Antalya’da rüşvet ve yolsuzluk davası: Böcek savunma yaptı, tüm suçlamaları reddetti

antalya muhittin böcek davası, antalya rüşvet davası, muhittin böcek davası antalya muhittin böcek davası, antalya rüşvet davası, muhittin böcek davası
Fotoğraf: Antalya Kent Haber

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in de aralarında bulunduğu 41 sanıklı rüşvet ve yolsuzluk davasının ilk duruşmasında Böcek savunmasını yapmaya başladı. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Konferans Salonu’nda görülen duruşmada Böcek, hakkındaki suçlamaları reddetti.

Aslı Görgülü- Yasin Çoban

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in de aralarında bulunduğu 41 sanıklı “rüşvet ve yolsuzluk” davasının ilk duruşması bugün (16 Mart) başladı.

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü “rüşvet” ve “yolsuzluk” soruşturması kapsamında hazırlanan iddianamenin kabul edilmesinin ardından, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in yargılanmasına başlandı. 41 sanığın yer aldığı davanın ilk duruşması Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Konferans Salonu’nda başladı

220 kişilik konferans salonu mahkeme salonuna dönüştürüldü. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek saat 9.30’da duruşma salonuna girdi ve salondakiler tarafından alkışlandı. Böcek savunmasına saat 10.00’da başladı.

Fotoğraf: Antalya Kent Haber

“84,5 MİLYARLIK BÜTÇEYİ NAMUSUM GİBİ KORUDUM”

Savunmasına siyasi hayatını anlatarak başlayan Böcek, 1998 yılında belediye başkanı olduğunu ve en büyük hayalinin Cumhuriyet’in 100. yılında Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı olmak olduğunu söyledi.

2019 yılında bu göreve seçildiğini hatırlatan Böcek, görev süresi boyunca belediyede bin 129 ihale yapıldığını belirterek bu ihalelerden hiçbir menfaat sağlamadığını ifade etti.

Belediyenin sık sık denetlendiğini dile getiren Böcek, şunları söyledi:

“Ben akrabayı zengin etmek için gelmedim. 84,5 milyar liralık bütçeyi namusum gibi korudum. 2024 yılında bir tek günü geçmiş vergi ve SGK borcu bırakmadık. 32 yıllık siyasi hayatım boyunca Antalya’ya hizmet ettim.”

Böcek, 5 Temmuz’da tutuklandığını belirterek cezaevi sürecinde sağlık sorunları yaşadığını da dile getirdi.

Uyku apnesi, kalp, astım ve pankreas rahatsızlıkları bulunduğunu söyleyen Böcek, “10 defa hastaneye kaldırıldım. 12 ilaç kullanıyordum. Artık 20 ilaca çıktı Buna rağmen hayatım boyunca hiçbir zaman bahane etmedim. Ben yaşamak istiyorum” dedi.

“YADOĞLU’NA TALİMAT VERMEDİM”

Dosyada yer alan bazı iddialara da yanıt veren Böcek, iş insanı Yusuf Yadoğlu ile ilgili ödeme talimatı verdiği iddialarını reddetti.

Anadolu Reklam üzerinden yapılan ödemelerin gönüllülük esasına dayandığını savunan Böcek, “Hiç kimse zorlanamaz. Haksız mal edinimi iddiasını kabul etmiyorum” ifadelerini kullandı.

“OĞLUMUN TİCARİ İLİŞKİLERİ BANA MAL EDİLEMEZ”

Böcek, oğlu Mustafa Gökhan Böcek ile ilgili iddialara da değinerek, oğlunun ticari ilişkilerinin kendisi üzerinden yürütülüyormuş gibi gösterilmesini kabul etmediğini söyledi.

Savunmasında bazı isimleri tanımadığını da belirten Böcek, Bülent Çeken ve Mete Yapal hakkında ortaya atılan iddiaları reddetti.

Uzun yıllardır tanıdığını söylediği Emin Hesapçıoğlu ile ilgili de konuşan Böcek, son dönemde kendisine yönelik tehditvari söylemlerden dolayı üzüntü duyduğunu belirtti.

