Antalya’da yaz aylarında gıda zehirlenmelerine karşı uyarılar

antalya yaz aylarında gıda zehirlenmesi antalya yaz aylarında gıda zehirlenmesi
Görsel: Yapay zeka tarafından oluşturulmuştur.

Antalya’da yaz aylarında gıda zehirlenmesi riskine karşı saklama, pişirme ve acil başvuru önerileri bu haberde yer alıyor.

Antalya’da yaz aylarında artan sıcaklık ve nem, uygun koşullarda saklanmayan gıdalarda mikroorganizmaların daha hızlı çoğalmasına yol açabiliyor. Özellikle açıkta bekletilen, soğuk zinciri bozulan veya yeterince pişirilmeyen yiyecekler gıda zehirlenmesi riskini artırıyor.

Bulantı, kusma, ishal ve karın ağrısıyla ortaya çıkabilen gıda zehirlenmeleri; bebekler, çocuklar, hamileler, yaşlılar, kronik hastalar ve bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde daha ağır sonuçlar doğurabiliyor. Dünya Sağlık Örgütü, sıcak ve nemli havanın mikroorganizmaların çoğalması için elverişli koşullar oluşturduğunu ve kirlenmiş bir gıdanın her zaman görünüş, tat veya kokusundan anlaşılamayacağını belirtiyor.

YAZ AYLARINDA GIDA ZEHİRLENMESİ RİSKİ NEDEN ARTIYOR?

Gıdalarda hastalığa yol açabilen bakteri ve diğer mikroorganizmalar sıcak ortamda daha hızlı çoğalabiliyor. Antalya’daki yüksek yaz sıcaklıkları sırasında soğukta tutulması gereken ürünlerin araçta, plajda, pazarda, balkonda veya mutfak tezgâhında bekletilmesi riski büyütüyor.

Gıda uygun sıcaklıkta saklanmadığında mikroorganizma sayısı kısa sürede artabiliyor. Bazı mikroorganizmaların oluşturduğu toksinler ise yiyecek daha sonra ısıtılsa bile tamamen etkisiz hale gelmeyebiliyor.

Dünya Sağlık Örgütüne göre güvenli gıda tüketiminin temel kuralları; temizliği korumak, çiğ ve pişmiş ürünleri ayırmak, gıdayı iyice pişirmek, güvenli sıcaklıklarda saklamak ve güvenilir su ile ham madde kullanmak.

HANGİ GIDALAR DAHA HIZLI BOZULUYOR?

Sıcak havalarda bazı gıdalar diğerlerine göre daha fazla dikkat gerektiriyor.

Riskli ürünler arasında şunlar bulunuyor:

Et ve kıyma,

Tavuk ve hindi ürünleri,

Balık ve deniz ürünleri,

Süt ve süt ürünleri,

Yumurta ve yumurtalı yiyecekler,

Mayonezli salatalar,

Kremalı pasta ve tatlılar,

Pişmiş yemekler,

Kesilmiş kavun ve karpuz,

Soğuk sandviçler,

Hazır salatalar,

Pastörize edilmemiş ürünler.

Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık birimleri; et, tavuk, deniz ürünü, süt, yumurta ve mayonezli salataların sıcak havalarda daha hızlı bozulabildiğini, açıkta satılan yiyeceklerin de önemli risk taşıdığını belirtiyor.

GIDALAR AÇIKTA NE KADAR BEKLEYEBİLİR?

Pişmiş yemekler ve buzdolabında saklanması gereken ürünler oda sıcaklığında iki saatten fazla bırakılmamalı.

Ancak hava sıcaklığı 32 derecenin üzerindeyse bu süre bir saate düşüyor. Antalya’da yazın otomobil içi, balkon, plaj ve açık hava piknik alanlarındaki sıcaklığın daha da yükselmesi nedeniyle süre dolmadan gıdaların soğutucuya alınması gerekiyor.

Bir saatten uzun süre sıcakta kalan tavuk, et, süt ürünü, yumurtalı yiyecek, kesilmiş meyve veya kremalı tatlının yalnızca koklanarak güvenli olduğuna karar verilmemeli. Şüpheli gıda tadına bakılarak kontrol edilmemeli.

BUZDOLABI KAÇ DERECE OLMALI?

Dünya Sağlık Örgütü, buzdolabının 5 derecenin altında tutulmasını öneriyor. Soğuk ortam mikroorganizmaların çoğalmasını yavaşlatıyor ancak tamamen durdurmuyor. Bu nedenle buzdolabında bulunan yiyecekler de sınırsız süre saklanamıyor.

