
Antalya’da sıcak stresi açık havada çalışanlarda ciddi sağlık riski yaratıyor. Su, gölge, mola ve çalışma saatlerinin düzenlenmesi önem taşıyor.
Antalya’da yaz aylarında yüksek sıcaklık, nem, doğrudan güneş altında çalışma ve fiziksel efor bir araya geldiğinde açık havada çalışanlar için sıcak stresi önemli bir iş sağlığı ve güvenliği sorununa dönüşebiliyor. İnşaat işçilerinden tarım çalışanlarına, belediye saha personelinden motokuryelere, güvenlik görevlilerinden balıkçılara kadar günün önemli bölümünü dışarıda geçiren birçok meslek grubu bu riskle karşı karşıya kalabiliyor.
Sağlık Bakanlığının 2026 yazında yayımladığı güncel aşırı sıcak uyarılarında açık alanda ve güneş altında çalışanlar, sıcaklardan en fazla etkilenebilecek gruplar arasında açıkça gösteriliyor. Dünya Sağlık Örgütü de Haziran 2026 tarihli değerlendirmesinde açık hava çalışanlarını aşırı sıcakların sağlık etkilerine karşı yüksek risk taşıyan gruplardan biri olarak sıralıyor.
Sıcak stresi yalnızca “çok terlemek” veya gün sonunda yorgun hissetmek anlamına gelmiyor. Kontrol altına alınmadığında sıcak krampları ve sıcak bitkinliğinden yaşamı tehdit eden sıcak çarpmasına kadar ilerleyebilen tablolar ortaya çıkabiliyor. Uluslararası Çalışma Örgütü de aşırı sıcağın çalışanlarda sıcak bitkinliği, sıcak çarpması ve uzun vadede kalp-damar, solunum ve böbrek sistemi üzerinde ciddi etkiler yaratabileceğine dikkat çekiyor.
SICAK STRESİ NEDİR?
Sıcak stresi, çalışan vücudunun maruz kaldığı ısı yükünü yeterince uzaklaştıramadığı durumda ortaya çıkan fizyolojik zorlanmayı ifade ediyor.
Risk yalnızca hava sıcaklığına bağlı değil.
Sıcak stresi üzerinde:
hava sıcaklığı,
nem,
doğrudan güneş ışığı,
rüzgâr veya hava hareketi,
yapılan işin ağırlığı,
çalışma süresi,
kullanılan kıyafet ve kişisel koruyucu donanım,
kişinin sıcak ortama alışkın olup olmaması,
sıvı durumu,
yaş ve sağlık durumu
birlikte etkili olabiliyor.
NIOSH’un Mart 2026’da güncellenen işyeri sıcak stresi rehberi de yüksek sıcaklık ve nemin yanı sıra doğrudan güneş, yoğun fiziksel efor, yetersiz hava hareketi, susuzluk, koruyucu ekipman kullanımı ve sıcak ortama uyum eksikliğini temel risk faktörleri arasında gösteriyor.
ANTALYA’DA HANGİ ÇALIŞANLAR DAHA FAZLA RİSK ALTINDA?
Antalya’da yaz aylarında birçok iş doğrudan açık havada yürütülüyor.
Riskin özellikle yüksek olabileceği çalışma alanları arasında:
inşaat,
yol ve asfalt çalışmaları,
tarım,
peyzaj ve park-bahçe işleri,
çöp toplama ve temizlik,
motokuryelik,
otopark ve açık alan güvenliği,
sahil ve plaj hizmetleri,
balıkçılık,
yükleme-boşaltma,
açık hava turizm faaliyetleri,
ulaşım ve saha bakım işleri
sayılabilir.
Sağlık Bakanlığının Ağustos 2026 tarihli güncel rehberinde de tarım, inşaat ve yol işçileri, balıkçılar, açık ortamda çalışan kamu görevlileri ve sporcular özellikle risk altında gösteriliyor.
ILO ise tarım, inşaat, balıkçılık ve ulaşım gibi açık hava ağırlıklı sektörlerde çalışanların sıcak stresine karşı özellikle savunmasız olduğuna dikkat çekiyor.
SICAKLIK TEK BAŞINA RİSKİ GÖSTERİR Mİ?
Hayır.
