COP31 Eylem Gündemi’nde elektrifikasyon hedefi: 2035’te elektriğin payı yüzde 35’e çıkarılması öneriliyor

Görsel: Yapay zeka tarafında oluşturulmuştur.

Türkiye’nin COP31 Başkanlığı döneminde Eylem Gündemi’nin merkezi temalarından biri olarak öne çıkan elektrifikasyon hedefi, fosil yakıtlardan çıkış süreciyle ilişkisi bakımından değerlendiriliyor. Türkiye, elektriğin nihai enerji tüketimindeki payının 2035 yılına kadar yüzde 35’e çıkarılmasını öneriyor.

İklim Masası

Türkiye’nin COP31 Başkanlığı ve Avustralya’nın müzakerelere ev sahipliği yapacağı düzenleme kapsamında, Türkiye COP Başkanlığını üstlenecek ve Eylem Gündemi’ni yönetecek. Türkiye Başkanlığı, COP31’i uygulama ve sonuç odaklı bir konferans haline getirme hedefini vurguladı.

Bu çerçevede elektrifikasyon, COP31 Eylem Gündemi’nin merkezi temalarından biri olarak öne çıkıyor. Türkiye, küresel olarak elektriğin nihai enerji tüketimindeki payının 2035 yılına kadar yüzde 35’e çıkarılmasını ve mevcut hızın yaklaşık dört katına ulaşılmasını öneriyor. Öneri, 2030’a kadar yenilenebilir enerji kapasitesinin üç katına, enerji verimliliğinin iki katına çıkarılması hedefleriyle birlikte değerlendiriliyor. Hedefin, bazı kesimlerce aşırı iddialı bulunduğu, bazı kesimlerce ise yetersiz görüldüğü belirtiliyor.

“TÜRKİYE İÇİN TURNUSOL KAĞIDI”


Türkiye’nin bir yandan yenilenebilir enerji kapasitesini, diğer yandan kömürlü termik santral kapasitesini artırmak istemesi, elektrifikasyon hedefleri ile elektrik sisteminin karbonsuzlaştırılması arasında çelişki olarak değerlendiriliyor.

Türkiye’nin Paris Anlaşması’nın kabulü ve 2021’de 2053 net sıfır hedefinin açıklanmasından bu yana fosil yakıt ithalatına 360 milyar ABD dolarından fazla harcadığı belirtiliyor. 2025 yılında elektrik üretiminin yaklaşık 363 TWh seviyesine ulaştığı, güneş enerjisinin üretimin yüzde 10,5’ini, rüzgârın yüzde 10,9’unu karşıladığı kaydediliyor. Kömürün yüzde 33,6’lık payla en büyük elektrik üretim kaynağı olmaya devam ettiği ve bu üretimin üçte ikisinin ithal kömüre dayandığı ifade ediliyor. Fosil gazın yüzde 23’lük paya sahip olduğu, kömür ve gazın elektrik üretiminin yüzde 56,6’sını oluşturduğu belirtiliyor.

“ÇANAKKALE’DE YENİ SANTRAL GÜNDEMDE”


Haziran 2026’da Çanakkale’nin Karabiga ilçesindeki CENAL kömürlü termik santralinin 1.050 MW’lık genişletilmesine yönelik planların gündeme geldiği belirtiliyor. Santralin mevcut kapasitesinin 1.320 MW olduğu, önerilen kapasite artışıyla yaklaşık 2.370 MW’a ulaşacağı kaydediliyor. Çevre örgütleri ile yerel topluluğun hava ve deniz kirliliği, sağlık etkileri ve bölgedeki kömürlü elektrik üretiminin yarattığı kümülatif çevresel yükler nedeniyle projeye karşı çıktığı ifade ediliyor.

Temmuz 2026’da mahkemenin, Afşin-Elbistan A kömürlü termik santralinin planlanan genişletmesine ilişkin Çevresel Etki Değerlendirmesi’ni (ÇED) iptal ettiği hatırlatılıyor. Türkiye’nin kömür sektörüne yıllık 133 milyar TL’nin (2,4 milyar avro) üzerinde sübvansiyon ve destek sağladığı belirtiliyor.

