Antalya’nın Konyaaltı ilçesinde bağlı Doyran ve Geyikbayırı mahalleleri sınırlarında, Doyran Deresi üzerinde kurulması planlanan “Doyran Regülatörü ve Hidroelektrik Santrali” projesine karşı Çevre Mühendisleri Odası Antalya Şubesi bir açıklama yayımladı. Açıklamada, “Doyran HES projesi, benzer bir yıkımı beraberinde getirebilir” denildi.
Antalya’nın Konyaaltı ilçesinde bağlı Doyran ve Geyikbayırı mahalleleri sınırlarında, Doyran Deresi üzerinde kurulması planlanan “Doyran Regülatörü ve Hidroelektrik Santrali” projesiyle alakalı dün (3 Ekim) Çevre Mühendisleri Odası Antalya Şubesi basın açıklaması yayımladı.
Açıklamanın başında şu ifadelere yer verildi:
“Antalya’nın Konyaaltı ilçesi Doyran ve Geyikbayırı mahallelerinde yapılması planlanan Doyran Regülatörü ve Hidroelektrik Santrali (HES) projesinin doğaya ve bölgenin ekonomik ekosistemine ciddi zararlar verecektir. Projenin, hem çevresel hem tarımsal hem de performans yönünden olumsuz etkileri göz önünde bulundurularak yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir.”
Doyran Regülatörü ve HES projesi, bölgedeki doğal su akışını değiştirerek, yerel ekosistemi ciddi biçimde etkileyebilecek bir potansiyele sahip olduğu söylenen açıklamada, “Proje kapsamında suyun regülatörden cebri borular aracılığıyla taşınması, doğal akarsu ekosistemini ve bu ekosistem içinde yaşayan bitki ve hayvan türlerini tehdit etmektedir. Su kaynaklarının doğal akışında meydana gelecek değişiklikler, sadece sucul ekosistemleri değil, aynı zamanda bölgedeki flora ve fauna çeşitliliğini de olumsuz etkileyecektir. Ayrıca, bölgenin peyzaj onarım planları henüz tamamlanmamıştır ve bu, projenin yaklaşık 4 yıl sürecek inşaat aşamalarını da değerlendirecek olursak çevreye olan zararlarının tam olarak belirlenmesini zorlaştırmaktadır” denildi.
Açıklamada, Doyran Göleti ve bu göleti besleyen su kaynakları, Konyaaltı’ndaki tarımsal faaliyetler açısından önemli olduğunu ancak, HES projesi kapsamında suyun borular aracılığıyla enerji üretimi için kullanılması, tarım arazilerini sulayan ve içme suyu olarak kullanılan suyun miktarını ve kalitesini olumsuz yönde etkileyeceği denildi.
Açıklamada, ayrıca şu ifadelere yer verildi:
“Bölgenin en önemli geçim kaynaklarından biri olan tarım, bu proje nedeniyle ciddi tehdit altındadır. Fizibilite raporuna göre, maksimum debi 1,3 m³/s olarak hesaplanmış, ancak yıllar boyunca ortalama akım değeri 0,56 m³/s olarak kaydedilmiştir. Bu veri, projenin su kaynaklarının yetersiz olabileceğini ve enerji üretim kapasitesinin öngörüldüğü gibi gerçekleşemeyebileceğini göstermektedir. Yani, HES projesi, tarımsal su kaynaklarını tehlikeye atarken, beklenen enerji üretimi hedeflerine de ulaşamayabilir. Antalya gibi tarımsal üretimin güçlü olduğu bir bölgede bu tür projelerin, halkın geçim kaynaklarına zarar vermeden önce detaylı bir şekilde yeniden gözden geçirilmesi gerekmektedir.”
Kova’da başta olmak üzere Türkiye’nin farklı coğrafyalarında yapılan HES projelerinin çevresel ve sosyal maliyetleri ortaya çıktığı ifade edilen açıklamada, “Doğal yaşamı ve yerel ekonomiyi tahrip eden bu projelerin Antalya’da tekrarlanması, bölge için ciddi sorunlar doğuracaktır. Doyran HES projesi, benzer bir yıkımı beraberinde getirebilir” sözleri kullanıldı.
Türkiye’nin enerji konusundaki dışa bağımlılığını azaltma hedefini destelediklerini ancak bu hedefe ulaşırken çevresel ve ekonomik sürdürülebilirliğin göz ardı edilmemesi gerektiğini savundukları ifade edilen açıklamada, “Enerji üretimi için yapılacak yatırımlar, sadece bugünü değil, geleceği de güvence altına almalı; doğal kaynaklar, tarımsal üretim ve halk sağlığı zarar görmemelidir. Ancak enerji üretimi ülkenin ne kadar önceliğiyse de enerji verimliliği de bir o kadar önemlidir ve ülke gündeminde yer bulmalıdır” denildi.
Son olarak açıklamada, şunlar söylendi:
“Doyran Regülatörü ve HES Projesi, su kaynakları üzerindeki kontrolü tarımsal ve çevresel dengeyi bozacak şekilde ele almakta olup, projenin olası zararları yeterince analiz edilmemiştir. Bu sebeple proje önerisinin yeniden değerlendirilmesini ve bölge halkının geçim kaynaklarını koruyacak daha sürdürülebilir çözümler bulunmasını talep ediyoruz. Antalya’nın tarımsal üretimi, temiz su kaynakları ve doğal zenginlikleri, enerji üretiminden çok daha değerlidir. Bu bağlamda, Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) sürecinde tüm ilgili kurumları, bölge halkının, doğanın ve su kaynaklarının korunması için duyarlı olmaya ve 8 Ekim 2024 tarihinde Doyran’da bir arada olmaya davet ediyoruz.”