Buzdolabının içi aşırı doldurulmamalı. Rafların tamamen kapatılması soğuk havanın dolaşmasını engelleyerek bazı bölümlerde sıcaklığın yükselmesine yol açabilir.

Çiğ et, tavuk ve balık; sularının diğer yiyeceklere damlamasını önleyecek kapalı kaplarda, mümkünse alt raflarda saklanmalı. Pişmiş yemekler ve doğrudan tüketilecek ürünler çiğ gıdalardan ayrı tutulmalı.

SICAK YEMEK DOĞRUDAN BUZDOLABINA KONUR MU?

Büyük tencerelerdeki çorba, yemek veya pilavın saatlerce tezgâhta soğuması beklenmemeli. Yiyecek küçük ve sığ kaplara bölünerek daha hızlı soğuması sağlanabilir.

Dünya Sağlık Örgütü, büyük miktardaki çorba ve yemeklerin küçük porsiyonlara ayrılarak sığ kaplarda soğutulmasını öneriyor. Bu yöntem yemeğin merkez bölümünün uzun süre sıcak kalmasını önleyebilir.

Yemekler buzdolabına konulurken kapları kapatılmalı ancak cihazın çalışma düzenini bozacak kadar sıcak ve büyük tencereler doğrudan yerleştirilmemeli. Uygun porsiyonlama ve hızlı soğutma yöntemi kullanılmalı.

PİŞMİŞ YEMEK YENİDEN NASIL ISITILMALI?

Artan yemekler yalnızca ılık hale gelene kadar değil, tamamı buhar çıkartacak şekilde iyice ısıtılmalı. Yemeğin yalnızca kenarlarının sıcak, orta bölümünün soğuk kalmamasına dikkat edilmeli.

Dünya Sağlık Örgütü, yemeklerin en az 70 dereceye ulaşacak biçimde pişirilmesinin riskin azaltılmasına yardımcı olduğunu, artan yemeklerin de buhar çıkartacak kadar yeniden ısıtılması gerektiğini belirtiyor.

Bir yemek tekrar tekrar ısıtılıp soğutulmamalı. Tüketilecek miktarın ayrılarak yalnızca o porsiyonun ısıtılması daha güvenli olabilir.

ÇİĞ ET VE SEBZELER AYRI HAZIRLANMALI

Çiğ et, tavuk ve deniz ürünlerinin yüzeyinde bulunan mikroorganizmalar; bıçak, kesme tahtası, el veya mutfak tezgâhı aracılığıyla salata ve pişmiş yiyeceklere geçebilir.

Çiğ ürünler ile doğrudan tüketilecek sebze ve meyveler için ayrı kesme tahtaları ve bıçaklar kullanılmalı. Aynı araç kullanılacaksa her işlemden sonra sıcak su ve deterjanla temizlenmeli.

Pişmiş et, daha önce çiğ etin bulunduğu yıkanmamış tabağa konulmamalı. Çiğ ve pişmiş gıdaların hem hazırlanırken hem de buzdolabında ayrı tutulması gerekiyor.

TAVUK YIKANMALI MI?

Çiğ tavuğun musluk altında yıkanması sırasında su damlacıklarıyla mikroorganizmalar tezgâha, bulaşıklara, giysilere ve yakındaki yiyeceklere yayılabilir.

Çiğ tavuğu yıkamak yerine ürünün tamamının yeterli sıcaklıkta pişirilmesi gerekiyor. Tavuk hazırlanırken kullanılan eller, bıçak, tahta ve tezgâh işlem tamamlandıktan sonra temizlenmeli.

Tavuk etinin içi pembe kalmamalı; özellikle kalın bölümler, kemik çevresi ve kıymalı tavuk ürünleri tamamen pişmiş olmalı.

DONDURULMUŞ GIDALAR NASIL ÇÖZDÜRÜLMELİ?

Dondurulmuş et, tavuk ve balık mutfak tezgâhında veya güneş altında çözdürülmemeli. Ürünün dış bölümü ısınırken içi donmuş kalabilir ve dış yüzeyde mikroorganizmalar çoğalabilir.

Dünya Sağlık Örgütü, dondurulmuş gıdaların buzdolabında, soğuk su içinde veya mikrodalgada çözdürülmesini öneriyor.

Mikrodalgada veya soğuk suda çözdürülen ürünler bekletilmeden pişirilmeli. Çözünmüş ürün yeniden dondurulacaksa önce uygun biçimde pişirilmesi tercih edilmeli.

ALIŞVERİŞTE SOĞUK ZİNCİR NASIL KORUNUR?