Termometrede 35 derece görülmesi önemli bir veri ancak çalışanın gerçek ısı yükünü tek başına göstermiyor.
Örneğin:
35 derece ve düşük nem,
35 derece ve çok yüksek nem,
35 derece gölgede çalışma,
35 derece doğrudan güneş altında ağır iş
aynı koşullar değil.
NIOSH, çalışma ortamındaki ısı yükünün değerlendirilmesinde sıcaklık, nem ve güneşten veya diğer kaynaklardan gelen radyant ısıyı birlikte hesaba alan WBGT ölçümünün kullanılabildiğini belirtiyor. Isı indeksi ise özellikle açık hava çalışmalarında pratik bir tarama aracı olarak kullanılabiliyor ancak tek başına bütün işyeri riskini belirlemek için yeterli kabul edilmiyor.
Bu nedenle Antalya’da yalnızca cep telefonundaki hava sıcaklığına bakıp “çalışılabilir” veya “çalışılamaz” sonucuna varılması iş sağlığı açısından yeterli değil.
NEM SICAK STRESİNİ NEDEN ARTIRIYOR?
Antalya açısından nem özellikle önemli.
İnsan vücudu sıcak havada kendisini büyük ölçüde terin buharlaşmasıyla soğutuyor.
Havadaki nem yükseldikçe ter daha zor buharlaşıyor. Böylece çalışan yoğun biçimde terlemesine rağmen vücudundan yeterince ısı uzaklaştıramayabiliyor.
Sağlık Bakanlığının Temmuz ve Ağustos 2026 uyarılarında, yüksek nemde terleme yoluyla vücut sıcaklığının yeterince düşürülemeyebileceği belirtiliyor.
Bu nedenle Antalya’da nemli bir yaz gününde “rüzgâr var, o kadar sıcak hissettirmiyor” düşüncesi yanıltıcı olabilir.
DOĞRUDAN GÜNEŞ ALTINDA ÇALIŞMA RİSKİ ARTIRIYOR
Açık havada çalışanlar yalnızca sıcak havaya değil doğrudan güneşten gelen radyant ısıya da maruz kalıyor.
Bu durum özellikle:
çatı işleri,
asfalt,
beton,
şantiye,
tarla,
otopark,
sahil,
açık meydan
gibi gölgesiz alanlarda daha önemli hale geliyor.
NIOSH, sıcak stresi değerlendirilirken doğrudan güneş ve diğer radyant ısı kaynaklarının dikkate alınması gerektiğini belirtiyor. Çalışanların doğrudan güneşe maruziyetini azaltacak gölgeli dinlenme alanları oluşturulması temel koruyucu önlemlerden biri.
ANTALYA’DA HANGİ SAATLER DAHA RİSKLİ?
Sağlık Bakanlığının Temmuz 2026 tarihli güncel önerisine göre günün en sıcak bölümü olan 10.00-16.00 saatlerinde zorunlu olmadıkça dışarı çıkılmaması gerekiyor.
Dışarıda çalışmak zorunda olanların doğrudan güneş altında korunmasız kalmaması ve aşırı fiziksel hareketten kaçınması öneriliyor.
Ancak açık hava çalışanları açısından “16.00 oldu, risk bitti” yaklaşımı doğru değil.
Antalya’da yaz döneminde sıcaklık ve özellikle nem akşam saatlerinde de yüksek kalabilir.
İşyeri açısından çalışma programının yalnızca saate göre değil:
günlük meteorolojik tahmin,
nem,
güneş,
iş yükü,
çalışanın kullandığı ekipman
birlikte değerlendirilerek düzenlenmesi daha güvenli.
AĞIR İŞ YAPMAK SICAK STRESİNİ NEDEN ARTIRIYOR?
Kaslar çalıştıkça vücut kendi içinde de ısı üretiyor.
Bu nedenle aynı hava koşullarında ağır yük taşıyan bir çalışanla gölgede hafif iş yapan bir çalışanın maruz kaldığı toplam ısı yükü aynı değil.
NIOSH sıcak stresi arttığında fiziksel iş yükünün azaltılmasını, mümkün olduğunda mekanik yardımcı araç kullanılmasını ve ağır görevlerin daha fazla çalışan arasında bölüştürülmesini öneriyor.
