
Antalya’da fırtına sonrası hasar tespiti; konut, sera, tarım alanı ve sigortalı mallarda farklı kurum ve eksperler tarafından yürütülüyor.
Antalya’da kuvvetli rüzgâr, fırtına ve hortumların ardından çatı uçması, dış cephe hasarı, devrilen ağaçlar, zarar gören araçlar ve özellikle seralarda meydana gelen yıkımlar hasar tespit sürecini gündeme getiriyor.
Fırtına sonrası tek bir “hasar tespit kurumu” bulunmuyor. Yapının afet nedeniyle gördüğü yapısal hasar ile sigorta şirketinin maddi zarar hesabı aynı işlem değil. Tarım alanlarında İl ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüklerinin saha tespitleri yapılırken TARSİM sigortalı seralarda ayrıca kendi eksperini görevlendiriyor.
Antalya’da bunun yakın tarihli örneği Ocak 2026’da yaşandı. Aksu, Demre, Kumluca, Manavgat ve farklı ilçelerde aşırı yağış, fırtına ve hortumların ardından seralar, işletmeler, tekneler ve bazı yapılarda hasar meydana geldi. Antalya Valiliği, AFAD, Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ve diğer kurumların sahada hasar tespit çalışması yürüttüğünü açıkladı.
Fırtına sonrası ilk olarak ne yapılmalı?
Hasar tespitinden önce can güvenliği geliyor.
Fırtınanın ardından;
çatısı kısmen kopmuş,
duvar veya dış cephesinde düşme tehlikesi bulunan,
elektrik tesisatı zarar görmüş,
ağaç veya direk devrilmiş,
camları kırılmış,
taşıyıcı sisteminde şüpheli deformasyon bulunan
bir yapıya kontrolsüz şekilde girilmemesi gerekiyor.
Hasarlı çatının üzerine çıkarak fotoğraf çekmek veya gevşek malzemeleri fırtına devam ederken toplamaya çalışmak yeni yaralanmalara yol açabilir.
Acil tehlike bulunması halinde öncelikle ilgili acil müdahale ekiplerine bildirim yapılması gerekiyor. Maddi hasarın ayrıntılı kaydı güvenli koşullar sağlandıktan sonra oluşturulmalı.
Hasarın fotoğrafını çekmek neden önemli?
Fırtına sonrasında mümkünse onarım veya temizlik başlamadan önce mevcut durumun belgelenmesi yararlı.
Fotoğraf ve videolarda yalnızca hasarlı parçanın yakın görüntüsü değil, hasarın bulunduğu yapının veya alanın genel görünümü de kaydedilebilir.
Örneğin;
uçan çatı kaplaması,
kırılan pencere,
devrilen güneş paneli,
zarar gören tabela,
sera örtüsündeki yırtılma,
bükülen sera konstrüksiyonu,
hasar gören ürünler,
devrilen ağaç ve araç üzerindeki zarar
farklı açılardan kayda alınabilir.
Sigorta veya kamu tespitinde hangi belgelerin kabul edileceği ilgili sürece göre değişiyor. Fotoğraf çekmek resmi eksper veya teknik ekip incelemesinin yerine geçmiyor.
Binalarda resmi hasar tespitini kim yapıyor?
Afet nedeniyle bina ve bina türü yapılarda meydana gelen hasarın resmi olarak değerlendirilmesine ilişkin sistem 2025 yılında yeni bir yönetmelikle düzenlendi.
22 Haziran 2025 tarihli düzenleme; afet nedeniyle binalarda meydana gelen hasarın gözlemsel yöntemler ve teknik verilerle tespit edilmesini, hasar tespit ekiplerini, derecelendirmeleri, resmi belgeleri, sonuçların bildirilmesini ve gerekli durumlarda boşaltma veya yıkım süreçlerini kapsıyor.
AFAD bünyesinde de afet sonrası bina hasar tespitinin yürütülmesini sağlamak ve sonuçlarını değerlendirmek Barınma ve Yapım İşleri Genel Müdürlüğünün görevleri arasında bulunuyor.
Sahadaki çalışmalar afetin kapsamına göre Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, AFAD, valilik ve görevlendirilen teknik ekiplerin koordinasyonunda yürütülebiliyor.
