
Antalya Kadın Platformu, Filistinli kadınlarla dayanışmak için bugün (6 Eylül) Muratpaşa’daki Attalos Meydanı’nda basın açıklaması düzenledi. Açıklamada, “Biz kadınlar, emperyalistlerin ve siyonistlerin körüklediği savaş ve sömürüye karşı, yaşamları için direnen Gazzeli kadınlarla dayanışmaya devam edeceğiz” denildi.
Antalya Kadın Platformu, Filistinli kadınlarla dayanışmak ve “İsrail’e tam ambargo uygulansın” demek için bugün saat 18.00’de Muratpaşa’daki Attalos Meydanı’nda basın açıklaması düzenledi.

“Soykırıma ve işgale direnen Filistinli kadınlarla mücadelemiz ortak” başlıklı açıklamada, “Bugün İsrail’e Tam Ambargo Uygulansın talebiyle birçok ilde sokaklardayız. Filistin halkı yüz yılı aşkın süredir siyonist işgale, etnik temizliğe, yerleşimci sömürgeciliğe ve ırk ayrımcı rejime karşı onurlu direnişini sürdürüyor. İşgalci İsrail, ABD başta olmak üzere emperyalist suç ortaklarının desteğiyle son iki yıldır tüm dünyanın gözü önünde soykırım suçu işliyor! 7 Ekim 2023’ten beri devam eden soykırım saldırıları sonucunda on binlerce Filistinli katledildi, binlercesi yaralandı, nüfusun tamamına yakını yerinden edildi, hastaneler, okullar, yaşam alanları bombalandı” denildi.
“BİNLERCE KADIN VE KIZ ÇOCUĞU KALICI OLARAK ENGELLİ HALE GELDİ”
Gazze’de yaşayan insanların insani yardım ve tıbbi malzeme geçişinin dahi engellendiği abluka koşullarında açlığa mahkum edildiği ifade edilen açıklamada, “Kıtlık ilan edilen Gazzede yüzlerce insan açlıktan ölürken, bir torba un almak için ölüm tuzağına dönüşen dağıtım noktalarına gidenler kurşuna diziliyor. Ağustos ayında Gazze Şeridi’nde kara harekatı başlatarak işgali genişleten ve Batı Şeria’yı ilhak kararı alan soykırımcı İsrail, Filistin’den geriye kalan ne varsa imha etmeyi hedefliyor” sözleri kullanıldı.
İsrail tarafından Gazze’yi hedef alan saldırılarda hayatını kaybedenlerin yüzde 70’ini kadınlar ve çocuklar oluşturduğu vurgulanılan açıklamada, “Binlerce kadın ve kız çocuğu kalıcı olarak engelli hale geldi. İşgal ve soykırım koşullarında tacize, tecavüze, erkek şiddetine, çıplak aramaya maruz kalan Filistinli kadınların başvurabilecekleri bir mekanizma ya da sığınabilecekleri güvenli bir alan yok” sözleri kullanıldı.

