Antalya’da ağır hasta mahpusa yönelik işkence iddiaları protesto edildi

Döşemealtı cezaevi evrim ayık Döşemealtı cezaevi evrim ayık

Döşemealtı ilçesinde bulunan Antalya S Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda tutulan ağır hasta mahpus Devrim Ayık’ın hastane sevki sırasında darbedildiği iddiaları üzerine sivil toplum kuruluşları Döşemealtı Kampüs Cezaevi önünde basın açıklaması düzenledi.

Antalya S Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda tutulan ağır hasta mahpus Devrim Ayık’ın hastane sevki sırasında darbedildiği iddiaları üzerine, Antalya’da faaliyet gösteren Tutuklu ve Hükümlü Aileleri ile Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (TUHAYDER), İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD), dün (16 Mart) Döşemealtı Kampüs Cezaevi önünde bir araya geldi. 

Yüzde 76 engelli ve ağır hasta olduğu belirtilen Devrim Ayık’ın, 12 Mart tarihinde Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevki sırasında jandarma görevlileri tarafından sözlü ve fiziksel şiddete maruz bırakıldığı öne sürüldü.

Açıklamada, Ayık’ın tedavi koşullarının sağlanması ve doktor seçimi yönündeki taleplerine jandarma personeli tarafından müdahale edildiği ve mahpusun kelepçeli muayeneye zorlandığı iddia edildi. 

İtirazlar üzerine Ayık’ın kamera bulunmayan alanlara götürülerek darbedildiği ve bu durumun doktor raporuyla kayıt altına alındığı belirtildi.

SAĞLIK HAKKINA ERİŞİMDE İHLAL İDDİASI

Basın açıklamasında durum hakkında, “Avukatlar tarafından tutulan tutanaklar ve yapılan görüşmelerden edinilen bilgilere göre; Devrim Ayık, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AIHM) içtihatları doğrultusunda tedavisinin eksiksiz ve tam gerçekleşebilmesi için mevcut doktorlarıyla devam edebilmek veya tedavi koşullarının tam sağlanabilmesi adına başka bir hastaneye sevk edilmesini talep etmiştir. Ancak jandarma görevlileri bu prosedüre karşı koymuş, ağır hasta ve engelli mahpusa muayene sırasında kelepçeli tutmuş, insan onuruna aykırı koşullara itiraz etmesi üzerine darp etmiş ve kamera bulunmayan alanlara götürerek fiziksel şiddet uygulamıştır. Yaşanan darp olayı rapor altına alınmıştır” ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada, devletin gözetimi altındaki kişilerin sağlık ve yaşam hakkını koruma yükümlülüğü hatırlatılarak, mahpusun sağlık hizmetine erişimi sırasında şiddete maruz kalmasının ağır bir hak ihlali olduğu vurgulandı. 

Sevk prosedürlerinin bir cezalandırma mekanizmasına dönüştürüldüğü savunularak, işkence yasağının ulusal ve uluslararası hukukta mutlak bir yasak olduğu ifade edildi.

Hukukçular ve insan hakları savunucuları, cezaevlerinde yaşanan kötü muamele uygulamalarının hukuk devleti ilkelerine ve toplumsal barış zeminine zarar verdiğini dile getirdi. Yetkililerin olaya müdahil olması ve mahpusların can güvenliğinin sağlanması gerektiği belirtildi.

SORUMLULARIN AÇIĞA ALINMASI TALEP EDİLDİ

Açıklamada, işkence ve kötü muamele iddialarının bağımsız bir mekanizma tarafından etkili bir biçimde soruşturulması talep edildi. Olayda sorumluluğu bulunduğu iddia edilen kamu görevlilerinin açığa alınması ve haklarında adli işlem başlatılması gerektiği bildirildi.

Ayrıca hasta mahpusların sağlığa erişim haklarının güvence altına alınması ve insan onuruna uygun tedavi koşullarının sağlanması çağrısında bulunuldu. Ceza infaz kurumlarında işkenceye karşı etkin denetim mekanizmalarının işletilmesinin zorunlu olduğu aktarıldı.