlik olursa olsun biz umudumuzu yitirmiyoruz, alanlardayız. Bugün de emekçimizin, adaleti savunan tüm insanların yanındayız. İnanın ne olursa olsun ne kadar baskı kurarlarsa kursunlar, haklı olan kazanacak, emekçi kazanacak, hak kazanacak, adalet kazanacak.”
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM) Antalya İl Eş Başkanı Selami Özyaşar konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“2026 yılı hepinizin malumu; Türkiye’de ekonomik krizin derinleştiği, pek çok alanda hak mücadelesinin sürdüğü bir dönemden geçiyoruz. Emek sömürüsünün arttığı; sendikal hakların, işçi mücadelesinin, güvencesiz ve part-time çalışmanın yaygınlaştığı bir tabloyla karşı karşıyayız. Motor kurye emekçilerinden sera işçilerine, turizm emekçilerinden farklı sektörlerde çalışan birçok kesime kadar geniş bir emek alanını kapsayan sorunlar söz konusu. Tüm bu alanlarda yürütülen hak ve emek mücadelesinin sesini duyurmak, emekçilerin hak ettikleri insanca yaşam koşullarını elde edebilmesi için 2026 1 Mayıs’ı büyük önem taşıyor.”
Türkiye İşçi Partisi (TİP) Merkez Yürütme Kurulu (MYK) Üyesi Yunus Başaran konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“İşçilerin, emekçilerin zor koşullarda çalıştığını, yaşam mücadelesi verdiğini belirtti. Başaran konuşmasının devamında, “Biz mücadele ederek ancak haklarımızı alabiliyoruz. Keşke normal yollarla alabilsek. İşte en son örneği gördük hepimiz: Madenciler haklarını alabilmek için günlerce yürüdüler, günlerce aç kaldılar. Ama bu bize şunu da gösterdi: Neticede mücadele edince hak ettiklerimizi alabiliyoruz. 1 Mayıs’ın da zaten tarihsel önemi bu, baktığınız zaman. İşçi sınıfının birlik, mücadele ve dayanışma günü.”
SOL Parti Kepez İlçe Sekreteri Sabri Kırdar konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Son dönemde AKP’nin gerici kuşatmasına karşı SOL Parti olarak 1 Mayıs’a birleşik bir mücadele için, laiklik için eşit ve demokratik bir Türkiye için alanlardayız. Bu nedenle bu 1 Mayıs’ın kitlesel olması çok önemli.”
Halkların İklim Zirvesi Gönüllüsü Erol Malçok konuşmasında şu cümlelere yer verdi:
“Biz iklim adaletini, ekoloji mücadelesini ve emekçilerin mücadelesini adil geri dönüşümden ayrı düşünmüyoruz. Mesela karbon ayak izini azaltmak için kömürden çıkış, fosil yakıtlardan çıkış en büyük taleplerimizden. Ancak tabii ki burada çalışan işçilerin ne olacağı, geçimlerini nasıl sağlayacakları sorunu da ortaya çıkıyor. Doğal olarak bunun adil bir dönüşümle sağlanması gerekiyor.”
İklim Adaleti Forumu Üyesi, Antalya Barosu Toplumsal Olay ve Davaları İzleme Kurulu (TODAK) Başkanı Avukat Salim Berkay Aksu Salim konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Bir yanda madencilerin coşkusu, Karadeniz’de ve Ege’de yaşam alanlarını; ormanlarını, sularını ve derelerini koruyan yurttaşların, köylülerin mücadelesinin heyecanı; diğer yanda ise derin bir hüzünle burada bir araya gelmiş durumdayız.”
İnsan Hakları Derneği (İHD) Antalya Şube Sekreteri ve Genel Merkez Merkez Yürütme Kurulu (MYK) Üyesi Rüzgar Özbulduk konuşmasında şunları belirtti:
“Her sene olduğu gibi bu sene de İnsan Hakları Derneği Antalya Şubesi olarak alandayız. Biz, emekçilerin insan haklarının temel insan haklarından biri olduğunu kararlılıkla ifade etmeye devam edeceğiz.”
Yavuzeli Kültür Derneği Kadın Kolları Üyesi Gülten Sarıgül 2026 1 Mayıs için düşüncelerini şu sözlerle ifade etti:
“İşçilerin haklarının sömürülmediği, herkesin hak ettiği yerde olmasını diliyorum. Bu saatten sonra bu devletten hiçbir beklentimiz yok artık. Bütün ümidimiz gençlerde. 1 Mayıs İşçi Bayramı kutlu olsun.”
Genel Merkez Yöneticisi Akdeniz Bölge Sorumlusu, Altınova Şubesi Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Cemevi Başkanı Adnan Arslan, konuşmasında şu sözlere yer verdi:
“Artan baskılar, tutuklamalar, gözaltılar, doğa katliamı 2025’te başladı, 2026’da da devam ediyor. Artık bu tür baskılar, bu tür ötekileştirmeler, doğa katliamları, tabiatın katliamı; yani aklınıza ne gelirse her türlü katliamlara son verilir. Yani temennimiz, dileğimiz bu yönde. Görüyorum ki 2026 yürüyüşü çok kalabalık, daha çok görkemli. Artık insanlar şunu diyor ya: ‘Bıçak kemiğe dayandı, artık yeter’ diyorlar.”
Antalya Halkevleri Başkanı Gülcan Şahin konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“2026 1 Mayıs’ı, hükümetin çürümüşlüğünü ifade ediyor öncelikle. Bu çürümüşlüğe biz buradan asla teslim olmayacağız; onu söylüyorum. Bir de bugün özellikle şunu belirtmek istiyorum: 17 yıldır benim oğlumla birlikte bu alanlarda taşıdığımız Deniz Gezmiş flamasını Terörle Mücadele Şubesi (TEM) elimden aldı ve vermedi. Bundan dolayı çok üzgünüm. Deniz Gezmiş’lerden, fotoğrafından bile korkan zihniyetten ne bekliyoruz.”
Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği Başkanı Tahsin Akpınar konuşmasında şunları belirtti:
“Her yıl kapitalizmin, daha sömürücü, daha işçi sınıfını ezen bir yıl olduğunu düşünüyorum. Ayrıca sorun dünyada sadece Türkiye’de değil; dünyada sorun, ekonominin globalleşmesiyle emeğin globalleşmemesinin sorunu var dünyada. Çünkü dünya sermayesi tüm ülkeleri sömürüyor. Belli bir avuç kadar kesim, yüzde bir, aşmayacak yüzde 99’unu sömüren bir anlayış. Önümüzdeki süreçte daha baskın, daha sömürücü bir düzen varlığını koruyacak.”





