
Antalya Arapsuyu Mahallesi’nin adının kökeni, eski Arapsuyu kaynakları, Mursi Çiftliği ve Olbia bağlantısı bu haberde yer alıyor.
Antalya’nın Konyaaltı ilçesinde bugün yoğun konut dokusu, parklar, sahil ulaşımı ve ticari alanlarla çevrili Arapsuyu Mahallesi, adında kentin yakın tarihindeki önemli bir toplumsal ve tarımsal geçmişi taşıyor.
Paylaşılan görselde Arapsuyu adının, Olbia Antik Kenti yakınından doğup denize ulaşan tatlı su kaynağıyla bağlantılı olduğu; ismin ise Osmanlı döneminde bölgeye yerleşen veya ticaret yapan Arap kökenli topluluklardan ya da suyun kaynağındaki koyuluktan gelmiş olabileceği belirtiliyor.
Kaynaklar incelendiğinde Olbia ile Arapsuyu arasındaki coğrafi bağlantının doğru olduğu, bölgede Büyük ve Küçük Arapsuyu olarak bilinen iki su kaynağının bulunduğu görülüyor. Ancak mahallenin isim kökenine ilişkin resmî Antalya kent tarihi kaynağı çok daha somut bir açıklama veriyor: Arapsuyu adının, iki su arasındaki çiftlikte geçmişte çalıştırılan Araplardan kaynaklandığı aktarılıyor.
Ayrıca tarih araştırmaları, Mısır kökenli Bileydi-Mursi ailesinin bölgede büyük bir çiftlik kurduğunu ve Arap kökenli işçilerin burada çalıştığını ortaya koyuyor. Bu nedenle mevcut belgeler ışığında Arapsuyu adının doğal suyun renginden değil, bölgenin toplumsal ve çiftlik geçmişinden doğduğu açıklaması daha güçlü.
Arapsuyu Mahallesi’nin adı nereden geliyor?
Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün yayımladığı Dünden Bugüne Antalya çalışmasında Arapsuyu adının kökeni doğrudan açıklanıyor.
Kaynakta Antalya’nın batısında Büyük Arapsuyu ve Küçük Arapsuyu adı verilen iki akarsudan söz ediliyor. Ardından bu iki suya Arapsuyu denilmesinin, ikisinin arasında bulunan bir çiftlikte geçmişte Arap kökenli kişilerin çalıştırılmasına dayandığı belirtiliyor.
Bu bilgi, mahallenin adının öncelikle bölgedeki su kaynaklarının adına, su kaynaklarının adının ise çevredeki çiftlik ve burada çalışan Araplara bağlandığını gösteriyor.
Tarihsel zincir kabaca şöyle okunabilir:
Arapların çalıştığı çiftlik → Arapsuyu adı verilen akarsular → Arapsuyu mevkii → bugünkü Arapsuyu Mahallesi
Dolayısıyla ismin temelinde yalnızca coğrafya değil, Antalya’nın toplumsal tarihi de bulunuyor.
Antalya’da iki ayrı Arapsuyu vardı
Bugün “Arapsuyu” denildiğinde çoğunlukla mahalle ve dere akla geliyor. Tarihsel coğrafya kayıtlarında ise Büyük Arapsuyu ve Küçük Arapsuyu olmak üzere iki ayrı su kaynağından söz ediliyor.
Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün kent coğrafyası çalışmasına göre Büyük Arapsuyu, Boğaçayı’nın birkaç kilometre doğusundaki düzlükten çıkıyor ve yaklaşık iki kilometre ilerledikten sonra Akdeniz’e ulaşıyor.
Küçük Arapsuyu ise Büyük Arapsuyu’nun yaklaşık iki kilometre doğusundaki bir kaynaktan doğuyor ve yaklaşık bir kilometrelik yüzey akışının ardından denize dökülüyor.
Aynı resmî kaynakta “Arapsuyu I ve II kaynakları” şeklindeki kullanım da yer alıyor ve bu suların yaklaşık iki kilometrelik yüzey akışından sonra denize ulaştığı belirtiliyor.
Bu nedenle Arapsuyu adı başlangıçta yalnızca bir mahalleyi değil, bölgedeki su sistemini tanımlıyordu.
İsim suyun koyu görünmesinden mi geliyor?
Paylaşılan görseldeki alternatif açıklamalardan biri, “Arapsuyu” adının suyun kaynağındaki koyuluk veya “görünmez/karanlık su” anlamından türemiş olabileceği yönünde.
