Antalya’da ev yemekleri yapan küçük işletmeler çoğalıyor mu?

antalya ev yemekleri işletmeleri antalya ev yemekleri işletmeleri
Görsel: Yapay zeka tarafından oluşturulmuştur.

Antalya’da ev yemekleri işletmeleri dijital sipariş ve mahalle lokantası modeliyle daha görünür hale geliyor. Ancak sayısal artışı doğrulayan resmi veri yok.

Antalya’da lokanta ve restoran piyasasında bir yanda zincir markalar ve turistik işletmeler büyürken diğer yanda günlük tencere yemekleri, çorba, pilav, sebze yemekleri ve geleneksel mutfak sunan küçük işletmeler dikkat çekiyor. Muratpaşa, Konyaaltı, Kepez ve Alanya gibi nüfusun ve işyeri hareketliliğinin yoğun olduğu bölgelerde “ev yemekleri”, “esnaf lokantası” ve “anne yemeği” konseptiyle hizmet veren işletmelere hem sokakta hem de online yemek platformlarında rastlamak mümkün.

Ancak 30 Ağustos 2026 itibarıyla Antalya’da yalnızca “ev yemekleri” kategorisindeki işletmelerin yıllara göre sayısını gösteren resmi ve kamuya açık bir istatistik bulunmuyor. Bu nedenle “Antalya’da ev yemekleri yapan küçük işletmeler yüzde şu kadar çoğaldı” şeklinde kesin bir oran vermek mümkün değil.

Güncel dijital platformlar, yeni işletme örnekleri ve kadın kooperatiflerinin gıda üretimindeki büyümesi ise ev tipi ve geleneksel yemek üretiminin kent ekonomisindeki görünürlüğünün arttığına işaret ediyor.

ANTALYA’DA EV YEMEĞİ İŞLETMELERİ GERÇEKTEN ARTIYOR MU?

Kesin olarak “artıyor” diyebilmek için aynı yöntemle her yıl ölçülmüş işletme sayısına ihtiyaç var.

Antalya Lokantacılar Odası veya esnaf sicil kayıtlarında lokantalar bulunmakla birlikte “ev yemekleri lokantası” başlığı altında yayımlanan düzenli bir yıllık seri bulunmuyor.

Üstelik restoranlar faaliyet türüne göre:

lokanta,

hazır yemek,

tabldot,

kafe,

paket servis,

yemek üretimi

gibi farklı kayıt kategorilerinde yer alabiliyor.

Dolayısıyla tabelasında “ev yemekleri” yazan bütün işletmeleri resmi kayıtlardan tek kalemde ayırmak kolay değil.

Buna karşılık 2026’daki online restoran listeleri Antalya’nın farklı ilçelerinde çok sayıda ev yemeği işletmesinin aktif olduğunu gösteriyor. Yemek platformlarında yalnızca ev yemeklerine odaklanan işletmelerin yanında, ev yemeği ile mantı, meze, Türk mutfağı veya esnaf lokantası modelini birlikte kullanan işletmeler de bulunuyor.

DİJİTAL PLATFORMLAR EV YEMEĞİ İŞLETMELERİNİ DAHA GÖRÜNÜR HALE GETİRDİ

Geçmişte küçük bir ev yemeği lokantasının müşteri kitlesi büyük ölçüde çevredeki:

esnaf,

ofis çalışanı,

öğrenci,

mahalle sakini

ile sınırlı kalabiliyordu.

Online yemek siparişi ise bu sınırı genişletti.

Örneğin Konyaaltı’ndaki aktif bir ev yemeği işletmesi Yemeksepeti üzerinde binden fazla değerlendirmeye ulaşmış durumda. Menüde çorba, zeytinyağlı, etli yemek, pilav ve salata gibi geleneksel ev yemeği kategorileri bulunuyor. Ağustos 2026 tarihli güncel müşteri yorumları da paket sipariş talebinin devam ettiğini gösteriyor.

Başka Antalya işletmelerinde de sebze yemeklerinden tavuk ve etli tencere yemeklerine, meze ve çorbalara kadar geniş ürün gruplarının online olarak satıldığı görülüyor.

Bu veriler işletme sayısının arttığını tek başına kanıtlamıyor ancak ev yemeği modelinin artık yalnızca fiziksel lokantaya gelen müşteriye bağlı olmadığını gösteriyor.

