Antalya’da emekliler seyyanen zam talebiyle açıklama yaptı: “Tüm emeklilere derhal 20 bin TL seyyanen zam yapılsın”

antalya emeklilerin açıklaması antalya emeklilerin açıklaması

Tüm Emeklilerin Sendikası Antalya Şubesi, seyyanen zam talebiyle Muratpaşa’daki Attolos Meydanı’nda basın açıklaması yaptı. Açıklamada, “Emekliler ve dar gelirli yurttaşlar için barınma ve kira desteği sağlansın, kamusal sosyal konutlar derhal hayata geçirilsin” denildi.

Tüm Emeklilerin Sendikası Antalya Şubesi, Antalya’nın Muratpaşa ilçesindeki Attolos Meydanı’nda bugün (2 Ocak) saat 14.00’de seyyanen zam talebiyle basın açıklaması yaptı.

Açıklamaya; Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Antalya Milletvekili Cavit Arı ve CHP Antalya İl Başkanı Nail Kamacı’da destek verdi.

“KAYIPLARIMIZ DERİNLEŞMEKTEDİR”

Açıklama öncesi Tüm Emekliler Sendikası Genel Başkanı Zeynel Abidin Ergen bir konuşma gerçekleştirdi. Açıklamada, “Bildiğiniz üzere her yıl iki defa olmak üzere enflasyon oranında emekli maaşları, aylıkları memur maaş katsayısına ya da işçilere göre veriliyor” denildi.

Geçen yıllarda emekli maaşlarının eridiği söylenen açıklamada, “TÜİK denen bir kurum var. O kurum, her yıl bizim de yaptığımız istatistiklere göre emeklilerin hak kaybına neden olmaktadır. TÜİK gerçek bir enflasyon açıklamıyor; iktidarın istediği enflasyonu açıklıyor. Ve o oranda da güya bizim emekli maaşlarımıza, işçilerin ve memurların maaşlarına artırım geliyor. Ama görünen şu ki giderek kayıplarımız derinleşmektedir” ifadeleri kullanıldı.

Bugün Türkiye’nin dört bir yanında emeklilerin haklarını savunduğu vurgulanan açıklamada, “Eğer biz haklarımıza sahip çıkmazsak, emeğimizin yani bedenimizi peşin ödediğimiz çalışmanın karşılığını alma noktasında birleşemezsek, onlara sahip çıkamazsak bu AKP iktidarı ve ortakları bugüne kadar yaptıkları gibi bugünden sonra da bizi sefalete mahkûm edecekler” sözleri kullanıldı.

“BU SEFALETE VE YOKSULLUĞA KARŞI AYAĞA KALKTIK, MÜCADELEMİZ DEVAM EDECEK”

Yapılan açıklamada, ülkede artan yoksulluk ve hayat pahalılığına karşı Türkiye’nin birçok yerinde mücadele yürütüldüğü belirtildi. Açıklamada, “Bu sefalete ve yoksulluğa karşı ayağa kalktık, mücadelemiz devam edecek” ifadelerine yer verilirken, önümüzdeki günlerde yeni eylem ve mücadele biçimlerinin kamuoyuyla paylaşılacağı kaydedildi.

Açıklamada, mevcut siyasi iktidarın toplumun geniş kesimlerine sunabileceği bir çözüm kalmadığı savunuldu. İktidarın tercihlerini halktan yana değil, sermaye çevreleri ve yandaş gruplardan yana kullandığı ileri sürülerek, bu durumun toplumsal eşitsizlikleri derinleştirdiği ifade edildi.

Toplumsal muhalefete çağrı yapılan açıklamada, ezilenler, dışlananlar, demokratlar ve devrimciler başta olmak üzere toplumun tüm kesimlerinin ortak bir hedef etrafında birleşmesi gerektiği vurgulandı. Demokratik kitle örgütleri ve siyasi partilerin ayrım gözetmeden birleşik bir muhalefet oluşturmasının zorunlu olduğu belirtildi.

Açıklamada, söz konusu hedefin mevcut iktidarın demokratik yollarla değiştirilmesi olduğu ifade edilerek, bu gerçekleşmeden ülkede demokratik bir geleceğin mümkün olmadığı görüşü dile getirildi.

