
Antalya’da yaz aylarında bebekleri sıcak, güneş, sıvı kaybı, araç ve su kazalarından koruma yolları bu haberde yer alıyor.
Antalya’da yaz aylarında yükselen sıcaklık ve nem, bebekli ailelerin günlük yaşamını doğrudan etkiliyor. Bebeklerin vücut ısılarını yetişkinler kadar kolay düzenleyememesi, aşırı sıcaklarda sıvı kaybı ve sıcak çarpması riskini artırıyor.
Özellikle yaşamın ilk aylarında bebekler serinlemek, beslenmek ve sıvı ihtiyaçlarını karşılamak için tamamen yetişkinlere bağımlı bulunuyor. Sağlık Bakanlığı, aşırı sıcak dönemlerinde bebeklerin sıcak ve güneş çarpması belirtileri açısından sık aralıklarla kontrol edilmesini öneriyor.
GÜNÜN EN SICAK SAATLERİNDE DIŞARI ÇIKILMAMALI
Bebeklerin güneş ışınlarının yoğun olduğu saatlerde doğrudan güneşe çıkarılmaması gerekiyor. Sağlık Bakanlığının önerilerine göre zorunlu olmadıkça saat 10.00 ile 16.00 arasında dışarıda uzun süre kalınmamalı.
Yürüyüş ve açık hava etkinlikleri sabah erken saatlere veya güneşin etkisini kaybettiği akşam saatlerine bırakılabilir. Dışarı çıkmadan önce yalnızca hava sıcaklığı değil, hissedilen sıcaklık, nem ve ultraviyole indeksi de kontrol edilmeli.
Gölge bir alan bulunması, bebeğin sıcak havadan tamamen korunduğu anlamına gelmiyor. Hava sıcaklığı yüksek olduğunda gölgede ve kapalı alanlarda da aşırı ısınma yaşanabileceği için bebeğin genel durumu düzenli olarak gözlenmeli.
BEBEK ARABASININ ÜZERİ KALIN ÖRTÜYLE KAPATILMAMALI
Bebek arabasının üzerine güneşi engellemek amacıyla battaniye, kalın örtü veya hava geçirmeyen kumaş örtülmesi, araç içindeki sıcaklığın yükselmesine ve hava dolaşımının azalmasına neden olabilir.
Dünya Sağlık Örgütü, sıcak havalarda bebek arabalarının kuru kumaşla tamamen kapatılmamasını öneriyor. Bebek arabasının kendi güneşliği kullanılmalı, hava dolaşımı korunmalı ve bebek sık sık kontrol edilmeli.
Bebek arabası gölgede tutulsa bile bebeğin yüzü, ense bölgesi ve göğsü kontrol edilmeli. Yoğun terleme, kızarıklık, huzursuzluk veya olağan dışı uyku hali fark edilirse bebek serin bir alana alınmalı.
BEBEKLER NASIL GİYDİRİLMELİ?
Sıcak günlerde bebeklere açık renkli, hafif, bol ve hava geçiren giysiler giydirilmeli. Gereğinden fazla kat giydirmek veya bebeği kalın örtülerle sarmak aşırı ısınma riskini artırabilir.
Bebeğin yalnızca el ve ayaklarına dokunarak sıcaklığı hakkında karar verilmemeli. Eller ve ayaklar serin olabilirken gövde fazla ısınmış olabilir. Bebeğin ense, sırt ve göğüs bölgesi kontrol edilmeli.
Bebeğin terlemesi, göğsünün sıcak hissedilmesi ve yüzünün kızarması aşırı ısındığını gösterebilir. Uyku sırasında bebeğin başı örtülmemeli ve oda sıcaklığına uygun hafif giysiler kullanılmalı.
ALTI AYDAN KÜÇÜK BEBEKLERE EKSTRA SU VERİLİR Mİ?
Yalnızca anne sütüyle beslenen ve altı aydan küçük olan sağlıklı bebeklere, sıcak günlerde dahi rutin olarak ekstra su verilmesi önerilmiyor. Dünya Sağlık Örgütüne göre anne sütü bebeğin ihtiyaç duyduğu suyu içeriyor. Bebek daha sık emmek istiyorsa emzirme sıklığı artırılabilir.
Emziren kişinin de gün boyunca yeterli sıvı tüketmesi ve susuz kalmaması önem taşıyor. Bebek her istediğinde, gece ve gündüz emzirilmeli.