Resmi hasar tespiti sigorta eksperiyle aynı şey mi?
Hayır.
Bu ayrım fırtına sonrasında en sık karıştırılan konulardan biri.
Afet sonrası bina hasar tespitinde amaç, afetin yapıya verdiği fiziksel hasarı belirlemek ve yapının hasar derecesini resmi süreç açısından değerlendirmek.
Sigorta eksperi ise poliçenin kapsamına giren maddi zararı, onarım maliyetini ve ödenecek tazminata esas bilgileri değerlendiriyor.
Dolayısıyla resmi ekip tarafından yapılan bina hasar tespitinde belirlenen sonuç ile sigorta şirketinin hazırladığı eksper raporu farklı amaçlara hizmet ediyor.
AFAD’ın tanımına göre yapı hasar tespiti, afet sonrasında teknik ekiplerin önceden belirlenen standartlara göre yapıda meydana gelen hasarı ve yapının kullanımına ilişkin durumu değerlendirmesi anlamına geliyor.
Hasar tespiti binanın depreme dayanıklı olduğunu gösterir mi?
Hayır.
Afet sonrasında gerçekleştirilen hasar tespiti, yapının belirli bir olay nedeniyle aldığı hasarı inceliyor.
Örneğin fırtınada çatısı, dış cephesi veya başka yapı elemanları zarar görmüş bir binada yapılan değerlendirme, binanın gelecekte meydana gelebilecek bütün afetlere karşı güvenli olduğunu gösteren kapsamlı bir performans analizi değil.
Bu nedenle “az hasarlı” veya “hasarsız” şeklindeki afet sonrası değerlendirmeyle deprem performans analizi, riskli yapı incelemesi veya ayrıntılı statik rapor birbirine karıştırılmamalı.
Fırtınada yalnızca çatı zarar gördüyse ne yapılır?
Antalya’da fırtına sonrasında en sık görülebilen yapı zararlarından biri çatı kaplamalarının uçması veya taşıyıcı çatı elemanlarının zarar görmesi.
Hasarın yalnızca birkaç kiremitten oluştuğu düşünülse bile çatının güvenli olduğundan emin olunmadan üzerine çıkılmamalı.
Çatı;
kısmen çökmüşse,
taşıyıcı elemanları eğilmişse,
duvar bağlantıları ayrılmışsa,
su binaya yoğun şekilde girmişse,
çatı parçaları çevreye düşme riski oluşturuyorsa
uzman incelemesi gerekebilir.
Apartmanlarda hasar ortak çatı veya cephedeyse apartman yönetiminin de sürece dahil olması gerekiyor.
Antalya’da resmi başvuru nasıl yapılabilir?
Afet sonrasında başvuru yöntemi olayın kapsamına ve Valilik tarafından oluşturulan çalışma düzenine göre değişebiliyor.
Antalya Valiliğinin Açık Kapı sistemi üzerinden de kamu kurumlarına talep ve başvurular iletilebiliyor. Açık Kapı başvuruları valilik ve kaymakamlıklardaki birimlerden, internet üzerinden, mobil uygulamadan veya e-Devlet aracılığıyla yapılabiliyor.
Büyük bir afet sonrasında ise hangi mahallelerde hasar tespit başvurusu alınacağı, başvuru süresi ve sonuçların nasıl ilan edileceği Valilik, AFAD veya ilgili kamu kurumlarının ayrıca yayımladığı duyurular üzerinden takip edilmeli.
Hasar tespit sonucuna itiraz edilebilir mi?
Afet sonrası resmi bina hasar tespitinde itiraz süreci bulunuyor.
AFAD sisteminde hasar değerlendirme süreci; afet etkisinin belirlenmesi, kesin hasar tespiti ve gerektiğinde itiraz hasar tespit çalışmalarından oluşuyor.
Kesin hasar tespit sonuçlarının ilan edildiği afetlerde başvuru ve itiraz takvimi ilgili duyuruda açıklanıyor.
Bu nedenle afet sonrasında yalnızca ilk incelemeyi takip etmek yeterli değil. Sonuçların ilan edilip edilmediği ve varsa itiraz süresi de kontrol edilmeli.
Antalya’da tarım alanlarındaki fırtına hasarını kim tespit ediyor?
