
Yaşatacağız Platformu ve Hayvan Yaşam Özgürlük İnisiyatifi gönüllüleri bugün saat 11.00’de Antalya Adliyesi önünde basın açıklaması düzenlendi. Basın açıklamasında, Antalya dahil 11 şehirde GÜSODER hakkında suç duyurusunda bulunulduğu açıklandı.
Ayşegül Erkaya Arslan- Alp Hasdemir
Yaşatacağız Platformu ve Hayvan Yaşam Özgürlük İnisiyatifi, 12 Temmuz’da sosyal medya hesaplarından yayımladıkları ortak açıklamada, “Köpekleri hedef gösteren GÜSODER (Güvenli Sokaklar Derneği), hakkında suç duyurusunda bulunuyoruz” ifadelerine yer vermişti. Açıklamada, 14 Temmuz Salı saat 11.00’da Antalya, Adana, Ankara, Ayvalık, Bodrum, Çorlu, Kocaeli, İstanbul, İzmir, Seferihisar ve Yalova başta olmak üzere çeşitli şehirlerde suç duyurusunda bulunulacağı belirtilmişti.
Bugün saat 11.00’da Antalya Adliyesi önünde, Yaşatacağız Platformu ve Hayvan Yaşam Özgürlük İnisiyatifi adına basın açıklamasını Çağrı Sert okudu.
Açıklamada, GÜSODER’in 2022 yılında tüm medyada “başıboş köpek terörü” haberlerinin sistematik bir biçimde yükseltildiği dönemde kurulduğu, o günden bu yana sokakta yaşayan hayvanlara GÜSODER’in savaç açmış durumda olduğu “Sayısız troll ve bot hesaplarla desteklenen bu dernek ve üyeleri durmaksızın nefret saçıyor” denildi.
GÜSODER’in çocuklar için güvenli sokakları savunmadığı, “güvenli” olarak adlandırdıklarının sadece köpeklerden arındırılmış sokaklar olduğu belirtilerek, “Oysa çocukların maruz kaldığı şiddetin temel kaynağı köpekler değil, nefret politikaları ve şiddet sarmalından güç alan insanlar çocuklara uygulanan şiddetin de temel kaynağı” ifadeleri kullanıldı.
“NEFRET CİNAYETLERİ SONUCU HAYATTAN KOPARILDI”
Açıklamada, GÜSODER’in açıklamalarının yalnızca hayvanlara yönelik olmadığı, hayvanların yaşam haklarına yönelik mücadele edenlerin GÜSODER hesapları veya bağlı hesaplar tarafından hedef gösterilerek nefret cinayetleri sonucu hayattan koparıldığı ifadelerine yer verildi:
“GÜSODER’in nefret politikası hayvanların yanı sıra hayvanların katledilmesine karşı çıkanları da kapsıyor. Sayısız hayvan hakkı savunucusu GÜSODER hesapları veya bağlı hesaplar tarafından hedef gösterildi. Ankara’da köpeklerin bakımını üstlenen Necla Teyze, İzmir Kemalpaşa’da Şevket Yerdeşen, Bayraklı’da Yahya Köşek, Meryem Köşek ve Funda Güçlü nefret cinayetleri sonucu hayattan koparıldı.”
Açıklamada, 2 Ağustos 2024’te yürürlüğe giren ve kamuoyunda “katliam yasası” olarak nitelendirilen düzenlemenin ardından yüz binlerce köpeğin toplatıldığı belirtildi. Sokakta yaşayan hayvanların idari tedbirlerle ve yasaya aykırı yöntemlerle toplandığı ifade edildi.
Açıklamada, “2 Ağustos 2024’te katliam yasası yürürlüğe girdiğinden beri yüz binlerce köpek toplatıldı. Mahallelerin bir parçası olan, mahalle sakinleriyle hiçbir derdi olmayan köpekler idari tedbirlerle ve yasaya bile aykırı yöntemlerle toplandı. Toplamalar sırasında bu köpeklerin önemli bir bölümü yanlış uygulamalar sonucu hayatını kaybetti” ifadeleri kullanıldı.
