
Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri, Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Venezuela’ya yönelik askeri saldırısını Muratpaşa’daki Attolos Meydanı’nda yaptığı basın açıklamasıyla protesto etti. Açıklamada, “Bu saldırılar, yalnızca Venezuela’nın değil, bölgedeki tüm bağımsız ve demokratik hareketlerin karşısına konulan bir tehdittir” denildi.
Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri, ABD’nin Venezuela’ya yönelik askeri saldırısını protesto etmek amacıyla Muratpaşa’daki Attolos Meydanı’nda bugün (5 Ocak) saat 18.00’de basın açıklaması yaptı.
“ABD’nin Venezuela’ya Yönelik Emperyalist Saldırılarını Kınıyoruz” başlıklı açıklamayı KESK Antalya Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Devrim Mol okudu.

“VENEZUELA HALKINA KARŞI BAŞLATILAN BU SALDIRILAR DERHAL SON BULMALIDIR”
Açıklamada, “Amerika Birleşik Devletleri, kendi emperyalist çıkarları doğrultusunda dünyanın birçok bölgesinde sürdürdüğü savaş ve müdahale politikalarına bir yenisini daha ekleyerek 2 Ocak tarihinde Venezuela’ya yönelik doğrudan askeri saldırı ve bombalama gerçekleştirmiştir. Venezuela halkına karşı başlatılan bu saldırılar derhal son bulmalıdır” denildi.

ABD’nin emperyalizmi, “uyuşturucuyla mücadele” ve “demokrasi” söylemlerinin ardına gizlenerek yürüttüğü kuşatma ve ablukayı bugün açık bir askeri saldırganlığa dönüştüğü vurgulanan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
“ABD öncülüğünde yürütülen askeri, siyasi ve ekonomik müdahaleler; halkların kendi kaderini tayin hakkını, egemenlik ilkesini ve uluslararası hukuku açık biçimde ihlal etmektedir. Birleşmiş Milletler’in Kurucu Şartı’nda yer alan uluslararası barış ve güvenliğin korunması, insan haklarına saygı, insani yardımın güvence altına alınması ve hukukun üstünlüğü ilkeleri sistematik biçimde yok sayılmaktadır. Bu hukuksuzluk karşısında BM’nin ve uluslararası toplumun sessiz kalmaması; emperyalist müdahalelere karşı açık ve kararlı bir tutum alması tarihsel bir sorumluluktur.”
ABD’nin Venezuela’ya yönelik saldırganlığının yeni olmadığı vurgulanan açıklamada, “Aynı emperyalist zihniyet; Vietnam’da milyonlarca insanın yaşamına mal olan işgal ve katliamlarla, Irak’ta “kitle imha silahları” yalanıyla yürütülen savaşla, Afganistan’da yirmi yıl süren işgal ve yıkımla halkların geleceğini karartmıştır. Vietnam’dan Irak’a, Afganistan’dan Venezuella’ya uzanan bu kanlı sicil, ABD emperyalizminin demokrasi değil; ölüm, yıkım ve talan ihraç ettiğinin açık kanıtıdır” sözleri kullanıldı.