Antalya açısından fırtına hasarının en önemli bölümlerinden biri tarım.
Aksu, Serik, Manavgat, Kumluca, Demre ve Finike gibi yoğun örtü altı üretim yapılan ilçelerde kuvvetli rüzgâr ve hortumlar;
sera örtüsünü,
metal konstrüksiyonu,
sulama sistemini,
ısıtma ve elektrik altyapısını,
sera içerisindeki ürünü
aynı anda etkileyebiliyor.
Ocak 2026’daki fırtına ve hortumların ardından Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri Aksu, Kumluca ve Manavgat dahil etkilenen bölgelerde saha incelemesi yaparak zarar gören tarım alanları ve üretim tesislerini kayıt altına aldı.
Kamu tarım hasar tespiti ile TARSİM tespiti aynı mı?
Hayır.
İl veya İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün afet sonrasında yaptığı tespit, bölgede meydana gelen tarımsal zararın belirlenmesi ve kamu tarafından yürütülebilecek destek çalışmalarına veri oluşturulması açısından önemli.
TARSİM sigortalı üreticinin hasarı ise ayrı bir sigorta işlemi.
TARSİM eksperi poliçeyi ve teminat kapsamındaki zararı inceliyor.
Ocak 2026’da Antalya’daki afet alanlarını ziyaret eden heyette TARSİM Genel Müdürü de yer aldı; üreticilere sigorta süreçleri ve hasar tespiti hakkında bilgi verildi.
Sera fırtınada zarar görürse TARSİM’e ne zaman bildirim yapılmalı?
TARSİM Sera Sigortasında süre kısa.
TARSİM’in güncel bilgisine göre sigortalı üretici, teminat kapsamında bir olay meydana geldiğini öğrendiği tarihten itibaren en geç 24 saat içerisinde hasar ihbarı yapabiliyor.
İhbar;
ALO TARSİM 172,
TARSİM Mobil,
TARSİM internet sitesindeki poliçe sorgulama ve hasar ihbar ekranı,
acente
üzerinden gerçekleştirilebiliyor.
Hasarı daha sonra TARSİM tarafından görevlendirilen eksper inceliyor. Hasar dosyasının tamamlanmasının ardından kesinleşen tazminatın en geç 30 gün içerisinde banka üzerinden ödenmesi öngörülüyor.
Sera sigortası fırtına ve hortumu kapsıyor mu?
TARSİM’in 2026 sisteminde risk değerlendirmesi sonucunda sigortaya kabul edilen seraların örtüsü, iskeleti, teknik donanımı ve içerisindeki üründe fırtına ve hortumun doğrudan neden olduğu zararlar teminat kapsamına alınabiliyor.
Teminatlar arasında ayrıca;
dolu,
yangın,
deprem,
sel ve su baskını,
heyelan,
kar ağırlığı,
taşıt çarpması
gibi riskler bulunuyor.
Ancak tazminat hesabında esas olan sigortalının kendi poliçesi ve poliçede yer alan şartlar.
Bu nedenle “TARSİM’im var” demek tek başına bütün zararların aynı oranla karşılanacağı anlamına gelmiyor.
TARSİM eksperi gelmeden sera onarılmalı mı?
Can ve mal güvenliği açısından acil müdahale gereken durumlar hariç, sigortalı üreticinin eksper incelemesini zorlaştıracak değişiklikler yapmadan önce TARSİM ile iletişime geçmesi daha doğru.
Örneğin fırtına sonrasında;
sera örtüsünün tamamının sökülmesi,
hasarlı konstrüksiyonun kaldırılması,
ürünün sökülmesi,
enkazın tamamen temizlenmesi
hasarın ilk durumunun görülmesini zorlaştırabilir.
Bununla birlikte kırılmış parçaların düşme tehlikesi oluşturması veya yeni yağış nedeniyle hasarın büyümesi gibi acil durumlarda güvenlik önlemleri geciktirilmemeli.
İzlenecek yöntem hasar ihbarından sonra TARSİM veya ilgili eksperle koordine edilmeli.
Açık alandaki tarım ürünü zarar gördüyse süre farklı mı?
Evet.
Bitkisel Ürün Sigortasında sera sigortasından farklı bir hasar ihbar süresi bulunuyor.
