SES Antalya’dan sağlık emekçilerinin maaşlarında yapılan kesintilere tepki: “Ceza yönetmeliği kapsamında yapılan tüm ücret kesintileri yasal faizi ile geri ödenmelidir“

ses antalya asm ses antalya asm

SES Antalya Şubesi, ASM görev yapan sağlık emekçilerinin maaşlarında Mayıs ayından itibaren yapılan hukuksuz ve keyfi kesintilerine karşı dün (18 Haziran) basın açıklaması yaptı. İçöz, “Onurumuza, emeğimize ve mesleğimize sahip çıkacağız” dedi.

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Antalya Şubesi, Aile Sağlığı Merkezlerinde (ASM) görev yapan sağlık emekçilerinin maaşlarında Mayıs ayından itibaren yapılan hukuksuz ve keyfi kesintileri dün protesto etti.

Antalya İl Sağlık Müdürlüğü önünde yapılan eylemde basın açıklamasını Şube Eş Başkanı Şükran İçöz okudu.

İçöz, şunları söyledi:

“Bizler, sağlık sisteminde yaşanan çöküşü protesto etmek, sesimizi hep birlikte yükseltmek, taleplerimizi haykırmak adına bugün bir kez daha bir araya gelmiş sağlık emekçileriyiz. Aile hekimliği pilot uygulamasından günümüze kadar bu bir reform değil yıkım projesidir diyerek mücadele yürüttük. O günden bugüne ne kadar haklı olduğumuz sürekli açığa çıkıyor. Koruyucu sağlık hizmetlerinin öncelendiği, bölge tabanlı birinci basamak sağlık sisteminin inşası mümkün diyoruz. Ülkemizin hem maddi kaynakları hem de sağlık alanındaki insan kaynağı bunu yapabilecek yeterliliktedir. Burada tek eksik siyasi iradedir. Sağlıkta şiddetten randevu bulunamamasına, ilaç yokluğundan aşı yokluğuna, sağlık çalışanlarının göçünden, sağlığın ticarileşmesine, yaşanan tüm sorunların da ana nedeni siyasi iradenin sağlık alanındaki politik tercihleridir.”

İçöz, her gün yüz binlerce kişiyi sağlığına kavuşturmak, hastalanmalarını önlemek için çalışırken; şiddet, mobbing, performans dayatması, güvencesiz gelir, liyakatsiz yöneticiler, sağlıkta çeteleşme gibi saymakla bitmeyecek sorunlar içerisinde hizmet üretmeye çalıştıklarını vurguladı.

Tüm bu sorunların çözümü için görev alması gereken kamu otoritesini ise yanlarında değil her seferinde karşılarında bulduklarını söyleyen İçöz, şunları söyledi.

“Sağlık Bakanlığı; toplumun ve sağlık emekçilerinin sorunlarına çözüm üretmek için bizlerin görüş ve önerilerini dikkate almak yerine, yeni yönetmeliklerle; otoriter emek rejimini tam anlamıyla yerleşik hale getirerek bizleri yok saymaya, itirazlarımızı sindirmeye çalışıyor. Mayıs ayından itibaren Aile Sağlığı Merkezlerinde görev yapan sağlık emekçilerinin maaşlarında hukuksuz, keyfi ve insafsız kesintiler yapılmaya başlandı. Halk sağlığını korumakla görevli bu emekçiler, “Eziyet Yönetmeliği” olarak tanımladıkları yeni düzenleme ile cezalandırılmak isteniyor. Ücretlerimiz kamu bütçesinin açıklarını kapatmak için feda edilemez! Performansa dayalı ödeme sistemi adı altında uygulanan bu kesintiler; hekimlerden 10 bin TL ile 16 bin TL, hemşire, ebe ve sağlık memurlarından ise 4 bin TL ile 6 bin TL arasında maaş kaybına neden oldu. Bu kesintilerin ardında hiçbir sağlık politikası yoktur. Tek amaç, sağlık hizmetini değersizleştirmek, birinci basamak sağlık hizmetlerini çökertmek ve sağlık emekçilerini itibarsızlaştırmaktır. Ama biz susmayacağız. Onurumuza, emeğimize ve mesleğimize sahip çıkacağız”

Aile Sağlığı Merkezlerinde görev yapan Sağlık emekçilerine HYP (Hastalık Yönetimi Platformu) angaryası bitmediğini söyleyen İçöz, “Sürekli yeni algoritmalarla Koruyucu sağlık hizmetine zaman ayırmamız zorlaşıyor. Az personele çok iş gördürmek yetmezmiş gibi yaşlı izlem dayatması, boy kilo ölçümleri ve fazla ve esnek mesai dayatılıyor. Sağlık hizmetini daha fazla paralı hale getirmenin aracı olarak raporlar ücretlendirildi. Buna göre tek hekim raporu 300,00 TL, Aile Hekimi Raporu 250,00 TL, sağlık kurulu raporu 1200,00 TL Silah Ruhsatı Kurulu Raporu 1500,00 TL, Sürücü Kursu Raporu tek branş 300,00 çift branş 400,00 TL, Uçucu Sağlık Kurulu Raporu 750,00 TL, Dalgıç Denizaltı Raporu 3 bin 750, TL, Psikoteknik Psikiyatri Raporu 350,00 TL olmuştur. Görüldüğü üzere artık hiçbir rapor ücretsiz değil. Bundan sonra vatandaş sağlığı için daha fazla ücret ödemeye devam edecek” dedi.

Talepleri şu şekilde sıraladı:

  • Bakanlık, aile sağlığı merkezi binaları yapmalı ve donanımını sağlamalıdır.
  • Halkımıza etkili bir sağlık hizmeti sunabilmemiz için yeterli zaman ve olanak sağlanmalıdır. Bunun için maddi kayıp yaşatmadan birim başına en çok 2.000 nüfus olmalıdır.
  • Yeterli hemşire, ebe, sağlık çalışanı görevlendirilmeli, aşılama ve diğer koruyucu hekimlik uygulamaları desteklenmeli, geliştirilmelidir.
  • Aile Sağlığı Merkezlerinde görev yapan sağlık emekçilerine emekliliğe yansıyacak tek kalemden oluşan, yoksulluk sınırının en az 2 katının giydirilerek, izin kullanıldığımızda, hastalandığımızda, çocuğumuz olduğunda veya ailemizden biri öldüğünde kesilmeyecek maaş ödenmelidir.
  • Gelir vergisi %10’a sabitlenmelidir.
  • Ceza yönetmeliği kapsamında yapılan tüm ücret kesintileri yasal faizi ile geri ödenmelidir.  

Taleplerimizin karşılanabilir olduğunu ve randevu bulunamamasından şiddete kadar sağlık sistemindeki pek çok sorunun da çözülebilir olduğunu söyleyen İçöz son olarak şunları söyledi:

“Aile Sağlığı Merkezlerinde görev yapan sağlık emekçilerine maddi kayıplar ve iş güvencesizliği getiren, halkın sağlığına katkısı olmayan yönetmelik değişiklikleri yapmaktan vazgeçmesi ve taleplerimizi hayata geçirmesidir.

Taleplerimizin karşılanmasının sadece bizlerin çalışma ve yaşama koşullarımızı iyileştirmekle kalmayacak, tüm toplumun nitelikli ve erişilebilir bir sağlık hizmetine kavuşmasına neden olacaktır

Her kademede çalışan her meslekten hekim, diş hekimi, ebe, hemşire ve tüm sağlık emekçilerini ve tüm toplumu bizlere katılmaya, sesimize ses vermeye davet ediyoruz.”