
Antalya’nın Konyaaltı ilçesinde bulunan Hisarçandır Mahallesi’nde yapılması planlanan patlatmalı taş ocağı projesine karşı yurttaşlar imza kampanyası başlattı.
Antalya’nın Konyaaltı ilçesinde bulunan Hisarçandır Mahallesi’nde 2007 yılında ruhsat başvurusu yapılan kalker ocağı projesi, bölge halkının direnişi sonucu 2010 yılında Antalya 3. İdare Mahkemesi tarafından iptal edilmişti. Ancak mahkeme kararı istinaf aşamasında bozuldu ve şirket, tartışmalı şekilde yeniden ruhsat aldı.
Mevcut ruhsatın süresi normalde Kasım 2026’da sona erecek. Ancak şirket şimdi “patlatma paterni ilavesi” başvurusunda bulunarak hem dinamitli üretime geçmeyi hem de ruhsat süresini fiilen uzatmayı hedefliyor. Ancak bölge AFAD tarafından afet bölgesi ilan edilmiş durumda

“II.A Grup Maden (Kalker) Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi Patlatma Paterni İlavesi” için 29 Nisan’da Çevresel Etki Raporu (ÇED) başvurusunda bulunmuştu.
Konuya ve projeye ilişkin yurttaşlar change.org üzerinden “Hisarçandır’ın Ormanı, Suyu, Yolu Tehlikede! Patlatmalı Taş Ocağına Dur De” başlıklı imza kampanyası başlattı.
Kampanya metninde şu ifadelere yer verildi:
Antalya’nın batısında, Torosların eteklerinde yer alan Hisarçandır Köyü, Likya Yolu’nun
içinden geçtiği, endemik canlılarla dolu, doğa turizminin kalbinde yer alan eşsiz bir
köydür.
Ama bu doğa harikası alan, şimdi patlatmalı taş ocağı tehdidiyle karşı karşıya.
2007’de ruhsat başvurusu yapılan kalker ocağı, köylülerin direnişiyle 2010 yılında Antalya 3.
İdare Mahkemesi kararıyla iptal edildi. Ancak bu karar istinaftan döndü ve şirket tartışmalı
şekilde ruhsat aldı.
Normalde bu işletme ruhsatı Kasım 2026’da sona erecek.
Ama şimdi şirket, patlatma paterni ilavesi başvurusunda bulunarak, sadece dinamitli
üretime geçmek değil; aynı zamanda ruhsat süresini uzatmanın da yolunu açmak istiyor.
Patlatma başvurusu kabul edilirse:
● Köye sadece 400 metre mesafede,
● AFAD’ın heyelan bölgesi ilan ettiği alanda,
● Dinamitli patlatmalar yapılacak!
Üstelik kalker ocağı, Antalya–Kumluca arasındaki Altınyaka yoluna sadece 5–6 metre
mesafede.
Bu yol, sık sık heyelan nedeniyle kapanan, Antalya’nın sahile alternatif güzergâhıdır.
Şimdi bu yolun hemen dibinde patlatmalı üretim yapılmak isteniyor!
Bu sadece bir doğa talanı değil, aynı zamanda can güvenliğini tehdit eden bir kamu
sorunudur.
Ayrıca aynı bölgede Nuryol İnşaat tarafından işletilen bir başka taş ocağı, 2022 yılında
aldığı ruhsatla 36 hektarlık ormanda ilerlemeye devam ediyor.
Ormanlar, yollar, sular ve yaşam alanlarımız göz göre göre yok ediliyor.
Yetkililere sesleniyoruz:
Bu başvuru reddedilmeli, taş ocağı kapatılmalıdır.
Hisarçandır halkı yalnız bırakılmamalıdır.