Formül mamayla beslenen altı aydan küçük bebeklerde ek sıvı ihtiyacı konusunda bebeğin çocuk hekiminin önerisi izlenmeli. Formül mamanın su miktarı artırılmamalı veya azaltılmamalı; ürün, ambalajındaki ölçülere uygun hazırlanmalı.
Altı aydan büyük ve tamamlayıcı beslenmeye başlamış bebeklere ise beslenme düzenine uygun olarak gün boyunca su sunulabilir. Emzirme devam ediyorsa sıcak havalarda bebeğin isteğine göre daha sık emzirilmesi sürdürülebilir.
SIVI KAYBININ BELİRTİLERİ NELER?
Bebekler sıvı kaybını sözlü olarak ifade edemediği için bez sayısı, beslenme isteği ve genel davranışları yakından izlenmeli.
Bebeklerde sıvı kaybının belirtileri arasında şunlar bulunuyor:
Normalden daha az ıslak bez,
Ağız ve dudaklarda kuruluk,
Ağlarken gözyaşının azalması veya hiç olmaması,
Gözlerin çökük görünmesi,
Bıngıldağın içeri doğru çökmesi,
Olağan dışı huzursuzluk,
Uyku hali ve halsizlik,
Emmeyi veya beslenmeyi reddetme.
Bebeğin bezlerinin belirgin biçimde azalması, gözyaşı olmadan ağlaması, ağzının kuruması veya olağan dışı şekilde halsizleşmesi sıvı kaybına işaret edebilir. Bu belirtilerde sağlık kuruluşuna başvurulmalı.
SICAK ÇARPMASI BELİRTİLERİNE DİKKAT EDİLMELİ
Bebeklerde aşırı sıcakla ilişkili belirtiler hızla ilerleyebilir. Vücut sıcaklığının yükselmesi, sıcak ve kızarık cilt, hızlı solunum, yoğun huzursuzluk, beslenmeyi reddetme, kusma, olağan dışı uyku hali veya tepki vermede azalma önemli uyarı işaretleri arasında bulunuyor.
Bebekte bilinç kaybı, nöbet, solunum güçlüğü veya çevreye yanıt vermeme görülürse 112 Acil Çağrı Merkezi aranmalı. Bebek serin bir yere alınmalı, fazla giysileri çıkarılmalı ve sağlık ekibi gelene kadar serinletilmeye çalışılmalı.
Çok soğuk su, buzlu banyo veya bebeğin cildine doğrudan buz uygulamak yerine serin ortam ve ılık-serin bezlerle kontrollü soğutma tercih edilmeli. Sıcak çarpması tıbbi acil durum olarak kabul ediliyor.
GÜNEŞ KORUYUCU KULLANIMI YAŞA GÖRE DEĞİŞİYOR
Altı aydan küçük bebeklerde temel korunma yöntemi doğrudan güneşten uzak durmak, gölge kullanmak ve cildi hafif giysilerle korumak olmalı. Bu yaş grubunda güneş koruyucu ürünlerin rutin kullanımı yerine öncelikle fiziksel koruma öneriliyor.
Altı aydan büyük bebeklerde yaşa uygun, geniş spektrumlu ve yüksek koruma sağlayan ürünler tercih edilebilir. Ürün ilk kez kullanılacaksa küçük bir cilt bölgesinde denenmesi ve kullanım talimatına uyulması gerekiyor.
Güneş koruyucu sürülmesi, bebeğin öğle saatlerinde doğrudan güneşe çıkarılabileceği anlamına gelmiyor. Şapka, gölge, koruyucu giysi ve güneşe çıkış saatinin düzenlenmesi birlikte uygulanmalı.
Bebeğin cilt hastalığı, alerjisi veya prematüre doğum öyküsü bulunuyorsa güneş koruyucu seçimi çocuk hekimi veya dermatoloji uzmanıyla görüşülmeli.
ŞAPKA VE GÜNEŞLİK TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL
Bebek dışarı çıkarılırken yüzü ve boynu gölgeleyen, hava dolaşımına izin veren hafif bir şapka kullanılabilir. Güneş ışığını yansıtan açık renkli giysiler tercih edilmeli.
Bebek arabasının güneşliği düzenli olarak güneşin yönüne göre ayarlanmalı. Ancak güneşliğin oluşturduğu gölgede hava dolaşımının azalmamasına dikkat edilmeli.
