
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in de aralarında bulunduğu 41 sanıklı rüşvet ve yolsuzluk davasının ilk duruşması, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Konferans Salonu’nda başladı.
Aslı Görgülü
Mahkeme salonuna dönüştürülen 220 kişilik salona saat 09.30’da giren ve alkışlarla karşılanan Böcek, kimlik tespiti ardından saat 10.00 itibarıyla savunmasını yapmaya başladı. 32 yıllık siyasi hayatını anlatarak savunmasına giriş yapan Böcek, hakkındaki suçlamaları reddetti.
“HAKSIZ MAL EDİNİMİ İDDİASINI KABUL ETMİYORUM”
Görev süresi boyunca belediyede bin 129 ihale yapıldığını ve hiçbir menfaat sağlamadığını ifade eden Muhittin Böcek, belediye bütçesine dair şu açıklamayı yaptı:
“Ben akrabayı zengin etmek için gelmedim. 84,5 milyar liralık bütçeyi namusum gibi korudum. 2024 yılında bir tek günü geçmiş vergi ve SGK borcu bırakmadık. 32 yıllık siyasi hayatım boyunca Antalya’ya hizmet ettim”
Böcek 5 Temmuz’da tutuklandığını hatırlatarak, uyku apnesi, astım ve pankreas rahatsızlıkları bulunduğunu söyledi.
Cezaevi sürecinde sağlık sorunlarının ağırlaştığını belirten Böcek, “10 defa hastaneye kaldırıldım. 12 ilaç kullanıyordum. Artık 22 ilaca çıktı. Buna rağmen hayatım boyunca hiçbir zaman bahane etmedim. Ben yaşamak istiyorum” dedi.
Dosyadaki iddialara da değinen Böcek, iş insanı Yusuf Yadoğlu’na ödeme talimatı vermediğini belirterek, “Hiç kimse zorlanamaz. Haksız mal edinimi iddiasını kabul etmiyorum” ifadesini kullandı.
“OĞLUMUN TİCARİ İLİŞKİLERİ BANA MAL EDİLEMEZ”
Oğlu Mustafa Gökhan Böcek hakkındaki iddiaların kendisine mal edilmesini kabul etmeyen Böcek, oğlunun ticari ilişkilerinin kendisine mal edilemeyeceğini söyledi.
Melek Karakuma’ya Rolex saat aldığı yönündeki iddiaları da reddetti.
Savunmasında, Karakuma ile aralarında 1 milyon 800 bin lira karşılığında bir araç satın alınması konusunda anlaşma yapıldığını ve parasını kasasındaki altınlarla ödediğini söyledi. Araç alımının da resmi olduğunu söyleyen Böcek, “Rolex saat iddialarını kabul etmiyorum” dedi.
Mal varlığındaki değişimlerin kayıt altında olduğunu savunan Böcek, altın bozdurma işlemiyle ilgili olarak ise şu açıklamayı yaptı:
“Bugüne kadar mal değerlerimin değişimini her zaman kayıt altına aldım. En ufak bir art niyet yoktur. Oğluma 450 gram altın verdim, bozdurdum. Aynı gün içerisinde altınların parasal değeri hesabıma geldi. Sanırım 1 milyon 250 bin TL idi. Altın bozdurma işleminden aylar sonra Ramazan Karabulut’tan alınan daire bu işlem ile ilişkilendirilmiştir. Altın ile daire arasında nasıl bağlantı kuruldu anlamıyorum”
Kendisine “hediye” alındığı iddia edilen Rolex saate ilişkin, “Saati kendim sipariş ettim. Kimin aracı olduğunu bilmiyorum. O gün zaten bankadan 10 bin Euro çektim; kayıtlar mevcut. Faturasını istedim parasını ödemek için ama göndermediler. Bu yüzden saati kullanmadım, ayarlamasını bile yapmadım” savunmasını yaptı.
