TKP Antalya İl Örgütü’nden Kültür ve Turizm Bakanlığı 11 ilde 21 araziyi tahsise açmasına ilişkin açıklama: “Patronlar halka ait olan zenginliklerden derhal elini çekmeli, Turizm Bakanlığı bu yağmaya aracılık etmeye son vermelidir”       

tkp antalya açıklama tkp antalya açıklama

TKP Antalya İl Örgütü, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından aralarında Antalya’nın da bulunduğu 11 ilde 21 kamu arazisini özel sektörün tahsisine açmasına ilişkin bir açıklama yayımladı. Açıklamada, “İktidar, kamu kaynaklarını turizm patronlarını daha da zengin etmek için kullanıyor” denildi.

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Afyonkarahisar, Antalya, Aydın, Eskişehir, Hatay, İzmir, Muğla, Ordu, Adana, Ardahan ve Yalova’da bulunan toplam 21 araziyi otel, günübirlik tesis ve personel lojmanı yapımı için tahsise açtı.

 Resmî Gazete’de yayımlanan duyuruya göre, bu tahsislere ilişkin şartnamelere 23 Mayıs 2025 tarihinden itibaren ücret karşılığında ulaşılabilecek. Tahsis kapsamındaki arazilere, toplamda 5 bin 790 yatak kapasiteli butik oteller, tatil köyleri ile 5, 4 ve 3 yıldızlı otellerin yapılması planlandığı açıklandı.

Türkiye Komünist Partisi (TKP) Antalya İl Örgütü konuya ilişkin bir açıklama yayımladı. Açıklamada, “Geçtiğimiz günlerde Kültür ve Turizm Bakanlığı 11 ilde 21 kamu arazisini özel sektörün tahsisine açtı. Tahsise açılan kamu arazilerinin yarısından fazlası Antalya’da bulunuyor. Antalya 1983-2025 yılları arasında turizm kapsamında özel sektöre açılan kamu arazilerinin yüzde 49,5 ine sahip, bu oranla diğer illeri açık ara geride bırakıyor” denildi.

Yurttaşlara ait kamu arazilerinin Bakanlık eliyle özel sektöre devredildiği ve Antalya’da konut krizi her geçen gün büyüdüğü vurgulanan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“Merkez Bankası Konut Fiyat Endeksi verilerine göre kentimizde son 5 yıldaki konut fiyatı artış oranı yüzde 1000’in üzerinde! Kira fiyatlarıysa 2020-2024 yılları arasında yüzde 880 artış göstermiş durumda, 2025 yılında kira artış oranları düşmesine rağmen Antalya’da yüksek kira fiyatlarında düşüş yaşanmadı. Son yıllarda konut fiyatları ve kiralardaki artış sebebiyle emekçilerin bir kısmı kent merkezlerindeki evlerinden ayrılarak kentin dışına taşınmak zorunda bırakıldı. Bir kısım emekçiyse şehri tamamen terk etmek zorunda kaldı. Antalya’da üniversite okumaya hak kazanan öğrencilerin bir bölümü yetersiz yurt ve yüksek kiralardan dolayı okuluna hiç gelemedi, bir bölümü ise Antalya’daki pahalılıkla baş edemediği için eğitimini yarıda bıraktı. Ağırlaşan ekonomik koşulların kendisini derinden hissettirdiği kentlerden biri olan Antalya emekçiler ve öğrenciler için yaşanamaz hale gelmişken halkın yararına hiçbir adım atmayan iktidar, kamu kaynaklarını turizm patronlarını daha da zengin etmek için kullanıyor.”

Yurttaşlara ait kamu arazileri Bakanlığın gelir kapısı, patronların kar kaynağı olamayacağı vurgulanan açıklamada son olarak şu ifadelere yer verildi:

“Kamu arazileri turizm patronlarını zengin etmek için değil halkın yararına planlamalar için kullanılmalı, başta barınma problemi olmak üzere Antalya’nın emekçileri ve öğrencilerinin sorunlarına dönük planlamalar için değerlendirilmelidir. Kentimizin de, ülkemizin de acil ihtiyacı daha fazla kamu kaynağının yağmaya açılması değil, tüm kaynakların derhal devletleştirilmesi ve merkezi bir planlamayla emekçiler için yaşanabilir kentler yaratılmasıdır. Patronlar halka ait olan zenginliklerden derhal elini çekmeli, Turizm Bakanlığı bu yağmaya aracılık etmeye son vermelidir!”