Et, tavuk, balık, süt ürünü ve dondurulmuş gıdalar alışverişin son bölümünde alınmalı. Ürünler mümkünse ısı yalıtımlı çanta veya buz aküsü bulunan soğutucu içinde taşınmalı.

Alışveriş tamamlandıktan sonra başka işler için uzun süre dolaşılmamalı ve gıdalar park edilmiş araçta bırakılmamalı. Dünya Sağlık Örgütü, sıcak hava dalgalarında çabuk bozulan ürünlerin araçta bekletilmemesini ve eve ulaşır ulaşmaz buzdolabına ya da dondurucuya konulmasını öneriyor.

Dondurulmuş ürün ambalajında çözülme, su birikmesi veya yeniden donmuş buz tabakaları bulunması soğuk zincirin bozulmuş olabileceğini gösterebilir.

MARKETTE HANGİ BİLGİLER KONTROL EDİLMELİ?

Ambalajlı ürün alınırken son tüketim tarihi, tavsiye edilen tüketim tarihi, saklama koşulları ve ambalajın bütünlüğü incelenmeli.

Şişmiş, sızıntılı, paslanmış, delinmiş veya ağır biçimde ezilmiş konserve kutuları alınmamalı. Kapağı bombeli, ambalajı açılmış veya koruyucu bandı zarar görmüş ürünler tüketilmemeli.

Süt ve süt ürünlerinde pastörize veya uygun biçimde ısıl işlem görmüş ürünler tercih edilmeli. Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık birimleri de pastörize edilmemiş süt ürünlerinden kaçınılmasını ve ürün tarihlerinin kontrol edilmesini öneriyor.

PAZARDA VE AÇIKTA SATILAN YİYECEKLERE DİKKAT

Antalya’da pazar, sahil, festival, konser ve açık hava etkinliklerinde satılan yiyeceklerin güneş altında bekletilmemesi gerekiyor.

Et, tavuk, süt ürünü, kremalı tatlı veya soğuk sandviç satan işletmelerde ürünlerin soğutucu içinde bulunup bulunmadığı kontrol edilmeli. Sıcak servis edilen yemeklerin ılık değil, sıcak tutulması gerekiyor.

Açıkta bekleyen, üzerinde sinek bulunan, kokusu değişmiş veya saklama koşulları belirsiz ürünler satın alınmamalı. İşletmenin temiz görünmesi önemli olsa da gıdanın güvenli olduğunu tek başına kanıtlamıyor.

PİKNİK VE PLAJDA GIDALAR NASIL SAKLANMALI?

Plaja, pikniğe veya uzun yolculuğa götürülecek yiyecekler yalıtımlı soğutucu çantada taşınmalı. Soğutucu sık sık açılmamalı ve doğrudan güneş altında bırakılmamalı.

Çiğ et ve tavuk, içeceklerden ve hazır yiyeceklerden ayrı kaplarda taşınmalı. Çiğ ürünlerden sızan sıvının ekmek, salata, meyve veya buzla temas etmesi önlenmeli.

Kremalı pasta, peynir, yoğurt, soğuk sandviç, kesilmiş meyve ve pişmiş yemekler tüketim anına kadar soğuk tutulmalı. Hava sıcaklığı 32 derecenin üzerindeyse soğutucu dışında bir saatten fazla kalan çabuk bozulan ürünler tüketilmemeli.

ELEKTRİK KESİNTİSİNDE BUZDOLABI AÇILMAMALI

Yaz aylarında yaşanan elektrik kesintilerinde buzdolabı ve dondurucunun kapağı mümkün olduğunca kapalı tutulmalı.

Kapak her açıldığında soğuk hava dışarı çıkarak iç sıcaklığın daha hızlı yükselmesine neden oluyor. Dünya Sağlık Örgütü de elektrik kesintisi sırasında buzdolabı kapağının mümkün olduğunca kapalı tutulmasını öneriyor.

Kesinti sonrasında çözünmüş, ısınmış veya ne kadar süre güvenli sıcaklığın dışında kaldığı bilinmeyen gıdalar koklanarak ya da tadına bakılarak kontrol edilmemeli.

MEYVE VE SEBZELER NASIL YIKANMALI?

Sebze ve meyveler tüketilmeden veya doğranmadan önce güvenilir akan su altında iyice yıkanmalı. Kabuğu soyulacak ürünlerin de önce dış yüzeyi temizlenmeli.

Sabun, çamaşır suyu veya bulaşık deterjanı doğrudan sebze ve meyvelerin üzerinde kullanılmamalı. Kimyasal kalıntılar başka sağlık sorunlarına yol açabilir.

