
Antalya’da mevsimlik tarım işçilerinin konakladığı konteynerde çıkan yangında altı kişinin hayatını kaybetmesi üzerine İklim Adaleti Forumu açıklama yayımladı. Forumun Emek ve Adil Geçiş Çalışma Grubu’ nun araştırma başlattığını bildirdi.
İklim Adaleti Forumu, Antalya’da mevsimlik tarım işçilerinin kaldığı konteynerde çıkan ve altı kişinin hayatını kaybettiği yangına ilişkin açıklama yaptı. İklim Adaleti Forumu, bünyesindeki Emek ve Adil Geçiş Çalışma Grubu’nun mevsimlik tarım işçilerinin çalışma ve yaşam koşullarını izlemek üzere söz konusu olay için bir araştırma başlattığını duyurdu.
Forum açıklamasında, hamile bir anne ile beş çocuğunun yaşamını yitirdiği olayın basit bir kaza veya ihmal olarak değerlendirilemeyeceğini belirtildi.
Yapılan açıklamada, seraların yanına kurulan güvenlik önlemi bulunmayan geçici barınma alanlarının sistematik bir tehdit oluşturduğu ifade edildi.
ENDÜSTRİYEL TARIM SİSTEMİ VE EMEK SÖMÜRÜSÜ
Yaşanan can kayıplarının mevcut endüstriyel tarım sisteminin bir sonucu olduğu şu sözlerle ifade edildi:
“Yaşanan bu felaket, münferit bir ihmal değil; görmezden gelinen, normalleştirilen ve süreklilik kazanan bir emek sömürüsü düzeninin sonucudur”
Maliyetleri düşürmek ve kârı artırmak amacıyla emeğin güvencesizleştirildiği belirtilen açıklamada, barınma ve güvenlik koşullarının yok sayılmasının sistemin işleyiş mantığının bir parçası olduğu ifade edildi.
Yangın güvenliğinden yoksun yaşam alanlarının, sömürü düzeninin somut bir yansıması olduğu aktarıldı.
İKLİM KRİZİ VE KIRILGAN KESİMLER
İklim krizinin etkileri derinleştikçe en kırılgan kesimlerin daha tehlikeli koşullarda yaşamaya zorlandığı bildirildi. Aşırı sıcaklıklar, yangın riski ve suya erişim sorunlarının mevsimlik işçiler için yaşamı zorlaştırdığı belirtildi.
İşçilerin yüzleşmek durumunda bırakıldığı zorluklar şu şekilde ifade edildi:
“İklim krizinin etkileri derinleştikçe, en kırılgan kesimler daha ağır ve daha tehlikeli koşullarda vaşamaya zorlanmakta; aşırı sıcaklıklar, yangın riski, suva erişim sorunları ve güvencesiz barınma alanları, bu emekçiler için yaşamı her geçen gün daha kırılgan hale getirmektedir”
İklim adaleti mücadelesinin, doğayı korumanın yanı sıra bu koşullarda yaşamaya zorlanan emekçilerin yaşam hakkını savunmayı da kapsadığı vurgulandı.