TARSİM’in güncel açıklamasına göre bitkisel ürünlerde don dışındaki hasarlar için ihbar süresi olay tarihinden itibaren 15 günü aşmamalı. Don hasarında ise üst sınır 10 gün.
Fırtına ve hortum, Bitkisel Ürün Sigortasında teminat kapsamına girebilen riskler arasında bulunuyor. Hasarı yine TARSİM tarafından görevlendirilen eksper değerlendiriyor.
Sera sigortasındaki 24 saatlik süre ile açık alandaki bitkisel ürün sigortasının sürelerinin birbirine karıştırılmaması gerekiyor.
Sigortasız sera zarar görürse hasar tespiti yapılır mı?
TARSİM eksper tespiti sigortalı poliçeye bağlı.
Ancak büyük bir afetin ardından kamu kurumları bölgedeki toplam tarımsal zararı belirlemek amacıyla sigortadan bağımsız saha tespitleri gerçekleştirebilir.
Antalya’da Ocak 2026’daki fırtına ve hortumların ardından Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ekiplerinin zarar gören tarım alanlarını ve üretim tesislerini ayrıntılı biçimde kayıt altına aldığı açıklandı.
Bu kayıt otomatik olarak belirli miktarda ödeme yapılacağı anlamına gelmiyor.
Afet sonrasında herhangi bir destek programının uygulanıp uygulanmayacağı ayrıca alınan kararlar ve açıklanan şartlara bağlı.
Araç fırtınada zarar görürse süreç nasıl işler?
Fırtınada araç üzerine;
ağaç,
çatı parçası,
tabela,
direk,
başka bir cisim
düşebilir veya dolu ve su baskını nedeniyle zarar oluşabilir.
Araçta sigorta bulunuyorsa olayın mümkün olduğu kadar kısa sürede sigorta şirketine bildirilmesi ve poliçedeki doğal afet teminatlarının kontrol edilmesi gerekiyor.
Araç hasarında sigorta şirketinin eksper süreci, kamu tarafından yürütülen bina hasar tespitinden ayrı.
Poliçeler arasındaki teminatlar farklılaşabildiği için yalnızca aracın kaskolu olması üzerinden “fırtına hasarının tamamı karşılanır” sonucuna varılmamalı.
SEDDK, kasko ve diğer mal sigortalarının genel şartlarını ayrı düzenlemeler altında yayımlıyor.
Aracın üzerine belediyeye ait ağaç düşerse ne olur?
Burada hasar tespitinden sonra sorumluluk konusu ayrı bir hukuki değerlendirmeye dönüşebilir.
Bir ağacın yalnızca şiddetli fırtına nedeniyle devrilmesi ile uzun süredir tehlike oluşturduğu halde gerekli bakımın yapılmadığı iddiası aynı durum değil.
Bu tür olaylarda;
fotoğraf,
olay yeri kaydı,
sigorta eksper raporu,
resmi tutanaklar,
onarım faturaları
sonradan yapılacak değerlendirmede önem kazanabilir.
Kimin sorumlu olduğu olayın özelliklerine göre belirlenir; her kamu alanındaki ağaç devrilmesinde otomatik olarak belediyenin tazminat sorumluluğu doğduğu söylenemez.
İş yerindeki hasar nasıl kayıt altına alınmalı?
İş yerlerinde fırtına;
tabela,
tente,
vitrin,
çatı,
depo,
makine,
stok,
elektronik cihaz
zararına yol açabilir.
Sigortalı işletmelerin poliçelerindeki fırtına ve diğer doğal afet teminatlarını kontrol ederek sigorta şirketine bildirim yapması gerekiyor.
Hasar alanına müdahale edilmeden önce güvenli biçimde fotoğraf ve video kaydı alınması, zarar gören stokların ve ekipmanın listelenmesi ve varsa faturaların saklanması ilerleyen eksper sürecinde yararlı olabilir.
Bina sahibi ile iş yeri kiracısının zararları da birbirinden ayrılmalı. Örneğin çatının hasarı bina sahibini, içerideki işletme ekipmanının zararı ise kiracı işletmenin sigorta poliçesini ilgilendirebilir.
Fırtına elektrik tesisatını etkilediyse ne yapılmalı?