Sıcaklık, nem ve güneş yükseldikçe çalışma sürelerinin kısaltılması ve dinlenme sürelerinin artırılması da öneriler arasında.
KİŞİSEL KORUYUCU DONANIM SICAKLIĞI ARTIRABİLİR Mİ?
Evet.
Baret, reflektif yelek, kalın iş kıyafeti, solunum koruyucu, tulum veya farklı kişisel koruyucu donanımlar başka iş risklerine karşı zorunlu olabilir.
Ancak bazı koruyucu kıyafetler ısı ve terin vücuttan uzaklaşmasını zorlaştırabilir.
NIOSH, kişisel koruyucu donanım kullanılan işlerde sıcak stresi değerlendirilirken ekipmanın türünün, çalışma süresinin, fiziksel eforun, nemin, güneşin ve rüzgârın birlikte dikkate alınmasını öneriyor.
Çözüm gerekli koruyucu ekipmanın çıkarılması değil; çalışma ve dinlenme düzeninin bu ek ısı yükünü dikkate alacak şekilde planlanması.
SU İÇMEK İÇİN SUSAMAYI BEKLEMEK DOĞRU MU?
Yoğun sıcak altında çalışanlarda susama her zaman sıvı kaybını zamanında karşılamaya yetmeyebilir.
NIOSH’un Temmuz 2026 güncel rehberinde sıcak ortamda orta şiddette ve iki saatten kısa çalışan kişiler için yaklaşık her 15-20 dakikada bir bardak su tüketimi örnek uygulama olarak veriliyor.
Uzun saatler boyunca yoğun terleme varsa dengeli elektrolit içeren içeceklerin değerlendirilmesi öneriliyor.
Ancak bu miktar her çalışana uygulanacak değişmez bir reçete değil.
Kalp veya böbrek hastalığı nedeniyle sıvı kısıtlaması bulunan kişilerde sağlık profesyonelinin önerileri esas alınmalı.
İŞYERİNDE SU BULUNDURMAK YETERLİ Mİ?
Suyun yalnızca işyerinin bir noktasında bulunması yeterli bir sıcak stresi yönetimi anlamına gelmiyor.
NIOSH, serin ve içilebilir suyun çalışma alanına yakın, kolay ulaşılabilir biçimde sağlanmasını ve çalışanların düzenli içmeye teşvik edilmesini öneriyor.
Örneğin geniş bir şantiyede suyun çalışanlardan yüzlerce metre uzakta olması ya da yoğun iş temposu nedeniyle çalışanın su molası verememesi pratikte koruma sağlamayabilir.
Bu nedenle erişilebilirlik ve mola düzeni de önemli.
GÖLGE ALANI NEDEN GEREKLİ?
Çalışanın yalnızca işi bırakması vücudun hemen soğuyacağı anlamına gelmiyor.
Dinlenme alanının:
doğrudan güneşten korunmuş,
mümkünse serin,
hava hareketi bulunan
bir yerde olması toparlanmayı kolaylaştırıyor.
NIOSH, çalışanların su ve dinlenme molalarını gölgeli veya klimalı alanlarda kullanmasını öneriyor. Sıcaklık, nem, güneş ve iş yükü arttıkça mola sıklığının da artırılması gerektiği belirtiliyor.
SICAK HAVADA MOLA SÜRESİ SABİT OLMALI MI?
Hayır.
Sıcak stresi açısından bütün yaz boyunca tek bir mola programı kullanılması yeterli olmayabilir.
NIOSH’a göre çalışma süreleri kısaltılıp dinlenme süreleri;
sıcaklık yükseldikçe,
nem arttıkça,
güneş etkisi güçlendikçe,
hava hareketi azaldıkça,
iş ağırlaştıkça,
koruyucu kıyafet kullanıldıkça
artırılmalı.
Dolayısıyla Antalya’da 30 derecelik bir haziran sabahıyla 38 derecelik nemli bir ağustos öğleden sonrası aynı çalışma-dinlenme planıyla yönetilmemeli.
YENİ İŞE BAŞLAYANLAR DAHA MI FAZLA RİSK ALTINDA?
Evet.
Vücudun sıcak çalışma koşullarına uyum sağlaması zaman alıyor.
