
Zeytinlik alanların madenciliğe açılmasına yönelik kanun teklifine karşı Ankara’da nöbet tutan İkizköylüler açlık grevinin üçüncü gününde TBMM’nin önünde oturma eylemi yaptı. Oturma eylemine TİP Milletvekili Sera Kadıgil’de destek verdi. Kadıgil yaptığı açıklamada, “Bu Meclis artık halkın değil patronların meclisidir” dedi.
Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Milletvekili İbrahim Ethem Taş’ın da aralarında bulunan 100’den fazla milletvekilinin imzasıyla hazırlanan ve 21 maddeden oluşan teklif, Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”, 13 Haziran’da Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı’na sunuldu.

Teklif 19 Haziran Sanayi, Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar Komisyonu’na geldi. Komisyon’a yurttaşların alınmaması üzerine, Komisyon salonu kapısı önünde milletvekilleri arasında arbede yaşandı.
20 Haziran’da Muhalefetin itirazlarına rağmen “zeytinlik maddesi” komisyonda oy çokluğuyla kabul edildi.
Kanun teklifine ulaşmak için tıklayın.
Muğla’nın İkizköy Mahallesi’nden gelen yurttaşlar, Ankara’da Cemal Süreya Parkı’nda 3 Temmuz’dan bu yana zeytinliklerin madencilik faaliyetlerine açılmasına karşı nöbet tutuyordu. Seslerini duyuramadıkları gerekçesiyle 16 Temmuz’da açlık grevine başlayan İkizköylüler, dün grevin üçüncü gününe girdi.

İkizköylülerin tepkisi, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen ve maden yasasına kanun teklifine yönelik. Teklif, zeytinlik alanlarda madencilik faaliyetlerinin önünü açan düzenlemeler içeriyor.
AK Parti’nin verdiği önergeyle teklifin 11. maddesi değiştirilerek ilk 11 madde Meclis’te kabul edildi. Bu gelişmenin ardından İkizköylüler, 18 Temmuz’da Meclis önünde yağmur altında oturma eylemi gerçekleştirdi. Eyleme, Türkiye İşçi Partisi (TİP) milletvekili Serra Kadıgil de katılarak destek verdi.
Eylemde “maden yasası geri çekilsin”, “yağmur çamur dinlemeyiz biz bu yoldan dönmeyiz” sloganları atıldı.
Eylemde açıklama yapan İkizköylü Esra Işık şunları söyledi:
“Yedi saattir yağmurun altındayız. Buradayız diyoruz, gitmiyoruz diyoruz, vazgeçmiyoruz diyoruz, bizi vazgeçiremezsiniz. Siz bu yasayı geçirmeyi kafanıza koyduysanız bizde geri adım atmadan mücadeleyi önümüze koyduk. Buradan geri adım atmak yok. Buradan bütün Türkiye’ye sesleniyoruz; Duyun bizi, bu mücadele ve ses sahipsiz kalmasın. Yarın herkesine hayatına çökecek olan maden yasasına herkes ayağa kalksın. Eğer bugün kimse ayağa kalkmazsak yarın yaşayacak bir Türkiye kalmayacak.”
Yurttaşlara destek vermek için alana giden TİP Milletvekili Sera Kadıgil ise şunları söyledi
“Meclis’in Dikmen Kapısı önündeyiz bu insanlar üç gündür yemek yemiyorlar, 20 gündür nöbetteler. Bu insanların tek bir talebi var Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni temsil eden Numan Kurtulmuş’un bir gelip kendilerini dinlemesi. Ne o beyefendi ne bu yasanın altına imza atan ama neye imza attıklarını bilmeyen milletvekilleri ne de içerde bu saçma sapan işgal yasasını savunan AKP’li ve MHP’li milletvekilleri bir teki bile bu insanları halini sormadı. Bu Meclis halkın değil patronların Meclis’idir. İçerdeki milletvekilleri bu insanlardan utansın”
ZEYTİNLİKLER MADENE AÇILIYOR: YENİ TEKLİF DOĞAL ALANLARI NASIL ETKİLEYECEK?
Meclis gündemindeki yasa teklifinin 11. maddesiyle, zeytinlik alanların madencilik faaliyetlerine açılmasının önü açılıyor. Düzenlemeye göre, maden yapılacak alanlarda bulunan zeytin ağaçları mümkünse aynı il veya ilçedeki başka bir bölgeye taşınacak. Bu sürecin tüm sorumluluğu ve masrafı ruhsat sahibi şirketlere ait olacak.
Ağaçların taşınmasının mümkün olmadığı durumlarda ise, uzman görüşleri doğrultusunda aynı büyüklükte yeni bir zeytinlik sahası kurulması zorunlu hale getiriliyor.
