
Antalya tekne atık denetimi elektronik takip, kıyıdaki atık kabul tesisleri ve denizde yapılan kontrollerle yürütülüyor. Kaçak deşarj cezaya yol açabiliyor.
Antalya’nın Kaş’tan Gazipaşa’ya uzanan kıyılarında tur tekneleri, özel yatlar, balıkçı tekneleri, ticari gemiler ve farklı büyüklüklerde deniz araçları faaliyet gösteriyor.
Bu araçlarda yolculuk sırasında yalnızca evsel çöp oluşmuyor. Sintine suyu, atık yağ, pis su ve farklı nitelikte sıvı veya katı atıklar da ortaya çıkabiliyor.
Bu atıkların denize bırakılması ise serbest değil.
Türkiye’de gemi ve teknelerden kaynaklanan atıkların toplanması, kıyı tesislerine teslim edilmesi ve kayıt altına alınması için ayrı bir sistem bulunuyor. Antalya’da bunun yanında denizde kaçak deşarjların tespiti için elektronik kameralar, termal görüntüleme, radar, Otomatik Tanımlama Sistemi ve saha denetimleri kullanılıyor.
Antalya’nın 2025-2029 Deniz Çöpleri İl Eylem Planı da Sahil Güvenlik ekipleri ile Antalya Büyükşehir Belediyesinin deniz araçlarından kaynaklanan çevre kirliliğine yönelik denetim, tespit ve idari işlemlere devam etmesini öngörüyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün de deniz çöpü oluşturma potansiyeli bulunan kıyı tesislerinde planlı ve ani denetimler yapması plan kapsamında bulunuyor.
Teknede hangi atıklar denize bırakılamaz?
Tekneden kaynaklanan atık denildiğinde yalnızca çöp poşeti anlaşılmamalı.
Gemilerden Atık Alınması ve Atıkların Kontrolü Yönetmeliği, Türkiye’nin deniz yetki alanlarında gemilerin ürettiği atıkların ve yük artıklarının denize verilmesini önlemeyi amaçlıyor.
Teknenin özelliklerine göre oluşabilecek başlıca atıklar arasında;
sintine suyu,
slaç ve yağlı atıklar,
atık motor yağı,
evsel nitelikli pis su,
deterjanlı ve benzeri yıkama suları,
plastik, ambalaj ve diğer katı çöpler
bulunuyor.
Çevre Kanunu’nda petrol türevleri, sintine, slaç, yağlı atıklar, evsel atıksular, deterjanlı sular ve katı atıkların denize bırakılması için ayrı idari yaptırım hükümleri bulunuyor.
Sintine suyu nedir?
Sintine, teknenin özellikle makine bölümü gibi alt kısımlarında biriken suya verilen ad.
Bu su temiz yağmur suyu gibi değerlendirilemiyor.
Makine yağı, yakıt kalıntıları veya farklı kirleticilerle temas etmiş olabileceği için doğrudan denize pompalanması çevre kirliliğine yol açabiliyor.
Bu nedenle sintine atıkları uygun atık kabul sistemlerine teslim edilmesi gereken tekne kaynaklı atıklar arasında yer alıyor.
Antalya’nın geçmiş kıyı atık altyapısı kayıtlarında da marinalar ve atık alım noktalarının önemli bölümünde çöp, pis su, atık yağ ve sintine kabul sistemlerinin bulunduğu görülüyor. Ancak tesislerin faaliyet durumu zaman içerisinde değişebildiğinden Bakanlık bugün ayrıca güncel atık kabul tesisleri listesi yayımlıyor.
Tekne tuvaletinden çıkan su denize verilebilir mi?
Teknelerdeki tuvalet ve yaşam bölümlerinden kaynaklanan pis sular da atık yönetiminin parçası.
Özellikle kıyıya yakın alanlarda kontrolsüz pis su boşaltımı hem deniz ekosistemi hem de yüzme alanlarının su kalitesi açısından risk oluşturabiliyor.
Çevre Kanunu, gemi ve diğer deniz araçlarından kaynaklanan evsel atıksuların mevzuata aykırı biçimde denize boşaltılması halinde idari para cezası uygulanmasını öngörüyor.
Bu nedenle teknede atık su deposunun bulunması tek başına yeterli değil.
Depoda biriken atığın daha sonra yetkili sisteme teslim edilmesi gerekiyor.
