CHP’li Erdem’den GÜÇ Programı için Bakan Işıkhan’a soru önergesi: “Kamu kaynaklarıyla emek sömürüsünün kapsamını genişletilecek”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Antalya Milletvekili Mustafa Erdem, GÜÇ Tanıtım Programı’na ilişkin, Çalışma ve Sosyal güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın yanıtlamasına ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı’na soru önergesi verdi. Erdem “‘İşe İlk Adım Programı’ kapsamında işe başlayan gençlerin kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, izin hakları, iş güvencesi ve sendikal haklar açısından durumları nedir?” diye sordu.

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 6 Ocak 2026’ta kamuoyuna duyurulan Genç İstihdam Hamlesi – GÜÇ Tanıtım Programı (Gençliğin Üretim Çağı)’nın tanıtım toplantısında, Türkiye’de gençlerin nitelikli istihdam ile üretim sürecine daha etkin katılımını sağlamayı amaçladığı açıklanmış kapsamlı bir istihdam ve destek paketi olarak tanımlanmıştı.

Genç İstihdam Hamlesi – GÜÇ Tanıtım Programı hakkında Çalışma Bakanlığı’nın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığına sunduğu soru önergesinde asıl amaç genç işsizliğindeki artışı önlemek mi yoksa sermaye kesimine ucuz iş gücü potansiyeli yaratmak mı diye soran CHP Antalya Milletvekili Mustafa Erdem, programın detaylarından bahsederek şu ifadeleri kullandı:

“Gençlerden ziyade işverenlere yönelik destek paketi niteliğinde olan bu program kapsamında sunulan başlıca destekler şunlardır: Ulusal Staj Programı, İşgücü Uyum Programı (İUP), İlk Adım Programı, İŞKUR Gençlik Programı, Mesleki yönlendirme ve beceri kazandırma.”

Erdem, açıklamasında NEET olarak tanımlanan, ne istihdamda ne de eğitimde yer alan gençlerin sayısının azaltılması amacıyla hazırlandığı belirtilen programın, mevcut haliyle gençlere kalıcı fayda sağlamadığı görüşünü dile getirdi. Programın, genç istihdamını artırmaktan çok sermaye kesimine yönelik bir destek mekanizması oluşturduğunu ifade eden Erdem, devlet desteğiyle ucuz iş gücü yaratılmasının hedeflendiğini savundu.

Erdem, genç işsizliği sorununun yapısal olarak ele alınmadığını belirterek, uygulamanın kısa vadeli çözümler içerdiğini kaydetti. Program kapsamında işverenlere sağlanacağı iddia edilen teşviklere de değinen Erdem, kamuoyuna yansıyan bilgilere göre 3 milyon genç için yaklaşık 445,1 milyar liralık teşvik öngörüldüğünü, ancak bu bilginin henüz resmi olarak doğrulanmadığını aktardı.

Açıklamada, söz konusu programlarda güvenceli istihdam, yeterli ücret ve sendikal haklar yerine esnek çalışma modellerinin öne çıkarıldığına dikkat çekildi. Erdem, genç istihdamına yönelik politikaların uzun vadeli, güvenceli ve sürdürülebilir bir çerçevede ele alınması gerektiğini vurguladı.

Kağıt üzerinde işgücüne dahil edilen gençleri güvencesizlik, geleceksizlik, hak kayıpları ve emek sömürüsü beklendiğini ifade eden Erdem, “Emeği neredeyse ücretsiz hale getirilen, eğitimine dahi devam edemeyen, işsizlikle boğuşan milyonlarca genci gelecek üç yılda kötü bir tablo bekliyor. Öyle görünüyor ki; kamu kaynaklarıyla emek sömürüsünün kapsamını genişletilecek” dedi.

Erdem, “İşe İlk Adım Projesi” kapsamında gençlerin altı ay boyunca günlük bin 375 lira olarak belirlenen ve maaş niteliği taşımayan ödemelerle çalıştırıldığını belirtti. Bu sürenin sonunda işverenlerin devlet teşviklerinden yararlanamaması halinde gençleri işten çıkarabileceğini ifade eden Erdem, uygulamanın kalıcı istihdam sağlamadığı görüşünü dile getirdi. Altı aylık çalışma sürecinin ardından işten çıkarılma ihtimalinin gençler açısından olumsuz sonuçlar doğurabileceğini kaydeden Erdem, bu durumun gençlerin çalışma hayatına uyum sürecini zorlaştıracağını savundu.

Mesleki eğitim uygulamalarına da değinen Erdem, “mesleki eğitim” başlığı altında daha erken yaşlardaki çocukların ve meslek lisesi öğrencilerinin çalışma hayatına yönlendirildiğini ifade etti. Meslek liselerinde okuyan öğrencilerin mezun olmadan çalışmaya zorlanacağının açıklandığını belirten Erdem, bu uygulamaların gençlerin eğitim sürecini olumsuz etkileyebileceğini dile getirdi.