Böcek, “Hayatım boyunca kimseyle böyle konuşmadım. Tüm iddiaları reddediyorum” dedi.

“MELEK KARAKUMA’YA ARAÇ ALDIM, ROLEX ALMADIM”

Savunmasında Melek Karakuma ile ilgili iddialara da yanıt veren Böcek, 1 milyon 800 bin lira karşılığında bir araç satın alınması konusunda anlaşma yapıldığını ve ödemeyi kasasında bulunan altınlarla gerçekleştirdiğini söyledi.

Tüm işlemlerin resmi olduğunu ifade eden Böcek, “Rolex saat iddialarını kabul etmiyorum. Kimseye baskı kurma, tehdit etme ya da menfaat sağlama gibi bir durum söz konusu değil” dedi.

Savunmasında iddianamede yer alan “Eylem 12” başlıklı bölüme değinen Böcek, söz konusu olaydan soruşturma aşamasında haberdar olduğunu söyledi.

Yaklaşık 10 yıl önce yaşandığı belirtilen olayla ilgili bilgisi olmadığını ifade eden Böcek, şu açıklamayı yaptı:

“İsmail Erdoğmuş tarafından bu evin nasıl alındığını bilmiyorum. Bu suçlamaları reddediyorum.”

Böcek, “Eylem 13” kapsamında mal varlığındaki değişimlere ilişkin iddialara da yanıt vererek tüm işlemlerin kayıt altında olduğunu savundu. Böcek, şu ifadeleri kullandı:

“Bugüne kadar mal değerlerimin değişimini her zaman kayıt altına aldım. En ufak bir art niyet yoktur. Oğluma 450 gram altın verdim, bozdurdum. Aynı gün içerisinde altınların parasal değeri hesabıma geldi. Sanırım 1 milyon 250 bin TL idi. Altın bozdurma işleminden aylar sonra Ramazan Karabulut’tan alınan daire bu işlem ile ilişkilendirilmiştir. Altın ile daire arasında nasıl bağlantı kuruldu anlamıyorum.”

“KENTSEL DÖNÜŞÜMÜ HIZLANDIRMA TALİMATI VERDİM”

Böcek savunmasında Güneş Mahallesi’ndeki kentsel dönüşüm sürecine ilişkin iddialara da değindi.

Seçimden yaklaşık bir yıl sonra bölgede dönüşüm çalışmalarına başlandığını belirten Böcek, sürecin aksamasının ardından projenin tamamlanması için talimat verdiğini söyledi.

“Seçimi kazanamayınca iş makinelerini alıp götürdüler. Verilen vaatler tutulmayınca bu yerle ilgili talimat verdim. Sürecin tamamlanmasını ve hak sahiplerinin haklarının teslim edilmesini istedim. Bu işi ANTEPE üstlendi.”

Projeyi hızlı tamamlamak için talimat verdiğini belirten Böcek, kendisine dükkân talep edildiği yönündeki iddiaların gerçek dışı olduğunu ifade etti.

Böcek, savunmasında Okan Kaya ile ilişkisine yönelik iddialara da yanıt verdi.

Kaya’nın Kanal V televizyonunun sahibi olduğunu belirten Böcek, şu ifadeleri kullandı:

“Okan Kaya tüm siyasi partilerin organizasyonlarında görev almıştır ve eşit mesafede durmuştur. Türkiye’nin her yerinde seçim kampanyalarında gönüllü olarak destek verilmiştir. Hak edişlerinin yatırılmayacağı yönündeki iddialar gerçek dışıdır.”

Kimseden yardım talebinde bulunmadığını söyleyen Böcek, iş insanlarının istedikleri adaya destek verebileceğini belirterek, “Bir iş insanının zorlandığı iddiasını kabul etmiyorum” dedi.

Böcek, seçim kampanyalarının Türkiye’nin her yerinde yürütüldüğünü belirterek, “Bu dönemde vatandaşlar sevdikleri adayları desteklemek için bağışta bulunur. Benim bu bağışlardan haberim bile olmaz” dedi.