“TÜRKİYE’DE BİR TÜR KIRIMI YAŞANIYOR”
Toplanan köpeklerin yetersiz kapasiteli barınaklarda yaşam mücadelesi verdiği belirtilen açıklamada, “Yaşayabilenler yetersiz kapasiteli barınaklarda açlık, salgın hastalık ve bizzat otoriteler eliyle uygulanan katliamlarla yüz yüze kaldılar. Son bilgilere göre ölen köpeklerin toplanan köpeklere oranı yüzde 55-60 civarında. Türkiye’de bir tür kırımı yaşanıyor” denildi.
“GÜSODER KAPATILMALIDIR”
GÜSODER’e yönelik tepkinin de yer aldığı açıklamada, “GÜSODER bir sivil toplum kuruluşu değil nefret odağıdır. Hayvanların, insanların, çocukların güvenliği için GÜSODER isimli nefret odağı kapatılmalıdır. Nefret söylemi özgürlük değildir, yaşama karşı ölümü savunmak özgürlük değildir” ifadelerine yer verildi.
“MÜCADELEMİZ SÜRECEK”
Barınaklarda hayatını kaybeden köpekler ve yaşam hakkı savunucularına yönelik saldırılarla ilgili sorumluların hesap vermesi gerektiği belirtilen açıklamada, “Barınakta hayatını kaybeden köpeklerden ve yaşam hakkı savunucularına dönük saldırılardan birinci derecede sorumlu GÜSODER hesap verene kadar mücadelemiz sürecek” denildi.
SERT: “İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ DEĞİL, NEFRET SÖYLEMİ KATLİAM ÇAĞRISI”
Basın açıklamasının ardından Antalya Kent Haber’e açıklamada bulunan Çağrı Sert, bugün (14 Temmuz) GÜSODER derneğinin kapatılması için suç duyurusunda bulunduklarını ifade etti.
Sert, GÜSODER’in, hayvanların öldürülmesine dair çağrı yaptığını, zehir tarifleri verdiğini öne sürerek bu durumun ciddi bir toplumsal sorun ve nefret suçu olduğunu belirtti. GÜSODER’in tüm çağrılarının, “Sokaktan köpekleri toplayın, çocuklar güvende olsun” diye yaptığı ancak çocuk parklarının ve kamusal alanlara hayvanların acı içinde öldürüleceğini belirttiği zehirlerin atılmasını söylediğini öne sürdü.
Sert, suç duyurusunda bulundukları GÜSODER’e karşı, ifade özgürlüğü değil, nefret söylemi katliam çağrısı yaptıklarını bu nedenle dur demek gerektiğini ifade etti.
İlk yapılması gereken durumun nefret çağrılarını durdurmak, katliam çağrılarını durdurmak olduğunu ifade eden Sert, bunun yapılmasının yolunun bu hesapları kapatmak ceza kesmek eyleme dönük şiddet olaylarında faillerin bulunması ve ceza almasını istediklerini belirtti.
Sadece hayvanlara yönelik değil, toplumsal bir sorun olduğu, hayvan bakanların tehdit edildiği şiddete özendirdiği bir süreç GÜSODER tarafından yapıldığını öne süren Sert, derneğin emsal bir kararla kapatılması gerektiğini ve nefret eylemi suçu işleyenlerin cezalandırılması gerektiğini söyledi.
Sert, “O yüzden de halkı bilinçli olmaya çağırıyorum. Sokaktaki hayvanın yaşam hakkı vardır ve biz bu hakka sahip çıkmak zorundayız” dedi.
Hayvan hakkı savunucularından Emine Karakurt’da, her canlının yaşam hakkı olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Biz diyor muyuz ki bu hayvanları katledenlere sizin yaşam hakkınız yok size sokaklara zehir koyacağız Ben bugün balkonunda karınca beslerken aşağıda bahçede eşek arısı beslerken hayvanlara neden böyle bir işkence yapılıyor ben onu anlamış değilim.
Yani her canlının söylediğim gibi yaşam hakkı var. Nasıl biz insanlar nefes alıp veriyorsak, iç organlarımız varsa onların da canları var. onların da canları yanıyor. Acı çekerek ölmelerini seyreden insanlara hayretle bakıyorum. Yani kınıyorum da aynı zamanda hem bu derneği hem de böyle politika politika yapanları, böyle asparagas haberlerle toplumu zehirleyenleri kınıyorum.