Tüm Emekliler Sendikası Genel Başkanı Zeynel Abidin Ergen’in ardından Tüm Emekliler Sendikası Genel Sekreteri Ferzan Sarsılmaz “Emekliye açlık, yandaşa saltanat: Bu yağma düzeni yıkılacak” başlıklı basın açıklamasını okudu.

Açıklamada, “Türkiye’de emeklilik, iktidarın bilinçli tercihiyle onurlu ve güvenceli bir yaşam hakkı olmaktan çıkarılmış; sefalete mahkûmiyetin adı haline getirilmiştir.Milyonlarca emekli bugün yoksullukla, borçla ve barınma kriziyle boğuşuyorsa bunun nedeni ekonomik zorunluluklar değil; tek adam rejimi ve neoliberal yağma politikalarıdır” denildi.

Türkiye’de emeklilik artık bir huzur ve güvence dönemi değil, açlıkla ölmemek mücadelesi olduğu vurgulanan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“Yıllarca çalışmış, üretmiş, bu ülkenin tüm değerlerini yaratmış emekçiler; bugün bilinçli bir sınıf politikasıyla açlığa itilmiştir. Tek adam rejimi altında uygulanan neoliberal ekonomi programı; sosyal devleti tasfiye etmiş, kamusal kaynakları sermayeye ve ayrıcalıklı bir azınlığa aktarmış, emeklileri ise cezalandırılması gereken bir ‘yük’ olarak görmüştür.”

antalya emeklilerin açıklaması

Yapılanların, bilinçli bir tercih olduğunu vurgulamada, “Mart 2025 itibarıyla Türkiye’de emekli ve hak sahiplerinden oluşan 16,8 milyonu aşkın insanın 4,5 milyonu, 16.881 TL gibi bir sefalet aylığına mahkûm edilmiştir. Bir o kadar dul ve yetim hak sahibi ise bu tutarın çok daha altında aylık almaktadır. Bu rakamlar açlık sınırının altındadır, hatta yer yer yarısının bile altına düşmektedir. Bunun adı derin yoksulluktur.”

2026 yılı için açıklanan asgari ücret ve emeklilerin yaşadığı ekonomik koşullara ilişkin yapılan değerlendirmelerde, emekçilerin ve emeklilerin geçim koşullarının giderek ağırlaştığı belirtildi. Açıklamada, emeklilere fiilen “aç kal” denildiği, sendikal hakların ise sınırlandırılarak emekçilere “sus” mesajı verildiği savunuldu. Bu durumun, emekçilerin yaşam onuruna yönelik açık bir saldırı olduğu ifade edildi.

Açıklamada, 2026 yılı için net asgari ücretin 28 bin 75 TL olarak belirlendiği hatırlatılarak, bu tutarın iktidar tarafından “iyileştirme” olarak sunulduğu ancak daha açıklandığı anda açlık sınırının altında kaldığı vurgulandı. Yapılan araştırmalara göre, dört kişilik bir ailenin yalnızca sağlıklı beslenebilmesi için gereken harcamanın asgari ücreti aştığı, barınma, ulaşım, sağlık ve eğitim giderleriyle birlikte yoksulluk sınırının ise 100 bin TL bandına yaklaştığı kaydedildi.

antalya emeklilerin açıklaması

Bu verilerin, asgari ücretin bir geçim ücreti olmaktan çıkarılarak yoksulluğun taban ücreti haline getirildiğini gösterdiği belirtildi. Türkiye’de çalışanların yaklaşık yarısının asgari ücret ve civarında bir gelirle yaşamını sürdürdüğü ifade edilirken, milyonlarca emekçinin çalıştığı halde yoksullaştığı, emekliliğin ise bu yoksulluğun daha derin bir biçimi olarak dayatıldığı dile getirildi.

