
Antalya’nın Korkuteli ilçesinde hakkında uzaklaştırma kararı olduğu yer alan erkek Sefer Coşkun, boşanma aşamasında olduğu Ayşegül Coşkun’u, Coşkun’un anne ve babasını öldürdü. Antalya Barosu Kadın Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği (KHTÇEK) tarafından yapılan açıklamada, “Ailem Güvende” adlı operasyonel yaklaşımlar, sorunun esas kaynağını ıskalayan ve yapısal şiddeti perdeleyen niteliktedir” ifadeleri kullanıldı.
Antalya’nın Korkuteli ilçesinde hakkında uzaklaştırma kararı olduğu yer alan Sefer Coşkun, dün (16 Eylül) boşanma aşamasında olduğu Ayşegül Coşkun’u, Coşkun’un anne ve babasını öldürdü. Antalya Barosu KHTÇEK tarafından “Korkuteli katliamı ve etkin uygulanmayan 6284 sayılı yasa hakkında basın açıklamasıdır” isimli yazılı basın açıklaması yapıldı.
KHTÇEK, gerçekleşen erkek şiddetine ilişkin yaptığı açıklamada, “Ailem Güvende” adlı operasyonel yaklaşımlar, sorunun esas kaynağını ıskalayan ve yapısal şiddeti perdeleyen niteliktedir” ifadelerini kullandı.
Açıklamada, meydana gelen erkek şiddetinin ülkede kadına ve aile bireylerine yönelik ulaştığı kaygı verici boyutu bir kez daha gözler önüne serdiği ifade edildi. Hakkında uzaklaştırma kararı bulunan fail Coşkun’un boşanma aşamasında olduğu Coşkun’u, Coşkun’un annesi ve babasını ateşli silahla vurarak öldürdüğü ifade edilerek şu açıklama gerçekleştirildi:
“Bu katliam; 6284 Sayılı Kanun kapsamında verilen koruma ve uzaklaştırma kararlarının varlığına rağmen, yasanın sahada etkin ve kararlı bir şekilde uygulanmamasının kadınların hayatına mal olduğunu bir kez daha trajik bir biçimde ortaya koymuştur.
Fail hakkında kaç kez uzaklaştırma kararı verildiği bilgisi henüz resmi makamlarca kamuoyuna açıklanmamış olsa da, mevcut kararların dahi kağıt üzerinde kalması bireylerin en temel sığınağı olması gereken evleri kadınlar, çocuklar ve LGBTİ+’ler için en güvensiz alanlar haline getirmektedir.”
“YAPAY GÜNDEMLERLE OPERASYONLARLA GÜNDEMİN MEŞGUL EDİLMESİ KABUL EDİLEMEZ”
KHTÇEK açıklamanın devamında, toplumun tüm dezavantajlı gruplarının can güvenliği tehdit altındayken kadınların, çocukların ve LGBTİ+ bireylerin kendi yaşam alanlarında katledilirken kolluk kuvvetlerinin yapay gündemlerle ve temel hakları hedef alan operasyonlarla gündemi meşgul etmesinin kabul edilemez olduğu ifadelerini kullandı.
Açıklamanın devamında “Ailem Güvende” adlı operasyonların ve yaklaşımların sorunun esas kaynağını ıskalayan yapısal şiddeti perdelediği ifade edildi. Devletin asli ve öncelikli ödevinin, aile kurumunu soyut söylemlerle korumaya çalışırken bireyin yaşam hakkını feda etmek olmadığı, Anayasa’nın 10. maddesinde yer alan eşitlik ilkesi uyarınca ayrım gözetmeksizin her bir yurttaşın can güvenliğini sağlamak olduğu açıklamasına yer verildi.
Açıkalamın devamında yaşam hakkını korumaya yönelik etkin önlemler alınmadığı, 6284 Sayılı Yasa ciddiyetle ve tüm mekanizmalarıyla eksiksiz işletilmediği sürece hiçbir yapay algı çalışması toplumda güven hissi uyandırmayacağı ifade edilerek açıklama şu sözlerle sonlandırıldı:
“Antalya Barosu Kadın Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Kurulu olarak; kadının, çocuğun ve LGBTİ+’lerin özgürce yaşayabildiği huzurlu bir toplumsal düzenin gerçekten güvende olduğu bir toplumsal düzenin ancak ve ancak evrensel hukuk ilkeleriyle inşa edilebileceğini hatırlatırız.
Devletin tüm vatandaşlarının haklarını eşit, onurlu ve ayrımcılıktan uzak bir biçimde koruduğu, her bireyin kendi evinde ve sosyal yaşamında can korkusu taşımadan yaşayabildiği bir hukuk düzenini tavizsiz bir biçimde savunmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.”