Ancak ulaşılabilen resmî, akademik ve tarihsel kaynaklarda bu etimolojiyi destekleyen güçlü bir kanıt bulunmuyor.
Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün kent tarihi çalışması ismin kaynağını doğrudan bölgedeki çiftlikte çalışan Araplarla ilişkilendiriyor. Antalya’daki Arap göçünü inceleyen tarih araştırmaları da bölgedeki Arap kökenli aile ve tarım işçilerinin varlığını belgeliyor.
Bu nedenle “karanlık su” açıklamasını tarihsel olarak doğrulanmış bir köken şeklinde sunmak mümkün değil.
Arap kökenli topluluklar Antalya’ya ne zaman geldi?
Arapsuyu adının tarihini anlamak için Antalya’nın 19’uncu yüzyıldaki nüfus hareketlerine bakmak gerekiyor.
Antalya’ya Mısır’dan gerçekleşen Arap göçünü inceleyen tarih araştırmalarına göre kentte Arap kökenli nüfusun belirginleşmesi 19’uncu yüzyılın ilk yarısındaki siyasi ve ekonomik gelişmelerle bağlantılı.
Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın oğlu İbrahim Paşa’nın Anadolu’nun güneyindeki hâkimiyet döneminin ardından Mısır ve Antalya arasındaki insan ve ticaret hareketliliği arttı. Mısır kökenli bazı aileler Antalya’ya yerleşirken bir bölümü ticaret ve tarımla uğraştı.
Kaynaklarda 19’uncu yüzyıl Antalya’sında Arap kökenli kişilerin tüccarlık, hamallık ve farklı iş kollarında çalıştığı; bazı ailelerin ise zaman içerisinde kentin önde gelen ekonomik aktörleri arasına girdiği belirtiliyor.
Arapsuyu’nun isim hikâyesi de bu toplumsal geçmişin şehir coğrafyasına yansıyan izlerinden biri.
Mursi ailesinin Arapsuyu ile bağlantısı ne?
Arapsuyu tarihindeki öne çıkan ailelerden biri Bileydi-Mursi ailesi.
Akademik araştırmalarda Dimyatlı Bileydi veya Mursi ailesi Arap kökenli Antalya ailelerinden biri olarak gösteriliyor. Ailenin kurduğu geniş çiftlikte hurma, pirinç ve muz gibi ürünlerin yetiştirildiği belirtiliyor.
Konyaaltı Kaymakamlığının Bileydi ailesine ilişkin biyografik kaydında da Mehmet Mursi Bileydi’nin bölgede bir çiftlik kurduğu, çiftlikte Antalya’da ilk kez pirinç üretimi gerçekleştirildiği ve üretimin daha sonra pamuk ile yer fıstığı gibi ürünlerle devam ettiği aktarılıyor.
Böylece Arapsuyu ve çevresi Cumhuriyet’in ilk dönemlerinde Antalya’nın önemli tarımsal üretim alanlarından biri olarak karşımıza çıkıyor.
Arapsuyu adı Mursi ailesinden mi geliyor?
Kaynaklar burada birbirini tamamlayan ancak küçük farklılıklar taşıyan iki anlatı sunuyor.
Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün Dünden Bugüne Antalya çalışması, Büyük ve Küçük Arapsuyu arasındaki çiftlikte Arapların çalıştırılması nedeniyle suların bu adı aldığını ifade ediyor.
Antalya’daki Arap göçünü ele alan akademik çalışma ise Mursi-Bileydi ailesinin yerleştiği çevrenin zamanla Arapsuyu adıyla anıldığını aktarıyor.
Bu iki anlatı birbiriyle çelişmek zorunda değil.
Mısır kökenli bir aile tarafından işletilen geniş çiftlikte Arap kökenli çalışanların bulunması ve bölgedeki akarsuların halk arasında buna bağlı olarak Arapsuyu şeklinde anılması aynı tarihsel sürecin parçaları olabilir.
Ancak ismin ilk kez hangi yıl kullanıldığını ve ilk adlandırmayı kimin yaptığını gösteren özgün bir resmî isim verme kararına ulaşılmıyor.
“Arap köleler” mi, “Arap işçiler” mi?
Kaynaklardaki dil farklılıklarına dikkat etmek gerekiyor.
Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün yayımladığı eski kent tarihi metninde, iki Arapsuyu arasındaki çiftlikte “Arap köleler” çalıştırıldığı ifadesi kullanılıyor.
Cumhuriyet dönemindeki Mursi Çiftliği’ni anlatan diğer kaynaklarda ise Mısır’dan getirilen Arap işçilerden söz ediliyor. Antalya Ticaret Borsasının tarih çalışmasında Mustafa Kemal Atatürk’ün 1930’daki ziyareti sırasında çiftlik çalışanlarının Araplardan oluştuğunu fark ettiği aktarılıyor.
Bu iki anlatının aynı zaman dilimini anlattığı kesin değil.
Bu nedenle Arapsuyu’nun isim tarihini aktarırken farklı dönemlerdeki “köle” ve “işçi” kavramlarını birbirine karıştırmamak gerekiyor. İsim kökeni için resmî kent tarihi kaynağı daha eski çiftlik geçmişine işaret ederken, Mursi Çiftliği belgeleri bölgenin Cumhuriyet dönemindeki Arap kökenli iş gücü ve tarımsal yapısını ortaya koyuyor.
Mustafa Kemal Atatürk Arapsuyu’na geldi mi?
Evet. Bu ziyaret doğrudan tarihî belgelerle doğrulanıyor.
Türk Tarih Kurumu arşivinde 8 Mart 1930 tarihinde Mustafa Kemal Atatürk’ün Antalya’daki Mursi Çiftliği’nde bulunduğunu gösteren fotoğraf kayıtları yer alıyor.
Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün ziyaret kronolojisine göre Atatürk ve beraberindeki heyet 8 Mart Cumartesi günü Arapsuyu’nda pirinç tarımı yapılan Mursi Çiftliği’ne gitti.
Konyaaltı yönünde o tarihte bugünkü anlamda kara yolu bulunmadığından çiftliğe Rüstemiye gemisiyle ulaşıldığı belirtiliyor.
Bu ayrıntı, bugünkü yoğun kent dokusunun yaklaşık yüz yıl önce ne kadar farklı olduğunu gösteriyor.
Mursi Çiftliği Antalya tarımında neden önemliydi?
Mursi Çiftliği dönemi için gelişmiş tarımsal uygulamaların gerçekleştirildiği büyük işletmelerden biri olarak tanımlanıyor.
Konyaaltı Kaymakamlığı kayıtlarında çiftlikte pirinç tarımının ardından pamuk ve yer fıstığı üretildiği belirtiliyor.
Antalya Ticaret Borsasının yüzüncü yıl tarih çalışmasında da Mustafa Kemal’in çiftlikte mekanize tarımsal faaliyetleri ve arazi açma çalışmalarını incelediği aktarılıyor.
Bugün turizm, konut ve hizmet sektörüyle öne çıkan Konyaaltı’nın bu bölümü, 20’nci yüzyılın ilk yarısında geniş tarımsal üretim alanlarının bulunduğu bir coğrafyaydı.
Olbia Antik Kenti Arapsuyu’nda mıydı?
Paylaşılan görseldeki en güçlü tarihsel bağlantılardan biri Olbia.
Konyaaltı Belediyesi ve Konyaaltı Kaymakamlığı tarafından aktarılan arkeolojik araştırmalara göre Olbia’nın merkezinin Deliktaş olmak üzere Arapsuyu ağzı ve çevresinde bulunduğu değerlendiriliyor. Kalıntılar Arapsuyu’ndan Boğaçayı’na kadar uzanan geniş bir alana yayılıyor.
Araştırmalarda erken dönem sur duvarları ve rıhtım bloklarının tespit edilmesi, Olbia’nın deniz ulaşımıyla bağlantılı bir kıyı yerleşimi olduğunu düşündürüyor.
Arapsuyu’nun taşıdığı alüvyonların eski liman alanının zamanla dolmasında etkili olduğu yönünde değerlendirmeler de bulunuyor.
Dolayısıyla bugünkü Arapsuyu Mahallesi ve çevresi, modern Antalya’dan çok daha önce de insan yerleşimi ve kıyı ticareti açısından önemli bir bölgeydi.
Arapsuyu adı antik dönemden mi geliyor?
Hayır, mevcut kaynaklar bunu göstermiyor.
Olbia’nın bugünkü Arapsuyu çevresinde bulunduğu arkeolojik olarak güçlü biçimde desteklenmesine rağmen Arapsuyu adını Olbia dönemine götüren bir kanıt bulunmuyor.