“ABD’NİN VENEZUELA’YA YÖNELİK SALDIRILARI YALNIZCA ASKERİ MÜDAHALELERLE SINIRLI DEĞİLDİR”
Venezuela’ya yönelen saldırılar, bu tarihsel suç zincirinin devamı olduğu ifade edilen açıklamada, “ABD’nin Venezuela’ya yönelik saldırıları yalnızca askeri müdahalelerle sınırlı değildir. Yaptırımlar, ambargolar, ekonomik kuşatma ve siyasal istikrarsızlaştırma politikalarıyla yürütülen çok boyutlu bir emperyalist saldırı söz konusudur. Bu politikaların hedefinde Venezuela’nın başta petrol olmak üzere doğal kaynakları, enerji altyapısı ve kamusal birikimi bulunmaktadır” sözleri kullanıldı.
Sağlık, barınma, beslenme ve insanca yaşam hakkı, bilinçli olarak yaratılan kriz ve savaş koşulları altında sistematik biçimde ortadan kaldırıldığı ifade edilen açıklamada, “Latin Amerika’yı yeniden emperyalizmin ‘arka bahçesi’ haline getirmek isteyen ABD, Venezuela’yı kuşatarak halkın kazanımlarını yok etmeye çalışmaktadır. Bu girişim açık bir işgal niteliği taşımaktadır. Bu saldırılar, yalnızca Venezuela’nın değil, bölgedeki tüm bağımsız ve demokratik hareketlerin karşısına konulan bir tehdittir” denildi.
İktidarının, ABD tarafından Venezuela’nın halkın oylarıyla seçilmiş Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun esir alınması karşısındaki sessizliği ve kayıtsızlığı da kabul edilemez olduğu ifade edilen açıklamada, “Milli irade’ söylemini dilinden düşürmeyen iktidar, konu emperyalizmin açık bir hukuksuzluğu olduğunda suskunluğu tercih etmekte; bu saldırıya karşı tek bir net ve güçlü tutum dahi ortaya koymamaktadır. Bu sessizlik, emperyalist saldırganlığa dolaylı bir onay anlamına gelmektedir” sözleri kullanıldı.

“EMPERYALİZM; YOKSULLUK, GÖÇ, YIKIM VE ÖLÜM ÜRETEN BİR TAHAKKÜM DÜZENİDİR”
ABD’nin ikiyüzlülüğü bir yapıda olduğu vurgulanan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
“Ortadoğu’da her biri monarşiyle yönetilen, temel demokratik hak ve özgürlüklerin askıya alındığı, muhalefetin ve sendikal hakların yasaklandığı rejimlere tek bir söz dahi etmeyen, İsrail’in Filistin halkına yönelik soy kırımına açıkça destek veren ABD, halkın demokratik oylarıyla seçilmiş Venezuela liderini ‘gayrimeşru’ ilan ederek esir almaktan çekinmemektedir. Demokrasi söylemi, emperyalist çıkarlar söz konusu olduğunda bir propaganda aracına indirgenmektedir.”
Savaş ve askeri müdahalelerin halkların değil sermayenin çıkarlarına hizmet ettiği vurgulanan açıklamada, “Venezuela’da yaşananlar bu gerçeği bir kez daha ortaya koymaktadır. Emperyalist saldırılar sonucunda savaş baronları servetlerini büyütürken, bedeli emekçiler, yoksullar ve halklar ödemektedir. Emperyalizm; yoksulluk, göç, yıkım ve ölüm üreten bir tahakküm düzenidir ve bu düzenin en büyük mağdurları doğrudan halklardır” denildi.

“BARIŞ, DEMOKRASİ VE HALKLARIN KARDEŞLİĞİ MÜCADELESİNİN KARARLILIKLA SÜRDÜRECEĞİZ”
Açıklamada son olarak şu ifadelere yer verildi:
“Bu nedenle bir kez daha altını çiziyoruz; savaşa karşı barışı, ölüme karşı yaşamı, sömürüye karşı emeği ve emperyalizme karşı bağımsızlığı savunmak tarihsel bir sorumluluktur. Venezuela halkıyla dayanışma içinde olduğumuz; emperyalizme, savaşa ve her türlü dış müdahaleye karşı barış, demokrasi ve halkların kardeşliği mücadelesinin kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.”

NE OLMUŞTU?
Venezuela’nın başkenti Caracas’ta dün (4 Ocak) yerel saatle 02.00 civarında patlama ve uçak sesleri duyulmuştu. Venezuela yönetimi, patlamaların ardından ABD’yi ülkenin çeşitli bölgelerinde sivil ve askeri tesislere saldırı düzenlemekle suçlamıştı. ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’ya karşı büyük çaplı saldırı düzenlendiğini, Maduro ile eşinin ülke dışına çıkarıldığını duyurmuştu