“BÜYÜMEDEN PAY VERİLMEMİŞ, GEÇİM KOŞULLARI TAMAMEN YOK SAYILMIŞTIR”

Açıklamada, ortaya çıkan tablonun bir tesadüf olmadığı, tek adam rejimiyle bütünleşmiş neoliberal ekonomi politikalarının sonucu olduğu görüşü paylaşıldı. Emekçiler ve emeklilerin yaşadığı ekonomik sorunların yapısal nitelik taşıdığı vurgulandı.

antalya emeklilerin açıklaması

İktidarın “asgari ücreti enflasyona ezdirmedik” iddiası gerçeği yansıtmadığı vurgulanan açıklamada, “2024’te resmi enflasyon yüzde 44,4 iken asgari ücret artışı yüzde 30’da kalmıştır. 2025’te beklenen yaklaşık yüzde 31’lik enflasyona karşı artış yüzde 27 olmuştur. Asgari ücret, iki yılda yalnızca resmi enflasyon kadar artırılsaydı bile 28 bin 75 TL değil, 32 bin 156 TL olmalıydı. Aradaki yaklaşık 4 bin 100 TL, emeğin nasıl bilinçli biçimde ezdirildiğinin açık kanıtıdır. Büyümeden pay verilmemiş, geçim koşulları tamamen yok sayılmıştır” sözleri vurgulandı.

antalya emeklilerin açıklaması

“YOKSULLUĞUN GÜNCELLENMESİ, SEFALETİN KALICILAŞTIRILMASIDIR”

TÜİK’in açıkladığı enflasyon oranlarının emeklinin ve emekçinin yaşadığı gerçek hayat pahalılığını yansıtmadığı vurgulanan açıklamada, şunlar söylendi:

“Gıda, kira, enerji ve sağlık harcamalarındaki gerçek artışlar gizlenmekte; düşük zamlar bu sahte verilerle meşrulaştırılmaktadır. Bu açık bir emek gaspıdır. Ocak 2026’da; İşçi ve Bağ-Kur emeklilerine yapılması planlanan artışların yüzde 12–13, Memur emeklilerine ise yüzde 18’ler bandında kalacağı görülmektedir. Bu bir artış değil; yoksulluğun güncellenmesi, sefaletin kalıcılaştırılmasıdır.”

“BU BİR ÇELİŞKİ DEĞİL; REJİMİN SINIFSAL KARAKTERİDİR”

Ekonomik yıkım barınma krizini derinleştirdiği vurgulanan açıklamada, “Büyük şehirlerde binlerce emekli; pansiyon ve ucuz otel odalarında, sağlıksız yapılarda, hatta kamusal alanlarda yaşamaya zorlanmaktadır. Sosyal konut üretmeyen, barınmayı piyasanın insafına bırakan neoliberal anlayış, emekliler için barınma hakkını fiilen ortadan kaldırmıştır” denildi.

Bu yıkım yaşanırken üst düzey bürokratlar için 30 bin TL’ye varan seyyanen zamlar gündeme getirildiği hatırlatılan açıklamada, “Kamuoyu tepkisi üzerine şimdilik geri çekilen bu düzenleme, gerçeği değiştirmemektedir. Emekliye gelince ‘bütçe disiplini’, sermayeye ve bürokrasiye gelince ayrıcalık ve saltanat devreye sokulmaktadır. Bu bir çelişki değil; rejimin sınıfsal karakteridir” ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada talepler şu şekilde sıralandı:

Tüm emeklilere derhal 20 bin TL seyyanen zam yapılsın.

Bu artış, kök aylık oyunlarına kurban edilmeden tüm emekli aylıklarına eşit biçimde yansıtılsın.

En düşük emekli aylığı, yeni işe başlayan memur aylığına eşitlensin.

Enflasyon kayıpları tam olarak telafi edilsin, refah payı eklensin.

Sağlıkta soyguna son verilsin: katkı payları, muayene ücretleri ve ilaç farkları kaldırılsın.

Emekliler ve dar gelirli yurttaşlar için barınma ve kira desteği sağlansın, kamusal sosyal konutlar derhal hayata geçirilsin.

Emeklilerin ve emekçilerin örgütlenme, ifade ve demokratik hakları üzerindeki tüm baskılar sona erdirilsin.

Rejimin ve neoliberal politikalar bu Türkiye’de çalışmayı yoksulluğa ittiği vurgulanan açıklamada, “Emekliliği sefalet haline getirmiştir. Emekliler sadaka değil, gasbedilen haklarını istiyor. Bu düzen değişecek. Bu yağma rejimi yıkılacak” denildi.