Antalya Barosu KHTCEK’den Rahmi Koç’a tepki: “Kadınları hedef alan cinsiyetçi ve ayrımcı ifadeleri kabul etmiyoruz”

Koç Holding Onursal Başkanı Rahmi Koç’un İzmir’de bir özel hastanenin açılışında Kürt kadınlarını ve sağlık emekçilerini hedef alan ifadelerine ilişkin Antalya Barosu Kadın Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Kurulu (KHTCEK) tarafından açıklama yapıldı.

Koç Holding Onursal Başkanı Rahmi Koç’un İzmir’de bir özel hastanenin açılışında, Kürt kadınlarını ve sağlık emekçilerini hedef alan ifadelerine ilişkin Antalya Barosu Kadın Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Kurulu (KHTCEK) tarafından açıklama yapıldı. Açıklamada, söz konusu ifadelerin toplumsal eşitlik, insan onuru ve mesleki saygınlık açısından kabul edilemez olduğu belirtildi.

Açıklamada, söz konusu ifadelerin toplumsal eşitlik, insan onuru ve mesleki saygınlık açısından kabul edilemez nitelikte olduğu belirtildi. Türkiye’nin önde gelen sermayedarlarından ve kamuoyu nezdinde görünürlüğü yüksek bir kişinin ayrımcılığı, ötekileştirmeyi ve nefret söylemini besleyen bu sözlerinin “şaka”, “mizah” ya da “fıkra” adı altında meşrulaştırılmaya çalışılmasının başlı başına vahim olduğu ifade edildi.

“AÇIK YA DA ÖRTÜLÜ BİÇİMDE ONAY VERİLDİ”

Açıklamada, bu ifadelerin eski bir başbakan tarafından gülünerek karşılanmasının ve bu söylemlere açık ya da örtülü biçimde onay verilmesinin de en az bunun kadar vahim olduğu belirtildi. Ayrımcılık ve nefret içeren sözler karşısında sessiz kalmanın ya da bunları alkışlamanın, söz konusu anlayışın yeniden üretilmesine ve normalleşmesine hizmet ettiği kaydedildi.

“SİSTEMETİK TAHAKKÜMÜN YANSIMASI”

Açıklamada, kadınlara yönelik ayrımcı ve cinsiyetçi söylemlerin toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesine zarar verdiği, farklı kimlikleri hedef alan ifadelerin ise toplumsal barışı ve birlikte yaşam kültürünü zedelediği ifade edildi. Mizah adı altında sunulan bu eril dilin, kadını kamusal alanda ikincilleştiren, nesneleştiren ve tarihsel eşitsizlikleri derinleştiren sistematik tahakkümün bir yansıması olduğu belirtildi.

ATAERKİL STATÜKO YENİDEN ÜRETİLİYOR

Açıklamada, kadın kimliğini sömüren ve değersizleştiren her “şaka”nın toplumsal cinsiyet rollerini kemikleştirdiği ve şiddeti üreten kültürel zemini beslediği vurgulandı. Karar mekanizmalarında yer alan öznelerin bu söylemleri onaylayan tutumunun, ataerkil statükonun kurumsal olarak yeniden üretilmesinden başka bir şey olmadığı kaydedildi.

Açıklamada, Anayasa’nın 10’uncu maddesinde güvence altına alınan kanun önünde eşitlik ilkesi ile Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerin her türlü ayrımcılığı ve nefret söylemini açıkça yasakladığı hatırlatıldı. Bu doğrultuda, ifade özgürlüğünün sınırlarını aşarak insan onurunu ve toplumsal barışı zedeleyen her türlü söylemin hukuk devleti ilkeleriyle de bağdaşmadığı belirtildi.

“AYRIMCILIĞA KARŞI ÇIKMAK TOPLUMDAKİ HER BİREYİN SORUMLULUĞUDUR”

Açıklamada, ayrımcılığa karşı durmanın yalnızca kamusal sorumluluğu olan kişilerin değil, toplumun her bireyinin görevi olduğu ifade edildi. Bu tür söylemlerle karşılaşıldığında, bunları dile getiren kişi en yakınımız, dostumuz ya da saygı duyduğumuz biri olsa dahi gülüp geçilmemesi, açık ve kararlı bir tutumla karşı çıkılması gerektiği vurgulandı.

Antalya Barosu Kadın Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Kurulu olarak, kadınların insan haklarını, eşitliği, ayrımcılıkla mücadeleyi ve şiddetten arınmış bir yaşam hakkını savunmaya devam edeceklerinin vurgulandığı açıklamada, toplumun herhangi bir kesimini aşağılayan, hedef gösteren ve ayrımcılığı körükleyen söylemlerin reddedildiği, herkesin eşitlik, saygı ve insan hakları temelinde ortak bir duruş sergilemeye davet edildiği belirtildi.