Antalya’da kent merkezinde tabelalar görsel kirlilik yaratıyor mu?

antalya tabela kirliliği antalya tabela kirliliği
Görsel: Yapay zeka tarafından üretilmiştir.

Antalya’da işyeri tabelaları belirli ölçü ve izin kurallarına tabi. Yoğun ve kuralsız uygulamalar ise kent estetiği tartışmasını büyütüyor.

Antalya’nın kent merkezinde aynı bina cephesinde farklı büyüklük, renk ve aydınlatmaya sahip çok sayıda işyeri tabelasına rastlamak mümkün. Özellikle ticaretin yoğun olduğu caddelerde tabelalara afişler, dubalar, totemler ve geçici reklam uygulamaları da eklendiğinde yapıların mimari özellikleri geri planda kalabiliyor.

Ancak Antalya’da tabelaların yurttaşlar tarafından ne ölçüde “görsel kirlilik” olarak algılandığını gösteren güncel ve kent geneli bir kamuoyu araştırması bulunmuyor. Bu nedenle kent merkezindeki bütün tabelaları görsel kirlilik olarak tanımlamak doğru değil.

Buna karşılık Antalya Büyükşehir Belediyesinin yürürlükteki İlan ve Reklam Yönetmeliği’nin amacı doğrudan ilan ve reklam materyallerinin kullanımını “kent estetiğini koruyarak” düzenlemek olarak tanımlanıyor. Bu da kontrolsüz tabela yoğunluğunun belediye mevzuatında bir kent estetiği konusu olarak ele alındığını gösteriyor.

Her işyeri istediği büyüklükte tabela asabilir mi?

Hayır.

Antalya Büyükşehir Belediyesi İlan ve Reklam Yönetmeliği tabelaların bina cephesindeki yeri ve büyüklüğü konusunda ayrıntılı sınırlamalar getiriyor.

Yönetmeliğe göre bina dış cephesindeki ilan ve reklam uygulamalarının işyeri cephe alanının yüzde yirmisini geçmemesi gerekiyor. Bina cephesine dik veya açılı biçimde çıkıntı yapan reklam uygulamalarına da izin verilmiyor.

Zemin ve giriş katlarındaki işyerlerinde tabelanın kendi bağımsız bölüm sınırları içinde kalması gerekiyor. Tabelanın alt kotunun yerden en az iki metre yirmi santimetre yüksekte olması ve genel olarak yetmiş santimetre yüksekliği aşmaması öngörülüyor.

Bu kuralların temel amacı yalnızca tabelaların boyutunu küçültmek değil, bina cephesinin tamamının reklam yüzeyine dönüşmesini engellemek.

Aynı binadaki tabelaların birbiriyle uyumlu olması gerekiyor

Kent merkezinde görsel karmaşanın en belirgin olduğu durumlardan biri aynı binada çok sayıda işyerinin farklı ölçülerde tabela kullanması.

Antalya Büyükşehir Belediyesi yönetmeliği bu konuya da sınırlama getiriyor.

Bir binanın zemin katında birden fazla işyeri bulunuyorsa tabelaların yatay çizgilerinin birbiriyle uyumlu olması gerekiyor. Daha sonra konulacak tabelaların da daha önce izin verilmiş uygulamaya uyum sağlaması öngörülüyor. Zemin üstü katlarda birden fazla işyeri bulunması halinde de tabela boyutlarının birbirleriyle uyumlu olması gerekiyor.

Dolayısıyla mevzuat açısından tabela yalnızca işletmenin kendi reklam alanı olarak değerlendirilmiyor; aynı yapının bütün cephesi birlikte ele alınıyor.

Işıklı tabelalar için de sınırlamalar var

Antalya’da özellikle akşam saatlerinde LED, neon ve farklı aydınlatmalı tabelalar kent görünümünün önemli parçalarından biri haline geliyor.

