Kuş ölümlerine ilişkin Antalya Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü’nden gelen yanıtta, “Sorunun kuşların yapıya girmesi ve zarar vermesi” olarak ele alındı

Antalya Nekropol Müzesi’ne yapılan metal ağların, güvercin, kumru gibi kuşların ölümüne sebep olması nedeniyle yaşam hakkı savunucuları yaklaşık bir aydır müze önünde yetkililere seslenerek basın açıklaması düzenliyor. Dün gerçekleşen basın açıklamasında bu defa Kültür ve Turizm Bakanlığı Bölge Kurulu Müdürlüğü önünde gerçekleşti. Açıklamada, Antalya Rölöve ve Anitlar Müdürlüğü’nden yanıt geldiği, yanıtta, “Kuşların ölümünden hiç bahsedilmediği, kuşların yapıya girmesi ve yapıya zarar vermesi” olarak ele alındığı açıklandı.

Antalya İl Kültür Turizm Bakanlığı web sitesindeki bilgiye göre 2023 yılında ziyaret açılan 2 bin 300 yıllık mezar anıtlarıyla misafirleri ağırlayan Nekropol Müzesi yaklaşık bir aydır kuşların ölümüne sebebiyet verdiği gerekçesiyle yaşam hakkı savunucularının gündeminde yer alıyor. Müze önünde yaklaşık bir aydır protesto düzenleyerek yetkililerden bir çözüm bekleyen platformlardan Hayvan Hakları Platformu Türkiye,  bu defa dün (18 Haziran) Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.

Basın açıklamasını okuyan Özlem Başargil, Antalya Rölöve ve Anitlar Müdürlüğü’nden dilekçeleri üzerine yanıt geldiğini, yanıtın kuşların ölümüne çare olmasından çok uzak olduğunu, gerçekleşecek kuş ölümlerine ve kazalara engel bir açıklama olmadığına dair şu açıklamalarda bulundu:

“Yetkililer, bu uygulamanın kuşları öldürmek için değil, yapıyı korumak amacıyla yapıldığını savunuyor. Ancak yapılan çalışmalar sırasında bazı açıklıkların tamamen kapatılamadığı ve kuş girişlerinin devam ettiği belirtiliyor.

Daha sonra kuş girişlerini engellemek için ultrasonik kuş savar sistemleri kurulmuş. Çatı pencereleri geçici olarak açılarak içeride kalan kuşların dışarı çıkmasının sağlandığı ifade ediliyor.

Ayrıca yeni kamera sistemleriyle kuş girişlerinin izleneceği ve sorun devam ederse gerekli önlemlerin alınacağı belirtiliyor. Çatıda tespit edilen su alma sorunlarının ise Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından giderilmesinin uygun olduğu değerlendirilmiş.”

Açıklamanın devamında, hayvan hakları mücadelesi açısından dikkat çeken nokta için, gelen yanıtta “Kuş ölümlerinden hiç bahsedilmiyor, kuşların yapıya girmesi veya yapıya zarar vermesi olarak ele alınıyor” denildi.

“AÇIKLAMA ÇÖZÜM İÇERMİYOR”

Antalya Rölöve ve Anitlar Müdürlüğü’nden alınan yanıtın ağlarda takılarak ölen veya yaralanan kuşlara ilişkin bir tespit, veri ya da çözüm açıklaması içermediği, ağların kaldırılacağına dair bir ifade bulunmadığı, aksine ağ uygulamasının gerekli olduğu savunulduğu belirtilerek ek olarak ultrasonik sistemler ile kamera takibi anlatıldığına yer verildi.

Açıklamada, ağların kaldırılacağına dair bir ifade olmadığı, ağ uygulamasının gerekli olduğu savunulduğu ve ek olarak ultrasonik sistemler ile kamera takibi anlatıldığının yer aldığı belirtildi.

“KUŞLAR YÖNLERİNİ BULAMAYARAK YAŞAMLARIN YİTİRMEKTE”

Çok fazla şikayet, başvuru ve dilekçe oluşturulduğu ancak gerçek sorunun boyutunun ortaya konulmasına dair etkili bir çözüm göremedikleri belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:  

“Oysa bizler, yaşam hakkı savunucuları olarak yaklaşık bir aydır Antalya Nekropol Müzesi önünde nöbet tutuyoruz ve kuşların hâlâ yapı içerisine girebildiğini kendi gözlerimizle görüyoruz. Sorun yalnızca kuşların içeri girmesi değildir. İçeriye girebilen kuşlar çoğu zaman dışarı çıkamamakta, yönlerini bulamamakta ve maalesef yaşamlarını yitirmektedir.

Ayrıca ölüm riski sadece yapı içerisinde yaşanmamaktadır. Dışarıda uçan kuşlar da konacak güvenli alan bulamadıkları için ağlara takılabilmektedir. Daha önce itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle ağlardan kurtarılan kuşların haberleri kamuoyuna yansımıştır. Bu durum açıkça göstermektedir ki söz konusu ağlar hem içeride hem dışarıda kuşlar için bir ölüm tuzağına dönüşmüştür.

Alana yerleştirilen çiviler de sorunu çözmemektedir. Bu uygulamalar kuşların zarar görmesini engellemediği gibi, yaşam alanlarından uzaklaşmalarını da sağlamamaktadır. Görünen odur ki uygulanan yöntemler sorunu ortadan kaldırmak yerine yeni riskler yaratmaktadır.

Bizler günlerdir bu yanlışın düzeltilmesi için meydanlardayız. Ancak somut ve kalıcı adımlar görmek yerine bahaneler dinliyor, bilimsel ve vicdani temelden yoksun uygulamaların savunulmasına tanıklık ediyoruz. Oysa kamu kurumlarının görevi, hatalı olduğu ortaya çıkan uygulamalarda ısrar etmek değil, yaşamı koruyacak çözümleri hayata geçirmektir.

Taleplerimizi bir kez daha yineliyoruz:

• Kuşların ölümüne ve yaralanmasına neden olan ağ sistemleri acilen kaldırılmalıdır.

• Alanda bağımsız uzmanlar, kuş bilimciler ve ilgili sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla kapsamlı bir inceleme yapılmalıdır.

• Yaşanan kuş ölümleri ve yaralanmaları şeffaf biçimde kayıt altına alınmalı ve kamuoyu ile paylaşılmalıdır.

• Yapının korunması ile canlı yaşamının korunmasını birlikte sağlayacak, bilimsel ve etik çözümler geliştirilmelidir.

• Yaşam hakkını ihlal eden uygulamalardan derhal vazgeçilmelidir.

Bizler, tek bir canlının dahi göz göre göre ölmesine razı değiliz. Antalya Nekropol Müzesi’nde yaşanan bu sorunun çözülmesi için mücadelemizi sürdürecek, kuşların sesi olmaya devam edeceğiz. Çünkü yaşamı savunmak bir tercih değil, vicdani ve insani bir sorumluluktur.”