
Antalya’da site bahçelerinde bitki seçimi, sulama sistemi, yağmur suyu ve bakım yoluyla tasarruf yöntemleri bu haberde yer alıyor.
Antalya’da site bahçelerinde su tasarrufu sağlamak için yalnızca sulama süresini azaltmak yeterli değil. Çim alanların büyüklüğü, bitki türleri, toprağın yapısı, sulama saatleri, boru kaçakları ve kullanılan suyun kaynağı birlikte değerlendirilmelidir.
Kentte yaz aylarının sıcak ve yağışsız geçmesi, site bahçelerinin su ihtiyacını artırıyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğünün 1930-2025 dönemi verilerine göre Antalya’da aylık ortalama yağış Temmuz ayında 4,7, Ağustos ayında ise 4,3 milimetreye kadar düşüyor. Ortalama en yüksek sıcaklık aynı aylarda 34 derecenin üzerine çıkıyor.
Bu koşullarda su tasarrufunun temelini, Antalya iklimine uygun peyzaj tasarımı ve ölçülebilir sulama programı oluşturuyor.
ÖNCE BAHÇENİN NE KADAR SU KULLANDIĞI ÖLÇÜLMELİ
Site yönetiminin ilk olarak bahçe sulamasında kullanılan aylık su miktarını belirlemesi gerekiyor. Ortak su sayacında bahçe, havuz, bina temizliği ve diğer ortak kullanımlar birlikte ölçülüyorsa yalnızca peyzaj tüketimini görmek zorlaşabilir.
Teknik olarak uygun bir hatta alt sayaç kullanılması, sulamanın kaç metreküp su tükettiğini ayrı biçimde izlemeyi sağlayabilir. Yönetim her ay şu verileri kaydedebilir:
Bahçe sulamasında kullanılan su miktarı
Sulama yapılan gün ve saatler
Yağışlı günler
Sulama sistemi arızaları
Peyzaj alanının büyüklüğü
Yeni eklenen veya kaldırılan bitkiler
Havuz ve temizlik tüketimi
Su faturasında görülen ani artışlar
Tarım ve Orman Bakanlığının 2025 tarihli Kurakçıl Peyzaj Rehberi’nde de peyzajdaki su kullanımının ölçüm ve izleme sistemleriyle kayıt altına alınması temel ilkeler arasında gösteriliyor.
SU KAÇAKLARI GİDERİLMEDEN PROGRAM DEĞİŞTİRİLMEMELİ
Sulama süresini azaltmadan önce boru, vana, damlatıcı ve fıskiyelerde kaçak bulunup bulunmadığı kontrol edilmeli.
Yer altındaki bir boruda oluşan küçük çatlak uzun süre fark edilmeyebilir. Sulama sistemi kapalıyken sayaç hareket etmeye devam ediyorsa ortak tesisatta kaçak ihtimali bulunabilir.
Bahçede şu belirtiler incelenmelidir:
Sürekli ıslak kalan toprak
Sulama yapılmamasına rağmen oluşan su birikintileri
Düşük basınçla çalışan fıskiyeler
Bir bölgenin diğer alanlardan daha yeşil olması
Toprakta çökme veya yumuşama
Pompanın gereğinden sık devreye girmesi
Kırık veya yerinden çıkmış damlatıcılar
Suyun kaldırıma ve yola akması
Kaçak giderilmeden sulama süresinin uzatılması, bitkilerin su ihtiyacını karşılamadan tüketimi artırabilir.
ÇİM ALANLAR GERÇEK İHTİYACA GÖRE SINIRLANDIRILMALI
Site bahçelerinde su tüketiminin önemli bölümü geniş çim yüzeylerden kaynaklanabilir. Çim tamamen kaldırılmak zorunda değil ancak çocuk oyun alanı, dinlenme bölgesi veya aktif kullanım alanı dışında yalnızca görsel amaçla kullanılan yüzeyler yeniden değerlendirilebilir.