Yönetmeliğe göre zemin kattaki ışıklı tabelaların üst katlardaki konut veya işyerlerini rahatsız etmeyecek şekilde olması ve belediyeden izin alınması gerekiyor. Zemin üstü katlarda ise ışıklı tabela kullanımına izin verilmiyor.

Bu düzenleme yalnızca görsel estetik açısından değil, aynı binada yaşayan yurttaşların gece saatlerinde yoğun ışığa maruz kalmaması açısından da önem taşıyor.

Tabela aydınlatmasının yüksek parlaklık, sürekli yanıp sönme veya cepheyi tamamen kaplayan ışık uygulamalarına dönüşmesi, reklamın görünürlüğünü artırırken çevrede yaşayanların yaşam kalitesini etkileyebilir.

Tabela yalnızca estetik değil, yaya hakkı meselesi de olabiliyor

Antalya’da işyerlerinin kullandığı ayaklı tabelalar, reklam panoları ve benzeri materyaller kaldırıma taşındığında konu görsel kirliliğin ötesine geçiyor.

Büyükşehir Belediyesi yönetmeliğine göre ilan ve reklam uygulamaları yaya ulaşımını engelleyecek veya hareket kısıtlılığı bulunan kişilerin geçişini zorlaştıracak biçimde kaldırıma yerleştirilemiyor.

Yaya yürüyüş alanının en az bir buçuk metre açık ve engelsiz olması gerekiyor. Engelli rampaları ile tekerlekli sandalye kullanıcılarının dönüş ve manevra alanlarını kapatan reklam materyallerine de izin verilmiyor.

Bu nedenle kaldırıma bırakılan reklam dubası veya ayaklı tabela yalnızca görüntü açısından değil, kamusal alanın kullanılabilirliği açısından da sorun oluşturabiliyor.

Tabelalar trafik güvenliğini de etkileyebilir

Reklam ve tabela uygulamalarına getirilen sınırlamalardan biri de trafik güvenliğiyle ilgili.

Yönetmeliğe göre yol ve kavşak kenarlarında sürücülerin veya yayaların görüşünü kapatan, trafik işaretlerinin görülmesini zorlaştıran ya da yanıltıcı olabilecek reklam materyalleri kullanılamıyor. Parlama veya sürücünün gözünde kamaşmaya yol açabilecek uygulamalara da izin verilmiyor.

Araç ve yaya güvenliğini engelleyen reklam uygulamalarının belediye tarafından uyarı yapılmaksızın kaldırılabilmesi de yönetmelikte yer alıyor.

Dolayısıyla tabela düzeni kent estetiği kadar erişilebilirlik ve trafik güvenliğiyle de doğrudan ilişkili.

Antalya’da kaç uygunsuz tabela kaldırılıyor?

Antalya Büyükşehir Belediyesinin iki bin yirmi altı Performans Programı bu konuda dikkat çekici bir veri içeriyor.

Programda İlan ve Reklam Yönetmeliği’ne aykırı olduğu tespit edilerek toplanan tabela, afiş, duba, sörf bayrağı, totem ve izinsiz el ilanlarının sayısının iki bin yirmi dört yılında dokuz bin olduğu belirtiliyor.

İki bin yirmi beş yıl sonu gerçekleşme tahmini sekiz bin beş yüz, iki bin yirmi altı hedefi ise sekiz bin olarak belirlenmiş durumda. Verinin kaynağı belediyenin zabıta denetim tutanakları ve ekiplerin günlük faaliyet raporları.

Bu rakamların tamamının tabela olmadığının altını çizmek gerekiyor. Sayıya afiş, duba, totem, sörf bayrağı ve izinsiz el ilanları da dahil.

Dolayısıyla “Antalya’da bir yılda dokuz bin kaçak tabela bulundu” şeklinde yorumlanması doğru değil. Ancak ilan ve reklam materyallerine yönelik denetimin binlerce uygulamayı kapsadığını gösteriyor.

İzinsiz tabela kaldırılabiliyor mu?

Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin ilan ve reklam uygulamalarına ilişkin düzenlemesine göre yönetmeliğe aykırı veya izinsiz tabela, reklam panosu ve totemler hakkında işlem yapılabiliyor.

