
İnsan Hakları Derneği (İHD) Antalya Şubesi Hapishane Komisyonu tarafından, Diyarbakır Kadın Kapalı Hapishanesi’nde tutulan Seda Baykan’ın 1 Nisan 2026 tarihinden bu yana maruz bırakıldığı hak ihlallerinin sonlandırılması ve ailesinin bulunduğu kente yakın bir hapishaneye sevk edilme talebiyle sürdürdüğü açlık grevine ilişkin basın açıklaması yapıldı.
İnsan Hakları Derneği (İHD) Antalya Şubesi Hapishane Komisyonu tarafından yapılan basın açıklamasında, Diyarbakır Kadın Kapalı Hapishanesi’nde tutulan Seda Baykan’ın 1 Nisan 2026 tarihinden bu yana maruz bırakıldığı hak ihlallerinin sonlandırılması ve ailesinin bulunduğu kente yakın bir hapishaneye sevk edilme talebiyle açlık grevi eylemini sürdürdüğü belirtildi. Açıklamada, tecrit uygulamalarından vazgeçilmesi ve Baykan’ın taleplerinin kabul edilmesi çağrısında bulunuldu.
Basın açıklamasında, Baykan’ın yaklaşık dört yıldır Adalet Bakanlığı’nın talimatıyla tekli oda olarak adlandırılan hücrede tutulduğu, diğer mahpuslarla iletişiminin sağlanmadığı ve kendi beyanına göre adli mahpuslar tarafından siyasi kimliği nedeniyle hedef gösterildiği ifade edildi. Mahpus tarafından Adalet Bakanlığı başta olmak üzere ilgili mercilere yapılan başvuruların sonuçsuz bırakıldığı kaydedildi.
“BAŞVURULARA RAĞMEN GELİŞME YAŞANMADI”
Açıklamada, komisyon tarafından sorunun çözümü amacıyla Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı ile görüşüldüğü ve ilgili mercilere Baykan’ın durumu hakkında başvurularda bulunulduğu, ancak tüm girişimlere rağmen herhangi bir gelişme yaşanmadığı belirtildi.
Basın açıklamasında, komisyon avukatlarının 4 Nisan 2026 tarihinde Diyarbakır Kadın Kapalı Hapishanesi’nde Baykan ile görüşme gerçekleştirdiği, mahpusun beyanına göre açlık grevi eylemine başladığı tarihten bu yana yaklaşık on iki kilo verdiği ve uyku bozukluğu yaşamaya başladığı ifade edildi. Mahpusun beyanına göre adli mahpuslar tarafından kendisine yönelik tehditlerin devam ettiği, sevk taleplerine yanıt verilmediği ve diğer mahpuslarla iletişim kurmasına izin verilmediği kaydedildi.

“İÇ HUKUK VE SÖZLEŞMELERE AYKIRI”
Açıklamada, Türkiye hapishanelerinde mahpusların tek kişilik hücrelerde tutulmalarının, sosyal izolasyona maruz bırakılmalarının ve ailelerinden uzak hapishanelerde tutulmalarının hem fiziksel hem de psikolojik sağlıkları üzerinde ciddi sonuçlar doğurduğu belirtildi. Bir işkence yöntemi niteliği taşıyan uzun süreli tecrit uygulamalarının, Türkiye’nin iç hukuku ile taraf olduğu uluslararası sözleşmelere aykırı olduğu vurgulandı.
“CİDDİ SAĞLIK SORUNLARI İLE KARŞI KARŞIYA KALINIYOR”
Basın açıklamasında, Türkiye hapishanelerinde tecrit uygulamaları başta olmak üzere çeşitli hak ihlallerine karşı mahpusların en son çare olarak başvurdukları yöntemin açlık grevi eylemi olduğu, mahpusların yaşadıkları ihlallerin giderilmesinden sorumlu mercilerden etkili bir sonuç alamadığı, özellikle sorunların çözümsüz bırakılması nedeniyle uzun süre açlık grevi yapmak zorunda kalan mahpusların ciddi sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kaldığı belirtildi. Geçmişte açlık grevleri nedeniyle birçok mahpusun yaşamını yitirdiği, bazı mahpuslarda ise tedavisi mümkün olmayan kalıcı sağlık sorunlarının ortaya çıktığı kaydedildi.

Açıklamada, Baykan’ın sürdürdüğü açlık grevinin her geçen gün sağlık durumunun daha da ağırlaşmasına neden olduğu, mahpusun sağlık ve yaşam hakkının korunması için düzenli tıbbi kontrollerinin bağımsız hekim heyetlerince yapılmasının derhal sağlanması gerektiği ifade edildi. Yetkililerin talepler karşısında sessiz kalmayı sürdürmesinin, ortaya çıkabilecek telafisi mümkün olmayan sonuçlardan doğacak sorumluluğu da beraberinde getireceği belirtildi.
“SÜRECİN TAKİPÇİSİ OLDUĞUMUZU DUYURUYORUZ”
Basın açıklamasının sonunda, İHD Antalya Şubesi Hapishane Komisyonu olarak yetkililerin bir kez daha uyarıldığı, Seda Baykan başta olmak üzere mahpuslara yönelik tecrit politikalarından vazgeçilmesi ve mahpusların sevk taleplerinin kabul edilmesi gerektiği vurgulandı. Sürecin takipçisi olunduğu, insan hakları örgütlerinin ve demokratik kamuoyunun duyarlılık göstermeye çağrıldığı belirtildi.