Tarım ve Orman Bakanlığının rehberinde çimin diğer bitki örtülerine göre daha fazla sulama ve bakım gerektirdiği, çim alanların yalnızca işlevsel yarar sağladığı bölümlerde kullanılması gerektiği belirtiliyor. Rehberde bir metrekare çim alanın sıcak dönemde günlük yaklaşık 7 ile 10 litre su tüketebileceğine ilişkin örnek hesap da bulunuyor.
Çim alanların azaltılması şu yöntemlerle yapılabilir:
Kullanılmayan dar çim şeritleri kaldırılabilir.
Ağaç altları yer örtücülerle düzenlenebilir.
Eğimli alanlarda çim yerine çalı ve yer örtücüler kullanılabilir.
Yürüyüş yollarında geçirgen yüzeyler tercih edilebilir.
Oturma alanlarının çevresinde malç uygulanabilir.
Çim yalnızca aktif kullanılan bölümlerde bırakılabilir.
Bütün yeşil alanın taş, beton veya yapay çimle kaplanması ise su tasarrufunun tek yolu olarak görülmemeli. Geçirimsiz ve ısı tutan yüzeylerin artırılması, bahçenin gölge, yağmur suyu emilimi ve serinletici işlevini azaltabilir. Bakanlığın rehberi de sert zeminlerin sınırlanmasını ve su geçiren döşemelerin tercih edilmesini öneriyor.
ANTALYA İKLİMİNE UYGUN BİTKİLER SEÇİLMELİ
Peyzaj tasarımında yerel iklime, doğal bitki örtüsüne, yüksek sıcaklığa ve dönemsel susuzluğa uyum sağlayabilen türler tercih edilmelidir.
Kuraklığa dayanıklı bitki, hiçbir zaman sulanmayan bitki anlamına gelmiyor. Yeni dikilen fidan ve çalıların kök sistemi gelişene kadar düzenli sulanması gerekebilir. Ancak uygun türler, yerleştikten sonra yüksek su isteyen mevsimlik çiçeklere ve serin iklim bitkilerine göre daha az sulamayla yaşayabilir.
Tarım ve Orman Bakanlığının rehberi; kuraklığa, tuzluluğa ve sıcaklığa dayanıklı, su ihtiyacı düşük, yerel iklimle doğal bitki örtüsüne uyumlu türlerin kullanılmasını öneriyor. Mevcut sağlıklı ağaç ve bitkilerin de mümkün olduğunca korunması gerektiği belirtiliyor.
Bitki seçimi yapılırken şu koşullar birlikte incelenmeli:
Bahçenin güneş alma süresi
Güney, kuzey, doğu veya batı cephesi
Denize yakınlık ve tuzlu hava
Toprağın drenajı
Sulama suyunun kalitesi
Bitkinin erişebileceği yetişkin boyutu
Köklerin bina ve altyapıya etkisi
Gölge ihtiyacı
Arı ve diğer canlılar açısından ekolojik değeri
Bakım ve budama gereksinimi
Bitki listesi yalnızca fidanlıkta bulunan ürünlere göre değil, peyzaj mimarı veya ilgili uzman tarafından alan koşullarına göre hazırlanmalıdır.
SICAK İKLİM ÇİM TÜRLERİ DEĞERLENDİRİLEBİLİR
Çimin zorunlu olduğu bölümlerde Antalya’nın sıcak yaz koşullarına daha uyumlu türler tercih edilebilir.
Antalya Büyükşehir Belediyesinin Yeşil Kent çalışmalarında Zoysia ve St. Augustine gibi sıcak iklim çim türlerinin, serin iklim çimlerine kıyasla yüzde 45 ile yüzde 50 arasında su tasarrufu sağlayabildiği belirtiliyor.
Ancak bu oran her site için garanti edilen sonuç değil. Toprak, gölge, biçme yüksekliği, bakım, sulama sistemi ve kullanım yoğunluğu gerçek tüketimi değiştirebilir.
Mevcut çim türünün tamamen değiştirilmesi planlanıyorsa uygulamanın maliyeti, geçiş süresi ve yeni türün Antalya’daki mikroiklime uygunluğu incelenmelidir.