Belediyenin uygulamasında sorumlu kişi veya işletmeye materyalin kaldırılması ya da yönetmeliğe uygun hale getirilmesi için süre veriliyor. Süresi içinde gerekli işlem yapılmazsa reklam materyali belediye tarafından kaldırılabiliyor ve kaldırma giderleri sorumlusundan tahsil edilebiliyor.

Yönetmelik de denetimde aykırılığı belirlenen ilan ve reklam uygulamalarının düzeltilmesine yönelik yaptırımlar öngörüyor.

Bu nedenle işyerinin vergi veya ruhsat yükümlülüklerini yerine getirmiş olması, cepheye istediği biçimde tabela koyabileceği anlamına gelmiyor.

Görsel kirlilik yalnızca tabela sayısıyla ölçülebilir mi?

Hayır.

Bir caddede çok sayıda tabela bulunması tek başına görsel kirlilik oluştuğunu kanıtlamıyor.

Tabelaların bina mimarisiyle uyumlu olması, benzer yüksekliklerde yerleştirilmesi, cepheyi kapatmaması ve aydınlatmasının kontrollü olması halinde yoğun ticari kullanıma rağmen daha düzenli bir sokak görünümü oluşturulabilir.

Sorun daha çok farklı büyüklükte tabelaların üst üste gelmesi, işletmelerin birden fazla reklam materyali kullanması, cephelerin afişlerle kaplanması veya kaldırım, çatı ve bina yüzeylerinin birlikte reklam alanına dönüşmesi halinde ortaya çıkıyor.

Bu nedenle kent estetiği açısından tartışılması gereken konu yalnızca “kaç tabela var?” değil, tabelaların yapı ve sokakla nasıl ilişki kurduğu.

Büyük tabelalar küçük işletmeler arasında görünürlük yarışını tetikleyebilir

Ticari caddelerde tabela kullanımında başka bir sorun da işletmeler arasındaki görünürlük yarışı.

Bir işletmenin daha büyük veya daha parlak tabela kullanması yanındaki işletmenin de daha fazla dikkat çekmek için tabelasını büyütmesine yol açabilir.

Bu süreç zaman içinde cephelerin daha fazla reklam materyaliyle kaplanmasına neden olabilir.

Belediye yönetmeliğinin cephe alanının yüzde yirmisi sınırını koyması ve aynı binadaki tabelaların birbiriyle uyumlu olmasını istemesi bu tür bir büyüklük yarışını sınırlayabilecek araçlardan biri.

Kent estetiğinde amaç işletmenin adının görünmesini engellemek değil, ticari görünürlük ile ortak kent manzarası arasında denge kurmak.

Tarihi alanlarda tabela daha hassas bir konu

Tabela düzeninin özellikle Kaleiçi gibi tarihi alanlarda ayrı önemi bulunuyor.

Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Kaleiçi’nin binlerce yıllık farklı medeniyetlerin mimari izlerini taşıdığını ve alanın bin dokuz yüz yetmiş iki yılında özgün dokusu nedeniyle sit bölgesi olarak koruma altına alındığını belirtiyor.

Kaleiçi bugün aynı zamanda yoğun biçimde otel, pansiyon, restoran, bar ve ticari işletmelerin bulunduğu canlı bir turizm merkezi.

Bu nedenle tarihi bir cephede tabela ve reklamın görünürlüğü yalnızca işletmenin ihtiyacı üzerinden ele alınamaz. Mimari detayların, sokak perspektifinin ve kültürel mirasın okunabilir kalması da kamusal bir değer taşıyor.

Antalya’da sorun yalnızca kaçak tabelalar mı?

Hayır.

Bir tabela mevzuata uygun olsa bile çok sayıda farklı görsel unsurun aynı alanda birleşmesi kent sakinleri açısından karmaşık bir görüntü oluşturabilir.

