
Antalya’da kronik hastaların sıcak havalarda kaçta dışarı çıkmaması gerektiği ve korunma yolları bu haberde yer alıyor.
Antalya’da yaz aylarında etkili olan yüksek sıcaklık ve nem, kronik hastalığı bulunan kişiler açısından daha büyük sağlık riski oluşturuyor. Kalp ve damar, tansiyon, diyabet, böbrek, solunum sistemi, nörolojik ve ruhsal hastalıkları bulunanların günlük planlarını hava koşullarına göre düzenlemesi gerekiyor.
Sağlık Bakanlığı, günün en sıcak saatleri olan 10.00 ile 16.00 arasında zorunlu olmadıkça dışarı çıkılmamasını öneriyor. Güneş ışınlarının etkisinin ve hissedilen sıcaklığın yüksek olduğu günlerde kronik hastaların açık hava işlerini sabah erken saatlere veya sıcaklığın düştüğü akşam saatlerine bırakması önem taşıyor.
KRONİK HASTALAR HANGİ SAATLERDE DIŞARI ÇIKMAMALI?
Antalya’da kronik hastalığı bulunan kişilerin özellikle saat 10.00 ile 16.00 arasında dışarı çıkmaması gerekiyor. Bu zaman aralığında güneş ışınları daha güçlü olurken hava sıcaklığı ve hissedilen sıcaklık da tehlikeli seviyelere ulaşabiliyor.
Ancak 16.00’dan sonra dışarı çıkmanın her gün güvenli olduğu düşünülmemeli. Antalya’da aşırı sıcak hava dalgaları sırasında sıcaklık akşam saatlerine kadar yüksek kalabiliyor. Bu nedenle dışarı çıkmadan önce yalnızca saate değil, güncel sıcaklık, hissedilen sıcaklık, nem ve resmi sıcak hava uyarılarına da bakılmalı.
Dünya Sağlık Örgütü, sıcaklığa karşı hassas kişilerin günün en sıcak bölümünde dışarı çıkmamasını ve ağır fiziksel faaliyetlerden kaçınmasını öneriyor. Zorunlu işleri serin sabah veya akşam saatlerine bırakmak, mümkünse gün içinde iki ila üç saat serin bir ortamda bulunmak tavsiye ediliyor.
EN UYGUN SAATLER SABAH ERKEN VE AKŞAM
Hava koşulları uygunsa kronik hastaların market, eczane, hastane randevusu ve yürüyüş gibi dışarıdaki işlerini sabah erken saatlerde tamamlaması daha güvenli olabilir.
Akşam dışarı çıkılacaksa güneşin batmış olması tek başına yeterli değil. Hissedilen sıcaklığın hâlâ yüksek olduğu günlerde dışarı çıkış daha ileri bir saate ertelenmeli veya ihtiyaçlar kapalı ve serin ortamlarda karşılanmalı.
Diyabet hastalarının açık hava egzersizlerini de günün en sıcak bölümüne denk getirmemesi; sabah erken, akşam veya serin kapalı alanları tercih etmesi öneriliyor.
HANGİ KRONİK HASTALIKLARDA RİSK DAHA YÜKSEK?
Sıcak hava herkesi etkileyebilse de bazı kronik hastalıklarda risk daha yüksek olabiliyor.
Risk grubunda yer alan hastalıklar arasında şunlar bulunuyor:
Kalp ve damar hastalıkları,
Yüksek veya düşük tansiyon,
Diyabet,
Kronik böbrek hastalıkları,
Astım ve kronik solunum sistemi hastalıkları,
Beyin ve damar hastalıkları,
Karaciğer hastalıkları,
Nörolojik hastalıklar,
Ruhsal hastalıklar,
Dolaşım bozuklukları,
Hareket kısıtlılığına yol açan hastalıklar.