Çatı uçması veya yoğun yağış sonrasında binaya su girmişse elektrik sisteminde görünmeyen tehlikeler oluşabilir.
Islak elektrik panosu, kopmuş kablo veya su basmış prizlere müdahale edilmemeli.
Hasar tespitinden önce sistemin güvenli hale getirilmesi gerekebilir.
Benzer şekilde fırtınada dışarıdaki elektrik kabloları kopmuşsa kabloya veya temas ettiği metal parçalara yaklaşılmaması gerekiyor.
Hasarlı bina hemen tamir edilebilir mi?
Küçük ve güvenliği etkilemeyen zararlarla yapısal hasar şüphesi bulunan durumlar birbirinden ayrılmalı.
Kırılmış bir pencerenin geçici olarak kapatılmasıyla taşıyıcı sistemi zarar görmüş bir çatının tamamen sökülmesi aynı müdahale değil.
Resmi afet hasar tespit çalışmasının yürütüldüğü bir bölgede yapı üzerinde büyük değişiklik yapılmadan önce ilgili kurumların açıklamalarının takip edilmesi gerekiyor.
Sigortalı yapılarda da kapsamlı onarım başlamadan önce sigorta şirketi ve gerekiyorsa eksperle görüşülmesi, zararın tespit edilebilmesi açısından önem taşıyor.
Hasarı büyümekten korumak gerekiyor mu?
Evet.
Hasar tespit sürecinin beklenmesi, yapının veya malın daha fazla zarar görmesine izin verilmesi anlamına gelmiyor.
Örneğin çatısı açılan binada yeni yağmurun içeri girmesini önlemek amacıyla güvenli geçici örtü oluşturulması veya kırılan vitrinin çevresinin güvenlik şeridiyle kapatılması gerekebilir.
Ancak yapılan geçici müdahalelerin önceki hasarı tamamen ortadan kaldırmaması ve mümkünse işlem öncesi durumun belgelenmesi yararlı.
Fırtınadan sonra hangi belgeler saklanmalı?
Hasarın türüne göre ihtiyaç değişse de aşağıdaki kayıtlar yararlı olabilir:
Hasarın fotoğraf ve videoları
Olay tarihi ve yaklaşık saati
Taşınmazın açık adresi
Zarar gören malzemelerin listesi
Onarım teklifleri ve faturalar
Sigorta poliçesi
TARSİM poliçesi
Tarım arazisinin veya seranın kayıt bilgileri
Eksper ve resmi ekiplerin verdiği belgeler
Başvuru numaraları
Yapılan geçici onarımın faturaları
Bu belgelerin tamamı her süreçte zorunlu değil. İlgili kurum veya sigorta şirketinin talep ettiği belgeler esas alınmalı.
Meteoroloji kaydı gerekli mi?
Fırtına hasarının sigorta yönünden değerlendirilmesinde olayın gerçekleştiği yerdeki meteorolojik koşullar önem taşıyabilir.
Ancak yurttaşın her durumda kendi başına Meteoroloji raporu temin etmesi gerektiği söylenemez.
Sigorta şirketi veya eksper gerekli görürse meteorolojik kayıtları süreç içerisinde değerlendirebilir.
Özellikle lokal hortum ve çok kuvvetli rüzgâr olaylarında saha emareleri, çevredeki diğer zararlar ve meteorolojik veriler birlikte ele alınabilir.
Antalya’da 2026’daki fırtınada hangi alanlarda hasar oluştu?
Ocak 2026’nın sonunda Antalya’da yaşanan aşırı yağış, fırtına ve hortumlar hasar tespitinin kent açısından neden önemli olduğunu gösterdi.
Antalya Valiliğinin açıklamasına göre Aksu’nun Kumköy ve Kundu mahallelerinde Aksu Çayı Balıkçı Barınağı, tekneler, seralar ve işletmeler zarar gördü.
Kaş’ta bazı evlerin çatıları uçarken Demre ve Kumluca’daki seralarda ciddi hasar meydana geldi. Manavgat’ta ise bir konteyner devrilmesi sonucu bir kişi yaralandı.
Valilik, ekiplerin zarar ve hasarları tek tek tespit ettiğini açıkladı.
Demre ve Kumluca’da hasar nasıl tespit edildi?