Bunun tersine, mevzuata aykırı küçük bir duba bile kaldırımın dar olduğu bir yerde yayaların geçişini engelleyebilir.

Bu nedenle tabela politikasında yalnızca ruhsat veya izin kontrolü yeterli olmayabilir. Cadde bazlı cephe düzenlemeleri, tarihi alanlara özel tasarım rehberleri, aydınlatma ilkeleri ve işletmeler arasında ortak tabela ölçülerinin geliştirilmesi kent görünümünü daha bütüncül biçimde ele alabilir.

Her yerde tek tip tabela çözüm olur mu?

Kent estetiği için bütün işletmelerin tamamen aynı renkte ve aynı yazı karakterinde tabela kullanması da zorunlu olarak iyi bir sonuç yaratmaz.

İşletmelerin kendi kimliklerini gösterebilmesi ticari yaşamın doğal bir parçası.

Asıl ihtiyaç tabela boyutu, yerleşimi, aydınlatması ve bina cephesiyle ilişkisi konusunda ortak sınırların korunması.

Özellikle tarihi yapı ile yeni bir alışveriş caddesinin aynı tabela tasarımına zorlanması yerine bölgenin mimari ve kültürel özelliklerine uygun standartların geliştirilmesi daha işlevsel olabilir.

Tabela şikâyeti nereye yapılabilir?

Antalya Büyükşehir Belediyesi, zabıta hizmetleri için ALO 153 hattını kullanıyor. Belediyenin ABİM Dilek, Şikâyet ve Öneri hattına da 444 94 20 numarası üzerinden ulaşılabiliyor. Büyükşehir bünyesinde ayrıca Kent Estetiği Dairesi Başkanlığı bulunuyor.

Bununla birlikte tabela ve reklam alanındaki yetki, tabelanın bulunduğu yolun ve alanın sorumluluğuna göre Büyükşehir Belediyesi ile ilçe belediyeleri arasında değişebiliyor.

Büyükşehir Belediyesi de kendi görev tanımında yetki alanındaki meydan, bulvar, cadde ve ana yollarda ilan ve reklam asılacak yerlerin şekil ve ölçülerini belirleme görevine sahip olduğunu belirtiyor.

Bu nedenle şikâyetin doğru belediye birimine yönlendirilmesi için tabelanın bulunduğu alanın kimin sorumluluğunda olduğunun dikkate alınması gerekiyor.

Antalya’da tabelalar gerçekten görsel kirlilik yaratıyor mu?

Antalya’da kent merkezindeki tabelaların ne kadarının yurttaşlar tarafından görsel kirlilik olarak görüldüğünü ölçen güncel bir araştırma bulunmadığı için bu soruya bütün kent adına kesin bir “evet” demek mümkün değil.

Ancak Antalya Büyükşehir Belediyesinin ilan ve reklam yönetmeliğinin doğrudan kent estetiğini korumayı amaçlaması, cephelerin yüzde kaçının tabela olarak kullanılabileceğini belirlemesi, aynı binadaki tabelalarda uyum araması ve kaldırımlardaki reklam materyallerini sınırlandırması, kontrolsüz reklam yoğunluğunun kamusal alan açısından sorun oluşturabileceğinin mevzuata da yansıdığını gösteriyor.

Üstelik belediyenin iki bin yirmi altı programında her yıl binlerce yönetmeliğe aykırı tabela ve diğer reklam materyalinin denetim kapsamında toplanması öngörülüyor.

Antalya açısından asıl tartışma tabelaların tamamen kaldırılması değil; işletmelerin görünür olma hakkıyla yurttaşların düzenli, erişilebilir ve mimari kimliği okunabilen bir kentte yaşama hakkının nasıl dengeleneceği.

Özellikle Kaleiçi, tarihi kent merkezi ve yoğun ticari caddelerde cephe bazlı düzenlemelerin uygulanması, izinsiz materyallerin denetlenmesi ve yaya alanlarının reklam unsurlarından korunması, tabela kaynaklı görsel karmaşanın azaltılmasında belirleyici olabilir.