Antalya’da seralarda biyolojik mücadele yaygınlaşıyor mu?

antalya seralarda biyolojik mücadele antalya seralarda biyolojik mücadele
Görsel: Yapay zeka tarafından oluşturulmuştur.

Antalya’da seralarda biyolojik mücadele kullanımı artıyor. Faydalı böcekler, tuzaklar ve desteklerin güncel durumu bu haberde yer alıyor.

Türkiye’nin en büyük örtü altı üretim merkezi Antalya’da, seralardaki zararlılarla mücadelede kimyasal ilaçlara alternatif yöntemlerin kullanımı giderek daha görünür hale geliyor. Faydalı böcek salımı, yapışkan tuzaklar, feromonlar ve zararlıların çiftleşmesini engelleyen biyoteknik uygulamalar özellikle biber, domates ve diğer örtü altı sebzelerde kullanılıyor.

Antalya’da seralarda biyolojik mücadele uygulamalarının yaygınlaştığını gösteren kamu verileri bulunuyor. Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün 2025 Faaliyet Raporuna göre örtü altı sebzelerde entegre mücadele yapılan alan 2024-2025 üretim sezonunda 2 bin 998 dekarken, 2025-2026 sezonunda 3 bin 220 dekara çıktı. Ancak Antalya’daki toplam örtü altı alanın 316 bin dekarın üzerinde olduğu dikkate alındığında, biyolojik ve entegre mücadele yöntemlerinin bütün sera üretiminin standart uygulaması haline geldiğini söylemek için henüz yeterli veri bulunmuyor.

Antalya Türkiye’nin en büyük sera üretim merkezi

Tarım ve Orman Bakanlığının 2024 yılı verilerine göre Antalya’da toplam 316 bin 957 dekar örtü altı üretim alanı bulunuyor.

Bunun 44 bin 336 dekarını cam seralar, 245 bin 109 dekarını plastik seralar, 15 bin 399 dekarını yüksek tüneller ve 12 bin 113 dekarını alçak tüneller oluşturuyor. Antalya bu büyüklükle Türkiye’de örtü altı tarımın en yoğun yapıldığı il konumunda.

Antalya İl Tarım ve Orman Müdürü Fırat Erkal da Ocak 2026’da düzenlenen B-Reçete bilgilendirme toplantısında Türkiye’deki örtü altı üretim varlığının yaklaşık yarısının Antalya’da bulunduğuna dikkat çekti. Bu üretim ölçeği, kentte kullanılan bitki koruma yöntemlerini gıda güvenliği ve tarımsal ilaç kalıntısı açısından da önemli hale getiriyor.

Biyolojik mücadele nedir?

Biyolojik mücadele, tarım ürünlerine zarar veren böcek ve diğer organizmaların doğal düşmanlarından yararlanılmasına dayanıyor.

Seralarda zararlıyı doğrudan öldürmek amacıyla yalnızca kimyasal ilaç kullanılması yerine, zararlıyla beslenen veya onun üzerinde gelişerek çoğalmasını baskılayan faydalı canlılar üretim alanına bırakılıyor.

Antalya’daki çalışmalarda Amblyseius swirskii, Orius laevigatus, Phytoseiulus persimilis ve Aphidius colemani gibi farklı faydalı organizmaların kullanıldığı görülüyor. Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün demonstrasyon çalışmalarında bu canlılar özellikle biber ve çilek üretiminde zararlılara karşı kullanıldı.

Biyoteknik mücadele ise biyolojik mücadeleden farklı olarak feromon, yapışkan tuzak veya çiftleşmeyi engelleyen sistemler gibi yöntemlerden yararlanıyor. İki yöntem çoğu zaman aynı entegre mücadele programının içinde birlikte uygulanıyor.

Örtü altı entegre mücadele alanı büyüdü

Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün en güncel faaliyet raporu, örtü altı sebzelerde entegre mücadele uygulanan alanın arttığını gösteriyor.

2024-2025 üretim sezonunda 682 üreticiyle 2 bin 998 dekar örtü altı sebze alanında entegre mücadele yürütülürken, 2025-2026 sezonunda yine 682 üreticiyle uygulama alanı 3 bin 220 dekara yükseldi.

Marul ve maydanoz da dahil edildiğinde entegre mücadele programının toplam alanı 3 bin 393 dekardan 3 bin 611 dekara çıktı.