Küçük tekneler için sistem 2026’da değişti
Tekne atıklarının takibinde 2026 yılında önemli bir değişiklik gerçekleşti.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı 11 Şubat 2026 tarihinde Mavi Kart Takip Sistemi Uygulaması Hakkında Genelgeyi yayımladı.
Yeni sistem; Gemi Atık Takip Sistemi kapsamı dışında kalan, 150 GRT’nin altındaki petrol tankerleri ile 400 GRT’nin altındaki diğer gemi ve deniz araçlarından kaynaklanan atıkların elektronik ortamda izlenmesini amaçlıyor. Buna yatlar ve gezinti tekneleri gibi daha küçük deniz araçları da dahil.
Genelge yayımlandıktan altı ay sonra yürürlüğe girdi ve Mavi Kart Takip Sistemi 16 Ağustos 2026 itibarıyla uygulanmaya başladı.
Dolayısıyla Antalya’daki küçük tekne atık denetiminde Ağustos 2026’dan itibaren yeni bir dijital dönem başlamış durumda.
Mavi Kart artık fiziksel kart mı?
Sistemin adı Mavi Kart olsa da temel amaç fiziksel bir kart göstermek değil, atık hareketlerini elektronik ortamda izlemek.
Yeni Mavi Kart Takip Sistemi Türkiye Çevre Ajansı koordinasyonunda kuruluyor ve işletiliyor.
Teknelerin oluşturduğu atığın teslim edilmesi, atık kabul tesisi tarafından alınması ve sürecin kayıt altına alınması dijital altyapı üzerinden takip ediliyor.
Bu yöntem, denetim sırasında yalnızca teknenin fiziksel deposuna bakılması yerine geçmiş atık teslim kayıtlarının da kontrol edilebilmesine imkân sağlıyor.
Büyük gemiler nasıl takip ediliyor?
Daha büyük gemiler için sistem farklı.
150 GRT ve üzerindeki petrol tankerleri ile 400 GRT ve üzerindeki diğer gemiler, Gemi Atık Takip Sistemi kapsamındaki düzenlemelere tabi.
Bakanlığın Denizcilik Atıkları Uygulaması, geçmişte Gemi Atık Takip Sistemi ile Mavi Kart uygulamasını aynı dijital altyapı altında yürütmek amacıyla geliştirilmişti. Bakanlığın güncel mevzuat sayfasında hem Denizcilik Atıkları Uygulamasına ilişkin 2022/14 sayılı genelge hem de 2026 yılında yayımlanan yeni Mavi Kart Takip Sistemi Genelgesi birlikte yer alıyor.
Bu nedenle teknenin büyüklüğü ve niteliği, hangi elektronik takip yükümlülüğünün uygulanacağını belirleyen unsurlardan biri.
Tekne atığını nereye bırakıyor?
Atıkların denize boşaltılması yerine yetkili kıyı tesislerine veya mevzuata uygun atık alma sistemlerine teslim edilmesi gerekiyor.
Bakanlık, limanlar, marinalar ve balıkçı barınakları gibi kıyı tesislerinde atık kabul hizmetlerinin yürütülmesini öngörüyor ve faaliyetteki tesisler için güncel bir liste yayımlıyor.
Atık kabul tesisi teknenin oluşturduğu atığın türüne göre pis su, sintine, atık yağ veya katı atığı teslim alabiliyor.
Her kıyı tesisinin her atık türünü kabul ettiği varsayılmamalı.
Bu nedenle tekne işletmecisinin gideceği liman veya marinada hangi atıkların kabul edildiğini önceden kontrol etmesi gerekiyor.
Antalya’da atık kabul kapasitesi artırılacak
Antalya Büyükşehir Belediyesinin 2026 Performans Programı, gemilerden atık alım tesislerinin kapasitesinin artırılmasını ayrı bir faaliyet olarak tanımlıyor.
Programda amaç; Antalya Körfezi’nin deniz suyu kalitesini izlemek, gemi ve deniz araçlarından kaynaklanan kirliliği tespit etmek, idari yaptırım uygulamak ve deniz kirliliği üzerinde caydırıcı etki oluşturmak olarak açıklanıyor.
Bu doğrultuda mevcut gemi atık alım tesislerinin kapasitesinin artırılması için 2026 programında çalışma öngörülüyor.
Bu başlık önemli çünkü etkili denetim yalnızca ceza kesmekle sağlanamaz.
