
Maden şirketlerine ayrıcalıklar getiren, doğa korumayı zayıflatan torba yasa teklifi Meclis’e sunuldu. Konuya ilişkin SOL Parti bir açıklama yayımladı. Açıklamada, “Zeytinlikler, ormanlar, su havzaları ve tarım alanları sermayeye feda edilemez” denildi.
Uluslararası ve yerli maden şirketlerine yeni ayrıcalıklar getiren, çevresel denetimleri zayıflatan ve doğal alanları madenciliğe açan torba yasa teklifine yönelik tepkiler artıyor.
Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Milletvekili İbrahim Ethem Taş’ın da aralarında bulunan 100’den fazla milletvekilinin imzasıyla hazırlanan ve 21 maddeden oluşan teklif, geçtiğimiz Cuma günü TBMM Başkanlığı’na sunuldu.
Teklifin bugün Sanayi, Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar Komisyonu’na geldi.
Kanun teklifine ulaşmak için tıklayın.
SOL Parti kanun teklifine karşı açıklama yayımladı. Açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:
“Tek adam rejimi; halkanın karşı bir avuç yağmacının ve talancının çıkarlarının savunucusudur. Yağmacıların, talancıların, işgalcilerin tek adam rejimine oğlu! AKP’nin doğası sınırsız sömürüsünün her türünü engellemek üzere yeni bir torba yasayı Meclis’e çıkarıyor. Sermayenin idaresi Saray için emir sayıldı ve madencilik ile enerji üretiminin bütünlüklü devlet güvencesiyle yasalaştırılması için harekete geçildi. Tek adam rejiminin geldiği boyut, talan ve yıkım projeleriyle birlikte geçen bütün engelleri ortadan kaldıracak doğayı da meta olarak bir yatırım aracı haline getiriyor”
Açıklamada, kanun teklifinde maden ve dışarıda sınırsız ayrıcalıklar sağlamayı, doğamızı ve yaşam alanlarımızı talan etmelerine bir engel ve prosedür olarak yaşanan ÇED süreçlerini aşmayı amaçlandığı ifade edildi.
Maden ve enerji şirketleri için sorunsuz süreç yaşatılmak istendiği vurgulanan açıklamada, “Bu yolla Bakanlıklar da adeta bir tabela işlevini görerek yaşam alanlarımızı sermayenin insafına terk ediyor. Sarayın sınırsız yetkili kuruluşu, son karar verici merci olarak şirketlere tam bir garanti verilmiş oluyor. ÇED işlemlerinin durdurulması, MAPEG’in şirket vekili olarak bütün izin ve onay süreçlerinin durdurulması, ayrıca kamu kurumlarında sunulan projelere ilişkin görüşmelerin onaylanması ve tasdik makamı olarak kurgulanması milli menfaat ve kamunun korunmasına uyuluyor. ÇED muafiyetleriyle kamuoyunda, yargı denetiminden ve itirazlardan ayrılanlar ve engel olmak amacıyla birçok düzenlemeyi barındırıyor. ÇED muafiyetiyle birlikte süper yetkili saray kuruluşunun çoğaltılması ve kritik maden raporuyla kapalı kapılar ardından talan projelerini onaylayacağı yasa ile, halkın en temel hakkı olan ekosistemin yaşamsal haklarıyla beraber Anayasa ve uluslararası sözleşmeler de hiçe sayılıyor. Derin yoksullukla boğuşan halk geçinemiyorken teşviklerle, vergi aflarıyla bağışlanan şirketlere ayrıca ruhsatlı bedellerinde indirim de öngören yasa tasarısı tek adam rejiminin sermayesiyle nasıl kola ile ilgili en açık gösterge” denildi.
Teklifte ormanların iki yıl bedelsiz madencilere dağıtılabilir, adrese teslim geçici madde ile zeytin ağaçları “taşınacak” veya söküleceği belirtilen açıklamada, “3573 sayılı Zeytincilik Kanunu çiğnenerek yapılan ölümlerin eline teslim edilecek. Termik santrallere kömür sağlamak için Kanun teklifi ekinde yer alan iki adet kroki ve koordinat tablosunda belirtilen Akbelen’deki zeytinlikler kamulaştırılacak. kısaca zeytinlikler katledilecek! Akbelen’deki zeytinlikler termik santrallere kömür olacak! Acele kamulaştırma kararlarıyla yaşam alanlarımız jet hızıyla yapılan şirketlere teslim edilecek. RES, GES, HES projeleri için mera alanları amacı dışında düzenlenmektedir. Hali hazırda usuli aşamaların yerine getirilmesi olarak görülen ÇED sürecinin ortadan kaldırılması hiçbir bilimsel kılavuzla açıklanamaz. Zeytinlikler, ormanlar, su havzaları ve tarım alanları sermayeye feda edilemez! ÇED parçalarının şeffaf olması, kişilerin güvencesinin sunulması” sözleri kullanıldı.