Plaj şemsiyesi veya ağaç gölgesi, yansıyan ultraviyole ışınlarını tamamen engellemez. Kum, su ve açık renkli yüzeyler güneş ışınlarını yansıtabildiği için bebeğin doğrudan güneşe maruz kalmadığından emin olunmalı.
KLİMA BEBEKLİ EVLERDE NASIL KULLANILMALI?
Klima, Antalya’daki aşırı sıcak dönemlerinde yaşam alanının serin tutulmasına yardımcı olabilir. Ancak soğuk hava akımı doğrudan bebeğe yöneltilmemeli ve ortam aşırı soğutulmamalı.
Bebeğin yatağı klimanın, vantilatörün veya açık pencerenin doğrudan karşısına yerleştirilmemeli. Ortam serinletilirken düzenli hava dolaşımı sağlanmalı ve cihazların filtre bakımları ihmal edilmemeli.
Gündüz saatlerinde güneş alan pencerelerin perde veya panjurla kapatılması evin ısınmasını azaltabilir. Dışarıdaki hava serinlediğinde odalar havalandırılabilir. Sağlık Bakanlığı da güneş alan pencerelerin gölgelendirilmesini öneriyor.
Klima kullanılan odada bebeğin ense ve göğüs bölgesi kontrol edilerek giysi sayısı buna göre ayarlanmalı. Bebeğin ellerinin serin olması tek başına üşüdüğü anlamına gelmeyebilir.
YAZ AYLARINDA GÜVENLİ UYKU NASIL SAĞLANIR?
Bebek uyku için sırtüstü yatırılmalı ve düz, sert bir yatak yüzeyi kullanılmalı. Uyku alanında yastık, kalın battaniye, oyuncak, kenar koruyucu veya gevşek kumaş bulundurulmamalı.
Sıcak havalarda bebeğin başı örtülmemeli ve terlemesine yol açacak kadar kalın giydirilmemeli. Bebeğin göğsünün çok sıcak olması veya yoğun terlemesi aşırı ısınma işareti olabilir.
Bebek arabası, ana kucağı veya araç koltuğu rutin uyku alanı olarak kullanılmamalı. Yolculuk bittikten sonra uyuyan bebek güvenli ve düz bir uyku yüzeyine alınmalı.
BEBEK PARK EDİLMİŞ ARAÇTA BIRAKILMAMALI
Bebekler, kısa süreliğine dahi park edilmiş araçta yalnız bırakılmamalı. Aracın gölgede olması, camların açık bırakılması veya klimanın daha önce çalıştırılmış olması güvenli bir ortam sağlamıyor.
Araç içindeki sıcaklık kısa sürede tehlikeli seviyelere yükselebiliyor. Sağlık Bakanlığı, bebeklerin ve çocukların kapalı ve park edilmiş araçlarda kesinlikle bırakılmaması gerektiğini belirtiyor.
Araçtan inerken arka koltuk mutlaka kontrol edilmeli. Bebekle yolculuk sırasında düzenli mola verilmeli, araç içi sıcaklık izlenmeli ve güneşin doğrudan bebeğin üzerine gelmesi engellenmeli.
Park halindeki bir araçta yalnız bırakılmış bebek veya çocuk görülürse zaman kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirim yapılmalı.
DENİZ VE HAVUZDA SÜREKLİ GÖZETİM GEREKİYOR
Antalya’da yaz aylarında deniz ve havuz kullanımı artarken bebeklerin su yakınında bir an bile gözetimsiz bırakılmaması gerekiyor.
Bebek suyun içindeyken veya kenarında bulunurken yetişkinin sürekli ve yakın gözetimi sağlanmalı. Telefonla ilgilenmek, kitap okumak veya kısa süreliğine başka bir yere bakmak güvenliği riske atabilir. Boğulma olayları hızlı ve sessiz gerçekleşebilir.
Şişme kolluk, simit veya yüzme oyuncağı yetişkin gözetiminin yerine geçmez. Teknede veya açık suda bebeğin yaşına ve kilosuna uygun can yeleği kullanılmalı.
Evlerde ve sitelerde bulunan havuzların çevresinde çocukların tek başına erişimini engelleyen kapı ve bariyerler bulunmalı. Havuz kullanıldıktan sonra oyuncaklar suyun içinde bırakılmamalı; oyuncaklar bebeğin yeniden havuza yönelmesine neden olabilir.
BEBEKLERDE SİVRİSİNEK KORUMASI NASIL YAPILMALI?