Yıkandıktan sonra kesilen meyveler, özellikle kavun ve karpuz, buzdolabında saklanmalı. Kesilmiş ürünlerin dış ortamda uzun süre bekletilmemesi gerekiyor.

EV YAPIMI MAYONEZ VE ÇİĞ YUMURTALI ÜRÜNLER RİSKLİ Mİ?

Çiğ veya az pişmiş yumurta içeren ev yapımı mayonez, krema, sos ve tatlılar mikroorganizma riski taşıyabilir.

Bu ürünler hazırlanacaksa pastörize yumurta tercih edilmeli ve hazırlanan yiyecek hemen buzdolabına konulmalı. Çiğ yumurtalı ürünler çocuklara, hamilelere, yaşlılara ve bağışıklık sistemi baskılanmış kişilere sunulmamalı.

Yumurta kabuğunun temiz görünmesi, içeriğinin mikroorganizma taşımadığını göstermiyor. Çatlak yumurtalar kullanılmamalı ve yumurtayla temasın ardından eller yıkanmalı.

GIDA ZEHİRLENMESİNİN BELİRTİLERİ NELER?

Gıda zehirlenmesi belirtileri etkene ve tüketilen gıdaya göre değişebiliyor.

En sık görülen belirtiler şöyle:

Bulantı,

Kusma,

İshal,

Karın ağrısı,

Karında kramplar,

Ateş,

Baş ağrısı,

Halsizlik,

İştahsızlık,

Sıvı kaybı.

Belirtiler gıdanın tüketilmesinden kısa süre sonra başlayabileceği gibi birkaç gün sonra da ortaya çıkabilir. Dünya Sağlık Örgütü, gıda kaynaklı hastalıklarda ateş, bulantı, kusma, karın ağrısı ve ishal görülebileceğini belirtiyor.

SIVI KAYBININ BELİRTİLERİNE DİKKAT

Kusma ve ishal vücudun kısa sürede su ve elektrolit kaybetmesine yol açabilir.

Sıvı kaybının belirtileri arasında şunlar bulunuyor:

Ağız ve boğaz kuruluğu,

Yoğun susama,

İdrarın azalması,

İdrarın koyu renkli olması,

Baş dönmesi,

Ayağa kalkınca sersemlik,

Çocuklarda gözyaşı olmadan ağlama,

Bebeklerde bez sayısının azalması,

Olağan dışı uyku hali.

Çocuklarda, yaşlılarda ve kronik hastalarda sıvı kaybı daha hızlı ilerleyebilir. CDC, çok az idrar yapma, koyu renkli idrar, ağız kuruluğu ve baş dönmesini sıvı kaybının önemli işaretleri arasında gösteriyor.

GIDA ZEHİRLENMESİNDE EVDE NE YAPILMALI?

Belirtiler hafifse kişi dinlenmeli ve sıvı kaybını önlemek için küçük miktarlarda, sık aralıklarla su tüketmeli. Kusma varsa bir anda fazla sıvı içmek yerine küçük yudumlar tercih edilebilir.

Bebek, çocuk, hamile, yaşlı, kronik hasta veya bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde belirtiler hafif görünse bile sağlık uzmanına daha erken danışılması gerekiyor.

Antibiyotik, kusma önleyici veya ishal kesici ilaçlar hekim önerisi olmadan kullanılmamalı. Bazı enfeksiyonlarda bağırsak hareketlerini durduran ilaçlar hastalığın ağırlaşmasına neden olabilir. Yüksek ateş veya kanlı ishal durumunda ishal kesici ilaçlardan kaçınılması gerekiyor.

HANGİ BELİRTİLERDE SAĞLIK KURULUŞUNA BAŞVURULMALI?

Aşağıdaki durumlarda tıbbi değerlendirme gerekiyor:

Kanlı ishal,

Üç günden uzun süren ishal,

Sık ve durmayan kusma,

Sıvı içememe,

Yüksek ateş,

Şiddetli karın ağrısı,

İdrarın belirgin biçimde azalması,

Aşırı halsizlik,

Bilinç bulanıklığı,

Bebek veya küçük çocukta belirgin sıvı kaybı,

Hamilelik sırasında zehirlenme belirtileri,

Kronik hastalığı bulunan kişide hızlı kötüleşme.

CDC, kanlı ishal, üç günden uzun süren ishal, yüksek ateş, sık kusma ve sıvı kaybı belirtilerini ağır gıda zehirlenmesinin uyarı işaretleri arasında gösteriyor.

