
Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Adalet Bakanlığı’nın Jeffrey Epstein’a ilişkin açıkladığı 3 milyon sayfa yeni belgelerde Antalya’daki Rixos Otel’in adının geçmesi üzerine i Rixos Hotels’ten açıklama gelirken, 2011 yılında Antalya’daki bir Rixos Otel’de staj yaparken şüpheli şekilde hayatını kaybeden 16 yaşındaki Burak Oğraş dosyası da yeniden gündeme geldi.
Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Adalet Bakanlığı, cinsel istismar ve insan kaçakçılığı suçlamalarıyla anılan Jeffrey Epstein’a ilişkin 3 milyon sayfa yeni belge açıklandı. Epstein belgelerinde, 2017 yılında Antalya’daki Rixos Premium Belek Oteli’ne genç kadınların “masöz stajyeri” olarak yönlendirilmesine ilişkin e-posta yazışmaları da yer alıyor.
Buna göre, Epstein’in asistanı Lesley Groff Rixos, Antalya Land of Legends’ta “masaj terapisi eğitimi” adı altında bir “kamp” organize ediyordu.
Yazışmalarda “kızların eğitiminin başarılı geçtiğini” söyleyen yöneticiye Epstein de teşekkür edilmişti.
Çıkan iddialara ilişkin Rixos Hotel sosyal medya hesabından yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Son günlerde sosyal medyada markamız RIXOS HOTELS ve kurucumuz Sayın Fettah Tamince hakkında paylaşılan iddialara yönelik açıklama gereği doğmuştur.
Bahsi geçen konu; Dubai merkezli uluslararası bir grubun talebi üzerine, kurumsal ve mesleki eğitim kapsamında sağlanan sınırlı bir bilgi paylaşımı desteğinden ibarettir.
Bu kapsamdaki talep ve destek süreçleri; etik, hukuki ve kurumsal standartlarımızla tamamen uyumlu, şeffaf ve profesyonel bir çerçevede ele alınır. Küresel turizm sektöründe kurumlar arası bu tür iş birlikleri olağan uygulamalardır.
Gerçeği yansıtmayan ve bağlamından koparılan paylaşımlara itibar edilmemesini rica ederiz. Saygılarımızla, Rixos Hotels”
BURAK OĞRAŞ DOSYASI YENİDEN GÜNDEMDE
Epstein belgelerinde otelin de adının geçmesi, 2011’de Rixos Otel’de staj yaparken, otelin lojman olarak kullandığı pansiyonun boş havuzunda ölü bulunan 16 yaşındaki Burak Oğraş dosyasını yeniden gündeme getirdi.
Tekirdağ’da Turizm ve Otelcilik Meslek Lisesi’nde okuyan Oğraş, 2011 yılında 16 yaşındayken, okulunun yaz dönemi zorunlu stajı için Fettah Tamince’ye ait Rixos Lares Hotel’e gitti.
Öğrenciler, staj süresince barınmaları için otele 2,5 kilometre uzaklıktaki “Family Pansiyon”a yerleştiriliyordu. Oğraş, stajın bitmesine 15 gün kala 9 Eylül 2011 sabahı diğer öğrenciler ve otel personelinin kaldığı pansiyonun boş havuzunda ölü bulundu.
Cep telefonu bulunamayan Burak Oğraş’ın ölümü kayıtlara “şüpheli ölüm” olarak geçti. Adli Tıp raporlarında Burak’ın vücudunda darp ve kırıklar olduğu anlaşıldı.
Olay yerine giden dönemin savcısı ve daha sonra Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Antalya milletvekili olan Rafet Zeybek, “Ben keşif savcısıydım. Zaten hiç intihar yazmak aklımın ucundan geçmedi” dedi.
