
Birleşik Tekstil, Dokuma ve Deri İşçileri Sendikası (BİRTEK-SEN) Genel Başkanı Mehmet Türkmen’in tutuklanmasının ardından Antalya Barosu Toplumsal Olayları ve Davaları İzleme Kurulu (TODAK), tutuklama hakkında açıklama yayımladı.
Gaziantep Başpınar Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan Sırma Halı fabrikasında çalışan işçilerin, ücretlerini alamamaları nedeniyle başlattığı iş bırakma eylemiyle başlamıştı.
Bianet’in haberine göre; Şireci’ye bağlı Sırma Halı işçileri 9 Mart’ta iş bırakmış, 13 Mart günü Gaziantap ilinin Şahinbey ilçesinde bulunan Balıklı Meydanı’nda basın açıklaması yapmıştı.
Bu basın açıklamasında söz alan Türkmen, “Bu ülkeyi, bu kenti yönetenlerin ve onlarla iş birliği yapan patronların ramazan başından beri hayırseverlikleri ile övünüyorlar. Ülkeyi yönetenler her gün yoksulların yer sofralarında oturma pozu veriyorlar. Onları Sırma Halı işçilerinin sofralarına çağırıyoruz. O sofralara oturanlar işçiyi kuru ekmeğe muhtaç edenlerdir. İşçiler aylardır maaşlarını düzenli alamıyorlar. Fazlasını değil sadece maaşının zamanında yatırılmasını istiyorlar. Bu ülkeyi var edenler, sırtında taşıyanlar fabrikalarda çalışan işçiler. Haksızlığa karşı sesini duyurmak için toplanıyor ama etrafında yüzlerce polis oluyor. Neden işçiler basın açıklaması, yürüyüş yapmak istediğinde önüne bu kadar polis diziliyor? Barikatları işçilere değil patronlara kurun. Bu öfke birikiyor. Bu adaletsizliğe her gün yenilerini ekleyerek işçilerin yüreğinde öfke ve isyan biriktiriyorsunuz. Yapmayın, altında kalırsınız” ifadelerini kullanmıştı.

Antalya Barosu Toplumsal Olayları ve Davaları İzleme Kurulu (TODAK), Birleşik Tekstil, Dokuma ve Deri İşçileri Sendikası (BİRTEK-SEN) Genel Başkanı Mehmet Türkmen’in tutuklanması hakkında sosyal medya hesabından açıklama yayımladı. Açıklamada, tutuklamanın sendikal özgürlüklerin ve ifade hürriyetinin ihlali olduğunu ifade edildi.
Açıklamada Türkmen’in, işçilerin insanca yaşam taleplerini dile getirdiği meşru sendikal faaliyetlerin tutuklama gerekçesi yapılmasının Anayasal normlara aykırı olduğu belirtildi.

“CEZA KANUNU’NUN 216. MADDESİ ARAÇSALLAŞTIRILDI”
Antalya Barosu TODAK tarafından yapılan açıklamada, “Türk Ceza Kanunu‘nun 216. Maddesi, tipiklik unsurları taşıyıp taşımadığına bakılmaksızın yargı pratiğinde bir süredir anayasal hakların özünün ortadan kaldırılması bakımından için bir araç haline getirilmiş durumdadır” ifadelerine yer verildi.
Açıklamada, “sefalet ücretlerine, kayıt dışılığa ve haksız işten atmalara karşı yürütülen mücadelenin kışkırtma” olarak nitelendirilemeyeceği ifade edildi.
Açıklamada tutuklama kararının; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ifade, toplanma ve örgütlenme özgürlüğünü düzenleyen maddeleri ile Anayasa’nın ilgili normlarına aykırı olduğu dile getirildi.
Türkiye’nin taraf olduğu 87 ve 98 sayılı ILO sözleşmelerinin de sendika temsilcilerinin hak savunuculuğunu hukuki koruma altına aldığı hatırlatıldı.
YARGININ ASIL DENETLEMESİ GEREKEN ALANLAR VURGULANDI
Kurul, şiddet çağrısı içermeyen ve sendikal faaliyetin uzantısı niteliğindeki beyanların ifade özgürlüğü kapsamında kaldığının altını çizdi.
Açıklamada, “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi’nin içtihatlarında da bu hususlar ‘Hak arama hürriyetini kısıtlayan uygulamaların demokratik toplum düzeninin gereklerine aykırı olduğu’ tespitleriyle yerleşik nitelik kazanmış durumdadır” ifadelerine yer verilerek bu tür pratiklerin hakkın kullanılması açısından caydırıcı bir etki yarattığı ve demokratik toplum düzeninin gereklerine aykırı olduğu aktarıldı.
Kurul tarafından, “Yargısal ve idari açıdan asıl denetlenmesi ve durdurulması gereken, işçilerin sendikalı olmasının neredeyse istisna sayılabilecek oranlara gerilediği piyasa şartlarında, her yıl binlerce can alan iş cinayetlerinin, bir kural haline gelen kayıt dışı istihdamın ve güvencesiz çalışma koşullarının ortadan kaldırılmasıdır” vurgusu yapıldı.
TODAK, “Sendikal faaliyetin ceza hukuku araçlarıyla bastırılmasını hukuken kabul edilemez buluyoruz” diyerek suçun unsurları oluşmadan verilen tutuklama kararının gözden geçirilmesi ve hak arama özgürlüğünü kısıtlayan uygulamaların sona erdirilmesi çağrısında bulundu.




