
Antalya Kadın Platformu, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) staj yapan meslek lisesi öğrencisi kız çocuklarının cinsel istismara maruz bırakıldığının ortaya çıkması üzerine Muratpaşa’daki Attolos Meydanı’nda basın açıklaması yaptı. Açıklamada, “Çocukları istismardan korumayan, bir bardak temiz su bile vadetmeyen, okula aç gönderen bu zihniyetyerin dibine batsın” denildi.
TBMM lokantasında çalışan lise öğrencisi stajyer kızların TBMM personeli tarafından istismara maruz bırakıldığı ortaya çıktı. İstismarın birkaç yıldır, sistematik olarak devam ettiği öne sürüldü. Bir ebeveynin şikâyeti üzerine Meclis Genel Sekreterliği devreye girdi ve soruşturma başlatıldığı açıklandı.
TBMM Genel Sekreterliği’nden yapılan basın duyurusunda istismara maruz bırakılan çocuğun ailesinin şikâyetçi olduğu doğrulanırken soruşturmanın devam ettiği ve bir çalışanın görevden uzaklaştırıldığı duyuruldu.
Antalya Kadın Platformu, konuya ilişkin bugün (12 Aralık) 18.00’de Muratpaşa’daki Attolos Meydanı’nda basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamayı kurum adına açıklamayı Özlem Yavuz okudu.

Açıklamada, “Basına yansıyan Meclis genel sekreterliği tarafından da doğrulanan çocuk istismarı olayı nedeniyle bugün burada toplanmış bulunmaktayız. Türkiye Büyük Millet Meclisi lokantasında staj yapan mesleki ve teknik lise öğrencisi kız çocuklarının, yıllardır meclis personeli olarak çalışan bir grup erkek tarafından sistematik istismara maruz bırakıldığı ortaya çıkmıştır” denildi.
Türkiye’nin en “güvenli” yeri olması beklenen kurumda dahi TBMM’de çocukların korunamadığı ifade edilen açıklamada, “Bugün ne yazık ki Meclis’te yaşanan çocuk istismarı tesadüf değil, yıllardır çocuk istismarına karşı önlem almayan iktidarın kadın düşmanı, çocuk düşmanı, LGBTİ+ düşmanı politikalarının bir ürünüdür” ifadeleri kullanıldı.
Yaşanan süreçte çocukları koruyamayan cezasızlığı kurumsallaştıran devletin bu konuda suçlu olduğu vurgulanan açıklamada son olarak şu ifadelere yer verildi:
“Her gün kadınlar katledilirken, çocuklar istismar edilirken, MESEM’lerde çocuklar öldürülürken ve emekleri sömürülürken, bu bütçenin kâğıt üzerindeki rakamlardan başka ne anlamı var? Kadınları ve çocukları korumayan, yaşam hakkını güvence altına almayan, kadın düşmanı, çocuk düşmanı politikalarınız olduğu sürece bu görüşmelerin ne anlamı var? Çocukları istismardan korumayan, bir bardak temiz su bile vaadetmeyen, okula aç gönderen bu zihniyet yerin dibine batsın.”
“MECLİS’TE ÇOCUKLARI SİSTEMATİK BİR ŞEKİLDE İSTİSMAR EDEN FAİLLERE GÜÇ VERİYOR, CESARETLENDİRİYOR”
11. Yargı Paketi’nin Meclis’te tartışıldığı ifade edilen açıklamada, “AKP-MHP iktidarı tarafından getirilen torba yasa ile birlikte kadın katillerine, çocuk istismarı faillerine af tartışmaları yapılıyor. Bu tartışmalar son 11 ayda 350 kadın katledilmemiş gibi, memleket kadın mezarlığına dönmemiş gibi, yaklaşık dört ay önce Meclis çalışanı Saliha Ozan cebinde koruma- tedbir kararıyla katledilmemiş gibi yapılıyor. İşte tam da bu torba yasalar Meclis’te çocukları sistematik bir şekilde istismar eden faillere güç veriyor, cesaretlendiriyor” sözleri kullanıldı.
Meclis çatısı altında staj gören çocuklar Meclis çalışanları tarafından istismara maruz bırakıldığı hatırlatılan açıklamada, “Bugün yaşanan bu durum münferit değil, tam da AKP-MHP İktidarının kadın düşmanı, çocuk düşmanı LGBTİ+ düşmanı politikaların bir sonucu. Cezasızlık politikaları ile taçlandırdıkları yargı paketlerini unutmuyoruz” ifadeleri vurgulandı.