Teknenin atığını yasal olarak bırakabileceği yeterli ve erişilebilir tesisin bulunması da sistemin çalışmasının temel koşullarından biri.
Antalya’da denizde denetimi kim yapıyor?
Yetki tek bir kurumda toplanmış değil.
2023/3 sayılı Gemi Kaynaklı Deniz Kirliliği Denetimi Yetkisinin Devri Genelgesi kapsamında denetim ve belirli koşullarda idari yaptırım uygulama yetkisi;
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına bağlı liman başkanlıklarına,
Sahil Güvenlik Komutanlığına,
Türkiye Çevre Ajansına,
Antalya Büyükşehir Belediyesine
ve Mersin Büyükşehir Belediyesine devredilmiş durumda.
Her kurumun denetim alanı ve konusu aynı değil.
Yetki alanları genelgenin hükümlerine göre ayrılıyor.
Antalya Büyükşehir Belediyesi hangi tekneleri denetleyebilir?
2023/3 sayılı Genelge Antalya Büyükşehir Belediyesine belirlenen deniz alanlarında gemi kaynaklı deniz kirliliğinin denetlenmesi ve Çevre Kanunu kapsamında idari yaptırım uygulanması yetkisi veriyor.
Ayrıca 150 GRT ve üzerindeki petrol tankerleri ile 400 GRT ve üzerindeki diğer gemilerin dışında kalan yat, balıkçı gemisi, tekne ve diğer deniz araçlarında tutulması gereken atık kayıtlarının veya elektronik atık takip bilgilerinin bulunmadığının tespit edilmesi halinde de Büyükşehir Belediyesi yaptırım uygulayabiliyor.
Bu hüküm özellikle küçük tur ve gezi teknelerinin yoğun olduğu Antalya kıyıları açısından önem taşıyor.
Tekneler kamerayla takip ediliyor mu?
Antalya kent merkezi çevresindeki belirli deniz alanlarında evet.
Antalya Büyükşehir Belediyesi Elektronik Gemi Denetim Sistemi ile Beşgöz Deresi ve Göynük Çayı arasında kalan yaklaşık 52 kilometrelik kıyı bandını 24 saat elektronik olarak takip ediyor.
Kasım 2025 itibarıyla sistem yirmi iki farklı noktaya yerleştirilen yüksek çözünürlüklü PTZ ve termal kameralarla çalışıyordu.
Sistemde kameraların yanında radar ve gemilerin kimlik ve hareket bilgilerinin izlenmesini sağlayan AIS altyapısından da yararlanılıyor.
Bu nedenle bir geminin denize atık boşalttığı şüphesi yalnızca sahildeki bir kişinin gözlemine bağlı değil.
Elektronik sistem üzerinden de hareket ve görüntü takibi yapılabiliyor.
Bütün Antalya kıyısı bu kameralarla izleniyor mu?
Hayır.
Bu ayrım önemli.
Büyükşehir Belediyesinin açıklamasındaki elektronik sistemin doğrudan izlediği bölge Beşgöz Deresi ile Göynük Çayı arasındaki yaklaşık 52 kilometrelik sahil bandı.
Antalya ilinin kıyı uzunluğu ise bunun çok üzerinde.
Kaş, Demre, Finike, Kumluca, Kemer, Manavgat, Alanya ve Gazipaşa gibi ilçelerde deniz denetimi yalnızca Antalya Büyükşehir Belediyesinin merkezdeki Elektronik Gemi Denetim Sistemine bağlı değil.
Bu bölgelerde Sahil Güvenlik, liman başkanlıkları, çevre birimleri ve diğer yetkili kurumların kendi yetki alanlarındaki kontrolleri devreye giriyor. 2025-2029 Antalya Deniz Çöpleri İl Eylem Planı da Sahil Güvenlik ile Büyükşehir Belediyesinin deniz araçlarından kaynaklı kirlilik denetimlerinin sürdürülmesini öngörüyor.
Termal kamera neden kullanılıyor?
Normal kameralar gündüz saatlerinde etkili olsa da denizde denetimin gece de devam etmesi gerekiyor.
Termal ve gece görüş sistemleri, düşük ışık koşullarında deniz araçlarının ve deniz yüzeyindeki hareketlerin izlenmesini kolaylaştırıyor.
2025 yılı açıklamasında Antalya Büyükşehir Belediyesi sistemin yedi gün yirmi dört saat çalıştığını ve görevlilerin gelen görüntüleri değerlendirdiğini bildirdi.