BİTKİLER SU İHTİYACINA GÖRE GRUPLANDIRILMALI
Aynı sulama hattında çok su isteyen çimlerle az su isteyen çalıların bulunması, sistemin verimsiz çalışmasına neden olabilir.
Çim yeterince sulanana kadar aynı hatta bulunan kurakçıl bitkiler gereğinden fazla su alabilir. Kurakçıl bitkilere göre ayar yapıldığında ise çim alanlar susuz kalabilir.
Bu nedenle peyzaj alanı su ihtiyacına göre bölümlere ayrılmalıdır:
Yüksek su isteyen çim alanlar
Yeni dikilmiş ağaç ve fidanlar
Orta düzeyde su isteyen çalılar
Kuraklığa dayanıklı yer örtücüler
Gölgede kalan nemli alanlar
Güneş ve rüzgâra açık kuru alanlar
Saksı ve yükseltilmiş bitki alanları
Tarım ve Orman Bakanlığının rehberinde bu yöntem “zonlama” olarak tanımlanıyor. Bitkilerin su isteğine göre fiziksel olarak ayrılması, her alana ihtiyacı kadar su verilmesini sağlıyor.
DAMLA SULAMA HANGİ ALANLARDA KULLANILABİLİR?
Ağaç, çalı, çit bitkisi ve bitki adalarında damla sulama sistemi kullanılabilir. Su doğrudan kök bölgesine verildiği için yol, duvar ve boş toprak yüzeylerinin gereksiz yere ıslanması azaltılabilir.
Damla sulamada şu noktalara dikkat edilmelidir:
Damlatıcı debileri bitkiye uygun seçilmeli.
Tıkanmayı önlemek için filtre kullanılmalı.
Hat sonları düzenli temizlenmeli.
Basınç dengeleyici ekipmanlar kontrol edilmeli.
Damlatıcılar gövdeye çok yakın yerleştirilmemeli.
Ağaç büyüdükçe sulama halkası genişletilmeli.
Kırılan hatlar aynı özellikte malzemeyle onarılmalı.
Sistem açıkken bütün bölgeler gözle kontrol edilmeli.
Damla sulama yanlış tasarlanırsa yalnızca küçük bir toprak bölgesini ıslatabilir veya yüksek basınç nedeniyle bağlantılar açılabilir. Bu nedenle sistem bahçenin büyüklüğüne ve kot farkına göre projelendirilmelidir.
ÇİM ALANLARDA FISKİYE AYARLARI KONTROL EDİLMELİ
Çim alanlarda yağmurlama sistemi kullanılacaksa fıskiyelerin suyu kaldırıma, bina cephesine, otoparka veya yola vermemesi gerekiyor.
Fıskiyeler arasında boşluk bulunması bazı bölümlerin kuru kalmasına yol açabilir. Site görevlisi bu alanı yeşil tutabilmek için bütün sulama süresini uzattığında diğer bölümler gereğinden fazla su alabilir.
Kontrol sırasında şu ayarlar incelenebilir:
Fıskiyenin dönüş açısı
Atış mesafesi
Nozul debisi
Fıskiyeler arasındaki örtüşme
Su basıncı
Kırık veya gömülmüş başlıklar
Rüzgârın etkisi
Sulama sırasında oluşan yüzey akışı
Çim ve bitki adalarının aynı vana üzerinden sulanması yerine farklı hatlara ayrılması tasarrufu artırabilir.
SULAMA ÖĞLE SAATLERİNDE YAPILMAMALI
Antalya’da sıcaklığın ve güneş ışınımının yüksek olduğu öğle saatlerinde yapılan sulamada buharlaşma kaybı artabilir. Rüzgâr da fıskiyelerden çıkan suyun hedef alanın dışına taşınmasına neden olabilir.