Bu süreç “ısıya aklimatizasyon” olarak adlandırılıyor.
NIOSH’un Mart 2026’da güncellediği rehbere göre sıcak koşullara uyum yaklaşık 7-14 gün içerisinde kademeli olarak geliştirilmeli.
Yeni çalışanlarda ilk gün sıcak ortamda normal çalışma süresinin yüzde 20’sinden fazlasıyla başlanmaması ve sonraki günlerde maruziyetin günde en fazla yüzde 20 artırılması öneriliyor. Daha önce aynı sıcak işte deneyimli olanlarda ise geçiş daha hızlı yapılabiliyor.
TATİLDEN DÖNEN ÇALIŞAN DA SICAKLIĞA YENİDEN ALIŞMALI MI?
Gerekebilir.
NIOSH, sıcak işten bir hafta veya daha uzun süre uzak kalan çalışanlarda sıcaklığa uyumun önemli bölümünün kaybolabileceğini belirtiyor.
Bu nedenle uzun izin, hastalık veya işten uzak kalma sonrasında sıcak ortama yeniden kademeli geçiş gerekebilir.
Antalya gibi uzun yaz sezonu bulunan bölgelerde bu konu özellikle yaz başında işe başlayan sezonluk çalışanlar açısından önemli olabilir.
“BEN YILLARDIR BU SICAKTA ÇALIŞIYORUM” DEMEK YETERLİ Mİ?
Hayır.
Sıcağa uyum riski azaltabilir ancak ortadan kaldırmaz.
Deneyimli bir çalışan da:
susuz kalırsa,
hastaysa,
uykusuzsa,
aşırı efor harcarsa,
yüksek nem altında çalışırsa,
bazı ilaçları kullanıyorsa
sıcak hastalığı yaşayabilir.
NIOSH risk faktörleri arasında fiziksel sağlık durumunu, bazı ilaçları, ileri yaşı, gebeliği, geçmişte sıcak hastalığı geçirmiş olmayı ve dehidrasyonu da sıralıyor.
HANGİ ÇALIŞANLAR DAHA YAKINDAN İZLENMELİ?
Sağlık Bakanlığının güncel sıcak hava rehberlerine göre:
65 yaş üzerindekiler,
gebeler,
aşırı kilolu kişiler,
kalp-damar hastalığı bulunanlar,
böbrek hastalığı bulunanlar,
solunum sistemi hastalığı olanlar,
diyabeti bulunanlar,
sürekli ilaç kullananlar
sıcaktan daha fazla etkilenebiliyor.
Tansiyon düşürücü ve idrar söktürücü bazı ilaçların sıcak havada sıvı ve dolaşım dengesini etkileyebileceği de belirtiliyor.
Ancak çalışan ilacını kendi kendine bırakmamalı veya dozunu değiştirmemeli.
SICAK STRESİ İŞ KAZASI RİSKİNİ DE ARTIRABİLİR Mİ?
Evet.
Sorun yalnızca sıcak çarpması değil.
NIOSH’a göre sıcak ortam:
baş dönmesi,
yorgunluk,
dikkat azalması,
terli eller,
buğulanan koruyucu gözlükler
nedeniyle fiziksel iş kazalarına da katkıda bulunabiliyor.
Terli elle kullanılan ekipmanın kayması, sıcak nedeniyle dikkatin dağılması veya yüksekten çalışma sırasında baş dönmesi ciddi sonuçlar doğurabilir.
Bu nedenle sıcak stresi işyerinde yalnızca sağlık başlığı değil, genel iş kazası önleme planının da parçası.
SICAK BİTKİNLİĞİNİN BELİRTİLERİ NELER?
Sağlık Bakanlığının 9 Temmuz 2026 tarihli güncel rehberine göre sıcak bitkinliği uzun süre aşırı sıcağa maruz kalma ve yeterince sıvı alınmaması sonucu su ve mineral kaybıyla ortaya çıkıyor.
Belirtiler arasında:
aşırı terleme,
yorgunluk,
halsizlik,
bayılma hissi,
hızlı ve zayıf nabız,
hızlı ve yüzeysel solunum
bulunabiliyor.
Sıcak bitkinliğinin özellikle güneş altında çalışanlarda daha sık görülebildiği belirtiliyor.