Hal projesine ilişkin de konuşan Böcek,“103’ünü Antalya Büyükşehir Belediyesi aldı, 337’si ise hak sahiplerine satıldı” ifadelerini kullandı.

Göreve geldiği ilk dönemde gündeme gelen Sur Yapı projesiyle ilgili olarak ise Böcek, “545 daireyi satmak her babayiğidin harcı değildir.” dedi. Böcek,“Bu süreçte kimseye talepte bulunmadım. Söz konusu müteahhitler benden önce sözleşme imzalamış kişilerdi ve ben göreve gelince de proje sorunsuz devam etti. Müteahhitler projeyi kendi sözleşmeleri çerçevesinde yürüttü” ifade etti.

Mahkemeye 15 dakika ara verildi.

Böcek’in ardından savunmasını yapmak için oğlu Gökhan Böcek kürsüye davet edildi.

Gökhan Böcek, hapishane koşullarının zor olduğunu belirterek, bazı suçlamaların kişisel çıkar amaçlı olduğunu söyledi.

muhittin böcek davası
Fotoğraf: Antalya Kent Haber

FURKAN SOLAK VE BİLAL SÖNMEZ İDDİALARINA YANIT

Böcek, lise yıllarından beri arkadaşı olan Furkan Solak ve Bilal Sönmez ile ilgili iddialara ilişkin şunları söyledi:

“Furkan lise ikiden beri arkadaşım. Bilal Sönmez’le ben tanıştırdım. Bundan sonra yapılan işlemlerin benimle alakası yok. Aralarındaki anlaşma için sadece Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin değil, bütün il müdürlüklerinin, Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün ve valiliğin imzası var. Sadece benim nüfuz kullanmam söz konusu olamaz.”

ROLEX SAAT İDDİALARINA YANIT

Böcek, ortaya atılan Rolex saati iddiasını da reddederek, “Saati kendim sipariş ettim. Kimin aracı olduğunu bilmiyorum. O gün zaten bankadan 10 bin Euro çektim; kayıtlar mevcut. Faturasını istedim, parasını ödemek için ama göndermediler. Bu yüzden saati kullanmadım, ayarlamasını bile yapmadım” dedi.

ARAÇ ALIMI VE PARA AKLAMA İDDİALARINA YANIT

Gökhan Böcek, araç alımlarıyla ilgili iddialara ilişkin olarak da şunları söyledi:

“Bu araçlar altın bozdurularak alındı. Arabaları bayilerden aldık. Para aklama gibi bir durum olsaydı ikinci el alış ve satış işlemleri yapılırdı. Ama biz araçları bayilerden, kayıtlı olarak aldık. Bizim kimsenin parasına ihtiyacımız yok. Annem ve babam Antalya’nın yerlileri ve varlıklı bir aile.”

Gökhan Böcek’in ardından Fazlı Ateş dinlendi.

Eski Antalya İl Emniyet Müdürü İlker Arslan, rüşvet ve yolsuzluk davasında savunmasını yaptı. Arslan, görev yaptığı dönemde hakkındaki iddiaların asılsız olduğunu belirterek mesleğine olan bağlılığını vurguladı.

Arslan, beş yıl boyunca İl Emniyet Müdürlüğü görevini yürüttüğünü belirterek, “Hakkımda onur kırıcı bir iddia olmamıştır. Mesleğimi çok önemserim. Tüyü bitmemiş yetimin hakkına asla göz dikmedim” dedi.

FETÖ VE DİĞER KUMPASLAR

Görev süresinde üç kez FETÖ kumpasıyla karşı karşıya kaldığını ifade eden Arslan, telefonlarının 2013-2014 yıllarında dinlendiğini ve meslekten ihraç edilme tehdidiyle karşılaştığını söyledi.

Arslan, 31 yıl devlet görevi yaptığını ve görev süresi boyunca hep merhametli, mütevazı ve kibirden uzak bir profil çizdiğini söyledi.