Ancak kamerada görülen her renk değişimi otomatik olarak “tekne atık boşalttı” sonucuna dönüştürülmüyor.
İdari yaptırım için çevre denetimi mevzuatına uygun biçimde ihlalin tespit edilmesi gerekiyor.
Tekneye anında ceza mı kesiliyor?
Denizde şüpheli bir görüntü görülmesiyle yaptırım süreci aynı şey değil.
2023/3 sayılı Genelge, ihlalin tespiti, cezanın verilmesi ve tahsil işlemlerinin Çevre Denetimi Yönetmeliğine göre yapılmasını öngörüyor.
Gerekli durumlarda numune alınabiliyor. Numune ve analiz süreçlerinin ilgili su kirliliği mevzuatındaki yöntemlere uygun yürütülmesi gerekiyor.
Dolayısıyla kamera kaydı, saha tespiti, belge kontrolü, numune veya farklı deliller olayın niteliğine göre birlikte değerlendirilebilir.
Denize atık boşaltan gemilere Antalya’da ceza kesildi mi?
Evet.
Antalya Büyükşehir Belediyesinin Kasım 2025’te açıkladığı verilere göre Elektronik Gemi Denetim Sistemi kapsamında 2025 yılı içerisinde on dokuz gemiye toplam 78 milyon 214 bin lira idari para cezası uygulanmıştı.
Sistem faaliyete geçtiğinden Kasım 2025’e kadar ise toplam yüz otuz beş gemiye yaklaşık 210 milyon 940 bin liralık cezai işlem uygulandığı açıklandı.
Bir önceki yıl olan 2024’te ise seksen üç gemiye toplam 103 milyon 363 bin 641 lira idari para cezası uygulanmıştı.
Bu rakamlar Antalya’da gemi kaynaklı kirliliğe yönelik yaptırımın yalnızca mevzuatta kalan teorik bir yetki olmadığını gösteriyor.
2026’da cezalar ne kadar?
Tek bir sabit “tekneye atık cezası” bulunmuyor.
Çevre Kanununda ceza; atığın niteliğine, deniz aracının türüne ve grostonuna göre değişebiliyor.
Petrol ve petrol türevli atıklar, kirli balast, sintine veya slaç ile evsel atıksu ve katı atık için farklı hesaplamalar bulunuyor.
2026 yılında Çevre Kanunundaki idari para cezaları yeniden değerleme oranına göre artırılarak uygulanıyor. 2026 tarifesi 30 Aralık 2025 tarihinde yayımlanan tebliğle yürürlüğe girdi.
Bu nedenle belirli bir tekne için yalnızca “şu kadar lira ceza kesilir” demek doğru değil.
Aracın grostonu ve tespit edilen kirliliğin türü bilinmeden kesin ceza hesaplanamaz.
Tehlikeli atık boşaltılırsa ceza daha mı yüksek?
Evet.
Çevre Kanunu, tehlikeli madde ve atıkların denize boşaltılması durumunda uygulanacak idari para cezalarının petrol ve petrol türevleri kategorisi esas alınarak on kat uygulanmasını öngörüyor.
Ayrıca cezanın ödenmemesi veya yeterli teminat gösterilmemesi halinde geminin en yakın liman yetkilisine teslim edilerek seyrüseferden ve faaliyetten men edilmesine ilişkin hükümler de bulunuyor.
Dolayısıyla deniz kirliliği yaptırımı yalnızca para cezasıyla sınırlı kalmayabiliyor.
Atığı denize atan tekne daha sonra temizlerse ceza kalkıyor mu?
Hayır.
Çevre Kanununa göre kirliliğe neden olan gemi veya deniz aracının meydana getirdiği kirliliği kendi imkânlarıyla giderdiğinin tespit edilmesi halinde idari para cezasının üçte bir oranında uygulanması öngörülüyor.
Bu, eylemin cezasız kalması anlamına gelmiyor.
Kirliliğin hızlı biçimde giderilmesini teşvik eden bir hüküm niteliğinde.
Teknenin yalnızca atık kayıtları da denetlenebilir mi?
Evet.
Denetim yalnızca tekneden denize bir boru uzatıldığının görülmesine dayanmıyor.
Özellikle küçük deniz araçlarında atıkların elektronik takip sistemine kaydedilip kaydedilmediği de kontrol edilebiliyor.
