MEB’in zorunlu eğitimi kısaltma çalışmalarına karşı Eğitim-Sen’den açıklama: “Eğitimin süresini kısaltarak itaatkâr bireyler yaratmayı hedefleyen bir çizgiye sürüklenmektedir”

eğitim sen zorunlu eğitim eğitim sen zorunlu eğitim
Fotoğraf: Evrensel

Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) zorunlu eğitim süresini kısaltma çalışmalarına ilişkin Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada “Zorunlu eğitimi kısaltma tartışmaları pedagojik değil, siyasal-ideolojik bir zeminde ilerlemektedir” denildi.

MEB zorunlu eğitim süresini kısaltma çalışmalarına ilişkin Eğitim-Sen, “Bazı ülkelerde zorunlu eğitim uygulamaları ve sonuçları” açıklama yayımladı.

Eğitim-Sen açıklamasında, zorunlu eğitimin bir ülkenin çocuklara sağladığı en temel haklardan biri olduğuna dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi:

“Zorunlu eğitim süresi, çocukların okulda kalma zorunluluğunu belirleyen temel bir unsurdur.
Türkiye’de 2012’de 4+4+4 sistemiyle 12 yıla çıkarılan bu süre, son dönemde kısaltılması tartışmalarıyla gündeme gelmiştir.
Ancak sürenin düşürülmesi, erken yaşta okul terkine, motivasyon kaybına, disiplin sorunlarına ve eğitimde eşitsizliklere yol açabilir.”

Sendika, zorunlu eğitimin sadece akademik bir süreç değil, toplumsal gelişme ve eşit yurttaşlık bilincinin temeli olduğunu vurguladı.

ULUSLARARASI KARŞILAŞTIRMALAR: TÜRKİYE GERİDE KALABİLİR

Açıklamada, UNESCO verilerine göre dünyada 155 ülkenin en az 9 yıl, 99 ülkenin ise 12 yıl veya daha fazla ücretsiz zorunlu eğitimi garanti altına aldığı hatırlatıldı.
Eğitim-Sen, Avrupa ülkelerindeki zorunlu eğitim sürelerine dikkat çekerek şu örnekleri paylaştı:

ÜlkeBaşlangıç YaşıBitiş YaşıSüre (Yıl)
Fransa31613
İngiltere51813
Belçika61812
Almanya61610
Polonya71811
Norveç61610
İspanya61610
Hindistan31815
Brezilya41713
ABD5–816–1911–14

Eğitim-Sen, bu verilerin “dünya genelinde eğitimin süresini uzatma yönünde eğilim bulunduğunu” gösterdiğini, Türkiye’de ise bunun tersine bir adımın planlandığını belirtti.

“EĞİTİM SÜRESİNİN AZALMASI ÇOCUK İŞÇİLİĞİ VE EŞİTSİZLİK YARATIR”

Sendika açıklamasında, zorunlu eğitim süresinin azaltılmasının çocuklar üzerindeki olası olumsuz etkileri de sıralandı:

“Süre azaltılması, çocukların erken yaşta okuldan kopmasına, bilişsel gelişimlerinin sınırlanmasına ve erken yaşta iş gücüne katılmalarına yol açacaktır.
1997’de 8 yıllık zorunlu eğitim uygulaması evlenme yaşını 16 yaşta yüzde 44 geciktirmişti.
Sürenin kısaltılması, kız çocuklarının erken evliliğini ve adölesan annelik riskini artırabilir.”

Açıklamada ayrıca, çocuk işçiliği, NEET (ne eğitimde ne istihdamda) oranı ve okul terk oranlarının artma riski bulunduğu vurgulandı.

“BU ADIM PEDAGOJİK DEĞİL, SİYASAL-İDEOLOJİK”

Eğitim-Sen, zorunlu eğitim tartışmalarının eğitim biliminin ilkeleri yerine siyasal saiklerle yürütüldüğünü belirtti:

“Son dönemde gündeme getirilen ‘zorunlu eğitimi kısaltma’ tartışmaları pedagojik değil, siyasal-ideolojik bir zeminde ilerlemektedir.
Eğitim süresinin uzaması, bireylerin bilişsel, sosyal ve duygusal gelişimini güçlendirir; doğurganlık oranlarını düşürür, istihdamda niteliği artırır, toplumsal refahı yükseltir.
Buna karşın sürenin kısaltılması, çocukları erken yaşta üretim süreçlerine, kayıt dışı işlere veya dini yapılarla ilişkili kurumlara yönlendirme riskini taşır.”

Sendika, eğitim politikalarının “bilim insanlarının, öğretmenlerin ve öğrencilerin sesiyle” değil, siyasal iktidarın ideolojik hedefleriyle şekillendiğini savundu.

Eğitim-Sen açıklamasında, gelişmiş ülkelerde zorunlu eğitimin ortalama 12 ila 13 yıl sürdüğü hatırlatılarak şu ifadelerle son verildi:

“Bu ülkeler çocukları erken yaşta üretim alanına sürmek yerine, onları düşünmeye, sorgulamaya, üretken yurttaşlar olarak yetiştirir.
Türkiye ise eğitimin süresini kısaltarak itaatkâr bireyler yaratmayı hedefleyen bir çizgiye sürüklenmektedir.
Gerçek reform, süreyi kısaltmakta değil, eğitimi nitelikli, erişilebilir ve laik temelde güçlendirmektedir.”

Eğitim-Sen, Milli Eğitim Bakanlığı’na çağrıda bulunarak, “Eğitimi siyasal mühendisliğin aracı değil, demokratik toplumun temeli olarak görmelisiniz” dedi.
Sendika, zorunlu eğitim süresinde yapılacak bir değişikliğin pedagojik değil, ideolojik bir yönelim olacağını belirtti.