Arslan, Üsküp, Kuzey Makedonya’da devlet müşavirliği yaptığını belirterek, “Aziz devletimizi temsil ettim. 31 yıl devlet görevi yaptım. Gururla söylüyorum ki az önce verdiğim adres kiradır, hâlâ bir evim bile yok. Kendi yağımda kavrulan bir devlet memuruyum” dedi.

SUÇLAMALARLA İLGİLİ SAVUNMA

Hakkında ortaya atılan suçlamalara da değinen Arslan, ifadelerin tutuklanmasından iki gün önce alındığını belirtti.

“Bu kişilerden daha önce alınan ifadelerde adım hiç geçmemişti. İfadelerde biri bana ulaşamadığını, biri benimle konuşacağını ama beni tanımadığını söylemiş. Yani benim sadece ismim geçmiş, olayın içinde yokum.”

Arslan, mesleki itibarını koruduğunu vurgulayarak, iddiaların kendisiyle ilgisi olmadığını savundu. Arslan, “Fazlı Ateş’e aralarındaki sözleşme soruldu. Özetle kabul etti. ‘Öyle oldu’ dedi. Sosyal ilişkimiz olduğu için sözlü olarak anlaştık daha sonra yazıya dökeriz diye konuştuk” dedi.

Arslan, hakkındaki iddiaları reddederek ödemelerin ve işlemlerin tamamen resmi ve belgeli olduğunu vurguladı.

ÖDEMELER VE SÖZLEŞMELER RESMİ

Arslan, tüm ödemelerin banka yoluyla ve resmi kanallar üzerinden yapıldığını belirterek, “Para transferine ait teknik bilgilerin hepsi kayıtlarda mevcut. Sözleşmenin orijinal ve gerçekçi olduğu kriminal laboratuvar raporuyla ortaya konmuştur” dedi.

USULSÜZLÜK İDDİALARINA TEPKİ

Arslan, kurul üyelerine seslenerek, iddiaların mantıklı olup olmadığını sordu:

“Size mantıklı geliyor mu, her şeyi belgeli yaptığım bir işin usulsüz olması mümkün mü?”

Duruşmaya ara verildi.

Aranın ardından konuşan Kanal V’nin sahibi Okan Kaya, yürütülen soruşturma kapsamında mahkemede verdiği ifadede hakkındaki iddiaları reddetti. Kaya, seçim dönemlerinde verilen hizmetlerin karşılığını aldığını ancak iddia edildiği gibi herhangi bir usulsüz para alışverişinin söz konusu olmadığını söyledi.

Mahkemede savunma yapan Kaya, Muhittin Böcek ve Hakan Tütüncü’nün seçim kampanyalarında sponsorlardan ödemeler alındığı yönündeki iddialara da değindi. Bu tür süreçlerde festival ve benzeri organizasyonlarda tanınmış iş insanlarının sponsorluk desteği verdiğini belirten Kaya, “Benim görevim sponsor bulmak değildir. Seçim sürecinde verdiğim hizmetin karşılığını aldım. Bir suç işlemedim, suça göz yummadım” ifadelerini kullandı.

Hakkındaki bir diğer iddianın ise bir şirketten para aldığı yönünde olduğunu belirten Kaya, bu iddiayı da kesin bir dille reddetti. Kaya, “Adı geçen şirketten herhangi bir para almadım. Eğer almış olsaydım Akarlar’da olduğu gibi fatura keserdim. Bu paranın mutlaka bir delili olurdu” dedi.

İfadelerde adı geçen Ekrem isimli kişiyi şirket sahibi olarak tanıdığını söyleyen Kaya, şirketin asıl sahibinin ise Cengiz Gökay olduğunu sonradan öğrendiğini belirtti. Kaya, söz konusu kişiyle yalnızca bir görüşme için randevu verdiğini ifade etti.

