
Antalya’nın Muratpaşa ilçesinde bulunan Açı Okulları’nın önünde Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası dün basın açıklaması yaptı.
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası (Öğretmen Sendikası), Antalya’nın Muratpaşa ilçesinde bulunan Açı Okulları’nın önünde dün (10 Temmuz) basın açıklaması düzenledi.
Basın açıklamasında “Emeğe bakış ‘Açı’nızı değiştirin” pankartı açıldı. Sendika adına basın açıklamasını Sevgi Fırat okudu.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“31 yıllık geçmişiyle, 42 okul ve 112 kursla övünen Açı Okulları, kendini ‘kitlesel ve bireysel başarıda öncü’ ilan ediyor. Her şeyin temelinde ‘ahlak’ olduğunu söylüyor. ‘Kendini, yaşadığı toplumu ve dünyayı tanıyan insanlar yetiştirme’ gibi iddialı bir misyona sahip olduğunu belirtiyor. Ancak biz bugün burada, bu büyük lafların ardındaki çürümüş düzeni ifşa etmek için toplandık,”
“İSTİFAYA ZORLAMAK SUÇTUR”
Açı Okulları bünyesinde çalışan yaklaşık 70 öğretmenin, kıdem tazminatları ödenmesin diye istifaya zorlandığını söylenen açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:
“Yıllarca belirli süreli sözleşmelerle güvencesiz şekilde çalıştırılan bu öğretmenler, şimdi tek bir imzayla sessizce kurumdan uzaklaştırılmak isteniyor. Bu uygulama, öğretmen emeğini yok sayan sömürü zincirinin açık ve somut bir örneğidir. Kıdem tazminatı yalnızca yasal bir hak değil; aynı zamanda yılların emeğinin birikimidir. Bu hakkın ‘uzlaşma’ adı altında gasp edilmek istenmesi açıkça suçtur. Öğretmenlere sunulan her uzlaşma belgesi, baskı ve tehditle dayatılmaktadır. Açı Okulları yönetimine sesleniyoruz: İstifaya zorlama suçtur. Kıdem tazminatı hakkı gasp edilemez. Öğretmenin onuru pazarlık konusu yapılamaz.”
Açı Okulları’nda yaşananların, Türkiye genelinde özel okul öğretmenlerinin karşı karşıya olduğu sömürü düzeninin bir yansıması olduğunu vurgulanan açıklamada, sendikanın bu düzene karşı verdiği mücadeleye dikkat etti çekildi.
Açıklamada son olarak şu ifadeler kullanıldı:
“Bu düzeni teşhir etmek için biz, Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası olarak İstanbul’dan Ankara’ya günlerce yürüdük. Her ilde belgeleri, tanıklıkları ve delilleri toplayarak yürüdük. Ve şimdi Ankara’dayız. Mücadelemiz devam ediyor. Bu yürüyüşün talepleri nettir:
- Taban maaş hakkı: Asgari ücretin altında yaşamaya mahkûm edilmeyeceğiz.
- Belirsiz süreli iş sözleşmesi: Her yıl baştan başlatılan güvencesizliğe son verilmelidir.
- Eğitim iş koluna geçiş: Aynı işi yaptığımız kamu öğretmenleriyle aynı haklara sahip olmalıyız.
Bu talepler hâlâ karşılanmış değil. Milli Eğitim Komisyonu’nun bir an önce toplanmasını ve taleplerimize somut bir yanıt verilmesini bekliyoruz.”