“MÜTAHİTLER BENDEN ÖNCE SÖZLEŞMESİ OLAN KİŞİLERDİ, BENDEN SONRA DA İŞLERİNE DEVAM ETTİLER”
Savunmasında Güneş Mahallesi’nde yapılan kentsel dönüşüm sürecine ilişkin de iddiaları yanıtlayan Böcek, seçimden yaklaşık bir yıl sonra bölgedeki çalışmaların başladığını belirtti. Projenin tamamlanması için talımatı ise projede meydana gelen aksaklığın giderilmesi için söylediğini ifade etti.
Böcek sürece ilişkin su ifadeleri kullandı:
“Seçimi kazanamayınca iş makinelerini alıp götürdüler. Verilen vaatler tutulmayınca bu yerle ilgili talimat verdim. Sürecin tamamlanmasını ve hak sahiplerinin haklarının teslim edilmesini istedim. Bu işi ANTEPE üstlendi.”
Kendisine dükkan istediği yönündeki iddiaları kabul etmeyen Böcek,
“Ekdağ’ın et lokantası açma ihtiyacından hareketle dükkanlar kiralanmıştır. Suryapı kentsel dönüşümde 545 daire sattık. 103’ü Antalya Büyükşehir Belediyesi, 105’ini ANTEPE, 337 hak sahibi olmak üzere 600’e yakın daire satmak her babayiğidin harcı değildir. Bunu daha yeni geldiğimizde yaptık” ifadelerini kullandı.
Böcek kampanya süreçleri için ise şunları söyledi:
“Seçim kampanyalarında Türkiye’nin her yerinde kampanyalar yürütülür, bağışlar toplanır. Benim bu kişilerden haberim dahi olmaz. Bu süreçte kimseye talepte bulunmadım. Söz konusu mütahitler benden önce sözleşmesi olan kişilerdi, benden sonra da işlerine devam ettiler”
Böcek, seçimlere girilmeden önce işler hızlı tamamlandıysa ödemelerin o yüzden yapılmış olduğunu söyledi.
Böcek üzerine istinat edilen suçlar için, “İddialar gerçek olsa ne hakla benden böyle bir talepte bulunuyorsunuz demezler miydi” ifadelerini kullandı.
Kendisine sosyal medya üzerinden atılan mesajlar hakkında da açıklama yapan Böcek, “Oktay Akkoç isimli şahsı tanımıyorum. Eşi belediyede çalışıyormuş. Çalışırken iftiralara maruz kaldığımız olmuştur. Her siyasetçinin başına gelebilir. Kendisi manevi olarak desteklemek adına bana mesaj atmış olabilir. Tanımıyorum” ifadelerini kullandı.
Böcek’in sözlerinin ardından müşteki vekillerden sorular geldi.
Kendisine yönelik, “Böcekle çalıştığımız dönemde kendisi beni arardı. Ne kadar hak edişi var, ne kadar bekletebiliriz gibi sorular sorardı” iddialarına, “Asla böyle bir şey yok. 24 senedir muhalefetteyim. Geçmiş dönemden borç ve haciz gelmeleri durumunda meclis tarafından inceleme olur. Kabul etmiyorum asla” şeklinde yanıt verdi.
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı Mali Hizmetler Daire Başkanım Selahattin Artun’a söz verildi. Artun’a hakim tarafından Muhittin Böcek ile yazışmaları soruldu.
Yazışma kayıtlarının mahkemeye sunulduğunu ve Böcek tarafından verilen bir cevabın yer almadığını belirtmesinin ardınan Artun soru üzerine şu ifadeleri kullandı:
“Hakediş süreçlerine ödemelerin sözlü talimatı vardır. Yerel ve ulusal basının kontrol edildiği söylenmiştir. Tarafımıza belediye başkanı tarafından ne talimat verildiyse onu uygularız. Bu önceki başkan dönemlerinde de böyle olmuştur. Çelişki yoktur”
Sonraki ifadeye geçilmeden önce hazırlık ve mahkeme kaydı işlemlerinin tamamlanması için 11.25’e kadar on dakikalık ara verildi.