“KIZ ARKADAŞINA, ‘OTELDE SAPIKÇA ŞEYLER OLUYOR’ DEMİŞ”
Oğlunun öldürüldüğünü söyleyeb ve 15 yıldır adalet için mücadele verdiği belirten baba Murat Oğraş, T24‘e yaptığı açıklamada oğlunun ölmeden önce kız arkadaşına, “Otelde sapıkça şeyler oluyor, bundan dolayı rahatsızım” dediğini aktardı. Oğraş, “Oğlumun ölümünün ardından kız arkadaşıyla konuştuk. Beraber gidip savcılığa ifade verdik, oğlumun dediklerini aktardı” sözlerini kullandı.
“15 YILDIR O TELEFON BULUNAMADI”
Oğlunun cep telefonunun bulunamamasını hatırlatan Oğraş, “Oğlumun öldürüldüğü gece cep telefonu sinyali saat 23.53’te kesiliyor, ardından telefon yok ediliyor. 15 yıldır o telefon bulunamadı. Oğlumun bu olayla ilgili öldürüldüğünü düşünüyorum. Kesinlikle bir şeyler gördü ve bunu kayda almak istedi. Ardından öldürüldü ve telefonu yok edildi. Ben uzun zamandır bunu dile getiriyordum. Daha önce sosyal medyada da ‘Oğlum hangi sapıklığa şahit oldu da, oğlum katledildiği gece cep telefonunu yok ettiler ve hala bulamıyorlar?’ diyerek paylaşım yapmıştım” diye konuştu.
Oğlunun ölümüne yönelik adli tıp raporlarını hatırlatan Oğraş, “Oğlum darp edilmiş, vücudunda kırıklar ve darp izi var. Bunların hepsi raporda yazıldı. İlk olay yerine giden Cumhuriyet Savcısı ve daha sonra CHP Antalya Milletvekili olan Rafet Zeybek ile olayla ilgili görüştüm. Oğlumun ölümünün kesinlikle cinayet olduğunu söyledi. Oğlumun düştüğü iddia edilen yerle bulunduğu yer arasında beş buçuk metre mesafe var. Ancak otelin sahibi Fettah Tamince’nin iktidarla yakın ilişkisi var. Bu sebepten dolayı dosya ilerletilmedi” ifadelerini kullandı.
“İFADELERDE DE CİDDİ ÇELİŞKİLER SÖZ KONUSU”
Dosyadaki gelişmelerin kendilerinin çabasıyla olduğunu söyleyen Oğraş, “Dosyada toplam yedi kez savcı değişti. Altı cinayet şüphelisinin dördü bizim uğraşlarımız sonucunda tespit edildi. Son savcıdan önceki savcı, ilk kez Fettah Tamince ile dönemin Antalya İl Emniyet Müdürü Ali Yılmaz’ın ifadelerini aldı. Bu ifadelerde de ciddi çelişkiler söz konusu” dedi.
Dönemin Antalya İl Emniyet Müdürü Ali Yılmaz’ın bir yıl sonra emekli olup Rixos Otelleri Yönetim Kurulu Direktörü olduğunu hatırlatan Oğraş, “Ben kendisiyle birçok kez görüşme talebinde bulundum. Hepsini reddetti, görüşmek istemedi. Dosyaya ilk bakan dönemin Asayiş Şube Müdürü Nurullah Güler, 15 Temmuz sonrası ‘FETÖ’den hapis cezası aldı ve meslekten ihraç edildi. Yılmaz da ‘FETÖ’den yargılandı ancak beraat etti. Yılmaz’ın döneminde göreve gelen tüm şube müdürleri ‘FETÖ’den tutuklandı” diye konuştu.
“BEN ÖLENE KADAR OĞLUMUN ÖLÜMÜNÜN AYDINLATILMASI İÇİN MÜCADELE EDECEĞİM”
Yaşanan son gelişmenin ardından avukatlarının harekete geçtiğini vurgulayan Oğraş, “Avukatlarımız belgeleri Türkçe’ye çevirip dosyanın genişletilmesi için savcılığa talepte bulunacaklar. Ben ölene kadar oğlumun ölümünün aydınlatılması için mücadele edeceğim. Son nefesime kadar çaba göstermekten vazgeçmeyeceğim” ifadelerini kullandı.