2023/3 sayılı Genelge, Antalya Büyükşehir Belediyesine kendi yetki alanında küçük yat, tekne ve balıkçı gemilerinin çevre mevzuatı gereği tutması gereken atık bilgi ve belgeleri ile elektronik atık takip sistemlerini denetleme yetkisi veriyor.
Yeni Mavi Kart Takip Sisteminin 16 Ağustos 2026’da yürürlüğe girmesiyle bu elektronik izleme küçük deniz araçları açısından daha güncel bir altyapıya taşınmış durumda.
Atık teslim kaydı neden önemli?
Bir teknenin belirli miktarda pis su veya sintine depolayabilecek kapasitesi bulunuyorsa uzun süre hiç atık teslim etmemesi denetim açısından soru işareti yaratabilir.
Elektronik sistemlerin temel amaçlarından biri teknenin ürettiği atık ile teslim ettiği atık arasında izlenebilir bir kayıt oluşturmak.
Bakanlığın daha önce Denizcilik Atıkları Uygulamasını devreye alırken açıkladığı sisteme göre atığın gemiden alınmasından lisanslı kabul tesisine ve ardından bertaraf sürecine kadar olan hareketlerin elektronik olarak takip edilmesi hedeflenmişti.
2026’daki yeni Mavi Kart Takip Sistemi de küçük deniz araçları için atık teslim ve kabul işlemlerinin dijital olarak izlenmesini amaçlıyor.
Gezi tekneleri de denetleniyor mu?
Evet.
Gezi teknelerinin turistik faaliyet yürütmesi çevre yükümlülüklerinden muaf olduğu anlamına gelmiyor.
Teknenin özelliklerine bağlı olarak oluşan pis su, sintine, yağlı atık ve çöplerin mevzuata uygun biçimde yönetilmesi gerekiyor.
Antalya Deniz Çöpleri İl Eylem Planı’nda ayrıca Sahil Güvenlik tarafından gemilerde gerçekleştirilen denetimlerden sonra çevre konusunda bilgilendirici materyaller verilmesinin sürdürülmesi öngörülüyor.
Antalya gibi Kaş, Demre, Kemer, Kaleiçi, Manavgat ve Alanya’da yoğun tur teknesi faaliyeti bulunan bir kent açısından gezi teknelerinin atık yönetimi doğrudan kıyı ekosistemiyle ilişkili.
Marinalar ve balıkçı barınakları da denetleniyor mu?
Tekne atık yönetiminin diğer tarafında atığı teslim alan kıyı tesisleri bulunuyor.
Gemilerden Atık Alınması ve Atıkların Kontrolü Yönetmeliğine göre atık kabul tesislerini denetleme yetkisi Bakanlık ve valiliklere; atık alma gemilerinin denetimi ise Bakanlık, valilikler ve liman başkanlıklarına ait.
Antalya Deniz Çöpleri İl Eylem Planı da Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün kıyıda deniz çöpü oluşturma potansiyeli bulunan tesislerde planlı ve ani denetimlere devam edeceğini belirtiyor.
Yani denetim yalnızca tekne sahibine yönelmiyor.
Atığı alması gereken tesisin de mevzuata uygun çalışması gerekiyor.
Antalya’nın atık alım altyapısı yeterli mi?
Güncel kamu belgeleri Antalya’da atık alım hizmetinin bulunduğunu ve kapasitenin artırılmasının planlandığını gösteriyor.
Ancak kıyı boyunca faaliyet gösteren her küçük teknenin en yakın atık kabul noktasına ne kadar mesafede olduğu, yoğun yaz sezonunda bekleme yaşanıp yaşanmadığı veya her tesiste atık kabul kapasitesinin kullanım oranı gibi bilgilerin tamamını tek bir açık veri ekranında karşılaştırmak mümkün değil.
Antalya Büyükşehir Belediyesinin 2026 Performans Programında mevcut atık alım tesislerinin kapasitesinin artırılmasına özel faaliyet ayrılması, altyapının geliştirilmesinin hâlen güncel bir ihtiyaç olarak görüldüğünü ortaya koyuyor.
Atık denetiminin etkili olabilmesi açısından kıyının yalnızca cezayla değil yeterli teslim altyapısıyla da desteklenmesi önemli.
Yurttaş denize atık boşaltan tekneyi görürse ne yapmalı?