GÖKHAN BÖCEK: “İNSANLARIN ÇIKMAK İÇİN İDDİALARDA BULUNDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM”
Muhittin Böcek’in ardından oğlu Mustafa Gökhan Böcek’in savunmasına geçildi. Kimlik tespitinin ardından Böcek’in savunmasına başlandı. Böcek şu ifadeleri kullandı:
“1’inci eylemdeki olay seçim yardımıydı. Yusuf bey beni ofise davet etti. Gittiğimde destek olmak istediğini söyledi. Konu ne dedim, reklam dedi. Benimle fiyat konuşulmadı. Ali Yılmaz’la sonradan konuştum. Her dönem seçimlere yardım ettiğini söyledi.
İddianamede 2’nci eylem olarak yer bulan olay için ise, “Mete Yapal’la aramda inşaat sözleşmesi vardı. Buradan aldığım parayla eski eşime tazminat ödemesi yaptım. Bu onun parası. Yusuf Yadaoğlu ile villa karşılığı borç anlaşması oldu. İstanbul’da tutuklandıktan sonra bu ifadeyi verdiğini düşünüyorum. Aramızda bir anlaşma yoktur” ifadelerini kullandı.
Araç alımları için, “Bu araçlar altın bozdurulup alındı. Arabaları bayilerden aldık. Para aklama olsaydı ikinci el alış satış yapardım. Biz bayiden ve kayıtlı şekilde aldık” dedi.
Para aklama iddialar için ise, “Bizim kimsenin parasına ihtiyacımız yok. Annem ve babam Antalya’nın yerlileri ve varlıklı insanlar” ifadelerini kullandı.

“SADECE BENİM NÜFUZ KULLANMAM SÖZ KONUSU OLAMAZ”
Böcek, arkadaşları Furkan Solak ve Bilal Sönmez ile ilgili işlemlerde babasının nüfuzunu kullandığı yönündeki iddiaları reddederek,
“Furkan Solak lise ikiden beri arkadaşım. Bilal Sönmez’le onu ben tanıştırdım. Bundan sonra yapılan işlemler kendi aralarındadır. Aralarındaki anlaşma için sadece Antalya Büyükşehir Belediyesi imzası değil, Tarım Orman Müdürlüğü, Valilik ve çok fazla idari birimin imzası var. Sadece benim nüfuz kullanmam söz konusu olamaz” dedi.
Hapishane koşullarının zor olduğuna değinen Böcek, “İnsanların çıkmak için iddialarda bulunduğunu düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
Zeynep Kerimoğlu’nun avukatı söz alarak Böcek’e sorular yöneltti. Antalya’nın Konyaaltı ilçesinde yer alan CasaLuna’da bulunan evin değerinin nasıl belirlendiği sorusuna Böcek, “Ramazan’la görüşerek” belirlediklerini söyledi.
Neden iki boşanma protokolü yapıldığı sorularına ise ödemesi gereken bütün borçları ödediğini söyleyerek başlayan Böcek, “Burada bunu mu konuşacağız yoksa mahkeme hakkında mı konuşacağız” yanıtını verdi.
Soru için itirazda bulunuldu. Söz konusu suçun konusuyla ilgili bulunmaması nedeniyle avukata yönlendirici soru sormaması için uyarıda bulunuldu. Duruşmaya diğer avukatların sorularıyla devam edildi.
Finike Döviz Yönetim Kurulu avukatının, yatırılan 80 milyon için kendisine paranın kaynağı soruldu mu sorusuna Böcek “Hayır” cevabını verdi.
Paranın neden eski eşin (Zeynep Kerimoğlu) hesabına yatırıldığı sorusuna ise, “Zeynep parayı doğrudan almak istedi, süreci bilmiyorum. Ben sadece para ödensin dedim. Ödeme şekliyle ilgili bir bilgim yok” dedi.
Gökhan Böcek’in ifadesinin ardından kayıt için beş dakikalık bir süre verildi. Ardından Fazlı Ateş dinlendi.