ÇALIŞAN BAŞI DÖNÜYORSA İŞE DEVAM ETMELİ Mİ?
Hayır.
Baş dönmesi, yoğun halsizlik veya bayılacak gibi olma sıcak hastalığının erken belirtisi olabilir.
Çalışanın “biraz daha dayanması” beklenmemeli.
Kişi sıcak ortamdan uzaklaştırılarak serin bir yerde dinlendirilmeli, sıkı giysileri gevşetilmeli ve durumu takip edilmeli.
Sıcak stresi belirtilerinin bildirilmesinin teşvik edilmesi, NIOSH’un işyeri sıcak stresi eğitiminde özellikle önerdiği başlıklardan biri.
SICAK ÇARPMASI NASIL ANLAŞILIR?
Sıcak çarpması yaşamı tehdit eden acil bir durum.
Sağlık Bakanlığının Temmuz 2026 rehberinde belirtiler arasında:
39,4 derecenin üzerinde vücut sıcaklığı,
sıcak ve kızarık cilt,
baş ağrısı,
baş dönmesi,
bulantı ve kusma,
görme bulanıklığı,
bilinç bulanıklığı,
ileri durumda bilinç kaybı
sayılıyor.
Sıcak çarpması şüphesinde çalışanın vardiyasını tamamlaması beklenmemeli.
SICAK ÇARPMASINDA NE YAPILMALI?
Sağlık Bakanlığının güncel ilk yardım önerisine göre kişi hemen serin ve hava akımı bulunan bir yere alınmalı.
Sıkı giysileri gevşetilmeli ve vücut:
soğuk su,
ıslak bez,
vantilatör,
klima
gibi yöntemlerle soğutulmaya başlanmalı.
Bilinç bulanıklığı veya kapanması varsa ağızdan yiyecek ya da içecek verilmemeli ve 112 Acil Çağrı Merkezi aranmalı.
ÇALIŞANLAR BİRBİRİNİ KONTROL ETMELİ Mİ?
Özellikle yüksek sıcaklıkta yalnız çalışma risk yaratabilir.
NIOSH “buddy system” olarak adlandırılan yöntemde çalışanların birbirlerinde sıcak hastalığı belirtilerini izlemesini öneriyor.
Amaç:
su içilip içilmediğini,
mola kullanılıp kullanılmadığını,
baş dönmesi,
sersemlik,
davranış değişikliği
gibi belirtilerin ortaya çıkıp çıkmadığını erken fark etmek.
Özellikle bilinç değişikliği yaşayan kişinin kendi durumunun ciddiyetini fark edemeyebileceği düşünüldüğünde ekip çalışması önemli.
İŞVERENİN SICAK STRESİ KONUSUNDA SORUMLULUĞU VAR MI?
Türkiye’de iş sağlığı ve güvenliği sistemi risk temelli çalışıyor.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamındaki kamu ve özel sektör işyerlerinin risk değerlendirmesi yapmak zorunda olduğunu belirtiyor. İşverenin iş süreçlerindeki riskleri belirlemesi ve gerekli önlemleri alması temel yükümlülükler arasında.
Bakanlığın güncel kaynaklarında işverenlerin çalışanların sağlık ve güvenliğini tehdit eden durumlara karşı önleyici ve koruyucu tedbir almakla yükümlü olduğu da belirtiliyor.
Dolayısıyla aşırı sıcak, işin niteliğine ve çalışma koşullarına göre çalışan sağlığını etkileyen bir risk oluşturuyorsa işyerindeki risk değerlendirmesinde dikkate alınması gerekiyor.
SADECE ÇALIŞANA “BOL SU İÇ” DEMEK YETERLİ Mİ?
Hayır.
Sıcak stresinin önlenmesinde sorumluluğun yalnızca çalışanın bireysel davranışına bırakılması yeterli değil.
NIOSH’un Temmuz 2026 rehberi işverenler için:
iş programını değiştirme,
sıcak ortamda kalma süresini azaltma,
dinlenme süresini artırma,
serin veya gölgeli alan sağlama,
çalışma alanına yakın içme suyu bulundurma,
sıcaklık uyarı sistemi oluşturma,
çalışanları eğitme,
sıcağa uyum programı uygulama,
ağır işi azaltma
gibi önlemleri öneriyor.