ZEYTİNLİKLER ÜZERİNDEKİ BASKI ARTIYOR
Türkiye’de uzun süredir tartışma konusu olan zeytinliklerin madenciliğe açılması, çevre örgütlerinin tepkisini çekmeye devam ediyor. TEMA Vakfı, bu düzenlemeyle köylülerin geçim kaynaklarının, kültürlerinin ve anılarının yok olacağına dikkat çekiyor.
BBC Türkçe’ye konuşan TEMA Vakfı Çevre Politikaları ve Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Eylem Tuncaelli, yalnızca Muğla’nın Menteşe, Yatağan ve Milas ilçelerinde 59 köyün maden projeleri nedeniyle risk altında olduğunu belirtiyor. Tuncaelli, bu köylerin 15’inin kısmen, 10’unun ise tamamen yok edildiğini söylüyor.
YENİ BİR KURUL YETKİLENDİRİLİYOR
Teklifin 2. maddesiyle, Maden Kanunu’na eklenen tanımlar arasında yeni bir karar organı da yer alıyor. Cumhurbaşkanı tarafından görevlendirilecek olan kurul, ilgili bakanlardan oluşacak ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı tarafından yönetilecek.
Kritik veya stratejik olarak tanımlanan madenlerin yanı sıra, altın, gümüş, kömür ve bakır gibi 4. grup madenler için, ilgili kurumlar izin vermese bile kurul kararıyla işletme ruhsatı alınabilecek.
TMMOB Maden Mühendisleri Odası Başkanı Ayhan Yüksel, bu düzenlemenin Tarım ve Orman Bakanlığı gibi kurumların koruma ve denetim rollerini devre dışı bırakabileceğini belirtiyor.
STRATEJİK VE KRİTİK MADEN TANIMI GENİŞLETİLİYOR
Teklif ile “stratejik” ve “kritik” maden tanımları da yeniden düzenleniyor. Arz riski yüksek olan ve sanayi üretiminin temel girdileri arasında yer alan madenler kritik, ekonomik refah ve ulusal güvenlik açısından hayati önemde olanlar ise stratejik maden olarak sınıflandırılacak.
Bu madenler için acele kamulaştırma uygulanabilecek. Kararı ise yalnızca oluşturulacak özel kurul verecek.
ORMAN YETKİLERİ MAPEG’E DEVREDİLİYOR
Düzenlemeyle birlikte madencilik yapılacak ormanlık alanların kontrolü Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan alınıp, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’ne (MAPEG) devrediliyor. MAPEG bu alanları ruhsatlandırabilecek.
Ayrıca izin verilen faaliyetlerin sonradan idari kararlarla durdurulmasının önüne geçiliyor. Öte yandan, kültür varlığı tespit edilen alanlarda ruhsat iptal edilebilecek; yatırımcıya ise tazminat ödenecek.
GES PROJELERİ VE ORMANLAR
Yeni düzenleme, orman alanlarını Güneş Enerjisi Santralleri (GES) için de erişilebilir hale getiriyor. TEMA Vakfı, iklim kriziyle mücadele için yenilenebilir enerji yatırımlarının önemli olduğunu kabul ediyor ancak üretim yerinin de çevresel etkiler açısından değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.
ÇED SÜRECİ KISALTILIYOR
Torba yasa, Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreçlerinde önemli değişiklikler getiriyor. Projelerin ruhsat, teşvik ve izin süreçleri için “ÇED olumlu” kararını bekleme zorunluluğu kaldırılıyor. ÇED süreci dört ayla sınırlandırılıyor.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na bağlı MAPEG, diğer kurumlardan en geç 3 ay içinde görüş toplayacak. Bu süre içinde yanıt gelmezse, görüş olumlu kabul edilecek.
TEMA ve WWF Türkiye, bu değişikliklerin ÇED süreçlerini zayıflattığı görüşünde. TEMA, üç ayda binlerce sayfalık raporların bilimsel olarak değerlendirilemeyeceğini savunuyor. WWF Türkiye ise istisnaları artırmak yerine mevcut sistemi güçlendirme çağrısı yapıyor.
ELEKTRİK ÜRETİM TESİSLERİNE İMAR AFFI
31 Aralık 2024’ten önce devreye alınmış ancak ruhsatsız elektrik üretim tesisleri, uygunluk belgesiyle yasal statü kazanacak. Bu belge hem yapı ruhsatı hem işletme izni yerine geçecek.
TEMA, bu düzenlemeyi “zımni imar affı” olarak tanımlıyor ve acele kamulaştırma gibi istisnai yetkilerin olağan hale getirilmesinin halkın mülkiyet haklarını ihlal edeceği görüşünde.
SÜREÇ NASIL İŞLEYECEK?
Yasa teklifi TBMM Genel Kurulu’nda oylanacak. Salt çoğunlukla kabul edilirse, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın onayının ardından Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girecek.
Daha önce benzer şekilde Meclis Çevre Komisyonu’ndan geçen İklim Kanunu teklifi, Genel Kurul aşamasında geri çekilmişti.





