
Antalya Kadın Danışma Merkezi ve Dayanışma Derneği, 20 Kasım’da yaptığı açıklamada çocukların ve trans bireylerin yaşam hakkının ciddi biçimde tehdit altında olduğunu belirterek devletin koruma yükümlülüğünü hatırlattı.
Antalya Kadın Danışma Merkezi ve Dayanışma Derneği, 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü ile Nefret Suçu Mağduru Transları Anma Günü kapsamında bir basın açıklaması yaptı. Açıklamayı dernek adına Fisun Kurtdişoğlu okudu.
Açıklamada, 20 Kasım’ın hem “Dünya Çocuk Hakları Günü” hem de dünya genelinde nefret cinayetlerinde yaşamını yitiren transların anıldığı gün olduğunu hatırlattı. Bu tarihin, 1959’daki Çocuk Hakları Bildirisi ile 1989’da kabul edilen Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin yıl dönümlerini de kapsadığı belirtildi.

Açıklamada, çocukların bugün karşı karşıya olduğu tablo “ciddi bir güvenlik sorunu” olarak ifade edildi. Çocuk işçiliği, iş cinayetleri, eğitime erişim sorunları, zorla evlendirme, şiddet ve çocuk cinayetlerinin arttığı vurgulandı. Açıklamada, “Çocuk; toplumun en değerli parçası ve geleceğin güvencesidir” ifadeleri kullanıldı.
İlkokul çağındaki çocuklara kadar ulaşabilen uyuşturucu tehlikesine işaret edilerek bunun “patriyarkal kapitalist sistemin bir sonucu” olduğu belirtildi.
“AYNI SİSTEM TRANSALARI DA HEDEF ALIYOR”
Dernek, trans bireylerin sağlık hizmetleri, barınma, devlet politikaları ve toplumsal tutumlar nedeniyle ciddi ayrımcılık ve şiddetle de karşı karşıya olduğunu vurguladı. Açıklamada, “Hiç kimsenin bir başkasının bedeni, kimliği veya cinsiyet ifadesi üzerinde söz hakkı olamaz” denildi.
Trans bireylerin hangi sağlık hizmetine ne zaman erişeceğine kendilerinin karar vereceği, devletin engelleyici düzenlemeler yapamayacağı belirtildi. Şiddet tehdidi altındaki trans bireylerin can güvenliğinden devletin sorumlu olduğu ifade edildi.
ULUSLARARASI SÖZLEŞMELERE ÇAĞRI
Türkiye’nin Çocuk Haklarına Dair Sözleşme başta olmak üzere birçok uluslararası insan hakları belgesine imza attığı hatırlatıldı. Dernek, bu yükümlülüklerin gereğinin yapılması gerektiğini belirterek şu ifadeye dikkat çekti:
“Çocuğun üstün yararı nasıl evrensel bir ilkeyse, transların yaşam hakkı da tartışmasızdır.”
“YAŞAM HAKKI DOKUNULMAZDIR” ÇAĞRISI
Açıklamanın sonunda hem çocuklar hem de nefret suçu mağduru translar için ortak bir mesaj verildi:
“Yaşam hakkı dokunulmazdır. Devlet korumak zorundadır.”





