
World Weather Attribution’ın (Dünya Hava Olayları İlişkilendirme Girişimi, WWA) çalışması, insan kaynaklı iklim değişikliği ile süregelen sıcak dalgası arasındaki nedensel bağlantıyı net olarak ortaya koyuyor: Analize göre bu sıcak dalgası sırasında gözlemlenen en yüksek gündüz ve gece sıcaklıklarının bu mevsimde meydana gelmesi, bundan 50 yıl önce neredeyse imkânsızdı.
Climameter’ın analizi ise iklim değişikliğinin, sıcak hava dalgasını 4°C’ye kadar daha sıcak hâle getirdiğini gösteriyor.
World Weather Attribution’dan bilim insanlarının yeni tamamladığı bir analiz ise insan kaynaklı iklim değişikliği ile süregelen sıcak dalgası arasındaki nedensel bağlantıyı netlikle ortaya koydu.
Climameter’ın analizine göre insan kaynaklı iklim değişikliği, Batı Avrupa’da devam eden sıcak hava dalgasını 4°C’ye kadar daha sıcak hâle getirdi.
İklim değişikliği olmasaydı Paris yaklaşık 2,4°C, Milano 3,8°C, Zaragoza ise 4°C daha serin olacaktı.
Batı Avrupa’da aşırı sıcaklar, iklim değişikliği modellerinin öngördüğünden daha hızlı artıyor; dolayısıyla geleceğe dair tahminler de fazla ihtiyatlı olabilir. Son zamanlarda yapılan araştırmalar, Akdeniz bölgesinde yaşanacak sıcak olaylarındaki artışın, mevcut tahminlerin iki katına çıkabileceğini gösterdi. Böylesi bir durum, insanların uyum sağlama kapasitesini de zorlayacak.
Uzman görüşleri:
Bern Üniversitesi’nden (İsviçre) Dr. Emma Holmberg “İnsan kaynaklı iklim değişikliği bu sıcak dalgasını olağanüstü hâle getirdi. Haziran ayında bile tehlikeli düzeyde sıcaklıklar görüyoruz. Yaşlılar ve altta yatan sağlık sorunları bulunan savunmasız gruplar, hem bireylere hem de altyapıya ciddi bir yük bindiren bu durumdan daha çok etkileniyor,’’ dedi.
Fondazione Centro Euro-Mediterraneo sui Cambiamenti Climatici’den (Avrupa-Akdeniz İklim Değişikliği Merkezi Vakfı, CMCC) Dr. Marco Chericoni, ‘‘Bu olayı olağanüstü kılan şey, benzeri görülmemiş olması değil; tipik bir yaz atmosferik sirkülasyonunun, artık daha sıcak olan bir iklimde çok daha şiddetli ve uzun süreli bir sıcak dalgası yaratması,’’ dedi. ‘‘Bu, insan kaynaklı iklim değişikliğinin açık bir izi: Avrupa’daki sıcak dalgaları daha şiddetli ve daha tehlikeli hale geliyor. Sağlık, enerji sistemleri, işgücü verimliliği ve iklime duyarlı diğer sektörler üzerindeki etkiler artıyor. İşte bu nedenle, sera gazı emisyonlarını azaltmak için dünya çapında acil önlem alınması gerekiyor.”
Climameter’in basın bültenine ve yabancı bilim insanlarından ilave alıntılara buradan ulaşabilirsiniz.
- Öne çıkan bulgular:
Eskiden imkânsız olan artık mümkün: Bu sıcak dalgası sırasında gözlemlenen en yüksek gündüz ve gece sıcaklıklarının 1976 yılında – yani yalnızca 50 yıl önce – bu mevsimde meydana gelmesi neredeyse imkânsızdı.
İklim hızla değişiyor: Boğucu gece sıcaklıklarının bugün, 23 yıl önce yaşanan ve 70 bin kişinin hayatını kaybetmesine neden olan 2003 Avrupa sıcak dalgası dönemine kıyasla yaklaşık 100 kat daha yüksek olasılıkla görülmesi bekleniyor. Gündüz en yüksek sıcaklıklarının görülme olasılığı ise yaklaşık 10 kat daha yüksek.
Tehlikeli nem: 30 Avrupa ülkesinde analiz edilen 854 şehrin yüzde 45’inde sıcaklık stresi seviyeleri ya tüm zamanların rekorunu kırdı ya da kırması bekleniyor.
Doğal değişkenlik ihtimali dışlandı: Analiz, El Niño-Güney Salınımı (ENSO) evresinin bu sıcaklıkların oluşmasında herhangi bir rol oynamadığını ortaya koydu.
Uzman görüşleri:
- Imperial College London Çevre Politikası Merkezi İklim Bilimi Profesörü Dr. Friederike Otto, ‘‘Bilim insanları olarak bozuk plak gibi aynı şeyleri tekrarlar olduk. Her sene, giderek daha da yükselen aşırı sıcaklıklara tepki olarak benzer açıklamalar yapıyoruz. Evet, nedeni iklim değişikliği. Evet, sorumlusu biziz. Hayır, El Niño değil. Evet, çözümlerimiz var. Hayır, bu çözümleri yeterince hızlı uygulamaya almıyoruz. Artık asıl mesele, kendimiz için nasıl bir gelecek istediğimiz ve bunu sağlamak için gerekli adımları atmaya istekli olup olmadığımız,’’ ifadelerini kullandı.