FAZLI ATEŞ: “ANTALYA’YA GELDİĞİNDE BENİM EVİMDE KALIRDI”
Ateş, “Bülent Çeken uzun zamandır tanıdığım arkadaşımdır. Bir dönem maddi sıkıntılarım vardı. Kendisinden 4 milyon 500 bin borç aldım. Ödeyemediğim için Ankara’da şu an oturduğum evimi sözleşmeyle yeğenine verdim. Sözleşmeye borç ödenince evi geri alacağımı da ekledik. Kendisinde evim var, değeri 15 milyon. Ayrıca 10 milyonluk senedim de var kendisine ait” ifadelerini kullandı.
Ateş, “Bana ASAT’ta 80 milyonluk iş yaptım. Hakedişlerim var. Muhittin Böcek’le konuşur musun dedi. Ben de konuştum” dedi.
İşe ilişkin teknik şartların incelediğini ve işin usulüne uygun yapılmadığı için hakediş şartlarının karşılanmadığını bu sebeple ödeme yapılmayacağı yanıtını aldığını söyleyen Ateş, “Ben de onlara gidip, o zaman Ticaret Mahkemesine başvurun dedim” ifadelerini kullandı.
Ateş, İlker Arslan ile ticari ilişkileri hakkında da konuştu. Konuya ilişkin şu sözleri kullandı:
“İlker müdürüme borç vermiştim. Sonra İlker Bey beni çağırdı borcu ödeyemeyince. ‘Bir dönüm arazim var, değeri beş milyon, ölüm var kalım var onu üstüne yapayım borcu halledelim’ dedi. İlker Müdürümün bana üç milyon borcu vardı, ben ona iki milyon ödedikten sonra arsayı üzerime yapmak için anlaştık”
Avukatlar, Bülent Çeken gözaltına alındıktan sonra kendisiyle görüşüp görüşmediklerini sordu. Temmuz sonunda gerçekleşen tutuklama sonrası aynı gün içerisinde telefonla konuştuklarını söyleyen Ateş, “Arkadaşlığımız devam etti zaten, kayıtlara bakabilirsiniz” dedi.
Nüfuz ticareti yaptığı gerekçesiyle Bülent Çeken’in kendisine küsüp 2022 yılından beri görüşmedikleri iddiasına ise,“ Kayıtlara bakın 2022’den beri her ay görüşmüşüzdür. Antalya’ya geldiğinde benim evimde kalırdı. Kayıtları incelerseniz görürsünüz” yanıtını verdi.
Fazlı Ateş’in ifadesinin ardından Eski Antalya İl Emniyet Müdürü İlker Arslan dinlenmek üzere kürsüye çağırıldı.

İLKER ARSLAN: “NE HİKMETSE TUTUKLANMAMDAN İKİ GÜN ÖNCE İFADELER TEKRAR ALINMIŞ”
Eski Antalya İl Emniyet Müdürü İlker Arslan meslek hayatını ve görevlerini anlatarak savunmasına başladı.
Arslan, 31 yıllık devlet görevinde onur kırıcı bir iddiayla karşılaşmadığını belirterek, “Tüyü bitmemiş yetimin hakkına asla göz dikmedim” dedi.
Hakkındaki iddialara değinen Arslan, “Gururla söylüyorum ki, kimlik tespiti sırasında az önce verdiğim adres kiradır. Hala bir evim bile yok. Kendi yağından kavrulan bir devlet memuruyum” ifadelerini kullandı.
Kendisine ilişkin ifadelerin tutuklanmasından iki gün önce alındığını belirten Arslan şu sözleri kullandı:
“Bu kişilerden daha önce de ifade alınmış fakat alınan ifadelerde adım hiç geçmemişti. Hepsini okudum. Ne hikmetse tutuklanmamdan iki gün önce ifadeleri tekrar alınıyor. İlk defa o zaman benden bahsediyorlar. İfadelerde biri bana ulaşamadığını, biri benimle konuşacağını ama beni tanımadığını söylemiş. Yani benim sadece ismim geçmiş, olayın içinde yokum”
Kendisinin olayın içinde olmadığını savunan Arslan, mesleki itibarına verdiği önemden bahsetti. Fazlı Ateş ile aralarındaki sözlü anlaşma sorusuna ise, “Anlattığı gibi oldu. Samimiyetimiz olduğu için sözlü olarak anlaştık, daha sonra yazıya dökeriz diye konuştuk” dedi.
