İçeriğe geç
Antalya Kent HaberEn güzel şehrin habercisi
DestekleBağımsız Gazeteciliği DestekleAntalya Postası
Özel HaberEkolojiAksuİbradıManavgat

Antalya’da COP31 için 120 milyon TL’lik “Sıfır Atık Köyü”

Antalya’da COP31 kapsamında Aksu, Manavgat ve İbradı’daki üç mahallede “Sıfır Atık Köyü” kurulması için 119 milyon 990 bin TL’lik sözleşme imzalandı. Aynı ilçelerin farklı noktalarında ise orman alanları, su kaynakları ve kırsal ekosistemlerle kesişen taş, kalker ve mermer ocağı projeleri bulunuyor.

Haber Merkezi5 dk okuma
cop31

Antalya, 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’na (COP31) ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. İklim kriziyle mücadele, doğal kaynakların korunması ve sürdürülebilirlik başlıklarının öne çıkarılacağı zirve öncesinde kentin üç ilçesinde “Sıfır Atık Köyü” uygulaması hayata geçirilecek. Ancak projenin uygulanacağı ilçelerdeki madencilik faaliyetleri, Antalya’nın çevre politikalarındaki çelişkiyi görünür kılıyor.

İller Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğü Yatırım Koordinasyon Dairesi Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen ihale ile Aksu’nun Solak, Manavgat’ın Demirciler ve İbradı’nın Ormana mahalleleri uygulama alanı olarak belirlendi.

Bu üç yerleşimde atık yönetimi odaklı bir çevre modeli oluşturulması hedeflenirken aynı ilçelerin başka mahallelerinde ormanların, su kaynaklarının ve tarım alanlarının madencilik baskısıyla karşı karşıya bulunması, iklim zirvesinin yerel ölçekteki karşılığını sorgulatıyor.

sıfır atık köyü ihalesi

120 MİLYON LİRALIK İHALEYE TEK TEKLİF

21 Eylül 2026 tarihli ihale sonuç ilanına göre, 2026/1626439 kayıt numaralı mal alımı ihalesi 31 Ağustos'ta gerçekleştirildi.

Yaklaşık maliyeti 149 milyon 936 bin 329 lira 94 kuruş olarak belirlenen ihale, Kamu İhale Kanunu’nun 21/b maddesi kapsamında pazarlık usulüyle yapıldı.

İhale dokümanını elektronik imzayla indirenlerin sayısı üç olurken yalnızca bir teklif sunuldu. Bu tek teklif geçerli kabul edildi.

17 Eylül 2026 tarihinde ADL Kurumsal Hizmetleri Anonim Şirketi ile 119 milyon 990 bin liralık sözleşme imzalandı. İhale sonuç ilanında işin sözleşme tarihinden itibaren 30 takvim gününde tamamlanması öngörüldü.

İlanda 21/b usulünün gerekçesi, ani ve öngörülemeyen durumlarda işin ivedilikle yapılmasını düzenleyen kanun hükmü üzerinden açıklandı.


İBRADI’DA SEDİR ORMANLARI MADEN OCAKLARIYLA KARŞI KARŞIYA

Sıfır Atık Köyü uygulamasının yapılacağı yerlerden biri olan İbradı’nın Ormana Mahallesi, doğal ve kültürel varlıklarıyla öne çıkıyor. Ancak ilçenin farklı bölgelerinde uzun yıllardır mermer ocaklarına karşı çevre mücadelesi yürütülüyor.

TMMOB Antalya İl Koordinasyon Kurulunun Eylül 2020’de yayımladığı 44 sayfalık rapor, İbradı’nın Başbadem mevkiinden Söğütbeli’ne uzanan alandaki mermer ocaklarının çevresel etkilerini inceliyor.

Raporda, İbradı Yardımlaşma Derneğinden aktarılan dönemin bilgilerine göre bölgede 38 maden ocağı ruhsatı bulunduğu, bunların yaklaşık 8 ila 10’unun aktif ya da pasif durumda olduğu belirtiliyor.

TMMOB’un saha incelemelerinde Karamıklı Yaylası çevresinde sedir ağaçlarının kesildiği kaydediliyor. Raporda ayrıca mermer ocağı çalışmalarının doğal bitki örtüsünü ortadan kaldırdığı, yaban hayatı üzerinde baskı oluşturduğu ve yeraltı su sistemlerini tehdit ettiği değerlendirmesine yer veriliyor.

Toros sediri, ardıç ve göknar ormanlarının bulunduğu bölge, biyolojik çeşitlilik bakımından Türkiye’nin önemli orman ekosistemleri arasında gösteriliyor.