Bebekleri sivrisineklerden korumak için öncelikle pencere teli, cibinlik, uzun kollu hafif giysiler ve bebek arabasına uygun sineklik kullanılabilir.
İki aydan küçük bebeklerin cildine böcek kovucu ürün sürülmemeli. Bu yaş grubunda koruyucu giysi ve bebek arabası ya da taşıyıcıya uygun sineklik tercih edilmeli.
Daha büyük bebeklerde kullanılacak ürünün yaş sınırı ve içeriği ambalajdan kontrol edilmeli. Böcek kovucu bebeğin ellerine, göz çevresine, ağzına, kesiklere veya tahriş olmuş cilde uygulanmamalı.
Üç yaşından küçük çocuklarda limon okaliptüsü yağı veya para-mentan-diol içeren ürünler kullanılmamalı. Ürün bebeğin yüzüne doğrudan püskürtülmemeli; önce yetişkinin eline uygulanarak yüze dikkatlice sürülmeli.
İSİLİK VE PİŞİK RİSKİNE KARŞI NE YAPILMALI?
Sıcak ve nemli havalarda terleme arttığı için bebeğin boyun, koltuk altı, kasık ve deri kıvrımlarında isilik gelişebilir. Bebeğin cildi temiz ve kuru tutulmalı, terli kıyafetleri değiştirilmelidir.
Bez bölgesi sık aralıklarla kontrol edilmeli ve ıslak veya kirli bez bekletilmeden değiştirilmelidir. Bez değişiminden sonra bölgenin kuruması için kısa süre hava alması sağlanabilir.
Ciltte hızla yayılan kızarıklık, su toplaması, akıntı, kötü koku, yara veya ateş görülürse sağlık kuruluşuna başvurulmalı. Hekim önerisi olmadan pudra, bitkisel yağ veya ilaçlı krem kullanılmamalı.
YOLCULUKLAR BEBEĞİN DÜZENİNE GÖRE PLANLANMALI
Uzun araç yolculukları mümkünse günün daha serin saatlerinde yapılmalı. Araç hareket etmeden önce iç ortam serinletilmeli ancak klima doğrudan bebeğe yöneltilmemeli.
Bebek araç içinde yaşına ve kilosuna uygun çocuk güvenlik koltuğunda taşınmalı. Emzirme, beslenme ve bez değişimi için güvenli alanlarda mola verilmeli; araç hareket halindeyken bebek koltuktan çıkarılmamalı.
Bebeğin sütü, maması, ilaçları ve bakım ürünleri doğrudan güneş altında veya park edilmiş aracın içinde bırakılmamalı. Özellikle sıcaklıktan etkilenen ilaçların saklama koşulları ambalajdan kontrol edilmeli.
NE ZAMAN SAĞLIK KURULUŞUNA BAŞVURULMALI?
Bebekte aşağıdaki belirtilerden biri görülürse sağlık desteği alınmalı:
Beslenmeyi veya emmeyi reddetme,
Normalden belirgin biçimde daha az ıslak bez,
Ağlarken gözyaşı çıkmaması,
Ağız ve dudaklarda kuruluk,
Bıngıldağın çökmesi,
Tekrarlayan kusma,
Olağan dışı uyku hali,
Sürekli ve teskin edilemeyen ağlama,
Hızlı veya güç solunum,
Çevreye tepkinin azalması,
Yüksek ateş.
Üç aydan küçük bir bebekte 38 derece veya üzerinde ateş görülmesi acil tıbbi değerlendirme gerektirir. Bebek tepki vermiyorsa, nöbet geçiriyorsa, nefes almakta zorlanıyorsa veya bilinci kapanıyorsa 112 aranmalı.
BEBEĞİN RUTİNİ SICAK HAVAYA GÖRE DÜZENLENMELİ
Antalya’da bebekli ailelerin yaz planını yalnızca tatil ve açık hava etkinliklerine göre değil, sıcaklığın gün içerisindeki seyrine göre de düzenlemesi gerekiyor.
Sabah erken ve akşam saatlerinin tercih edilmesi, bebeğin sık beslenmesi, bez sayısının takip edilmesi, ince giysiler kullanılması ve yaşam alanının serin tutulması sıcakla ilişkili riskleri azaltabilir.
Her bebeğin yaşı, doğum haftası, kilosu ve sağlık durumu farklı olduğu için prematüre, kronik hastalığı bulunan veya düzenli ilaç kullanan bebeklerde yaz bakımı çocuk hekiminin önerilerine göre planlanmalı.