Tarım ve Orman Bakanlığının 2025 tarihli rehberinde sulamanın damla veya uygun yağmurlama sistemiyle, buharlaşmanın düşük olduğu sabah erken ya da akşam geç saatlerde yapılması öneriliyor. Yüzey sulaması zorunluysa gece saatlerinin tercih edilmesi gerektiği belirtiliyor.
Gece sulamasında bitki yapraklarının uzun süre ıslak kalması bazı türlerde hastalık riskini etkileyebilir. Bu nedenle sulama saati, bitkinin türüne ve kullanılan yönteme göre belirlenmelidir.
HER GÜN KISA SULAMA DOĞRU MU?
Her gün birkaç dakika sulama yapmak bütün bahçeler için doğru yöntem değil. Sürekli yüzeysel sulama, suyun toprağın alt katmanlarına ulaşmasını engelleyebilir ve bitki köklerinin yüzeye yakın gelişmesine yol açabilir.
Sulama programı şu verilere göre hazırlanmalıdır:
Bitkinin türü ve yaşı
Toprağın kumlu, killi veya tınlı olması
Kök derinliği
Güneş ve rüzgâr koşulları
Damlatıcı veya fıskiye debisi
Yağış miktarı
Mevsim
Alanın eğimi
Toprağın su tutma kapasitesi
Kumlu toprak suyu hızlı geçirirken killi toprakta uzun süreli sulama yüzey akışına ve kök çevresinde fazla neme neden olabilir. Aynı süre bütün alanlara uygulanmamalıdır.
TOPRAK NEM SENSÖRÜ KULLANILABİLİR
Otomatik sulama saati, yağmur yağsa bile daha önce belirlenen programa göre çalışmaya devam edebilir. Yağış sensörü veya toprak nem sensörü kullanılması, ihtiyaç bulunmayan günlerde sulamanın durmasını sağlayabilir.
Akıllı kontrol sistemleri şu verileri kullanabilir:
Toprak nemi
Yağış durumu
Hava sıcaklığı
Mevsimsel program
Bitki grubu
Sulama hattındaki debi
Boruda olağan dışı su akışı
Sistemin akıllı olarak satılması tek başına tasarruf sağlamaz. Sensörlerin doğru noktaya yerleştirilmesi, düzenli kontrol edilmesi ve programın mevsime göre güncellenmesi gerekir.
Tarım ve Orman Bakanlığının rehberi de otomatik sulama sistemleriyle her bitki grubuna uygun su miktarının verilmesini ve sulama kontrol ünitesinin doğru programlanmasını öneriyor.
SULAMA PROGRAMI MEVSİME GÖRE DEĞİŞTİRİLMELİ
Nisan ayında hazırlanan sulama süresinin Temmuz ayında ya da yağışlı Kasım döneminde değiştirilmeden kullanılması gereksiz tüketime neden olabilir.
Site yönetimi sulama programını en azından şu dönemlere göre ayrı düzenleyebilir:
İlkbahar
Yaz başlangıcı
Aşırı sıcak dönem
Sonbahar
Kış
Yeni dikim dönemi
Yağış sonrasında otomatik sistem kapatılmalı veya yağmur sensörü devreye girmeli. Kışın yapraklarını döken ve dinlenme dönemine giren bitkilerin su ihtiyacı da yaz döneminden farklı olabilir.
MALÇLAMA TOPRAKTAKİ NEMİ KORUYABİLİR
Ağaç ve çalıların çevresine uygulanan organik malç, toprağın doğrudan güneş ve rüzgâra maruz kalmasını azaltabilir. Böylece nemin daha uzun süre korunmasına ve yabani otların sınırlanmasına yardımcı olabilir.
Malç olarak alan koşullarına göre şu materyaller kullanılabilir:
Ağaç kabuğu
Budama artıkları
Yonga
Kompost
Uygun bitkisel materyaller
Ponza veya mineral malzemeler
Tarım ve Orman Bakanlığının rehberinde ağaç ve çalı çevresinde yaklaşık 5 ile 7,5 santimetre kalınlığında malç uygulanabileceği, tabakanın 5 santimetreden az ve 10 santimetreden fazla olmaması gerektiği belirtiliyor. Malç bitkinin kök boğazını kapatmamalıdır.