Antalya Büyükşehir Belediyesinin güncel bilgilendirmesine göre gemi veya diğer deniz araçlarından kaynaklanan bir deniz kirliliği görüldüğünde olayın 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirilmesi gerekiyor.
İhbar sırasında mümkünse olayın yeri, saati, teknenin adı veya ayırt edici özellikleri ve kirliliğin türü hakkında bilgi verilmesi tespiti kolaylaştırabilir.
Ancak yurttaşın tekneye müdahale etmesi veya denizde tehlikeli biçimde yaklaşması yerine yetkili birimlere bilgi vermesi daha güvenli.
Her deniz yüzeyi lekesi tekne kirliliği midir?
Hayır.
Deniz yüzeyindeki renk değişimi veya köpük her zaman petrol ya da tekneden bırakılmış atık anlamına gelmeyebilir.
Polen, doğal organik materyal, akıntı veya farklı çevresel olaylar da deniz yüzeyinde görsel değişiklik yaratabilir.
Bu nedenle kirliliğin kaynağı ve niteliğinin yetkili ekiplerce tespit edilmesi gerekiyor.
Gerektiğinde numune ve laboratuvar analizi de denetim sürecinin parçası olabiliyor. 2023/3 sayılı Genelge numune alma ve analiz işlemlerinin ilgili mevzuattaki yöntemlerle yapılmasını şart koşuyor.
Antalya’da denetim yalnızca ceza üzerine mi kuruluyor?
Hayır.
Denetimin caydırıcılık boyutu önemli olsa da mevzuatın temel yaklaşımı atığın önce denize ulaşmasını engellemek.
Bunun için;
teknenin ürettiği atığın kayıt altına alınması,
atık kabul tesislerinin bulunması,
atığın kıyı tesisine teslim edilmesi,
elektronik sistem üzerinden transferin izlenmesi,
denizde kaçak deşarjın kontrol edilmesi
ve gerektiğinde idari yaptırım uygulanması
birbiriyle bağlantılı aşamalar oluşturuyor.
Antalya Büyükşehir Belediyesinin 2026 programında da yalnızca kirlilik tespiti değil, atık alım tesisi kapasitesinin geliştirilmesi aynı politika altında yer alıyor.
Antalya’da teknelerden kaynaklı atık denetimi nasıl yapılıyor?
Antalya’da sistem birkaç aşamadan oluşuyor.
Tekne veya gemide oluşan atıkların denize boşaltılması yerine yetkili atık kabul sistemlerine verilmesi gerekiyor. Büyük gemiler Gemi Atık Takip Sistemi kapsamındaki dijital süreçlerle takip edilirken, 16 Ağustos 2026 itibarıyla daha küçük yat, gezinti teknesi ve benzeri deniz araçlarının atık hareketleri yeni Mavi Kart Takip Sistemi üzerinden elektronik ortamda izleniyor.
Denizde ise yetki alanına göre Sahil Güvenlik Komutanlığı, liman başkanlıkları, Türkiye Çevre Ajansı ve Antalya Büyükşehir Belediyesi kontrol ve yaptırım mekanizmasının parçaları arasında.
Antalya Büyükşehir Belediyesi merkez çevresindeki yaklaşık 52 kilometrelik sahil bölümünde Elektronik Gemi Denetim Sistemi aracılığıyla yirmi dört saat görüntü ve elektronik takip gerçekleştiriyor. Son yayımlanan yerel ceza verilerine göre 2025 yılında on dokuz gemiye toplam 78 milyon 214 bin lira idari para cezası uygulandı.
Bununla birlikte Antalya’nın bütün kıyılarının tek bir kamera sistemiyle izlendiğini söylemek doğru değil. İlçelere ve deniz alanlarına göre farklı kurumların yetkileri devreye giriyor.
Denetimin uzun vadeli başarısı da yalnızca kaç tekneye ceza kesildiğiyle ölçülemez.
Teknelerin atıklarını kolayca teslim edebilmesi, kabul tesislerinin yeterli kapasitede olması, elektronik kayıtların düzenli tutulması ve atıkların teslimden nihai işleme kadar izlenebilmesi gerekiyor.
Antalya Büyükşehir Belediyesinin 2026 yılında atık alım tesisi kapasitesini artırmayı programına alması ve küçük teknelerde yeni Mavi Kart Takip Sisteminin devreye girmesi, tekne kaynaklı atık yönetiminin kentte hâlen geliştirilen güncel bir çevre politikası olduğunu gösteriyor.