Yaşlılık, fazla kilo, yalnız yaşama ve birden fazla ilaç kullanımı da sıcakla ilişkili sağlık sorunlarının ortaya çıkma ihtimalini artırabiliyor.
SICAK HAVA KRONİK HASTALARI NEDEN DAHA FAZLA ETKİLİYOR?
Vücut, sıcak havalarda terleme ve ciltteki kan dolaşımını artırma yoluyla ısısını düşürmeye çalışıyor. Ancak kronik hastalıklar, ileri yaş ve bazı ilaçlar bu mekanizmanın yeterli çalışmasını engelleyebiliyor.
Sıcaklık ve nem yükseldiğinde kalbin vücudu serinletmek için daha fazla çalışması gerekebiliyor. Terleme sonucunda su ve elektrolit kaybı yaşanması tansiyon düşmesine, baş dönmesine, bayılmaya ve böbrek işlevlerinin etkilenmesine yol açabiliyor.
Sağlık Bakanlığı, özellikle yaşlılar ve kronik hastalığı bulunanlarda vücut sıcaklığının yalnızca terlemeyle dengede tutulmasının her zaman mümkün olmayabileceğine dikkat çekiyor.
KALP VE TANSİYON HASTALARI NELERE DİKKAT ETMELİ?
Kalp ve tansiyon hastaları günün sıcak saatlerinde yürüyüş, alışveriş veya fiziksel efor gerektiren işleri ertelemeli. Baş dönmesi, göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı veya bayılma hissi ortaya çıkarsa serin bir yere geçilmeli ve sağlık desteği alınmalı.
Sıcak nedeniyle damarların genişlemesi ve terlemeyle sıvı kaybedilmesi tansiyonun düşmesine neden olabilir. Buna karşın ilaçlar hekim önerisi olmadan bırakılmamalı, azaltılmamalı veya farklı saatte alınmamalı.
Tansiyon düşürücü ilaçlar ile idrar söktürücüler sıcak havalarda sıvı kaybı, tansiyon düşmesi ve bayılma riskini etkileyebiliyor. Bu ilaçları kullananların sıcak dönem başlamadan önce aile hekimi veya hastalığını takip eden hekimle kişisel bir plan oluşturması gerekiyor.
BÖBREK HASTALARI FAZLA SU İÇMELİ Mİ?
Sıcak havalarda düzenli sıvı tüketimi önemli olsa da bütün kronik hastalar için aynı miktarda su önerilemez.
Kalp yetmezliği, böbrek yetmezliği veya başka bir nedenle sıvı kısıtlaması bulunan kişilerin kendi kararlarıyla su tüketimini artırmaması gerekiyor. İdrar söktürücü ilaç kullananlar da sıcak havada ne kadar sıvı tüketmeleri gerektiğini hekimlerine danışmalı.
Sağlık Bakanlığı, doktor tarafından sıvı alımı kısıtlanan veya idrar söktürücü kullanan kişilerin sıvı tüketimi konusunda ilgili hekime başvurmasını öneriyor.
DİYABET HASTALARI NELERE DİKKAT ETMELİ?
Sıcak hava, diyabet hastalarında sıvı kaybını ve kan şekeri dengesizliği riskini artırabiliyor. Kan şekeri sıcak günlerde daha sık kontrol edilmeli ve hekimin belirlediği beslenme ile ilaç planına uyulmalı.
İnsülin, kan şekeri ölçüm cihazı, sensör ve insülin pompası doğrudan güneş altında veya park edilmiş araçta bırakılmamalı. Aşırı sıcak, insüline ve diyabet ekipmanlarına zarar verebilir.
Dışarı çıkılması gerekiyorsa ilaçlar, ölçüm malzemeleri, gerekli gıdalar ve hekim tarafından izin verilen sıvılar uygun bir taşıma çantasında bulundurulmalı. İnsülin doğrudan buzla temas ettirilmemeli ve ürünün saklama talimatlarına uyulmalı.