Antalya’da koyu renkli taşların ve bazı inorganik malzemelerin güneş ısısını emerek çevreye yeniden yayabileceği dikkate alınmalıdır. Bütün bahçenin yalnızca taşla kaplanması yerine bitki, toprak ve geçirgen yüzey dengesi korunmalıdır.
TOPRAK ANALİZİ YAPTIRILABİLİR
Toprağa sürekli gübre ve organik madde eklemek bitkinin daha sağlıklı gelişeceğini garanti etmiyor. Toprağın pH değeri, tuzluluğu, drenajı, kireç oranı ve organik madde miktarı bilinmeden yapılan uygulamalar kök gelişimini olumsuz etkileyebilir.
Bakanlığın rehberine göre toprak analiziyle pH, azot, fosfor, potasyum, kireçlilik, tuzluluk, kum, kil ve organik madde gibi özellikler belirlenebiliyor. Toprağın doğru biçimde iyileştirilmesi su tutma kapasitesini ve köklerin sudan yararlanmasını etkileyebiliyor.
Özellikle yeni kurulacak büyük site bahçelerinde bitki seçimi ve sulama projesi öncesinde toprak analizi yapılması daha sağlıklı sonuç verebilir.
BUDAMA VE BİÇME BİÇİMİ SU TÜKETİMİNİ ETKİLEYEBİLİR
Çimlerin gereğinden kısa biçilmesi toprağı doğrudan güneşe açık hale getirebilir. Bitkinin yaprak alanının aşırı azaltılması kök sistemini de zayıflatabilir.
Biçme yüksekliği kullanılan çim türüne ve mevsime göre belirlenmeli. Körelmiş biçme bıçakları çimi düzgün kesmek yerine parçalayarak su kaybını ve hastalık riskini artırabilir.
Ağaç ve çalıların gelişigüzel ve sert biçimde budanması da bitkinin sağlığını bozabilir. Budama işlemleri türün ihtiyacına ve doğru mevsime göre yapılmalı.
YAĞMUR SUYU BAHÇE SULAMASINDA KULLANILABİLİR
Site çatılarından ve uygun geçirimsiz yüzeylerden toplanan yağmur suyu, filtreleme ve depolama sisteminden geçirildikten sonra peyzaj sulamasında kullanılabilir.
Tarım ve Orman Bakanlığının kurakçıl peyzaj rehberi, yağıştan kaynaklanan yüzey akışının filtrelenerek yerinde kullanılmasını ve yağmur suyu hasadının sulama kaynakları arasında değerlendirilmesini öneriyor.
Bir site sisteminde genel olarak şu parçalar bulunabilir:
Çatı olukları ve iniş boruları
Yaprak filtresi
İlk yağış ayırıcı
Kapalı depo
Taşma hattı
Pompa ve sulama bağlantısı
Seviye göstergesi
İçme suyundan ayrı boru hattı
Antalya’da yağışın büyük bölümünün kış aylarında gerçekleşmesi nedeniyle depo kapasitesi yalnızca yıllık yağış toplamına göre seçilmemeli. Yazın artan bahçe ihtiyacıyla kışın toplanan su miktarının nasıl eşleştirileceği hesaplanmalıdır. Temmuz ve Ağustos aylarında toplam ortalama yağış yaklaşık 9 milimetrede kalıyor.
GRİ SU PEYZAJ SULAMASINDA KULLANILABİLİR Mİ?
Duş, küvet ve lavabolardan toplanan gri su, uygun arıtma ve dezenfeksiyon sistemiyle peyzaj sulamasında değerlendirilebilir.
Tarım ve Orman Bakanlığı, geri kazanılmış gri suyun peyzaj sulaması, rezervuarlar, araç yıkama ve benzeri içme dışı alanlarda kullanılabileceğini belirtiyor.