PAKET SERVİS KÜÇÜK LOKANTANIN MÜŞTERİ ALANINI GENİŞLETİYOR

Küçük ev yemeği işletmeleri açısından paket servis önemli bir değişim yarattı.

Bir lokanta artık yalnızca bulunduğu sokaktaki yaya trafiğine bağımlı kalmadan birkaç kilometrelik çevreden sipariş alabiliyor.

Bu model özellikle:

ofis çalışanları,

evden çalışanlar,

tek yaşayanlar,

öğrenciler,

yemek hazırlamaya zamanı olmayan aileler

için alternatif oluşturuyor.

2026 tarihli Antalya sipariş platformu kayıtlarında ev yemeği işletmelerinin öğle ve akşam saatlerinde düzenli biçimde paket servis sunduğu ve bazı işletmelerde yüzlerce, hatta bini aşan müşteri değerlendirmesi oluştuğu görülüyor.

EV YEMEĞİ NEDEN YENİDEN İLGİ GÖRÜYOR?

Bu modelin birkaç avantajı bulunuyor.

Tüketici açısından aynı öğünde:

çorba,

ana yemek,

pilav veya makarna,

yoğurt veya salata

gibi ürünlere ulaşmak mümkün.

Fast food ağırlıklı seçeneklerle karşılaştırıldığında günlük değişen tencere yemeği menüsü de farklı bir talebe yanıt veriyor.

Antalya’daki güncel işletme örneklerinde mercimek çorbası, nohut, sebze yemekleri, zeytinyağlılar, pilav, mantı ve benzeri geleneksel yemeklerin halen güçlü biçimde sunulduğu görülüyor.

FİYAT AVANTAJI EV YEMEKLERİNİ ÖNE ÇIKARIYOR MU?

Bazı işletmelerde ev yemeği modeli daha uygun fiyatlı öğün alternatifi oluşturabiliyor ancak bütün ev yemeği lokantalarının ucuz olduğunu söylemek mümkün değil.

30 Ağustos 2026’ya yakın güncel Antalya örneklerinde fiyatlar oldukça değişken.

Muratpaşa’daki bir esnaf lokantasında günlük dört çeşit seçmeli menü 190 TL seviyesinde sunulurken başka bir online ev yemeği işletmesinde tek bir etli nohut porsiyonu 240 TL seviyesinde bulunuyor. Bir başka işletmede “ev usulü yemek” içeren menü ise 350 TL seviyesinde.

Dolayısıyla “ev yemeği” tek başına düşük fiyat anlamına gelmiyor.

Kira, personel, et ve sebze maliyeti, porsiyon büyüklüğü ve paket servis komisyonları fiyat üzerinde etkili.

GIDA FİYATLARINDAKİ ARTIŞ KÜÇÜK İŞLETMELERİ ZORLUYOR

Ev yemeği işletmelerinin temel girdilerinin büyük bölümünü gıda oluşturuyor.

TÜİK’e göre Temmuz 2026’da tüketici fiyatları yıllık yüzde 31,75 artarken gıda ve alkolsüz içeceklerde yıllık artış yüzde 37,53 oldu.

Bu oran Antalya’daki lokantaların maliyet artışını birebir göstermiyor.

Ancak et, süt ürünleri, sebze, yağ, bakliyat ve diğer temel ürünlerle çalışan küçük mutfakların karşılaştığı genel maliyet baskısını ortaya koyuyor.

Ev yemeği lokantasının müşteriye uygun fiyat sunmaya çalışmasıyla artan üretim giderleri arasında denge kurması giderek zorlaşabiliyor.

GÜNLÜK MENÜ MODELİ MALİYETİ KONTROL ETMEYİ KOLAYLAŞTIRABİLİR

Ev yemeği işletmelerinin klasik restoranlardan farklılaştığı noktalardan biri sınırlı ve günlük değişen menü.

İşletme bir günde onlarca farklı ürün hazırlamak yerine belirli sayıda:

çorba,

sebze yemeği,

etli yemek,

pilav,

makarna,

salata

üretebilir.

Bu sistem satın alma ve üretim planlamasını kolaylaştırabilir.

Aynı yemekten çok sayıda porsiyon hazırlanması da küçük mutfakta işçilik ve üretim verimliliği sağlayabilir.