Açıklamada, şunlar hatırlatıldı:
– 2023 Temmuz’unda çocuk istismarı failleri ve kadın katilleri yangından mal kaçırırcasına TBMM’de kabul edilen yasa ile ‘infaz düzenlemesi’ adı altında salıverildi.
-Cinsel suçlarda tutuklama ve mahkûmiyet kararı zaten neredeyse istisnai olarak verilirken 2021 yazında çocuk istismarında cezasızlığı güçlendiren 4. Yargı Paketi meclisten geçti.
-Adalet Bakanlığı ve bakanlığa bağlı kurumlar 2019 yılında cinsel istismar verilerini sitesinden kaldırdı.
-2017 yılında, tam da bu meclis çatısı altında yapılan yasal düzenlemeyle, il/ilçe müftülüklerine ve bağlı din görevlilerine “resmî nikâh kıyma ve tescil yetkisi” verilerek çocuk yaşta evliliklerin önünü açılmak istendi. Yasayı geçirmedik.
– 2016 yılında Ensar Vakfı’nda 40’tan fazla çocuğa yönelik istismar skandalı ortaya çıktığında, “bir kereden bir şey olmaz” diyen dönemin Aile Bakanı Sema Ramazanoğlu’nu unutmadık.
– ‘Küçüğün rızası var’ diyerek çocuk istismarı faillerini affetmeyi ve tecavüzcüyle evlendirmeyi çözüm diye önümüze koyan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, seni unutmadık!
-‘Neye göre, kime göre çocuk, bazıları 15 yaşındadır ama olgun gösterir’ diyerek çocuğun evlilik yoluyla istismarını savunan Hüda-par genel başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu seni çok iyi tanıyoruz!
– 6 yaşındaki kızını müridine ‘eş’ diye veren Hiranur Vakfı tarikat şeyhi yargılanırken; tarikatçılar olayı protesto eden kadınları hedef gösterip saldırırken bunu seyreden İçişleri Bakanı Süleyman Soylu seni hele hiç unutmadık.
– Diyanet’in evlilik yaşını çocuklara kadar indiren fetvalarını unutmadık.
– Toplumsal cinsiyet eşitsizliğini derinleştirmek, siyasal İslam’ın kadın ve çocuk düşmanı politikalarını meşrulaştırmasını çocuklara kadar indiren fetvalarını unutmadık
Çocuk istismarına karşı yapısal bir çözüm sunulmadığı vurgulanan açıklamada, “Çocuk istismarını körükleyen, failleri cezasızlık politikaları ile cesaretlendiren pek çok adım atıldı, pek çok söz kuruldu. Şu an hala çocuk yaşını tartışan siyasi hamlelerle iktidarın emek sömürüsünün ve çocuğun evlilik yolu ile istismarının önünü açmaya çalıştığının farkındayız. Buna asla izin vermeyeceğiz” sözleri kullanıldı.
“TACİZE, ÇOCUK İSTİSMARINA SIFIR TOLERANS İLKESİ İLE ASLA AMA ASLA ÇOCUK İSTİSMARI FAİLLERİ HİÇBİR İNFAZ DÜZENLEMESİNE DAHİL EDİLMEMELİDİR”
Açıklamada, faillerin ve sorumluların tanındığı, çocukları korumayan düzenin ve istismarı meşrulaştıran zihniyetin kabul edilmediği; çocuklar için adalet istendiği ifade edildi.
Açıklamada, şu talepler sıralandı:
-Denetim yükümlülüğünü yerine getirmeyen Meclis yönetimi sorumludur. Bu nedenle Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş görevinden derhal istifa etmelidir.
– Meclis’te yaşanan istismarın tüm failleri ve sorumluları yargılanmalıdır.
– Üstünü örten, geciktiren, gizleyen herkes hesap vermelidir.
-Tacize, çocuk istismarına sıfır tolerans ilkesi ile asla ama asla çocuk istismarı failleri hiçbir infaz düzenlemesine dahil edilmemelidir.
-Devlete kadınları ve çocukları koruma, şiddeti önleme, cezalandırma ve bütüncül politikalar geliştirme yükümlülüğü veren İstanbul Sözleşmesi’ne geri dönülmelidir!