Ancak duş veya çamaşır makinesi suyunun doğrudan bahçeye verilmesi güvenli bir merkezi sistem anlamına gelmiyor. Deterjan, tuz, sabun, mikroorganizma ve diğer kirleticilerin toprağa ve bitkilere etkisi değerlendirilmelidir.
Merkezi gri su sistemi için ayrı toplama boruları, arıtma, dezenfeksiyon, depo, pompa ve içme suyundan bağımsız dağıtım hattı gerekir. Mevcut sitelerde sonradan kurulumun maliyeti yüksek olabileceği için teknik ve ekonomik fizibilite hazırlanmalıdır.
2026 YILINDA YENİ BİNALAR İÇİN HANGİ DÜZENLEMELER VAR?
Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’ndeki güncel düzenlemeyle 1 Ocak 2026’dan sonra yapılacak belirli büyüklük ve türdeki özel ve kamu binalarında yağmur suyu veya gri su sistemleri zorunlu hale geldi. Düzenleme bütün mevcut konut sitelerine genel ve geriye dönük bir zorunluluk getirmiyor.
Yeni site projesi hazırlanırken binanın düzenleme kapsamına girip girmediği ilgili belediyeden ve proje müelliflerinden öğrenilmelidir.
Mevcut siteler de zorunluluk bulunmasa bile gönüllü olarak yağmur suyu veya gri su sistemi kurabilir. Büyük depo, kazı, tesisat ve ortak alan değişikliği gerektiren uygulamalarda proje ve izin koşulları önceden incelenmelidir.
HAVUZ SUYU DOĞRUDAN BAHÇEYE VERİLMEMELİ
Site havuzundaki suyun klor, tuz, pH düzenleyici ve diğer bakım kimyasallarını içerebileceği dikkate alınmalıdır.
Havuzun boşaltılması veya filtre geri yıkama suyunun kullanılması planlanıyorsa şu unsurlar değerlendirilmelidir:
Suyun klor ve tuz oranı
Kullanılan havuz kimyasalları
Sulanan bitkilerin hassasiyeti
Toprağın drenajı
Yer altı suyuna etkisi
Kanalizasyon ve deşarj kuralları
Suyun bekletilme süresi
Havuz suyu, uygunluğu belirlenmeden doğrudan çimlere veya ağaçlara verilmemeli. Yeniden kullanım için su kalitesi ve ilgili mevzuat koşulları uzmanlar tarafından değerlendirilmelidir.
BAHÇE TEMİZLİĞİNDE HORTUM YERİNE MEKANİK TEMİZLİK YAPILABİLİR
Yürüyüş yolları, otopark çevresi ve sert zeminlerin her gün basınçlı suyla yıkanması ortak tüketimi artırabilir.
Günlük temizlikte önce süpürme veya uygun mekanik temizlik yapılabilir. Yıkama yalnızca gerekli olduğunda ve kontrollü ekipmanla gerçekleştirilebilir.
Yağ, kimyasal veya sağlık riski oluşturan kirlerin temizliği için su kullanılması gerekiyorsa kirli suyun toprağa, yağmur suyu hattına veya bitki alanlarına kontrolsüz biçimde akması önlenmelidir.
SULAMA SUYU ŞEBEKE SUYUNDAN AYRILABİLİR Mİ?
Yağmur suyu, arıtılmış gri su veya başka bir alternatif kaynak kullanıldığında bu suyun içme suyu tesisatından fiziksel olarak ayrılması gerekiyor.
Sulama hatlarında şu güvenlik önlemleri bulunmalıdır:
Boruların açık biçimde işaretlenmesi
İçme suyu hattına geri akışın önlenmesi
Şebeke yedeklemesinin güvenli bağlantıyla yapılması
Alternatif su musluklarına “İçilmez” uyarısı konulması
Depoların kapalı tutulması
Çocukların erişiminin sınırlandırılması
Düzenli su kalite kontrolü
Bakım kayıtlarının tutulması
Alternatif su kaynağı bulunması, suyun her bitkide ve her sulama yönteminde kullanılabileceği anlamına gelmez.