Ancak gün sonunda satılmayan yemek gıda firesine dönüşebileceği için müşteri sayısının doğru tahmin edilmesi önemli.

OFİS ÇALIŞANLARI EV YEMEĞİ İŞLETMELERİ İÇİN ÖNEMLİ Mİ?

Özellikle öğle yemeği ticaretinde önemli bir müşteri grubu.

Muratpaşa, Konyaaltı ve Kepez’de hastane, okul, kamu kurumu, sanayi alanı ve ofislerin çevresindeki esnaf lokantaları günlük çalışan nüfusa hizmet verebiliyor.

Bu müşteri kitlesinin temel beklentileri genellikle:

hızlı servis,

doyurucu porsiyon,

günlük değişen seçenek,

öngörülebilir fiyat

etrafında şekilleniyor.

Ev yemeği konseptinin yalnızca turist hareketine bağımlı olmaması da Antalya gibi turizm sezonunun belirgin olduğu bir kentte küçük işletmeye avantaj sağlayabilir.

TURİZM DIŞINDA YEREL MÜŞTERİYE ÇALIŞMAK AVANTAJ MI?

Antalya’daki birçok restoran turizm hareketinden doğrudan etkileniyor.

Ev yemeği ve esnaf lokantası modeli ise büyük ölçüde kentte yaşayan nüfusa hizmet verebiliyor.

Bu durum işletmenin:

kış aylarında da müşteri bulabilmesi,

sezon sonrasında tamamen kapanmaması,

turist sayısındaki dalgalanmaya daha az bağımlı olması

açısından avantaj yaratabilir.

Özellikle konut ve işyeri yoğunluğu yüksek mahallelerde günlük yemek ihtiyacı yıl boyunca devam ediyor.

“ANNE YEMEĞİ” İFADESİ BİR PAZARLAMA MODELİNE DÖNÜŞÜYOR

Güncel restoran isimlerinde ve menü açıklamalarında:

ev yemekleri,

anne yemeği,

ev usulü,

günlük tencere yemeği,

esnaf lokantası

gibi ifadeler sık kullanılıyor.

Bu ifadeler tüketicide evde hazırlanan yemeğe yakınlık, günlük üretim ve geleneksel tarif algısı yaratıyor.

Ancak işletmenin adında “ev yemeği” bulunması, yemeğin gerçekten bir konut mutfağında hazırlandığı anlamına gelmiyor.

Çoğu işletme ruhsatlı ticari mutfakta üretim yapan lokanta niteliğinde.

EVDE YEMEK PİŞİRME HİZMETİ DE AYRI BİR PAZAR OLUŞTURUYOR

Restoran dışında doğrudan müşterinin evinde yemek hazırlayan bireysel hizmet sağlayıcılar da bulunuyor.

Konyaaltı için 2026 tarihli hizmet platformu kayıtlarında haftada birkaç gün eve gelip aile için yemek hazırlayacak kişiler arandığı görülüyor. Bir örnekte iki kişilik ve haftada iki gün yemek hazırlama hizmeti için teklifler alınmış. Nisan ve Şubat 2026 tarihli müşteri değerlendirmelerinde de haftalık evde yemek pişirme hizmetlerinin kullanıldığı görülüyor.

Bu pazar, ruhsatlı ev yemeği lokantalarından farklı.

Kişinin müşterinin kendi mutfağında hizmet vermesi ile kendi evinde ticari gıda üreterek satış yapması hukuken aynı faaliyet değil.

EVDE PİŞİRİP İNTERNETTEN YEMEK SATMAK SERBEST Mİ?

Bu konuda “evde yaptım, sosyal medyadan satıyorum” yaklaşımı tek başına yeterli değil.

Ticari amaçla gıda üretimi, satışı veya toplu tüketimi yapılan faaliyetlerde gıda mevzuatı devreye giriyor.

Tarım ve Orman Bakanlığının güncel kayıt prosedürüne göre gıda üretimi yapan işletmeler ile perakende ve toplu tüketim işletmeleri için İşletme Kayıt Belgesi süreci bulunuyor. Başvurular Gıda İşletmelerinin Kayıt ve Onay İşlemlerine Dair Yönetmelik kapsamında yürütülüyor.

Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü bünyesinde Gıda ve Yem Şube Müdürlüğü de bu alandaki resmi birimler arasında.

EV YEMEĞİ LOKANTASININ GIDA KAYDI OLMALI MI?