Raporda incelenen Aytap Madencilik projesine ilişkin “ÇED gerekli değildir” kararının mahkeme tarafından iptal edildiği de belirtiliyor.

Bir yanda İbradı’da çevre dostu köy modeli oluşturulması hedeflenirken diğer yanda aynı ilçenin ekolojik varlığının korunması için yıllardır hazırlanan bilimsel raporlar ve yürütülen hukuk mücadeleleri bulunuyor.

Kaynak: TMMOB İbradı Mermer Ocakları Raporu – Eylül 2020

AKSU’DA SU HAVZASI TEHDİDİ YILLAR ÖNCE BELGELENDİ

Sıfır Atık Köyü projesinin uygulanacağı ikinci ilçe Aksu’da ise kum-çakıl ocaklarının çevresel etkileri yeni bir tartışma değil.

TMMOB tarafından Eylül 2007’de yayımlanan “Antalya Kurşunlu Kum-Çakıl Ocağı Raporu”, bugün Aksu ilçesi sınırlarında bulunan Kurşunlu, Güloluk ve Yeşilkaraman çevresindeki madencilik faaliyetlerine odaklanıyor.

Raporda, taş ocağı işletmeciliği nedeniyle doğal peyzajda oluşan tahribatın yanı sıra yeraltı su kaynakları, tarım alanları, ormanlar ve yerleşimlerin de olumsuz etkilendiği vurgulanıyor.

Aksu Çayı havzasında bulunan Kurşunlu Şelalesi çevresi, su kaynakları ve doğal yaşam bakımından hassas bir ekosistem oluşturuyor.

Antalya Büyükşehir Belediyesinin planlama belgelerinde de Aksu Çayı çevresindeki kum-çakıl alımlarının derin çukurlar oluşturduğu ve bu alanlarda meydana gelebilecek kirlenmenin su kuyuları açısından risk taşıdığı belirtiliyor.

TMMOB’un yaklaşık 19 yıl önce gündeme getirdiği su ve doğal alan koruma sorunları, COP31 öncesinde yeniden değerlendirilmesi gereken bir çevre politikası başlığı olarak önemini koruyor.

Kaynak: TMMOB Antalya Kurşunlu Kum-Çakıl Ocağı Raporu – Eylül 2007

AKSU’DA ORMAN ALANINA YENİ MADEN İZNİ

Aksu’da madencilik baskısının daha yakın tarihli örneklerinden biri de Karaöz Mahallesi’nde gündeme geldi.

Aksu Belediyesi tarafından yolların yapım ve bakımında kullanılacak malzemenin çıkarılması amacıyla planlanan ariyet ocağı için 2024 yılında “ÇED gerekli değildir” kararı verildi.

Proje kapsamında 5,69 hektarlık orman alanından yılda 500 bin ton malzeme çıkarılması öngörüldü. Proje tanıtım bilgilerine göre saha, en yakın yerleşim yerine yaklaşık 86 metre mesafede bulunuyor.

Projede patlatma yapılmayacağı ve toza karşı önlemler alınacağı belirtilse de ormanlık alanda açık ocak işletmeciliği yapılmasının arazi örtüsü üzerindeki etkileri ayrıca önem taşıyor.

Ancak orman alanında madenciliğe izin verilmesi ile aynı ilçede sürdürülebilirlik odaklı bir köy oluşturulması arasındaki politika farklılığı dikkat çekiyor.

MANAVGAT’TA ZEYTİNLİKLERİN GÖLGESİNDE KALKER OCAĞI

COP31 kapsamında Sıfır Atık Köyü uygulamasının gerçekleştirileceği üçüncü ilçe Manavgat’ta ise Beydiğin Mahallesi’ndeki kalker ocağı tartışmaları öne çıkıyor.

BOTAM Yapı Grubunun kalker ocağı ve kırma-eleme tesisi projesine ilişkin 2019 yılındaki ÇED süreci, çevredeki zeytin bahçelerine yönelik olumsuz kurum görüşü nedeniyle sonlandırıldı.

Buna karşın proje için 2022 yılında “ÇED gerekli değildir” kararı verildiği, tesisin daha sonra faaliyete geçtiği ve şirketin Ekim 2025’te kapasite artışı başvurusunda bulunmuştu.

Kapasite artışı başvurusunda mevcut 7,90 hektarlık ÇED alanının 24,96 hektara çıkarılması öngörüldü.

Yerel basına konuşan Beydiğin Mahallesi Muhtarı Süleyman Duman, ocaktan kaynaklanan toz nedeniyle çevredeki zeytin ağaçlarının etkilendiğini belirterek şikâyetlerini dile getirdi.