“Arapsuyu” Türkçe bir yer adı ve tarihsel açıklamalar bu ismi daha yakın dönemdeki Arap toplulukları ve çiftlik yaşamıyla ilişkilendiriyor.
Bu nedenle iki tarihsel katmanı birbirinden ayırmak gerekiyor:
Antik dönem: Olbia ve çevresindeki kıyı yerleşimi.
Yakın tarih: Arap kökenli topluluklar, çiftlikler, Büyük ve Küçük Arapsuyu ve Arapsuyu adının ortaya çıkışı.
Aynı coğrafyada bulunmaları, isim kökenlerinin de aynı olduğu anlamına gelmiyor.
2023 kazılarında Arapsuyu’nda antik mezarlar bulundu
Arapsuyu’nun antik geçmişi son yıllarda yapılan kazılarla yeniden gündeme geldi.
Antalya Kültür Varlıkları Envanteri kayıtlarına göre Arapsuyu Mahallesi’ndeki eski Minicity arazisinde 2023 yılında Antalya Arkeoloji Müzesi Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen sondaj ve kurtarma kazılarında antik mezarlar ortaya çıkarıldı.
Alanın Olbia Antik Kenti’ne ait bir nekropol olduğu değerlendiriliyor. Mezarlardan birinin podyumlu mezar tipinde olduğu, ayrıca mozaik tabanlı bir şapel ve çeşitli mimari kalıntılar tespit edildiği belirtiliyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu da 2025 yılında Arapsuyu Mahallesi’ndeki bu arkeolojik alan hakkında koruma kararı aldı.
Böylece Arapsuyu’nun tarihsel katmanlarının antik dönemden günümüze kadar uzandığı yeni buluntularla da görülüyor.
Arapsuyu’nda eski bir Türkmen mezarlığı da bulunuyor
Mahallenin tarihsel çeşitliliğini gösteren bir diğer alan Arapsuyu Türkmen Mezarlığı.
Antalya Kültür Varlıkları Envanteri’ne göre mezarlık Arapsuyu Mahallesi’nde, Arapsuyu Çiftliği mevkiinde bulunuyor ve yaklaşık 10,2 dönümlük alanı kapsıyor. Buradaki geleneksel mezarların bir bölümünde işlenmemiş veya kabaca yontulmuş kalker taşları kullanılmış durumda.
Mezarlığın 2025 yılında tescillenmesi, bölgenin yalnızca antik Olbia ve Mursi Çiftliği üzerinden değil, Türkmen yerleşim geçmişi açısından da kültürel izler taşıdığını ortaya koyuyor.
Dolayısıyla Arapsuyu’nun tarihi tek bir topluluğun veya tek bir dönemin hikâyesinden oluşmuyor.
Arapsuyu’nun coğrafyası neden tarıma uygundu?
Arapsuyu kaynakları ve çevredeki sulak alanlar, bölgenin geçmişte tarımsal üretim için elverişli olmasında önemli rol oynadı.
Özellikle pirinç gibi yoğun su ihtiyacı bulunan bir ürünün Mursi Çiftliği’nde yetiştirilebilmesi bölgenin su varlığıyla yakından ilişkiliydi.
Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün kayıtlarında 1930 yılında Mursi Çiftliği’nin özellikle pirinç ziraatı yapılan çiftlik olarak tanımlanması da bu bağlantıyı gösteriyor.
Bugünün yapılaşmış Konyaaltı görüntüsü altında bir zamanlar dereler, tarım alanları, sulak bölgeler ve büyük çiftliklerden oluşan başka bir peyzaj bulunuyordu.
Görseldeki “buz gibi tatlı su kaynağı” bilgisi doğrulanıyor mu?
Arapsuyu’nun kaynak sularından oluştuğu ve denize ulaştığı resmî coğrafya kayıtlarında doğrulanıyor.
Ancak ulaşılabilen kaynaklarda suyun isim kökenini açıklarken özellikle “buz gibi” şeklinde bir tarihsel tanım kullanılmıyor.
Resmî kaynağın verdiği somut bilgiler, Büyük ve Küçük Arapsuyu’nun kaynaklardan doğduğu ve kısa bir yüzey akışının ardından Akdeniz’e ulaştığı yönünde.
Bu nedenle suyun serinliği bölgenin doğal özelliği olabilir ancak mahallenin adını açıklayan temel tarihsel unsur olarak gösterilmemeli.