“YENİLENEBİLİR HEDEFİ VAR AMA ALTYAPI YOK”


Türkiye’nin toplam rüzgâr ve güneş kapasitesinin 2025 sonu itibarıyla yaklaşık 40 GW’a ulaştığı, hükümetin 2035 yılına kadar bu kapasiteyi 120 GW’a çıkarma hedefi belirlediği kaydediliyor.

Türkiye’nin elektrik şebekesinin yeni projelerin ihtiyacını karşılamakta zorlandığı belirtiliyor. Temmuz 2025’ten bu yana hiçbir ilde lisanssız yenilenebilir enerji projeleri için şebeke bağlantı kapasitesi bulunmadığı ifade ediliyor. Türkiye’nin şebeke yatırımlarının finansmanı için Dünya Bankası ile görüşmelere başladığı kaydediliyor.

Türkiye’nin depolama bağlantılı yenilenebilir enerji projelerinden oluşan bir proje portföyü oluşturduğu, düzenleyici çerçevenin yürürlüğe girmesinden bu yana 33 GW’tan fazla batarya kapasitesinin onaylandığı belirtiliyor. Bu kapasitenin Türkiye’yi onaylanan batarya kapasitesi bakımından tüm Avrupa Birliği üyesi ülkelerin önüne geçirdiği ifade ediliyor.

Türkiye’nin 2027 yılına kadar 2,8 milyon akıllı sayacın kurulmasını ve yaklaşık 12 milyon kullanıcının uzaktan izlenebilmesini sağlayacak Ulusal Akıllı Sayaç Sistemi’ni devreye alacağını açıkladığı belirtiliyor.

“ELEKTRİĞİN YERELLEŞMESİ ŞART”


Türkiye’nin enerji dönüşümünün büyük ölçüde yukarıdan aşağıya ve yatırım odaklı ilerlediği, topluluk mülkiyetine veya ekonomik faydaların paylaşılmasına yönelik mekanizmaların sınırlı kaldığı ifade ediliyor. Güneş enerjisi kooperatiflerinin küçük ölçekli olmaya devam ettiği ve düzenleyici ile finansal engellerle karşılaştığı, çatı üstü güneş enerjisinin düzenleyici belirsizlikler ve başlangıç maliyetleri nedeniyle potansiyelini henüz gerçekleştiremediği belirtiliyor.

Elektrifikasyonun kendiliğinden karbonsuzlaşma anlamına gelmediği, değerinin arz tarafında fosil yakıtların yerini neyin aldığına, temiz elektriğin ne kadar hızlı devreye sokulabildiğine ve elektrik sisteminin bu kapasiteyi entegre etmek için yeterli şebeke, depolama ve esneklik kapasitesine sahip olup olmadığına bağlı olduğu ifade ediliyor.

Türkiye’nin kendi ülkesinde elektrifikasyona geçmesi için atması gereken ilk adımın kömür kullanımını aşamalı olarak sonlandırma hedefi belirlemek olduğu, fosil yakıtlarla 1,5 °C hedefine elektrifikasyon yoluyla ulaşmanın mümkün olmadığı belirtiliyor.

İKLİM MASASI HAKKINDA:

İklim Masası, iklim değişikliğiyle ilgili güvenilir bilgileri kamuoyunda yaygınlaştırmayı hedefleyen ücretsiz bir haber servisidir. Yazarları, haberleştirdikleri konularda uzmanlığı bulunan bilim insanlarıdır.
İklim Masası’nın paylaştığı haberler, haberi yazan bilim insanını referans göstermek kaydıyla, kısmen veya tamamen paylaşılabilir veya alıntılanabilir. Kısmen paylaşıldığı durumlarda, bütünün anlamından koparılarak veya çarpıtılarak gerçek dışı bilimsel veya siyasi bir anlam çıkarılamaz.