Bu yaklaşım sıcak stresinin kişisel değil iş organizasyonuyla da ilgili olduğunu gösteriyor.
ÇALIŞMA SAATLERİ DEĞİŞTİRİLEBİLİR Mİ?
Sıcak stresini azaltmanın en etkili yollarından biri ağır işleri günün daha serin bölümüne kaydırmak.
NIOSH, sıcaklık ve ısı indeksinin yükseldiği günlerde gerekli olmayan işlerin daha serin saatlere yeniden planlanabileceğini belirtiyor.
Sağlık Bakanlığı da ağır fiziksel aktivitelerin mümkün olduğunca sabah ve akşam saatlerinde yapılmasını öneriyor.
Antalya’da özellikle yaz aylarında asfalt, ağır yük taşıma, yoğun kazı veya benzeri yüksek eforlu işlerin saat planlamasının sıcaklık riskini hesaba katması bu nedenle önemli.
İŞYERİNDE SICAKLIK İÇİN TEK BİR SAYIYA BAKMAK YETERLİ Mİ?
Hayır.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının iş sağlığı ve güvenliği yaklaşımı genel olarak risk değerlendirmesine dayanıyor. Bakanlık kaynaklarında tüm işyerlerinde risk değerlendirmesi yapılması gerektiği belirtiliyor.
İşyeri bina ve eklentilerine ilişkin düzenlemede de işverenin yeterli havalandırma ve termal konfor şartlarını sağlaması öngörülüyor.
Açık hava çalışmalarında ise gerçek risk, yalnızca hava sıcaklığı değil işin ağırlığı, nem, doğrudan güneş, kıyafet ve dinlenme olanaklarıyla birlikte değerlendirilmeli.
ÇALIŞANLARA SICAK STRESİ EĞİTİMİ VERİLMELİ Mİ?
Evet.
NIOSH işverenlerin sıcak dönem başlamadan önce çalışanlara ve yöneticilere sıcak stresi eğitimi verilmesini öneriyor.
Eğitimde:
hava tahminlerini takip etme,
sıcak uyarılarına göre çalışma planı değiştirme,
yeterli sıvı tüketimi,
mola kullanımı,
sıcak hastalığı belirtileri,
ilk yardım,
acil durumda yapılacaklar
yer almalı.
Sadece iş güvenliği uzmanının veya yöneticinin belirtileri bilmesi yeterli değil; çalışanın da kendi vücudundaki erken belirtileri tanıması önemli.
AÇIK RENKLİ KIYAFET VE ŞAPKA YARARLI MI?
Sağlık Bakanlığı dışarıda bulunulması gereken sıcak günlerde açık renkli, hafif ve bol kıyafetlerin tercih edilmesini; geniş kenarlı, hava delikleri bulunan şapka ve güneş gözlüğü kullanılmasını öneriyor.
NIOSH da işin izin verdiği durumlarda nefes alabilen, açık renkli ve bol kıyafetlerin sıcak yükünü azaltmaya yardımcı olabileceğini belirtiyor.
Ancak mesleki koruyucu kıyafetin zorunlu olduğu işlerde güvenlik ekipmanı sırf sıcak olduğu için çıkarılmamalı; risk başka yöntemlerle azaltılmalı.
SICAK STRESİ UZUN VADEDE DE SAĞLIĞI ETKİLEYEBİLİR Mİ?
Evet.
ILO’nun işyerinde sıcaklık üzerine küresel değerlendirmesine göre aşırı ısı maruziyeti akut sıcak hastalıklarının yanında uzun vadede kalp-damar, solunum ve böbrek sistemi üzerinde ciddi sağlık sonuçlarıyla ilişkilendiriliyor.
ILO’nun iklim değişikliği ve iş sağlığı raporunda da aşırı sıcak, dünya genelinde çalışanları etkileyen temel iklim kaynaklı mesleki riskler arasında gösteriliyor.
Bu nedenle sıcak stresini yalnızca birkaç aylık yaz rahatsızlığı olarak görmek doğru değil.
ANTALYA’DA SICAK STRESİ VAKALARINA DAİR VERİ VAR MI?