- Imperial College London Çevre Politikası Merkezi’nden Araştırmacı Dr. Theodore Keeping ise iklim değişikliğinin sıcak dalgalarını nasıl şiddetlendirdiğine dair bilimsel bulguların kesinleştiğini belirtti ve ‘‘fosil yakıtlardan kaynaklanan emisyonların devam etmesi, insanların bu hafta evlerinde, okullarında ve iş yerlerinde yaşadıkları aksaklıkların doğrudan sorumlusudur,’’ dedi. ‘‘Değişimin hızı şaşırtıcı,’’ diyen Keeping, ‘‘Birkaç yılda bir Avrupa’da sıcaklık rekorlarının kırıldığını görüyoruz. Bu yıl ise bu durum arka arkaya aylarca sürdü. Birleşik Krallık’ta okulların kar nedeniyle iptal edilmesine alışkınız, ancak bu nesil artık aşırı sıcak iptalleriyle büyüyor,’’ ifadelerini kullandı.
Basın bültenine buradan erişebilirsiniz. Bilimsel raporun tamamına buradan, bulguların özetine ise bu linkten ulaşabilirsiniz.
Avrupa’da devam eden sıcak dalgasıyla ilgili Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Doğukan Doğu Yavaşlı’nın görüşlerini aşağıda kısaltılmış olarak paylaşıyoruz. Türkiye’ye dair detaylar da içeren geniş metni ise yarın gün içinde ileteceğiz:
Doç. Dr. Doğukan Doğu Yavaşlı, ‘‘İnsan bedeni, gün boyunca biriken ısıl yükü asıl olarak geceleri, hava serinlediğinde atar. Uyku sırasındaki bu fizyolojik toparlanma, ısıya dayanmanın en kritik mekanizmasıdır.
Ancak bu yılki Avrupa sıcak dalgasını özellikle tehlikeli kılan şey, bir ‘ısı kubbesi’ (heat dome) altında gelişmesi. Kuzey Afrika’dan gelen sıcak hava, yüksek basınç sistemi tarafından kıtanın üzerine adeta bir kapak gibi oturtulmuş durumda. Bu durgun sistem altında hava dağılamıyor, ısı her gün bir önceki günün üzerine birikiyor ve geceler de yeterince serinlemiyor.
Gece sıcaklığının düşmediği, bedenin toparlanma fırsatı bulamadığı bu koşullarda ısının fizyolojik yükü günden güne katlanarak artıyor. 2003 yazında Fransa’da 15 bine yakın insanın ölümüne yol açan felaketin asıl nedeni de buydu: Günlerce süren, gece bile bitmeyen, klimasız konutlarda yaşayan yaşlıları vuran kesintisiz ısı.
Avrupa’nın bu kadar etkilenmesinin bir nedeni de yapısal: kıta, geçmişte serin yazlara göre inşa edilmiş, klimanın yaygın olmadığı bir bölge. Üstelik Dünya Meteoroloji Örgütü’ne göre Avrupa, küresel ortalamanın iki katından hızlı ısınan bir kıta. Yani aynı atmosferik desenler (yaz sıcağını getiren klasik yüksek basınç sistemleri) artık ısınmış bir zemin üzerinde çok daha uç sıcaklıklara dönüşüyor ve mevsimin daha erken döneminde geliyor.
Avrupa’nın bu yaz yaşadığı manzara, ısınan bir dünyada sıcak hava dalgalarının neden giderek daha ölümcül hale geldiğinin açık bir göstergesi,’’ ifadelerini kullandı.
İKLİM MASASI HAKKINDA
İklim Masası, basına bilimsel temelli iklim haberleri servis etmek amacıyla kurulmuştur. İklim değişikliğini, ekonomiden tarıma, biyoçeşitliliğe etkilerinden toplumsal sonuçlarına, tüm yönleriyle ele almayı hedefleyen bir haber servisidir.
Bilim insanları tarafından İklim Masası için kaleme alınan haber metinleri, gazetecilere ve basın kuruluşlarına ücretsiz sunulur.
Gazeteciler, haberi hazırlayan bilim insanını ve İklim Masası’nı referans göstermek kaydıyla, metinlerin tamamını veya bir kısmını kullanabilir ve metinlerden alıntı yapabilir.
İklim Masası, iklim değişikliğiyle ilgili basında yer alan haberlerin nicelik, nitelik ve konu çeşitliliği bakımından gelişmesini hedefler. İklim değişikliği konusundaki çalışmaları daha görünür kılmayı, yeni araştırmalara ilham vermeyi ve iklim değişikliği konusunda üretilen akademik bilgiyi bir araya getirerek gazeteciler için güvenilir bir bilgi kaynağı oluşturmayı amaçlar.