Gıda işletmeleri faaliyet türlerine göre kayıt veya onay süreçlerine tabi.

Tarım ve Orman Bakanlığının güncel prosedüründe gıda üretimi, gıda satışı ve toplu tüketim işletmeleri için işletme kayıt sistemi uygulanıyor. E-Devlet üzerinde de “Gıda Üretim, Satış ve Toplu Tüketim İşletmeleri İçin İşletme Kayıt Belgesi” hizmeti bulunuyor.

Konyaaltı Kaymakamlığının Ağustos 2026’da güncellenen İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü hizmet standartlarında da üretim yerleri ile satış ve toplu tüketim yerleri için işletme kayıt belgesi süreçleri ayrı ayrı belirtiliyor. Hazır yemek, tabldot ve meze üretimi yapan bazı işletmeler için ayrıca mesleki belge şartları bulunabiliyor.

Dolayısıyla ticari ev yemeği satışı yapan işletmenin gıda güvenliği yükümlülükleri bulunuyor.

HİJYEN KÜÇÜK İŞLETMELERDE DE AYNI DERECEDE ÖNEMLİ

İşletmenin küçük olması gıda güvenliği sorumluluğunu ortadan kaldırmıyor.

Yemek üretiminde:

çiğ ve pişmiş ürünlerin ayrılması,

uygun sıcaklıkta saklama,

soğuk zincirin korunması,

personel hijyeni,

temiz su kullanımı,

haşere kontrolü,

gıdanın izlenebilirliği

gibi temel kurallar önem taşıyor.

Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü de gıda işletmeleri için farklı sektörlere yönelik iyi hijyen uygulamaları rehberlerini yayımlıyor.

Tüketiciler gıdayla ilgili ihbar ve şikâyetlerini Alo 174 Gıda Hattı üzerinden bildirebiliyor. Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün güncel iletişim sayfasında da 174 resmi ihbar hattı olarak gösteriliyor.

KADIN GİRİŞİMCİLER EV YEMEĞİ PAZARINDA ÖNE ÇIKIYOR MU?

Gıda üretimi, Antalya’daki kadın girişimciliği ve kadın kooperatiflerinde öne çıkan alanlardan biri.

Antalya’da kadın girişimcilerin hizmet, perakende, gıda üretimi ve tarımsal ürünlerin işlenmesi gibi sektörlerde yoğunlaştığı görülüyor.

Kadın kooperatiflerinde de:

erişte,

mantı,

tarhana,

reçel,

salça,

turşu,

pekmez,

unlu mamuller

gibi ev tipi üretimle ilişkilendirilen gıda grupları önemli yer tutuyor.

Ancak kooperatiflerde paketli yöresel gıda üretiminin artması ile kentte açılan ev yemeği lokantalarının sayısının artması aynı gösterge değil.

MURATPAŞA’DA KADIN KOOPERATİFLERİ 20’DEN 41’E ÇIKTI

Gıda üretiminin küçük ölçekli girişimciliğe dönüşmesini gösteren en somut yerel örneklerden biri Muratpaşa Belediyesi Kadın Kooperatifleri Ürün Satış Mağazası.

Mağaza Eylül 2022’de 20 kadın kooperatifiyle faaliyete başladı.

Ağustos 2026 itibarıyla mağazada 41 kadın kooperatifinin ürünleri satılıyor.

Temmuz ayında bin 278 ürün satılırken 313 bin 718 TL gelir doğrudan üretici kooperatiflere aktarıldı. En çok ilgi gören ürün grubu ise doğal gıda ürünleri oldu.

2026’nın ilk altı ayında aynı mağazada 8 bin 548 ürün satılarak kooperatiflere 3 milyon 135 bin TL gelir sağlandı.

Bu veri doğrudan lokanta sayısını göstermese de küçük ölçekli gıda üretiminin ekonomik kanallarının genişlediğini ortaya koyuyor.

KOOPERATİFLERDE GIDA ÜRETİMİ NEDEN ÖNE ÇIKIYOR?

Ev tipi üretim bilgisi ticari ürüne dönüştürülebiliyor.

Özellikle:

tarhana,

erişte,

mantı,

reçel,

turşu,

sirke,

pekmez

gibi ürünlerde üretime giriş için büyük restoran yatırımları gerekmeyebiliyor.