Veriler uygulamanın alan olarak genişlediğini gösteriyor. Ancak üretici sayısının aynı kalması, büyümenin yeni üreticilerin sisteme katılmasından çok mevcut programdaki uygulama alanlarının genişlemesiyle gerçekleştiğine işaret ediyor.

Biyolojik mücadele desteğinden yaklaşık 2 bin sera üreticisi yararlandı

Antalya’da biyolojik ve biyoteknik mücadelenin yalnızca demonstrasyonlarla sınırlı olmadığı, destekleme verilerinden de görülüyor.

Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün 2025 Faaliyet Raporuna göre 2024 yılı Biyolojik ve Biyoteknik Mücadele Desteği kapsamında toplam 2 bin 71 üreticiye 24 bin 788 dekar alan için 38 milyon 410 bin 658 TL ödeme yapıldı.

Bunun 1.955 üreticisi ve 17 bin 615 dekarlık bölümü örtü altı biyolojik mücadele desteğinden oluştu. Örtü altı uygulamalarına yapılan ödeme 35 milyon 455 bin TL’yi aştı.

Bu rakamlar biyolojik ve biyoteknik mücadelenin Antalya’daki sera üreticileri arasında artık yalnızca birkaç deneme serasında uygulanan bir yöntem olmadığını gösteriyor.

Bununla birlikte 17 bin 615 dekarlık destekleme alanı, Antalya’nın 300 bin dekarı aşan toplam örtü altı varlığıyla karşılaştırıldığında uygulamanın bütün üretim alanlarını kapsamadığı da görülüyor.

2025 üretim yılı için destek başvuruları devam etti

Biyolojik ve biyoteknik mücadele desteği 2025 üretim yılında da sürdürüldü.

Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Şubat 2026’da kapalı alanda biyolojik ve biyoteknik mücadele desteklemelerine ilişkin üretici listelerini askıya çıkardı.

Duyurudaki listeler Aksu, Demre, Elmalı, Finike, Gazipaşa, Kaş, Kepez, Kumluca, Manavgat ve Serik gibi örtü altı üretimin yoğun olduğu farklı ilçeleri kapsadı. Bu durum uygulamanın yalnızca belirli bir üretim merkezinde değil, Antalya’nın farklı sera bölgelerinde kullanıldığını gösteriyor.

Tarım ve Orman Bakanlığı ise 2025 üretim yılı için Türkiye genelinde kapalı alandaki biyolojik ve biyoteknik mücadele kapsamında 1.973 üreticiye 21 bin 794 dekar alan için toplam 58 milyon 100 bin TL’nin üzerinde ödeme yapıldığını açıkladı.

2026’da sera desteği dekara 4 bin 650 TL’ye çıktı

Tarım ve Orman Bakanlığı, biyolojik ve biyoteknik mücadele desteklerinde 2026 yılına girilirken yeni katsayı sistemine geçti.

30 Aralık 2025’te yayımlanan düzenlemeyle örtü altı üretimde destek katsayısı 15 olarak belirlendi. 310 TL’lik destek katsayısı üzerinden hesaplanan örtü altı paket desteği 4 bin 650 TL’ye çıktı.

Açık alan uygulamalarında ise paket desteği bin 550 TL olarak belirlendi.

Desteklerin temel amacı, üreticinin biyolojik mücadelede kullanılan faydalı organizma ve biyoteknik mücadele girdilerinin maliyetini karşılamasına katkı sağlamak.

Biber seralarında faydalı böcek kullanılıyor

Antalya’da biyolojik mücadelenin uygulandığı ürünlerden biri biber.

İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün “Kalıntıyla Mücadele Eylem Planı” kapsamında 2023-2024 sezonunda 126 dekar biber serasında biyolojik ve biyoteknik mücadele uygulandı.

2024-2025 sezonunda demonstrasyon alanı 229 dekara yükseldi. Bu seralarda sarı ve mavi yapışkan tuzakların yanı sıra Amblyseius swirskii, Orius laevigatus, Phytoseiulus persimilis ve Aphidius colemani gibi faydalı organizmalar kullanıldı.

2025-2026 sezonundaki program kapsamında ise 75 dekar biber alanında çalışma yürütülüyor. Seralara 150 sarı ve mavi yapışkan tuzak ile faydalı böcekler dağıtıldı.