Erdem, MESEM uygulamaları kapsamında yaşanan iş kazaları ve güvencesiz çalışma koşullarına da atıf yaptı. Erdem, gençlerin ve çocukların yeterli güvenlik ve koruma sağlanmadan çalışma hayatına dahil edildiğini ileri sürerek, daha fazla işyerinin genç emeğinden ücretsiz veya düşük maliyetle yararlanmasının önünün açıldığını ifade etti.

Erdem, genç istihdamına yönelik politikaların güvenceli, sürdürülebilir ve eğitim odaklı bir çerçevede ele alınması gerektiğini belirtti.

“ÇOK GÜVENCESİZLİK, DAHA ÇOK UMUTSUZLUK, DAHA ÇOK SÖMÜRÜ”

İktidarın “Ev genci” tanımını eleştirdiğini ve sorumluluğu muhalefete attığını ifade eden Erdem, “Biz biliyoruz ki bu gençler içinde bulundukları duruma en doğru tanımı bulma gayretinde değil. Genç işsizliği sorununa gerçek çözümler bulunmasını, potansiyellerini en etkin biçimde ortaya koyabilecekleri yaşta çalışabilmeleri için sömürü düzenine yem olmayacakları insanca ve adil imkanlar yaratılmasını talep ediyorlar. Bu tanımdan kopup iş hayatına katılabilmeyi hedefleyen gençler için iktidarın bulduğu çözüm ise ortada. Daha çok güvencesizlik, daha çok umutsuzluk, daha çok sömürü” dedi.

Tanıtım toplantısında Cumhurbaşkanı’nın hesabına göre haftada üç gün, günlük bin 375 liraya çalıştırılan bir gence 19 bin lira ödeme yapılacağı hatırlatan Erdem, şunları söyledi:

“Ancak ayda dört haftadan 12 gün çalışan bir gencin alacağı ödeme yalnızca 16 bin 500 lirada kalıyor. Buna da açıklık getirilmesini soru önergemde talep ettim. AKP iktidarının yıllardır toplumun büyük bir kesimine uyguladığı yoksullaştırarak yönetme anlayışının bir parçası olduğu her halinden belli bu sistem; genç işsizliğine asla çözüm olmayacağı gibi, asgari ücretin altında sömürünün meşrulaştırılması gibi birçok sorunun ve hak ihlallerinin artmasına sebep olacaktır.”

“BU GENÇLERİN GEREKLİ SOSYAL HAKLARA SAHİP OLMAMASI HANGİ HUKUKİ ZEMİNE DAYANDIRILMAKTADIR?”

Erdem, Çalışma ve Sosyal güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın yanıtlaması istemiyle şu soruları yöneltti:

1. ‘Genç İstihdam Hamlesi’ kapsamında belirlenen bütçe miktarı nedir? Programların her biri için ayrı ayrı belirlenen harcama kalemleri dağılımı ne şekildedir?

2. ‘İşe İlk Adım Programı’ kapsamında işe başlayan gençlerin kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, izin hakları, iş güvencesi ve sendikal haklar açısından durumları nedir? Bu gençlerin gerekli sosyal haklara sahip olmaması hangi hukuki zemine dayandırılmaktadır?

3. ‘Genç İstihdam Hamlesi’ başlıklı tanıtım programında, haftada 3 gün, günlük 1375 liraya çalıştırılan bir gence 19 bin lira ödeme yapılacağı açıklanmıştır. Ancak günlük ücret olan 1375 liradan aylık 12 gün çalışan bir gencin alacağı ücret hesaplandığında, 16 bin 500 lirada kalmaktadır. Bu kapsamda istihdam edilecek gençlerin çalışma koşulları ve ücretlendirme kriterleri nelerdir?

4. ‘Genç İstihdam Hamlesi’ adı altında verilen günlük ‘cep harçlığı’ uygulaması kapsamında gençlerin asgari ücret ve altında ücretlerle çalıştırılması nasıl engellenecektir? Bu uygulama sonucunda ortalama alınacak net ücret ile asgari ücret arasındaki fark nasıl açıklanmaktadır?

5. Bakanlık tarafından hazırlanan bu programlarda istihdam garantisi olmayan teşviklere dayalı uygulamaların gençlerin işsizlik ve güvencesizlik sorununa çözüm olacağı resmi olarak nasıl değerlendirilmiştir? Bu programların etki analizi ve risk değerlendirmesi yapılmış mıdır? Yapıldıysa sonuçlarını açıklayınız.

6. Bu teşviklerin sendika ve toplu sözleşme haklarına etkisi ile genç çalışanların örgütlenme hakkının korunmasına yönelik somut düzenlemeler nelerdir?

7. Bu paket kapsamında kamu kaynaklarının sermayeye aktarılması ile ilgili olarak, benzer dönemde gençlik, eğitim ve istihdam alanına ayrılan diğer destek kalemlerinde (örneğin gençlere yönelik eğitim programları, işsizlik yardımları vb.) bir azalma veya kaynak kaydırma söz konusu mudur?

8. Bu uygulamada asıl amaç genç işsizliğindeki artışı önlemek mi yoksa sermaye kesimine ucuz iş gücü potansiyeli yaratmak ve esnek çalışma modelleriyle güvencesiz çalışma koşullarını meşrulaştırmak mıdır?