PEYZAJIN TAMAMI TAŞLA KAPLANMAMALI
Kurakçıl peyzaj, bütün bitkilerin sökülerek alanın taş veya betonla kaplanması anlamına gelmiyor.
Bakanlığın rehberinde yalnızca organik veya inorganik malçtan oluşan, bitki örtüsünün tamamen kaldırıldığı uygulamalar önerilmiyor. Kurakçıl peyzajın bitkiler, geçirgen yüzeyler, yağmur bahçeleri ve doğal drenajla bütüncül biçimde planlanması gerektiği belirtiliyor.
Ağaçların ve uygun bitki örtüsünün korunması şu yararları sağlayabilir:
Gölge oluşturulması
Toprak sıcaklığının düşürülmesi
Yağmur suyunun tutulması
Kuşlar ve böcekler için yaşam alanı
Ortak alanların serinletilmesi
Toprağın erozyona karşı korunması
Kentsel ısı adası etkisinin azaltılması
Su tasarrufu yapılırken sitenin ekolojik ve sosyal işlevi ortadan kaldırılmamalıdır.
ANTALYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNİN UYGULAMALARINDA NE KADAR TASARRUF HEDEFLENİYOR?
Antalya Büyükşehir Belediyesinin Yeşil Kent sayfasında kurakçıl bitkiler, uygun çim türleri ve ağaç kabuğu ile ponza gibi peyzaj malzemelerinin kullanılmasıyla su ve elektrik tüketiminde yüzde 50, işçilik, ilaç ve gübre giderlerinde yüzde 30 tasarruf hedeflendiği belirtiliyor.
Bu oran belediyenin uygulama hedefini gösteriyor. Her site bahçesinde aynı oranın sağlanacağı anlamına gelmiyor.
Tasarruf oranını şu özellikler değiştirir:
Mevcut çim alan miktarı
Sulama sisteminin yaşı
Kaçakların büyüklüğü
Bitki türleri
Toprak yapısı
Bahçenin gölge durumu
Yağmur suyu kullanımı
Bakım personelinin uygulamaları
Sitenin toplam peyzaj alanı
Gerçek sonuç, uygulama öncesi ve sonrası sayaç verileri karşılaştırılarak belirlenmelidir.
SİTE YÖNETİMİ KARAR ALMALI MI?
Sulama saatinin değiştirilmesi veya küçük kaçakların onarılması rutin yönetim kapsamında değerlendirilebilir. Ancak peyzaj projesinin değiştirilmesi, geniş çim alanların kaldırılması, depo kurulması, ortak alanda kazı yapılması veya merkezi gri su sistemi oluşturulması kat maliklerinin ortak alanını ve giderlerini ilgilendirir.
Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 42’nci maddesine göre ortak yerlerden elde edilen faydayı artıracak yenilik ve ilaveler, kat maliklerinin sayı ve arsa payı çoğunluğuyla vereceği karar üzerine yapılabiliyor. Giderlerin yenilikten yararlananlar tarafından faydalanma oranına göre ödenmesi öngörülüyor.
Alınacak kararda şu bilgiler bulunmalıdır:
Yapılacak uygulamanın kapsamı
Peyzaj ve sulama projesi
Toplam yatırım maliyeti
Aidatlara yansıyacak tutar
Beklenen yıllık su tasarrufu
Bakım ve işletme giderleri
Firma ve garanti bilgileri
Uygulama takvimi
Yöneticiye verilecek sözleşme yetkisi
Ortak alanların kullanım biçimi
Yönetim planında özel hükümler bulunabileceği için karar öncesinde site yönetim planı da incelenmelidir.
PEYZAJ FİRMASINDAN HANGİ BİLGİLER İSTENMELİ?
Site yönetimi yalnızca “bahçeyi daha az sulayacağız” açıklamasıyla teklif kabul etmemeli.