30 Ağustos 2026 itibarıyla Antalya’da yalnızca açık hava çalışanlarında ortaya çıkan sıcak bitkinliği, sıcak çarpması veya diğer sıcak stresi vakalarını meslek ve sektör bazında gösteren güncel, kamuya açık kent geneli bir veri seti bulunmuyor.
Bu nedenle “Antalya’da sıcak nedeniyle şu kadar işçi hastaneye başvurdu” veya “vakalar yüzde şu kadar arttı” şeklinde doğrulanmamış bir oran vermek mümkün değil.
Buna karşılık hem Sağlık Bakanlığı hem WHO açık hava çalışanlarını aşırı sıcaklarda yüksek risk grubu içerisinde açık biçimde tanımlıyor.
Antalya açısından da sıcak ve nem altında yürütülen işlerin işyeri bazında izlenmesi önem taşıyor.
SICAK STRESİ İÇİN İŞYERİNDE NASIL BİR PLAN OLMALI?
Etkili bir sıcak stresi planında yalnızca hava tahmini bulunmamalı.
İşyerinde en azından:
günlük hava ve ısı koşullarının izlenmesi,
yüksek riskli görevlerin belirlenmesi,
çalışma-dinlenme programının oluşturulması,
gölgeli veya serin dinlenme alanı,
kolay erişilebilir içme suyu,
yeni çalışanlar için sıcağa uyum programı,
çalışan eğitimi,
birbirini kontrol sistemi,
sıcak hastalığı belirtilerinde işin durdurulması,
acil müdahale ve 112 planı
gibi başlıkların değerlendirilmesi gerekiyor.
Bu önlemler NIOSH’un Temmuz 2026 tarihli işyeri sıcak stresi rehberinin temel yaklaşımıyla da uyumlu.
ANTALYA’DA AÇIK HAVADA ÇALIŞANLAR İÇİN SICAK STRESİ NASIL AZALTILABİLİR?
Antalya’da sıcak stresi riskinin azaltılması yalnızca çalışanın daha fazla su içmesine bırakılamaz.
Çalışmanın organizasyonu sıcaklığa göre değiştirilmeli.
Özellikle yüksek sıcaklık ve nem bulunan günlerde:
ağır işler daha serin saatlere alınmalı,
doğrudan güneş altında geçirilen süre azaltılmalı,
gölgeli veya serin dinlenme alanı sağlanmalı,
mola sıklığı hava koşullarına ve iş yüküne göre artırılmalı,
içme suyu çalışma alanına yakın tutulmalı,
yeni ve uzun aradan dönen çalışanlar sıcağa kademeli olarak alıştırılmalı,
çalışanların birbirlerinde sıcak hastalığı belirtilerini izlemesi sağlanmalı.
NIOSH, sıcaklık, nem, güneş, ağır iş ve koruyucu kıyafet etkisi arttıkça çalışma sürelerinin kısaltılması ve dinlenme sürelerinin artırılmasını öneriyor.
Sağlık Bakanlığı ise özellikle 10.00-16.00 saatlerinde dışarıdaki ağır fiziksel aktivitenin sınırlandırılmasına dikkat çekiyor.
Türkiye’deki iş sağlığı ve güvenliği sisteminde işverenlerin tüm işyerlerinde risk değerlendirmesi yapması gerekiyor. Bu nedenle Antalya’da açık hava çalışmalarında sıcaklık ve nemin çalışan sağlığını etkileyen bir risk oluşturduğu koşulların işyerinin risk değerlendirmesine ve çalışma planına dahil edilmesi önem taşıyor.
Baş dönmesi, aşırı halsizlik, yoğun terleme veya bayılma hissi yaşayan bir çalışanın işe devam etmesi beklenmemeli. Bilinç bulanıklığı, çok yüksek vücut sıcaklığı veya bilinç kaybı gelişmesi ise sıcak çarpmasını düşündürebileceğinden acil müdahale gerektiriyor ve 112 aranması gerekiyor.
Antalya’nın yaz koşullarında sıcak stresi bireysel dayanıklılık meselesi değil; su, gölge, dinlenme, iş organizasyonu, sağlık gözetimi ve risk değerlendirmesinin birlikte ele alınması gereken bir iş sağlığı ve güvenliği konusu.





