EMEP Antalya’dan sera işçileri için açıklama: “Bu bir kaza değil, sermaye düzeninin katliamıdır”

EMEP sera işçileri açıklaması EMEP sera işçileri açıklaması

Emek Partisi (EMEP) Antalya İl Örgütü, Kepez ilçesinde bir anne ve beş çocuğunun hayatını kaybettiği konteyner yangınına ilişkin açıklama yayımladı. 

Emek Partisi (EMEP) Antalya İl Örgütü, Kepez ilçesinde bir anne ve beş çocuğunun hayatını kaybettiği konteyner yangını hakkında basın açıklaması yayımladı.

Bayram sabahı yaşanan olayın “modern kölelik düzeninin” bir sonucu olduğu vurgulanan açıklamada, tarım sektöründeki güvencesiz çalışma ve barınma koşullarına dikkat çekildi.

Parti tarafından yapılan açıklamada, hayatını kaybeden yedi aylık hamile anne ve beş çocuğun kaldığı konteynerlerin bir “ev” değil, tarım sektörünün çarkları dönsün diye kentin çeperlerine itilmiş güvenliksiz alanlar olduğu savunuldu. 

Sera işçilerinin yaşam koşulları açıklamada, “Sera işçileri, tarımsal üretimin en ağır yükünü omuzlarken; en güvencesiz, en derme çatma koşullarda yaşamaya mahkum ediliyor” şeklinde ifade edildi.

“SIRA DIŞI BİR YOKSULLUK VE SÖMÜRÜ ZİNCİRİ”

Özellikle göçmen sera işçilerinin durumuna değinilen metinde, işçilerin yasal güvenceden yoksun ve asgari ücretin altında “ucuz iş gücü” olarak sömürüldüğü vurgulandı. 

Sermaye odakları için bu insanların, “Sadece mevsimlik bir maliyet kalemi” olarak görüldüğü öne sürülürken, hayatını kaybeden ailenin bu sömürü zincirinin en korunmasız halkası olduğu dile getirildi.

VALİLİK AÇIKLAMASINA TEPKİ: “SORUMLULUK MAĞDURA YÜKLENEMEZ”

Antalya Valiliği tarafından yapılan ve yangının çıkış nedeni olarak “soba veya mangal” ihtimali üzerinde durulan açıklamalara da tepki gösterildi. Bu yaklaşımın, sorumluluğu mağdurun yaşam biçimine yükleme çabası olduğu ifade edildi.

Asıl sorumlunun, bir anneyi ve beş çocuğunu kış ortasında konteynerde sobayla ısınmaya mecbur bırakan düzen olduğu vurgulandı.

EMEP tarafından mevcut iktidar politikalarının bir çıktısı olduğu savunulan olay, “Özellikle Akp iktidarının yıllardır sürdürdüğü ‘güvencesizleştirme’ ve ‘ucuz iş gücü üzerinden büyüme’ politikalarının doğrudan bir sonucudur” sözleriyle eleştirildi.