“KİMSEDEN PARA ALMADIM”

Kaya ayrıca emniyetteki ifadesi sırasında 15 Kasım tarihinde hesabına 100 bin dolar geldiği yönünde bir iddiayla karşılaştığını belirterek, “Ben 15 Kasım’da kendi hesabıma para yatırdım. 21 Kasım’da almadığım bir parayı 15 Kasım’da hesabıma yatırmam mümkün değil. Yedi aydır cezaevinde bulunuyorum. Kimseden para almadım. Ben bir iş adamıyım. Bu süreçte birçok kişinin adı geçerken, ben adı geçen şirketten para almadım. Mal varlığını aklamak suçu iddiası var bunu kesinlikle kabul etmiyorum.” diye konuştu.

Antalya’da görülen davada Gürkan Bektemur mahkemede dinlendi. Beytemur ifadesinde, olayla ilgili bazı iddialara açıklık getirdi.

Bektemur, Gökhan’ın yurt dışında olduğunu, Muhittin’in ise başka bir dosyadan tutuklanmasının ardından kendisini bir “abi olarak insani şekilde” aradığını söyledi. Telefonda “Geçmiş olsun” dediğini belirten Bektemur, “Baban içerideyken uygun olmaz, gelirsin inşallah” dediğini aktardı. Gökhan’ın ise kendisine “Geleceğim abi” diye yanıt verdiğini ifade etti.

Bektemur ayrıca, Gökhan’ın telefonda Zuhal için destek isteyerek“Zuhal’e destek olur musun, morali iyi değil” dediğini söyledi. Bunun üzerine Zuhal’in yaşadığı yere gittiğini belirten Bektemur , “Yine olsa yine yaparım” dedi.

Mahkeme sırasında hâkim, ifadesinde konuyu saptırmaması konusunda Bektemur’u uyardı.

Savcı ise Bektemur’a bir araç plakasıyla ilgili sorular yöneltti ve aracı tanıyıp tanımadığını sordu. Bektemur bu soruya şu yanıtı verdi:

“Gökhan Böcek ‘büyüğü’ olarak rica edince gideyim dedim ama arabam yok dedim. ‘Arkadaşımı gönderirim abi’ dedi. Aracın sahibini tanımıyorum. O dönem Ahatlı’da oturuyordum. Geldi beni aldı, Zuhal’in yanına götürdü. Ben de Zuhal’le abi olarak konuştum. Sonrasında işim vardı, beni Konyaaltı’na bıraktı.”

NE OLMUŞTU?

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek hakkında hazırlanan iddianame tamamlanarak mahkemeye gönderilmişti.

muhittin böcek dava

5 Temmuz 2025’te başlatılan soruşturma kapsamında aralarında Böcek’in oğlu Mustafa Gökhan Böcek, eski İl Emniyet Müdürü İlker Arslan, Fazlı Ateş ve Mehmet Okan Kaya’nın da bulunduğu toplam 41 kişi hakkında dava açıldı.

Başsavcılık tarafından yapılan açıklamada, şüphelilere 26 ayrı eylem isnat edildiği bildirildi. Zincirleme suç hükümleri kapsamında hazırlanan 702 sayfalık iddianamede “icbar suretiyle irtikap”, “haksız mal edinme”, “nüfuz ticareti”, “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması”, “nitelikli dolandırıcılık” ve “iftira” suçlamaları yer aldı.

İddianamede Muhittin Böcek’in zincirleme suç kapsamında “icbar suretiyle irtikap”, “haksız mal edinme” ve “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması” suçlarından cezalandırılması talep edildi.

Eski İl Emniyet Müdürü İlker Arslan hakkında “haksız mal edinme” ve “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması” suçlamaları yöneltilirken, Mustafa Gökhan Böcek’in ise yardım eden sıfatıyla “icbar suretiyle irtikap”, “nüfuz ticareti” ve “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması” suçlarından yargılanması istendi. Ayrıca Mustafa Gökhan Böcek’in “yardım eden sıfatıyla haksız mal edinme” ve “suçu meslek edinen kişi” kapsamında da cezalandırılması talep edildi.