Arslan, Ateş ile aralarındaki sözleşmeye dair iddiaları reddederek gerçekleştirdiği bütün işlemlerin yasal ve belgeli olduğunu söyledi. Beyanını şu şekilde ifade etti:
“Hepsini banka yoluyla ve resmi kanallardan yaptım. Para transferlerine dair teknik bilgilerin hepsi kayıtlarda mevcuttur. Sözleşmenin orijinal olduğu kriminal laboratuvar sonuçlarıyla ortaya konmuştur. Gelir kayıtlarım incelendiğinde Emniyet Müdürlüğü yaptığım dönemde gelirimde düşüş görülmektedir. Nüfuz ticareti yapmam mümkün değildir. Hatta başsavcının adı görev yaptığım dönemde kullanıldı. Bunu duyduğumda üç kez işlem yaptırdım kişilere, incelenebilir”
Aral açıklamasının ardından mahkemeye, “Kurulunuza soruyorum; size mantıklı geliyor mu, her şeyi belgeli yaptığım bir işin usulsüz olması mümkün mü” sorusunu yöneltti.
İlker Arslan’ın ifadesi 12.40’da sona erdi. İfadenin ardından duruşmaya ara verildi.

OKAN KAYA: “SEÇİM DÖNEMİNDEKİ HİZMETLERİMİN KARŞILIĞINI ALDIM”
Aranın ardından Kanal V’nin Sahibi Okan Kaya 14.00’te kürsüye çağırıldı.
Kaya, meslek hayatını ve kariyer sürecinde başından geçenleri anlatarak ifadesine başladı. Üzerine atılan suçları reddettiğini söyleyen Kaya, Hasan Subaşı döneminden beri belediye başkanlarıyla çalıştığını ifade etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile de şirketi arasında ticari ilişkileri olduğunu belirten Kaya, söz konusu ilişki hakkında detaylı açıklamalarda bulundu. 15 Temmuz sürecinde de sokakta olduğunu belirten Kaya, “Daha Cumhurbaşkanımız meydanlara inin çağrısı yapmadan ben şirketime ait tırlarla meydandaydım. Cumhurbaşkanımız için pek çok miting ve organizasyon düzenledim” dedi.
Kaya seçim dönemindeki hizmetlerinin karşılığını aldığını ifade ederek, “Benim görevim sponsor bulmak değildir. Seçim sürecinde verdiğim hizmetin karşılığını aldım. Bir suç işlemedim, suça göz yummadım. Sponsorluk ödemeleri etkinliklerde normaldir. Muhittin Böcek’te de Hakan Tütüncü’de de aynısını yaptım. İşimi yapıp faturasını kestim” dedi.
ARA KARARIN AÇIKLANMASININ ARDINDAN SAVCI İTİRAZ ETTİ
Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, 18 Mart’ta gerçekleştirilen üçüncü celsenin sonunda ara kararını açıkladı.
Mahkeme; iş insanı Mehmet Okan Kaya, Fazlı Ateş ve eski Emniyet Müdürü İlker Arslan’ın yurt dışı yasağı şartıyla tahliyesine karar verdi.
Belediye Başkanı Muhittin Böcek ve oğlu Gökhan Böcek’in ise tutukluluk hallerinin devamına hükmedildi. Mahkeme, tutuklu bulunan Muhittin Böcek için sağlık raporu istenmesini kararlaştırarak duruşmayı 4 Mayıs tarihine erteledi.
Ara kararda bulunan tahliyeler için duruşmanın savcısı Muhammet İnan itirazda bulundu.
İnan tarafından yapılan itirazın ardından İlker Arslan, Fazlı Ateş ve Mehmet Okan Kaya hakkında yakalama emri düzenlendi.
İfadeye çağırılan isimlerden Fazlı Ateş’in tutuklanmasına hükmedilirken; Okan Kaya için ev hapsi, İlker Arslan için ise adli kontrol tedbirleri uygulanmasına karar verildi.





