
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Antalya Milletvekili Aliye Coşar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) görüşmeleri süren Sosyal Hizmetler Kanunu Teklifi’nin 11. maddesi üzerine konuşma yaptı. Coşar, “Kadın sığınmaevlerine ayrılan kaynak yetersiz” dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Antalya Milletvekili Aliye Coşar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) görüşmeleri süren Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin 11. maddesi üzerine yaptığı konuşmada, “Toplumun içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal krizin yarattığı yıkım tablosunun mimarı olan AKP iktidarının sorunu çözmek için değil, günü kurtarmaya yönelik teklifler sunduğunu” söyledi.
Coşar, teklifin 11. maddesiyle ilgili şu ifadeleri kullandı:
Görüşülen maddenin kadın sığınmaevlerinde kalan kadın ve çocuklara verilen maddi desteğin belirlediğini vurgulayan Coşar, “Kadın sığınmaevlerinde kalan ve yetersiz geliri olan ya da hiç geliri olmayan kadınlara kanunda açıkça oranı belirtilen net asgari ücret tutarının günlük tutarı kadar günlük harçlık ödenmesi getirilmektedir. İçinde bulunduğumuz ekonomik kriz ortamında asgari ücretin kendisi hâlihazırda ekonomik gerçeklikle bağdaşmıyor” dedi.
Coşar ayrıca, “Teklifte 2828 sayılı Kanun’a eklenen maddede kadına verilecek bu geçici cep harçlığının kime rücu edileceği ya da rücu edilmeyeceği kısmı belirsizdir, bu açıkça belirtilmelidir” dedi.
Coşar konuşmasında, “Derin yoksulluğun kadın yoksulluğunu, kadın işsizliğini artırdığı, kadın istihdamının azaldığı bu ortamda, teklifle getirilen günlük harcın artırılması sorunun çözümü değildir. Bu ekonomik yıkım tablosunun mimarı AKP iktidarı sorunu çözmek değil, günü kurtarmaya çalışıyor” ifadelerini kullandı.
Coşar, bütçeye ilişkin şunları söyledi:
“Biz istiyoruz ki bu teklif sığınmaevlerindeki kadınlara verilecek günlük harç için ayrılan bütçe Bakanlığın bütçesinde ‘kadının güçlendirilmesi’ başlığı adı altında yasal bir statüye kavuşsun. Ancak Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın 2026 yılı bütçesinde sadece yüzde 1,26’sı kadının güçlenmesine ayrılmış.”
Coşar, “Bakanlığın bütçesinde 2025 yılında bu oran yüzde 2,6’ydı. Bakanlığın programına göre 2027 yılında bütçesinde yüzde 0,81; 2028 bütçesinde ise yüzde 0,80 kadının güçlenmesi için kullanılacak. Bütçede her yıl kadının güçlenmesi için ayrılan pay sistematik olarak düşürülmüştür” ifadelerini kullandı.
Coşar, kadın sığınmaevlerine ilişkin şunları söyledi:
“2024 yılı bütçesinde 2026 yılı için planlanan kadın sığınmaevi hedefi 174 olmuştu. 2026’ya geldiğimizde ise bu hedef 152’ye indirilmiştir. Şimdiye kadar kadın sığınmaevlerine ayrılan kaynak yetersizdir. 2024 yılı itibarıyla 81 ilde 86 ŞÖNİM bulunuyor. 2019-2024 yılları arasında sadece 5 tane ŞÖNİM açılabilmiş. Kadın sığınmaevleri ve ŞÖNİM’lerin sayısı kadına yönelik artan şiddet ortamında yetersizdir.“
Coşar, “OECD ülkeleri arasında kadına şiddette yüzde 32’yle birinciyiz, çocuk yoksulluğunda yüzde 22,4’le ikinciyiz” dedi.
“BU DÜZENDE KADINLARIN HAYATI DA EMEĞİ DE YOK SAYILIYOR”
Coşar, kadın istihdamına ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye’de kadınların iş gücüne katılım oranı sadece yüzde 36’dır. Kadın istihdamı için önemli olan kreşlerin sayısı yeterli değildir. Çalışan anneler için belediyelerimizin açtığı kreşler iktidar tarafından engellenmek isteniyor. Kadınların yüzde 40’ı kayıt dışı ve sosyal güvencesiz çalışıyor. Dilovası’nda güvencesiz çalıştırılan kadın ve çocuklar İŞKUR binasının yanında, fabrikada öldüler. Bu düzende kadınların hayatı da, emeği de yok sayılıyor.”
Coşar, AKP’nin sosyal politikaları kadar sağlık politikalarının da plansız ve eksik olduğunu belirterek Antalya’nın iki büyük ilçesi Manavgat ve Alanya’daki hastane inşaatlarının tamamlanamadığını söyledi.
Coşar, “Manavgat Devlet Hastanesi inşaatı yanlış zemin tercihi yüzünden yıllardır yapılamadı. Alanya Payallar Devlet Hastanesi yine toprak kayması riskiyle faaliyete geçirilemedi. Bu ilçelerimizde mevcut hastanelerdeki yoğun bakım yetersizliği, eksik yatak sayısı ve branşlar halkı sağlık hizmetlerinden mahrum bırakıyor. Sağlık yatırımları üzerinden Manavgat ve Alanya’yı cezalandırmaktan vazgeçin. Halkın sağlık hizmetlerine erişimini engellemekten de vazgeçin” dedi.