SOLUNUM HASTALARI DIŞARI ÇIKMADAN ÖNCE NEYİ KONTROL ETMELİ?
Astım ve kronik solunum sistemi hastalığı bulunanlar sıcaklığın yanı sıra nem, hava kalitesi ve rüzgâr koşullarını da dikkate almalı.
Çok sıcak ve nemli hava nefes almayı zorlaştırabilir. Dışarı çıkılması gerekiyorsa kurtarıcı inhaler veya doktor tarafından verilmiş diğer ilaçlar yanına alınmalı.
Nefes darlığı, hırıltı, göğüste sıkışma veya konuşmayı zorlaştıran solunum problemi ortaya çıkarsa kişi serin bir ortama geçmeli ve kendi tedavi planını uygulamalı. Belirtiler düzelmiyor veya ağırlaşıyorsa acil sağlık desteği istenmeli.
İLAÇLAR SICAK NEDENİYLE BIRAKILMAMALI
Bazı tansiyon, kalp, idrar söktürücü, depresyon, uyku ve psikiyatri ilaçları vücudun sıcağa verdiği yanıtı etkileyebilir. Bazı ilaçlar terlemeyi, susama hissini, sıvı dengesini veya tansiyonu değiştirebilir.
Ancak bu durum ilaçların kendi kendine bırakılması gerektiği anlamına gelmiyor. Tedavinin kesilmesi veya dozunun değiştirilmesi hastalığın kontrolünü bozabilir.
İlaç kullanan kronik hastalar, sıcak günlerde ilaçlarını nasıl kullanacaklarını hekim veya eczacıya danışmalı. Özellikle birden fazla ilaç kullanan kişilerin sıcak hava için kişisel bir ilaç ve sıvı planı oluşturması öneriliyor.
İLAÇLAR NEREDE SAKLANMALI?
İlaçlar doğrudan güneş gören pencere önünde, balkonda veya park edilmiş araç içinde bırakılmamalı. Ürünün ambalajında belirtilen saklama sıcaklığına uyulmalı.
Buzdolabında saklanması gereken ilaçlar için elektrik kesintisi ihtimaline karşı önceden plan yapılabilir. Ancak her ilaç buzdolabına konulmamalı; yanlış sıcaklık da ilacın yapısını bozabilir.
İlacın sıcaktan etkilenmiş olabileceğinden şüpheleniliyorsa kullanılmadan önce eczacıya danışılmalı.
DIŞARI ÇIKMAK ZORUNLUYSA HANGİ ÖNLEMLER ALINMALI?
Hastane randevusu, ilaç temini veya zorunlu bir işlem nedeniyle sıcak saatlerde dışarı çıkılması gerekiyorsa mümkün olan en kısa ve gölgeli güzergâh seçilmeli.
Açık renkli, hafif ve bol kıyafetler giyilmeli; geniş kenarlı şapka ve güneş gözlüğü kullanılmalı. Uzun süre yürümekten ve ağır yük taşımaktan kaçınılmalı.
Toplu taşıma beklerken güneş altında durulmamalı. Yanında telefon, kimlik, kullanılan ilaçların listesi ve acil durumda aranacak kişinin bilgisi bulundurulmalı.
Hekim tarafından sıvı kısıtlaması yapılmamışsa su düzenli aralıklarla tüketilmeli. Sıvı veya tuz kısıtlaması bulunan hastalar ise genel öneriler yerine kendi tedavi planlarına uymalı.
EV NASIL SERİN TUTULABİLİR?
Güneş alan pencereler gündüz saatlerinde perde, panjur veya güneşlikle kapatılmalı. Dışarıdaki hava daha serin olduğunda ev havalandırılmalı.
Klima veya vantilatör kullanılırken hava akımı doğrudan kişinin üzerine yöneltilmemeli. Dünya Sağlık Örgütü, kronik hastalığı bulunanların yaşam alanlarında gündüz sıcaklığının mümkünse 32 derecenin, gece sıcaklığının ise 24 derecenin altında tutulmasını öneriyor.