Arapsuyu bugün Konyaaltı’nın merkez mahallelerinden biri
Geçmişte çiftlikler, tarım alanları ve derelerin belirlediği Arapsuyu bugün Konyaaltı’nın yoğun kent dokusunun içinde bulunuyor.
Antalya Büyükşehir Belediyesinin güncel kayıtlarında Akdeniz Kent Parkı ve çeşitli belediye birimlerinin adresleri Arapsuyu Mahallesi, Dumlupınar Bulvarı olarak geçiyor.
Mahallenin çevresinde Akdeniz Üniversitesi, Antalya Stadyumu, Antalya Kültür Merkezi, 5M Migros, Atatürk Kültür Parkı ve Konyaaltı sahil bandı gibi kentin yoğun kullanılan alanları bulunuyor.
Bir zamanların tarımsal üretim alanının bugün kentin merkezi bölgelerinden birine dönüşmesi, Antalya’nın özellikle 20’nci yüzyılın ikinci yarısından itibaren batıya doğru ne kadar hızlı büyüdüğünü gösteriyor.
Görseldeki isim açıklaması ne kadar doğru?
Paylaşılan görseldeki bilgileri kaynaklarla karşılaştırdığımızda üç ayrı sonuç ortaya çıkıyor.
Olbia bağlantısı doğru. Olbia Antik Kenti’nin merkezinin Arapsuyu ağzı ve çevresinde bulunduğu arkeolojik çalışmalarla güçlü biçimde destekleniyor.
Arap kökenli topluluklarla bağlantı güçlü biçimde destekleniyor. Resmî Antalya kent tarihi kaynağı, Büyük ve Küçük Arapsuyu arasındaki bir çiftlikte Arapların çalıştırılması nedeniyle iki suyun Arapsuyu olarak adlandırıldığını belirtiyor. Akademik araştırmalar da Mursi-Bileydi ailesi ve bölgedeki Arap kökenli nüfusun varlığını belgeliyor.
Suyun koyu veya görünmez olmasından geldiği açıklaması ise doğrulanamıyor. Ulaşılabilen güvenilir kaynaklarda bu yönde tarihsel veya dilbilimsel bir kanıt bulunmuyor.
Antalya Arapsuyu Mahallesi’nin adı nereden geliyor?
Mevcut resmî ve akademik kaynaklar birlikte değerlendirildiğinde Arapsuyu adının en güçlü açıklaması, bölgede yaşayan ve çalışan Arap kökenli topluluklarla bağlantılı.
Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün yayımladığı kent tarihi çalışmasında bugünkü Konyaaltı çevresinde Büyük Arapsuyu ve Küçük Arapsuyu adıyla iki su bulunduğu, bunların arasında yer alan çiftlikte Arapların çalıştırılması nedeniyle suların bu isimle anıldığı açık biçimde aktarılıyor.
Daha sonraki dönemde Mısır kökenli Mursi-Bileydi ailesinin bölgede büyük bir tarım işletmesi kurduğu, burada pirinç başta olmak üzere çeşitli ürünlerin yetiştirildiği ve Arap kökenli çalışanların bulunduğu da tarihsel kaynaklarla belgeleniyor. Mustafa Kemal Atatürk’ün 8 Mart 1930’da Mursi Çiftliği’ni ziyaret ettiği ise Türk Tarih Kurumu arşivindeki fotoğraflarla doğrudan doğrulanıyor.
Olbia Antik Kenti’nin Arapsuyu ağzı ve çevresinde bulunması, bölgenin çok daha eski bir yerleşim geçmişine sahip olduğunu gösteriyor ancak Arapsuyu adının antik dönemden geldiğine ilişkin bir kanıt bulunmuyor.
Bu nedenle bugün için en güvenilir sonuç şu şekilde özetlenebilir:
Antalya Arapsuyu Mahallesi adını, bölgedeki Büyük ve Küçük Arapsuyu adı verilen akarsulardan; bu sular ise adlarını çevredeki çiftliklerde yaşayan veya çalışan Arap kökenli topluluklardan almış görünüyor. Bir zamanların dereleri ve geniş çiftlikleri büyük ölçüde kent dokusunun içinde kalmış olsa da Arapsuyu adı, Antalya’nın 19’uncu ve 20’nci yüzyıldaki toplumsal ve tarımsal geçmişini günümüzde yaşatmayı sürdürüyor.