Bilinç kaybı, nöbet, solunum güçlüğü, bayılma veya hızla kötüleşen genel durumda 112 Acil Çağrı Merkezi aranmalı. Zehirlenmeler konusunda bilgi almak için Ulusal Zehir Danışma Merkezinin 114 numaralı hattından da destek alınabiliyor.

AYNI YEMEĞİ YİYEN BİRDEN FAZLA KİŞİ HASTALANIRSA NE YAPILMALI?

Aynı işletmede veya evde aynı yemeği tüketen birden fazla kişide benzer belirtiler başlaması toplu gıda zehirlenmesi şüphesi oluşturabilir.

Sağlık kuruluşuna başvururken tüketilen yiyeceklerin adı, tüketim saati, işletmenin adresi ve belirtilerin ne zaman başladığı anlatılmalı. Fiş, sipariş kaydı, ürün etiketi ve ambalaj saklanmalı.

Şüpheli gıda çöpe atılmadan önce sağlık ve denetim birimlerinin yönlendirmesi alınabilir. Ancak ürün yeniden tüketilmemeli ve çocukların ya da hayvanların ulaşamayacağı biçimde ayrı tutulmalı.

RESTORAN VE MARKET ŞİKÂYETİ NEREYE YAPILIR?

Restoran, kafe, otel, market, fırın veya seyyar satış noktasında hijyen sorunu, bozuk ürün, uygunsuz saklama, son tüketim tarihi geçmiş gıda veya soğuk zincir ihlali görülmesi halinde Alo 174 Gıda Hattına başvuru yapılabiliyor.

Alo 174 sistemi, gıda güvenilirliğiyle ilgili ihbar ve şikâyetleri kayıt altına alarak yetkili denetim birimine yönlendiriyor. Başvuru sonucu verilen numarayla internet üzerinden veya yeniden arama yapılarak takip edilebiliyor.

Şikâyette işletmenin adı, açık adresi, ürünün adı, olayın tarihi ve saati, varsa fiş ve fotoğraf paylaşılmalı. Alo 174’e telefonun yanı sıra çevrim içi sistem, canlı destek, mobil uygulama ve WhatsApp ihbar hattı üzerinden de ulaşılabiliyor.

ŞÜPHELİ GIDA NASIL SAKLANMALI?

Zehirlenmeye neden olduğu düşünülen gıdanın kalanı varsa yeniden tüketilmemeli. Ürün başka yiyeceklerle temas etmeyecek şekilde kapalı bir kaba veya poşete konulabilir.

Ürünün ambalajı, etiketi, son tüketim tarihi, üretim numarası ve fişi saklanmalı. Denetim veya sağlık görevlileri numune alınmasına gerek olup olmadığı konusunda yönlendirme yapabilir.

Gıdayı incelemek için koklamak, tadına bakmak veya başkalarına denetmek amacıyla yedirmek tehlikeli olabilir.

RİSK GRUPLARI DAHA ERKEN DESTEK ALMALI

Beş yaşın altındaki çocuklar, 65 yaş üzerindeki kişiler, hamileler ve bağışıklık sistemi zayıflamış bireyler gıda kaynaklı hastalıklardan daha ağır etkilenebilir.

Dünya Sağlık Örgütü, güvenli olmayan gıdaların özellikle bebekleri, küçük çocukları, yaşlıları ve hastaları daha fazla etkilediğini belirtiyor. Listeria gibi bazı enfeksiyonlar gebelikte düşük, erken doğum veya yenidoğanda ağır enfeksiyonlara yol açabiliyor.

Bu gruplarda kusma, ishal, ateş veya beslenmeyi reddetme başladığında belirtilerin ağırlaşması beklenmeden sağlık uzmanına danışılmalı.

ANTALYA’DA YAZ AYLARINDA TEMEL KURAL SOĞUK ZİNCİRİ KORUMAK

Antalya’da gıda zehirlenmesi riskini azaltmak için alışverişten tüketime kadar soğuk zincirin korunması gerekiyor.

Et, süt, tavuk, balık, yumurta, kremalı tatlı ve pişmiş yemekler sıcakta bekletilmemeli. Hava sıcaklığı 32 derecenin üzerindeyse çabuk bozulan gıdalar bir saat içinde buzdolabına veya soğutucuya alınmalı.

Çiğ ve pişmiş ürünler ayrılmalı, yemekler tamamen pişirilmeli, buzdolabı 5 derecenin altında tutulmalı ve şüpheli yiyeceklerin tadına bakılmamalı. Hastalık belirtisi ortaya çıktığında ise sıvı kaybı yakından izlenmeli ve ağır belirtilerde sağlık desteği geciktirilmemeli.