28 Ocak 2026’da Antalya Valiliği Demre ve Kumluca’daki afet alanlarında devam eden çalışmalara ilişkin açıklama yaptı.
Tarım alanları, seralar, işletmeler ve çeşitli yapılardaki hasarların incelendiği; AFAD, Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ile diğer kurumların sahada çalışma yürüttüğü bildirildi.
İki gün sonra Tarım ve Orman Bakanlığından gelen heyet de Aksu, Kumluca ve Manavgat’taki zarar gören seralarda inceleme yaptı. Üreticilere sigorta süreçleri, hasar tespiti ve olası destek mekanizmaları hakkında bilgi verildi.
Bu uygulama Antalya’da büyük meteorolojik afetlerden sonra farklı hasar türleri için birden fazla kurumun aynı anda sahada çalışabildiğini gösteriyor.
Hasar tespitinin tamamlanması yardım alınacağı anlamına gelir mi?
Hayır.
Bu ayrım da önemli.
Hasarın kayıt altına alınması, ilgili kişinin otomatik olarak belirli bir kamu yardımı veya sigorta tazminatı alacağı anlamına gelmiyor.
Kamu yardımlarında;
afetin kapsamı,
alınan kararlar,
başvuru şartları,
zararın niteliği,
ilgili destek programı
belirleyici.
Sigorta tarafında ise poliçenin teminatları, muafiyetleri ve eksper raporu esas alınıyor.
TARSİM’de de tazminat hesabı yapılan hasar tespiti sonucuna ve poliçe şartlarına göre gerçekleştiriliyor.
Fırtına sonrası en sık yapılan hata ne?
En önemli hatalardan biri bütün hasar türlerini aynı başvuru sistemi içerisinde değerlendirmek.
Örneğin;
bina hasarı için resmi afet hasar tespiti,
sera için Tarım Müdürlüğünün saha kaydı,
TARSİM sigortası için TARSİM eksperi,
araç için kasko eksperi,
iş yeri için ilgili mal sigortası
ayrı süreçler olabilir.
Bir kuruma yapılan başvuru diğer bütün süreçlerin otomatik olarak başlatıldığı anlamına gelmeyebilir.
Özellikle sigortalı kişiler ayrıca kendi sigorta kuruluşlarına zamanında ihbarda bulunmalı.
Antalya’da fırtına sonrası hasar tespiti nasıl yapılır?
Antalya’da fırtına sonrası uygulanacak yol, hasarın türüne göre değişiyor.
Binada çatı, cephe veya başka yapı elemanları zarar gördüyse önce güvenlik sağlanmalı. Olay geniş çaplı bir afet olarak değerlendirilmiş ve resmi hasar tespit süreci başlatılmışsa AFAD, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Valilik ve görevlendirilen teknik ekiplerin duyuruları takip edilmeli. Afet sonrası bina hasar tespitinin usul ve esasları 2025 yılında yürürlüğe giren yönetmelikle düzenlenmiş durumda.
Tarım ve sera zararlarında İl ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüklerinin afet tespit çalışmaları ayrı yürütülebiliyor. Antalya’da Ocak 2026’daki fırtına ve hortumların ardından Aksu, Demre, Kumluca ve Manavgat dahil farklı ilçelerde bu yöntem uygulandı.
TARSİM sigortalı bir sera zarar gördüyse hasarın öğrenilmesinden itibaren en geç 24 saat içinde ihbar yapılması gerekiyor. Açık alandaki Bitkisel Ürün Sigortasında ise don dışındaki risklerde ihbar süresi 15 günü aşmamalı. Her iki durumda da sigorta hasarını TARSİM tarafından görevlendirilen eksper değerlendiriyor.
Araç, iş yeri ve konut sigortalarında ise poliçeyi düzenleyen sigorta şirketine ayrıca bildirim yapılması gerekiyor. Resmi afet tespitinin sigorta eksper raporunun yerine geçmediği unutulmamalı.
Fırtına sonrası en doğru yaklaşım; can güvenliğini sağlamak, zarar büyümeden gerekli geçici önlemleri almak, hasarı güvenli biçimde belgelemek ve zarar türüne göre ilgili kamu kurumu ile sigorta kuruluşuna ayrı ayrı başvurmak.