İl Müdürlüğü ayrıca 2025 yılında biberde kalıntıyla mücadele çalışmaları kapsamında 2 bin 828 üreticinin bilgilendirildiğini açıkladı.

Bu rakamlar demonstrasyon yapılan alanın toplam sera üretimine göre sınırlı kaldığını ancak yöntemin daha fazla üreticiye tanıtılması için eğitim çalışmalarının sürdürüldüğünü gösteriyor.

Domates güvesine karşı feromon kullanılıyor

Antalya seracılığının en önemli ürünlerinden biri olan domateste biyoteknik mücadele de uygulanıyor.

Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne göre 2025-2026 üretim sezonunda 30 dekar domates alanında biyoteknik mücadele demonstrasyonu yürütülüyor.

Seralarda domates güvesi olarak bilinen Tuta absoluta zararlısına karşı tül uygulamasının yanı sıra çiftleşmeyi engelleyici feromonlar kullanılıyor. Demonstrasyon kapsamında dekara beş adet feromon yayıcı uygulanıyor.

İl Müdürlüğünün 2025 yılındaki genel biyolojik ve biyoteknik mücadele çalışmaları kapsamında örtü altı sebzelerde domates güvesi için 600 tuzak ve 200 feromon kullanıldığı da faaliyet raporunda yer alıyor.

Marul ve yaprağı yenen sebzelerde tuzak yöntemi öne çıkıyor

Kimyasal kalıntı riski açısından hassas ürünlerden biri de hasattan kısa süre önce tüketilebilen yaprağı yenen sebzeler.

Antalya’da yürütülen Kalıntıyla Mücadele Eylem Planı kapsamında 2024-2025 sezonunda Muratpaşa, Kepez, Aksu, Korkuteli ve Serik’te 229 dekar alanda biyoteknik mücadele demonstrasyonları kuruldu.

2025-2026 üretim sezonunda ise 130 dekar alanda uygulama devam ediyor. Zararlıları izlemek ve yoğunluklarını düşürmek amacıyla özellikle sarı ve mavi yapışkan tuzaklardan yararlanılıyor. 2025 yılında bu çalışmalar kapsamında 873 üreticiye bilgilendirme yapıldı.

Sekiz ilçede sera tarla okulları yürütüldü

Biyolojik mücadele yöntemlerinin yaygınlaşmasında üreticinin uygulamayı serada görmesi de önem taşıyor.

Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü 2025 yılında sekiz ilçede örtü altı sebze tarla okulları yürüttü.

Aksu, Demre, Finike, Gazipaşa, Kepez, Konyaaltı, Kumluca ve Alanya’daki programlara toplam 160 üretici katıldı. Domates, biber ve hıyar seralarını kapsayan çalışmalar 601 dekardan fazla alanda gerçekleştirildi ve 54 eğitimde 621 katılım kaydedildi.

Bu eğitimler yalnızca biyolojik mücadeleye ayrılmış olmasa da entegre üretim yöntemlerinin sahada üreticiye aktarılmasını sağlayan araçlardan biri olarak kullanılıyor.

Neden biyolojik mücadeleye ihtiyaç duyuluyor?

Sera koşulları bitkilerin kontrollü ortamda yetişmesini sağlarken beyaz sinek, trips, kırmızı örümcek, yaprak biti ve domates güvesi gibi zararlıların hızla çoğalmasına da uygun ortam oluşturabiliyor.

Yoğun kimyasal mücadele ise ürünlerde pestisit kalıntısı, zararlıların kullanılan maddelere direnç geliştirmesi ve faydalı canlıların zarar görmesi gibi sorunlara yol açabiliyor.

Biyolojik mücadelede hedef, zararlıyı tamamen ortadan kaldırmaktan çok ekonomik zarar oluşturmayacak düzeyde tutmak.

Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü de entegre mücadele programlarında insan sağlığı, çevre ve doğal dengeyi dikkate alan yöntemlere öncelik verildiğini; biyolojik mücadele yapan üreticilerin insektisit kullanımını minimuma indirebildiğini belirtiyor.

Kimyasal ilaç tamamen ortadan kalkıyor mu?

Biyolojik mücadele kullanılan bir serada hiç tarım ilacı kullanılmayacağı sonucu çıkarılmamalı.

Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün açıklamasına göre biyolojik mücadele uygulayan üreticiler böcek öldürücü kullanımını önemli ölçüde azaltabiliyor. Buna karşılık bitki hastalıklarının görülmesi halinde fungusit gibi farklı bitki koruma ürünlerinin kullanımı devam edebiliyor.

Ayrıca biyolojik mücadelede kullanılan faydalı canlıların korunabilmesi için uygulanacak zirai ilaçların bu canlılar üzerindeki etkisinin de hesaba katılması gerekiyor.

Bu nedenle sistem çoğunlukla “kimyasal mücadele veya biyolojik mücadele” biçiminde iki ayrı seçenekten değil, önceliğin biyolojik, biyoteknik ve kültürel yöntemlere verildiği entegre zararlı yönetiminden oluşuyor.

Pestisit kalıntısı baskısı uygulamayı hızlandırıyor

Antalya’nın yaş sebze ve meyve üretiminin önemli bölümü iç pazarın yanı sıra ihracata yönelik gerçekleştiriliyor. Bu nedenle ürünlerde pestisit kalıntısı ve izlenebilirlik, üretici açısından doğrudan ekonomik sonuç doğurabiliyor.

Tarım ve Orman Bakanlığı 2026 yılında bitki koruma ürünlerinin daha yakından izlenmesi amacıyla B-Reçete sistemini de gündeme aldı. Antalya’da Ocak ayında sektör temsilcileriyle yapılan toplantıda sistemin zirai ilaçların doğru kullanımı ve izlenebilirliğinin güçlendirilmesi amacıyla hayata geçirileceği açıklandı.

Biyolojik ve biyoteknik mücadele ise kimyasal uygulama sayısının azaltılmasını sağlayabildiği için kalıntı riskinin düşürülmesinde kullanılan yöntemlerden biri.

Antalya’da araştırma altyapısı da bulunuyor

Antalya’nın biyolojik mücadelede öne çıkmasının nedenlerinden biri de kentte Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsünün bulunması.

BATEM’de faydalı böceklerin üretimi ve biyolojik mücadele yöntemlerinin geliştirilmesine ilişkin çalışmalar yürütülüyor. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı da Nisan 2026’da Antalya’daki Biyolojik Mücadele Üretim Tesisi’ni ziyaret ederek burada yürütülen çalışmaları inceledi.

Enstitü, Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile birlikte üretim alanlarında faydalı böcek salımları da gerçekleştiriyor. Haziran 2026’da Finike ve Kumluca’da turunçgil zararlılarına karşı faydalı böceklerin doğaya bırakıldığı çalışma bunlardan biri oldu.

Bu çalışmaların bir bölümü sera dışında yürütülse de Antalya’da biyolojik mücadele konusunda üretim, araştırma ve teknik bilgi altyapısının bulunduğunu gösteriyor.

Peki Antalya’da biyolojik mücadele gerçekten yaygınlaşıyor mu?

Güncel kamu verileri, Antalya’da biyolojik ve biyoteknik mücadelenin kullanım alanının genişlediğine işaret ediyor.

Örtü altı sebzelerde entegre mücadele alanının 2024-2025 sezonundaki 2 bin 998 dekardan 2025-2026 sezonunda 3 bin 220 dekara çıkması, yaklaşık 2 bin sera üreticisinin önceki destek döneminde biyolojik mücadele desteğinden yararlanması, 2026 yılında destek tutarlarının artırılması ve farklı ilçelerde destek başvurularının sürmesi bu eğilimi destekleyen göstergeler arasında.

Ancak Antalya’daki toplam 316 bin 957 dekarlık örtü altı alanın ne kadarında bugün aktif olarak faydalı böcek kullanıldığını gösteren güncel ve tek bir kamu verisi yayımlanmış değil. Biyolojik mücadele, biyoteknik mücadele ve daha geniş kapsamlı entegre mücadele verilerinin de birbirinden ayrılması gerekiyor.

Bu nedenle mevcut veriler “biyolojik mücadele Antalya seralarında yaygınlaşıyor” sonucunu destekliyor ancak yöntemin kentteki sera üretiminin çoğunluğunda kullanıldığını söylemek mümkün değil. Antalya’da eğilim kimyasal mücadeleyi tamamen bırakmaktan çok, faydalı böcekler, feromonlar, tuzaklar ve kontrollü ilaç kullanımını aynı üretim sistemi içinde birleştiren entegre mücadeleye doğru ilerliyor.