Ev yeterince serinletilemiyorsa günün bir bölümünün klimalı kamu alanı, aile yakınının evi veya başka bir güvenli serin ortamda geçirilmesi düşünülebilir.
YALNIZ YAŞAYAN KRONİK HASTALAR KONTROL EDİLMELİ
Yalnız yaşayan yaşlılar ve kronik hastalar sıcak hava dönemlerinde daha yakından izlenmeli.
Aile üyeleri, komşular veya bakım verenler kişinin en az günde iki kez genel durumunu kontrol edebilir. Telefonlara yanıt vermeme, olağan dışı uyku hali, konuşma bozukluğu veya bilinç bulanıklığı görülürse durum ciddiye alınmalı.
Sağlık Bakanlığı, risk altındaki yetişkinlerin ve yaşlıların sıcak veya güneş çarpması belirtileri açısından günde en az iki kez kontrol edilmesini öneriyor.
SICAK BİTKİNLİĞİNİN BELİRTİLERİ NELER?
Sıcak bitkinliği belirtileri arasında yoğun terleme, halsizlik, baş dönmesi, baş ağrısı, bulantı, kas krampları, hızlı nabız ve soğuk ya da nemli cilt bulunuyor.
Bu belirtileri yaşayan kişi serin bir alana alınmalı, giysileri gevşetilmeli ve fiziksel aktivitesi durdurulmalı. Bilinci açıksa ve sıvı kısıtlaması yoksa küçük yudumlarla su verilebilir.
Kronik hastalığı bulunanlarda belirtilerin hastalığa veya kullanılan ilaçlara bağlı olup olmadığını evde ayırt etmek zor olabilir. Durum düzelmiyorsa sağlık kuruluşuna başvurulmalı.
HANGİ BELİRTİLERDE 112 ARANMALI?
Aşağıdaki belirtilerden biri görülürse sıcak çarpmasından veya kronik hastalığın ağırlaşmasından şüphelenilerek 112 Acil Çağrı Merkezi aranmalı:
Bilinç bulanıklığı,
Bayılma veya bilinç kaybı,
Konuşma bozukluğu,
Nöbet,
Şiddetli nefes darlığı,
Göğüs ağrısı,
Çevreye tepkinin azalması,
Yürüme ve denge bozukluğu,
Çok yüksek vücut sıcaklığı,
Hızla kötüleşen genel durum.
Sıcak çarpması yaşamı tehdit eden bir acil durumdur. Sağlık ekibi beklenirken kişi serin bir yere alınmalı, fazla giysileri çıkarılmalı ve cildi serin suyla ıslatılmalı. Bilinci kapalı kişiye ağızdan su, yiyecek veya ilaç verilmemeli.
ANTALYA’DA SAATE DEĞİL HİSSEDİLEN SICAKLIĞA DA BAKILMALI
Antalya’da kronik hastalığı bulunanların temel olarak saat 10.00 ile 16.00 arasında dışarı çıkmaması öneriliyor. Ancak sıcaklığın akşam saatlerinde de yüksek seyrettiği günlerde bu süre uzatılmalı.
Günün planı yapılırken Meteoroloji Genel Müdürlüğünün sıcaklık tahmini, hissedilen sıcaklık, nem ve resmi uyarılar takip edilmeli. Dışarıdaki zorunlu işler mümkün olduğunca sabah erken saatlerde tamamlanmalı.
Kronik hastalığı bulunan kişiler için sıvı tüketimi, egzersiz, ilaç kullanımı ve dışarı çıkış saatleri hastalığın türüne göre değişebilir. Bu nedenle genel sıcak hava önerileri, kişinin aile hekimi veya uzman hekimi tarafından hazırlanan tedavi planının yerine geçmemeli.