Kooperatif modeli ayrıca üretim, ambalajlama ve satış giderlerinin paylaşılmasına imkân sağlayabiliyor.

Antalya Ticaret İl Müdürlüğü ve BAKA’nın 2026 projesinde merkez ilçeler ile Gazipaşa, Kaş ve Manavgat’taki sekiz pilot kadın kooperatifinin markalaşma, pazarlama ve mikro ihracat kapasitesinin geliştirilmesi hedefleniyor.

Bu gelişme küçük gıda üretiminin yalnızca mahalle satışından dijital ve daha geniş pazarlara taşınmaya çalışıldığını gösteriyor.

KÜÇÜK BİR EV YEMEĞİ İŞLETMESİ NEDEN GİRİŞİMCİYE CAZİP GELEBİLİR?

Büyük restoranla karşılaştırıldığında daha sınırlı menüyle çalışılması bazı başlangıç maliyetlerini azaltabilir.

Küçük bir işletmede:

az sayıda masa,

günlük belirli yemekler,

öğle servisi ağırlıklı çalışma,

paket servis,

sınırlı personel

modeli uygulanabilir.

Antalya’daki güncel ticari ilanlarda yaklaşık 35 metrekare büyüklüğündeki ev yemeği konseptli işletmelerin de faaliyet gösterdiği görülüyor. Fener bölgesindeki 2026 tarihli bir devir ilanında yaklaşık 35 metrekarelik işletmenin Yemeksepeti, Getir, Trendyol ve Migros gibi online kanallarda aktif olduğu belirtiliyor.

Bu bir piyasa ortalaması değil, tek bir işletme örneği.

Ancak dijital sipariş modelinin küçük metrekareli işletmelerin daha geniş müşteri kitlesine ulaşabilmesini sağladığını gösteriyor.

BULUT MUTFAK BENZERİ MODELLER EV YEMEĞİNİ DEĞİŞTİRİYOR MU?

Bazı işletmelerde müşterinin oturacağı geniş restoran alanı yerine üretim ve paket servise odaklanan modeller gelişiyor.

Böyle bir işletmede:

yüksek cadde cephesi,

çok sayıda masa,

geniş servis personeli

ihtiyacı azalabilir.

Buna karşılık online platform komisyonu, paketleme ve kurye giderleri öne çıkıyor.

Antalya’daki 2026 tarihli bazı ticari işletme ilanlarında yemeklerin merkezi üretim tesisinden hazırlanmış olarak küçük satış noktasına ulaştırıldığı ve sipariş platformları üzerinden satış yapıldığı modeller de görülüyor.

Bu model klasik “sabah mutfağa girip tencere yemeği hazırlayan mahalle lokantası” modelinden farklı.

EV YEMEĞİ İŞLETMELERİNİN EN BÜYÜK GİDERİ NE?

İşletmeden işletmeye değişmekle birlikte önemli maliyetler arasında:

gıda,

kira,

personel,

elektrik ve doğal gaz,

paketleme,

POS komisyonu,

online sipariş platformları,

kurye,

vergi ve muhasebe

bulunuyor.

Gıda fiyatlarının Temmuz 2026’da yıllık yüzde 37,53 artmış olması özellikle günlük yemek üretimini doğrudan etkileyebilecek genel ekonomik baskılardan biri.

Ev yemeği işletmesi fiyatı çok yükselttiğinde müşterinin evden yemek getirme veya daha ucuz alternatif arama ihtimali artarken fiyatı düşük tuttuğunda işletmenin kâr marjı daralabiliyor.

EV YEMEĞİ İŞLETMELERİNİN EN BÜYÜK RAKİBİ KİM?

Rakip yalnızca başka lokantalar değil.

Küçük ev yemeği işletmeleri;

fast food zincirleri,

dönerciler,

marketlerin hazır yemek reyonları,

online yemek markaları,

belediyelerin sosyal tesisleri ve kent lokantaları,

işyeri yemekhaneleri

ile de aynı öğle yemeği bütçesi için rekabet ediyor.

Antalya’da 2026 yılında ekonomik yemek seçenekleri içerisinde belediye sosyal tesisleri ve esnaf lokantalarının birlikte öne çıkması fiyat rekabetinin güçlü olduğunu gösteriyor.

Bu nedenle küçük işletmelerin rekabet alanı çoğu zaman “evde yapılmış gibi günlük yemek + hızlı servis + uygun fiyat” üçgeninde şekilleniyor.