Manavgat’ın Gençler Mahallesi’nde Sayın Prefabrik tarafından planlanan başka bir kalker ocağı ve kırma-eleme tesisinin ÇED süreci ise ilgili kurumların olumsuz görüşleri üzerine 31 Ekim 2025’te sonlandırıldı.

Kaynak: Manavgat Gençler Mahallesi projesine ilişkin resmî ÇED kararı

COP31 kapsamında Demirciler Mahallesi'nin “Sıfır Atık Köyü” olarak seçildiği Manavgat'ta, su kaynakları ve doğal alanlar üzerindeki yatırım baskısı dikkat çekiyor. Daha önce Manavgat Baraj Gölü üzerinde planladığı yüzer GES projesinin ÇED süreci sonlandırılan Assan Alüminyum, bu kez Oymapınar ve çevresinde 628 milyon liralık kara tipi güneş enerjisi santrali planlıyor. ASAT'ın içme suyu koruma alanına ilişkin uyarısının ardından proje sahası küçültülürken yatırımın çevresel inceleme süreci gündemdeki yerini koruyor.

İlçedeki bir diğer büyük yatırım ise Sorgun Mahallesi'nde. Manavgat Irmağı'na yaklaşık 90 metre mesafede planlanan 1,93 milyar liralık, 542 yataklı otel projesine Ağustos 2026'da ÇED olumlu kararı verildi. Bir yanda içme suyu havzasındaki enerji yatırımı, diğer yanda ırmak çevresinde büyüyen turizm kapasitesi, COP31'e hazırlanan Antalya'da su kaynaklarının ve ekolojik dengenin nasıl korunacağı sorusunu gündeme getiriyor.

Kaynak: https://antalya.csb.gov.tr/assan-aluminyum-sanayi-ve-ticaret-a-s-manavgat-2-gunes-enerji-santrali-34-915-mwm-28-mwe-34-04-ha-ve-elektrik-depolama-tesisi-28-mwe-28-mwh-projesi-idk-duyuru-476827?utm_source=chatgpt.com

Kaynak: https://antalya.csb.gov.tr/ced-olumlu-karari-ilani-hak-ek-1-lrs-hotels-sorgun-akadia-elite-projesi-duyuru-477273?utm_source=chatgpt.com

SIFIR ATIK KÖYLERİ EKOLOJİK TAHRİBATI GÖRÜNMEZ Mİ KILACAK?

COP31 kapsamında Antalya’nın üç ilçesinde hayata geçirilecek sıfır atık köyleri için yaklaşık 120 milyon liralık sözleşme imzalanırken, aynı ilçelerdeki madencilik faaliyetleri, enerji yatırımları ve su havzalarına yönelik projeler kentin ekolojik gündemindeki yerini koruyor.

TMMOB raporları ve güncel ÇED dosyaları, Antalya’nın çevre sorunlarının atık yönetimiyle sınırlı olmadığını ortaya koyuyor. Orman alanlarının madencilik faaliyetlerine açılması, tarım arazilerinin enerji yatırımları için değerlendirilmesi ve su kaynakları çevresinde artan yapılaşma baskısı, iklim kriziyle mücadele söylemi ile uygulanan politikalar arasındaki çelişkiyi derinleştiriyor.

Antalya’da üç mahalleye sıfır atık uygulaması götürülürken, aynı ilçelerin doğal varlıkları üzerindeki baskının sürmesi, iklim zirvesinin ne ölçüde bütüncül bir çevre politikasıyla desteklendiği sorusunu gündeme taşıyor. COP31’in Antalya’ya bırakacağı mirasın yalnızca tanıtım projelerinden ibaret kalıp kalmayacağı ise kentin suyunu, toprağını ve ormanlarını korumaya yönelik somut kararlarla ortaya çıkacak.

Paylaş
Haber MerkeziBütün yazıları
Sıradaki haber Üç genç kadın öğrenci ellerinde kömürden adil çıkış istiyoruz pankartıyla yer alıyorEkolojiGençlerden COP31 Başkanlığı’na çağrı: "Kömürden adil çıkış istiyoruz”Değişim Elçileri Antalya ekibi, COP31 Başkanlığı’na yönelik açık mektupla kömürden adil çıkış çağrısında bulundu. Çağrıda, kömürden adil çıkış için takvimlendirilmiş bir plan açıklanması talep edildi.

Çerezler. Siteyi geliştirmek için çerez kullanıyoruz; onay vermezseniz yalnız zorunlu çerezler kullanılır. Çerez politikası