
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Antalya Şube Eş Başkanı Kaan Taşer, aile hekimliği sisteminde yaşanan sorunlara dikkat çekmek amacıyla SES Antalya Şube binasında basın açıklaması yaptı. Taşer, Aile Sağlığı Merkezleri’nde (ASM) hem sağlık emekçilerinin hem de yurttaşların ağır bir tabloyla karşı karşıya olduğunu belirtti.
SES Antalya Şube Eş Başkanı Kaan Taşer, aile hekimliği sisteminde yaşanan sorunlara dikkat çekmek amacıyla SES Antalya Şube binasında bugün (16 Aralık) basın açıklaması yaptı.
Aile hekimleri, ebe, hemşire ve diğer aile sağlığı çalışanlarının sorunlarının 2025 yılının son ayında da artarak devam ettiğini vurgulayan Taşer, sağlık yönetiminin bu sorunlara çözüm üretmekten uzak olduğunu ifade etti. ASM’lerde hizmetin niteliğinin giderek düştüğünü söyleyen Taşer, “İşler iyiye gitmiyor. Hem biz sağlık çalışanları için hem de hizmet verdiğimiz halkımız için durum vahim” diye konuştu.
“SAĞLIK SİSTEMİNİ YÖNETEMEZ HALE GELDİĞİNİ İLAN ETMİŞTİR”
Sağlık emekçilerinin sesini duyurabilmek için istemeden dört kez 14 gün iş bırakmak zorunda kaldıklarını hatırlatan Taşer, Sağlık Bakanlığı’nın sorunları çözmek yerine ceza ve performans kesintileriyle yanıt verdiğini söyledi. Taşer, “Sağlık Bakanlığı, sorunlarımıza kulak vermek yerine bizlere cezalar vererek ve performans adı altında kesintiler yaparak sağlık sistemini yönetemez hale geldiğini ilan etmiştir” dedi.
30 Ekim 2024’te yayımlanan Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği’ne tüm sağlık meslek örgütlerinin itiraz ettiğini hatırlatan Taşer, buna rağmen yönetmeliğin hayata geçirildiğini belirtti. Taşer, performansa dayalı ödeme sistemiyle iş güvencesinin ortadan kaldırıldığını, ASM’lerin adeta çağrı merkezine dönüştürüldüğünü vurgulayarak, “Topluma ve sağlık çalışanlarına zarar veren bu düzenlemeyi ‘Eziyet Yönetmeliği’ olarak adlandırıyoruz” ifadelerini kullandı.
“BU SİSTEM ÜCRET VERMEK İÇİN DEĞİL, ÜCRET KESMEK İÇİN KURGULANMIŞTIR”
Aşı, bebek ve gebe izlemleri, kronik hastalık takibi, reçete oranları ve memnuniyet anketleri gibi çok sayıda kriterin iş yükünü artırdığını dile getiren Taşer, performans ödemesinin toplam ücretin yaklaşık yüzde 60’ını oluşturduğunu belirtti. Taşer, “Bu sistem ücret vermek için değil, ücret kesmek için kurgulanmıştır. Bunu kabul etmiyoruz” dedi.
Ebe ve hemşirelerin tavan ödemeye takıldığı gerekçesiyle, aile hekimlerinden bordro verileri gizlenerek yüz milyonlarca liralık kesintiler yapıldığını söyleyen Taşer, Sağlık Bakanı’na seslenerek, “Son bir yılda bizim ücretimizden kestiğiniz parayla ne yaptınız?” diye sordu.
Sağlık Bakanı’nın aile hekimlerine ayrılan sürenin arttığı yönündeki açıklamalarını da eleştiren Taşer, hekim sayısı artmazken muayene sayılarının arttığını hatırlatarak bunun mümkün olmadığını söyledi. ASM yapımıyla ilgili verilen sözlerin de tutulmadığını belirten Taşer, “Bir yılda yapılacağı söylenen bin ASM nerede?” diye sordu.
Bağışıklama eğitimleri verilirken gerekli donanımın sağlanmadığını, Aşı Takip Sistemi, aşı dolapları ve ısı takip sistemlerinin eksik olduğunu dile getiren Taşer, HPV aşısının uygulanıp uygulanmayacağına ilişkin belirsizliğe de dikkat çekti.
“AY SONUNDA NE KADAR ÜCRET ALACAĞIMIZI BİLMİYORUZ VE ALDIĞIMIZ ÜCRETLE GEÇİNEMİYORUZ”
Taşer, sağlık emekçilerinin tanı koyup tedavi edemediğini, kanser taraması yapılan hastaların aylarca bekletildiğini belirterek, “Her gün hem biz hem hastalarımız tükeniyoruz. Ekrana veri girmekten başka bir şey yapamaz hale geldik. Ay sonunda ne kadar ücret alacağımızı bilmiyoruz ve aldığımız ücretle geçinemiyoruz” dedi.
Bu yönetmeliğin amacının sağlık emekçilerini daha az ücretle, daha ağır koşullarda çalıştırmak olduğunu vurgulayan Taşer, sağlık çalışanlarının mutsuzlaştığını, halkın da nitelikli sağlık hizmeti alamadığını söyledi.
SES Antalya Şube Başkanı Kaan Taşer, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Bizler halkımıza eşit, ücretsiz, nitelikli ve koruyucu birinci basamak sağlık hizmeti vermek istiyoruz. Performansa dayalı olmayan, emekliliğe yansıyan tek kalem ücret, adil bir vergi sistemi ve güvenli ASM’ler talep ediyoruz. Sağlık çalışanlarının hakları ve halkın sağlık hakkı için mücadelemizi sürdüreceğiz.”