HER YENİ EV YEMEĞİ İŞLETMESİ AYAKTA KALABİLİYOR MU?

Hayır.

Yeni işletme açılması kadar kapanmalar da piyasanın bir parçası.

Antalya’da geçmişte faaliyet gösteren bazı ev yemeği işletmelerinin artık kapalı olduğuna ilişkin dijital kayıtlar bulunuyor.

Türkiye genelindeki esnaf verileri de 2026’da küçük işletmeler açısından kolay bir yıl yaşanmadığını gösteriyor.

TESK verilerine göre Ocak-Mayıs 2026 döneminde Türkiye genelinde açılan esnaf işyeri sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9,66 azalarak 121 bin 261’e gerilerken kapanan işyeri sayısı yüzde 8,13 artarak 53 bin 88’e çıktı.

Bu Türkiye geneli veri; Antalya veya yalnızca lokanta sektörüne ait değil.

Ancak “küçük işletmeler hızla çoğalıyor” şeklinde genel bir ekonomik tablo çizmenin de doğru olmadığını gösteriyor.

EV YEMEĞİ İŞLETMELERİNİN GELECEĞİNİ NE BELİRLEYECEK?

En önemli unsur sürdürülebilir fiyat-kalite dengesi.

Tüketici günlük olarak dışarıdan yemek yiyecekse:

fiyat,

porsiyon,

lezzet,

hijyen,

hız,

çeşitlilik

birlikte önem kazanıyor.

İşletme açısından ise yalnızca yoğun müşteri trafiği yeterli değil.

Gıda ve personel giderlerinden paket servis komisyonlarına kadar tüm maliyetlerden sonra işletmenin sürdürülebilir kâr bırakması gerekiyor.

Bu nedenle küçük ev yemeği işletmelerinin sayısı kadar ne kadarının birkaç yıl boyunca faaliyette kalabildiği daha anlamlı bir gösterge.

ANTALYA’DA EV YEMEKLERİ YAPAN KÜÇÜK İŞLETMELER ÇOĞALIYOR MU?

30 Ağustos 2026 itibarıyla bu soruya kesin bir “evet” demeyi sağlayacak Antalya geneli resmi işletme serisi bulunmuyor.

Antalya’da yalnızca ev yemekleri konseptiyle faaliyet gösteren işletmelerin 2024, 2025 ve 2026 sayılarını karşılaştıran kamuya açık bir istatistik yayımlanmış değil.

Ancak pazarda üç önemli gelişme görülüyor.

Birincisi, Antalya’nın farklı ilçelerinde ev yemeği ve esnaf lokantası konseptli işletmeler dijital sipariş platformlarında belirgin biçimde görünür durumda. Bazı işletmeler bini aşkın online müşteri değerlendirmesine ulaşmış durumda.

İkincisi, küçük ölçekli gıda üretimi kadın girişimciliği ve kooperatifler üzerinden genişliyor. Muratpaşa’daki satış mağazasında temsil edilen kadın kooperatifi sayısının 2022’de 20’den 2026’da 41’e yükselmesi ve gıda ürünlerinin satışlarda ilk sırada olması bunun somut örneklerinden biri.

Üçüncüsü, paket servis küçük işletmelerin geniş restoran alanına ihtiyaç duymadan müşteri kitlesini büyütebilmesini sağlıyor. Bu durum ev yemeği modeline giriş için yeni ticari seçenekler yaratıyor.

Buna karşılık artan gıda fiyatları, kira, personel ve dijital satış maliyetleri işletmeler üzerinde ciddi baskı yaratıyor. Türkiye genelinde 2026’nın ilk beş ayında yeni esnaf işyeri açılışlarının gerilemiş olması da küçük işletmeler açısından ekonomik koşulların kolay olmadığını gösteriyor.

Sonuç olarak Antalya’da “ev yemeği” konsepti büyüyen ve dijitalleşen bir pazar olarak daha görünür hale geliyor; ancak mevcut kamu verileri işletme sayısının gerçekten ve sürekli biçimde arttığını kanıtlamaya yetmiyor. Daha sağlıklı bir değerlendirme için Antalya’daki lokanta ve hazır yemek işletmelerinin faaliyet türlerine göre yıllık açılış-kapanış verilerinin yayımlanması gerekiyor.