Hazırlanacak projede şu bilgilerin gösterilmesi gerekir:
Mevcut peyzaj alanının ölçümü
Çim, ağaç ve bitki adalarının büyüklüğü
Bitki türleri ve su ihtiyaçları
Sulama zonları
Fıskiye ve damlatıcı debileri
Toplam günlük ve aylık su ihtiyacı
Mevcut sistemdeki kaçaklar
Önerilen otomasyon ve sensörler
Yağmur suyu veya gri su seçeneği
Tahmini yatırım maliyeti
Yıllık bakım gideri
Beklenen metreküp tasarrufu
Uygulama sonrası izleme yöntemi
Tasarruf tahmini yalnızca yüzde olarak değil, yıllık metreküp üzerinden de verilmelidir.
DÜŞÜK MALİYETLE İLK OLARAK NELER YAPILABİLİR?
Yüksek maliyetli peyzaj dönüşümünden önce şu önlemler uygulanabilir:
Kaçaklar onarılabilir.
Fıskiyelerin yönü düzeltilebilir.
Sulama saati sabah erken veya akşam geç saatlere alınabilir.
Yağışlı günlerde sistem kapatılabilir.
Çim ve bitki adalarının hatları ayrılabilir.
Damlatıcılar temizlenebilir.
Gereksiz sulanan boş bölümler kapatılabilir.
Toprak nemi kontrol edilebilir.
Ağaç çevresinde uygun malç kullanılabilir.
Sulama tüketimi alt sayaçla izlenebilir.
Çim biçme yüksekliği yeniden düzenlenebilir.
Mevsime göre ayrı sulama programı hazırlanabilir.
Bu çalışmalar tamamlandıktan sonra geniş çim alanların dönüşümü, yağmur suyu deposu ve merkezi otomasyon gibi yatırımlar değerlendirilebilir.
UYGULAMA SONRASI TASARRUF NASIL ÖLÇÜLÜR?
Tasarruf çalışması tamamlandıktan sonra su faturalarının düşmesi beklenebilir. Ancak yalnızca fatura tutarına bakılması yeterli değil; su tarifesi değişiklikleri TL karşılaştırmasını yanıltabilir.
Ölçümde şu veriler karşılaştırılmalıdır:
Önceki yılın aynı ayındaki metreküp tüketimi
Uygulama sonrasındaki metreküp tüketimi
Yağış miktarı
Sulama yapılan gün sayısı
Bahçedeki bitki ve çim alan büyüklüğü
Sitenin doluluk oranı
Havuz ve ortak temizlik tüketimi
Yeni kaçak veya arızalar
Mümkünse peyzaj tüketimi ayrı sayaçtan takip edilmeli. Böylece bahçe tasarrufu, havuz veya bina içindeki diğer ortak su tüketimlerinden ayrılabilir.
ANTALYA’DA SİTE BAHÇELERİNDE SU TASARRUFU NASIL SAĞLANIR?
Antalya’da site bahçelerinde su tasarrufu için ilk adım, peyzaj tüketiminin ölçülmesi ve kaçakların giderilmesi olmalıdır. Ardından çim alanlar gerçek kullanım ihtiyacına göre azaltılmalı, yerel iklime uygun bitkiler seçilmeli ve farklı su ihtiyacına sahip alanlar ayrı sulama hatlarına bağlanmalıdır.
Ağaç ve çalılarda damla sulama, çim alanlarda doğru ayarlanmış fıskiyeler, yağış ve toprak nem sensörleri tüketimin kontrol edilmesini sağlayabilir. Sulamanın sabah erken veya akşam geç saatlerde yapılması, malçlama ve toprak iyileştirmesi de su kaybını azaltabilir.
Yağmur suyu hasadı ve uygun biçimde arıtılan gri su, şebeke suyuna alternatif oluşturabilir. Ancak bu sistemlerin ayrı tesisat, güvenli depolama ve düzenli bakım gerektirdiği unutulmamalıdır.
Kurakçıl peyzaj, site bahçesini bitkisiz ve taşla kaplı bir alana dönüştürmek değil; gölgeyi, canlı yaşamını ve ortak kullanım değerini koruyarak aynı bahçeyi daha az suyla yaşatmak anlamına geliyor.