“HAMİLE VE EMZİREN KADINLAR YETERSİZ BESLENME NEDENİYLE KANSIZLIK, GEBELİK ZEHİRLENMESİ, KANAMA VE HATTA ÖLÜM RİSKİYLE YAŞIYOR”
Gıdaya, ilaca, hijyenik pede ve hiçbir temel ihtiyaca erişim mümkün olmadığı için birçok kadının sağlık sorunları yaşadığı ifade edilen açıklamada, şunlar söylendi:
“Hamile ve emziren kadınlar yetersiz beslenme nedeniyle kansızlık, gebelik zehirlenmesi, kanama ve hatta ölüm riskiyle yaşıyor. Doğumda durumu ağırlaşan kadınlar gerekli medikal destek sağlanmadığı için hayatını kaybediyor. Bombardıman altında defalarca göç etmek zorunda kalan kadınlar bir yandan enkaz yığınına dönen yerlerde açlıktan ölmemek için yaşam mücadelesi verirken diğer yandan çocukların, yaşlıların, yaralıların bakımını üstleniyor.”
Açıklamada, kadınların soykırım koşullarında direnirken İsrail’in Filistin’i, Suriye’yi, Lübnan’ı, Yemen’i ve İran’ı hedef alan saldırılarını “kadınları özgürleştirme” kılıfıyla servis ettiği ifade edildi. İsrail’in bölgeyi savaşa sürükleyen suçlarını temize çekmek için kadın mücadelesini araçsallaştırmaya çalıştığı vurgulandı.
Bu propagandanın kadın dayanışmasıyla yıkılacağı vurgulanan açıklamada, “Erkek egemen sisteme, yerleşimci sömürgeciliğe, soykırıma ve işgale karşı direnen kadınlarla mücadelemiz ortak diyoruz! Bugün aynı zamanda Türkiye’de Ermeni, Rum ve Yahudilere yönelik en büyük saldırılardan biri olarak tarihe geçen 6-7 Eylül’de yaşanan pogromun 70. yıldönümü. Savaşın din, dil, ırk fark etmeksizin en çok kadınları etkilediğini çok iyi biliyoruz. 6-7 Eylül’ü yaşatanların mirası bugün ırkçı ayrımcı politikaları sürdüren siyasal iktidarın politikalarında kendisini göstermeye devam ediyor” sözleri kullanıldı.
6-7 Eylül’ü unutulmadığı ifade edilen açıklamada, “Pogromlara ve ırkçı saldırılara maruz kalan Rum, Ermeni, Yahudi kadınların, Mahsa Amini isyanıyla sokaklara dökülen İranlı kadınların, Rojava’da kazanımlarını savunan Kürt kadınların, IŞİD ve selefi çetelerin soykırımına direnen Ezîdî kadınların, HTŞ’nin ve güdümündeki cihatçı çetelerin soykırım saldırılarına direnen Alevi kadınların ve iki yıldır siyonist işgale ve soykırıma direnen Filistinli kadınların direnişi aynı mücadele hattında ortaklaşıyor” denildi.
“ASKERİ, TİCARİ, DİPLOMATİK, AKADEMİK VE KÜLTÜREL İLİŞKİLER KESİLMEDİ”
AKP-MHP iktidarı ikinci yılına yaklaşan soykırım süreci boyunca hamasetten öteye geçmediği vurgulanan açıklamada, “Göstermelik kararlar alıp, kınamakla yetinip, soykırımı timsah gözyaşlarıyla izlemeyi seçti. Askeri, ticari, diplomatik, akademik ve kültürel ilişkiler kesilmedi. Somut yaptırım uygulanmadı. Sözde ticareti durdurma kararları alınsa da siyonistlerle ticaret son sürat sürdürüldü, petrol sevkiyatı kesilmedi, limanlar İsrail’e askeri mühimmat taşıyan gemilere kapatılmadı, Filistin’le dayanışma eylemlerine katılanlar tutuklanırken soykırımı besleyen İsrailli silah tüccarları İstanbul’da kırmızı halılarla karşılandı. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 29 Ağustos’taki Filistin gündemli olağanüstü genel kurulunun ardından yine bir kınama tezkeresi yayınlandı ve soykırımı durduracak bir somut yaptırım kararı alınmadı” ifadeleri kullanıldı.

“İSRAİL’E TAM AMBARGO İLAN EDİLMELİ VE DERHAL UYGULANMALIDIR”
İsrail’in binlerce insanı öldürdüğü ifade edilen açıklamada, şu ifadeleri kullandı:
“Temel haklarından yoksun bırakmayı, Filistinlilerin toprağını ve yurdunu gasp etmeyi kendinde hak görürken kınamakla yetinen, soykırım saldırıları sürerken işgal devletiyle ilişkilerini kesmeyen devletler ve işgal devletinin saldırılarını finanse eden sermaye soykırımda suç ortağıdır. Biz kadınlar, emperyalistlerin ve siyonistlerin siyasi, askeri ve ticari çıkarları için körüklediği bölgesel savaşın, derinleşen sömürünün ve soykırımın karşısında hayatları için direnen Gazzeli kadınlarla dayanışmaya devam edeceğiz. Çünkü bizim için barış, bu coğrafyada eşit ve özgür bir yaşam kurabilmek demek. Tüm kadınları Filistin halkına yönelik soykırıma karşı mücadeleyi birlikte yükseltmeye çağırıyoruz.”
Filistin halkına karşı yapılan soykırıma karşı somut adımların atılması talep edilen açıklamada, talepler şu şekilde sıralandı:
- İsrail’e tam ambargo ilan edilmeli ve derhal uygulanmalıdır!
- İsrail ile askeri, siyasi, ticari, akademik ve kültürel tüm ilişkiler kesilmeli, bütün anlaşmalar feshedilmelidir!
- Petrol sevkiyatı durdurulmalı ve limanlar İsrail’e giden gemilere kapatılmalıdır!