Açıklamada son olarak şu ifadeler kullanıldı:
“Bilimsellikten uzak, tek adamların ve yandaşlarının yaşam alanları üzerindeki hakimiyetini mutlak kılan, kamu yararını hiçe sayarak doğayı sermayenin eline bırakan bu değişikliklerden vazgeçilmelidir. Tek iki adamın dudağı arasında çıkan paketlere karşı birleşik halk muhalefetini yükselterek bu yıkım çalışmalarına izin vermeyeceğiz”
KANUN TEKLİFİ NE GETİRİYOR
Teklif, çevresel etki değerlendirme (ÇED) süreçlerinin işlevsizleştirilmesini ve bürokratik prosedürlerin hızlandırılmasını öngörüyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, bu düzenlemeyle birlikte orman ve imar izinleri gibi işlemlerin 48 aydan 18 aya düşürüleceğini açıkladı. Yeni düzenlemeyle birlikte, mera, orman ve koruma alanlarında madencilik yapılabilecek; ilgili kurumların görüş vermemesi hâlinde ÇED sürecinin otomatik olarak olumlu sonuçlanacağı kabul edilecek.
CUMHURBAŞKANINA SINIRSIZ YETKİ
Kanun teklifinin en dikkat çekici maddelerinden biri, ‘stratejik ve kritik maden’ ilan edilen alanlarda son kararın Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığındaki bir kurula bırakılması. Bu kurul acele kamulaştırma kararlarını da alabilecek. Böylece kamulaştırma süreçleri Saray’ın kontrolüne girmiş olacak.
ZEYTİNLİKLER VE ORMANLAR TEHLİKEDE
Yasa teklifi, daha önce defalarca gündeme gelen zeytinlik alanların madencilik faaliyetlerine açılmasının önünü bir kez daha açıyor. Muğla’nın Akbelen bölgesine denk geldiği belirtilen koordinatların yer aldığı teklif ekinde, zeytinliklerin kamulaştırılarak kömür madenciliğine tahsis edilmesi öngörülüyor. Ayrıca orman arazileri MAPEG’e devredilerek şirketlere ücretsiz tahsis edilebilecek.
MADEN ŞİRKETLERİNE YENİ İMTİYAZLAR
Ruhsat bedellerinde yüzde 30 indirime gidilmesiyle birlikte maden şirketleri için hem bürokratik hem de mali yük hafifletilmiş olacak. Ayrıca ruhsat sisteminde yapılan değişiklikle, bir alanda birden fazla maden bulunması durumunda artık ayrı ayrı ruhsat verilebilecek.
YENİ TALAN DÜZENİ
Torba yasayı değerlendiren ve tepki gösteren KazDağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği açıklama yaptı. Kanun teklifinin neler getireceği şöyle özetlendi:
• ÇED ve Ruhsat Süreçleri kısaltılacak, ÇED sürecinde diğer izinler alınabilecek.
• Maden alanlarına denk gelen Ormanlar MAPEG’e ücretsiz devredilecek.
• Kurumlardan görüş alma süreçleri MAPEG tarafından yürütülecek.
• Stratejik ve kritik madenlerde acele kamulaştırma yapılacak.
• Bir alanda farklı madenlerin olması durumunda daha önce tek ruhsat verilirken şimdi farklı ruhsatlar düzenlenecek.
• Muğla yöresindeki termik santrallara kömür sağlamak için zeytinlikler madenciliğe açılacak.
• Enerji yatırımlarında orman tahsis izinleri kolaylaştırılacak.
• Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı enerji ve maden yatırımları için imar planı yapabilecek, inşaat ruhsatı düzenleyebilecek,
• Kamulaştırma kararları ‘tapu’ sayılacak.
• EPDK’ya acele kamulaştırma yetkisi verilecek.
• Yapı ruhsatı almadan işletmeye geçmiş olan enerji yatırımlarından bu belgeler istenmeyecek, üretim devam edecek.
• Kanun Teklifi ekinde yer alan iki adet kroki ve koordinat tablosu yer alan zeytinlikler kamulaştırılacak ve kömür madenciliği yararına açılacaktır. Tabloda N19 ve N20 No’lu pafta noları yer almaktadır. Koordinatlar Muğla’yı, Yatağan, Kemerköy civarına, büyük ihtimalle Akbelen civarındaki parsellere denk gelmektedir.





