Antalya Barosu’ndan Akbelen açıklaması: “Hukuk rantın değil yaşamın güvencesi, Akbelen ise doğanın sesidir”

iklim adaleti forumu esra ışık esra ışık açıklaması, iklim adaleti forumu esra ışık esra ışık açıklaması,
Fotoğraf: Akbelen Yuvamız Vermeyeceğiz

Antalya Barosu, Muğla’nın Milas ilçesi Akbelen Ormanı’nda kömür madeni sahası genişletme çalışmaları kapsamında uygulanan “acele kamulaştırma” sürecine ve İkizköylü Esra Işık’ın tutuklanmasına tepki gösterdi. Baro tarafından yapılan açıklamada, yargı süreçleri tamamlanmadan gerçekleştirilen işlemlerin mülkiyet hakkı ihlali ve hukuki bir baskı olduğu ifade edildi.


Muğla’nın Milas ilçesinde, kömür maden sahasını genişletmek amacıyla 679 parselde başlatılan “acele kamulaştırma” kararına karşı çıkan köylülerden İkizköy Çevre Komitesi üyesi Esra Işık, mahkeme heyetine “görevini yaptırmama” ve “hakaret” suçlamasıyla çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.

Antalya Barosu’nun yaptığı yazılı açıklamada, Akbelen Ormanı ve tarım arazilerini korumak isteyen bölge halkına yönelik uygulamaları “hukuksuzluk” olarak nitelendirildi. Açıklamada, 10 Ocak 2026’da başlayan “acele kamulaştırma” süreci için, “30 Mart’ta taşınmaz maliklerine haber dahi verilmeden, usulsüz bir şekilde yapılmaya çalışılan bilirkişi incelemeleriyle fiili bir mülkiyet gaspına dönüşmüştür” ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada, Anayasa Mahkemesi ve Danıştay’daki iptal davaları sonuçlanmadan yürütülen keşif işlemlerinin hukuka aykırı olduğu savunuldu.

Ayrıca, çevre savunucusu Esra Işık’ın gece yarısı evinden gözaltına alınarak tutuklanmasının, Ceza Muhakemesi Kanunu’ndaki (CMK) koruma tedbirlerinin bir sindirme aracı olarak kullanılması anlamına geldiği belirtildi.

MÜLKİYET HAKKI İHLALİ VE TUTUKLAMA TEDBİRİ

Baro açıklamasında, Anayasa’nın 35. maddesinde düzenlenen mülkiyet hakkı ile 56. maddesindeki “sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama” hakkının ihlal edildiği kaydedildi. Açıklamada, acele kamulaştırma kararlarına karşı açılan davalar sürerken fiili el koyma işlemlerine girişilmesinin “mülkiyet gaspı” niteliği taşıdığı vurgulandı.

Açıklamada, bölge halkının anayasal haklarını kullanırken kolluk ve yargı baskısıyla karşılaştığı ifade edilerek, usulsüz keşif dayatmalarından vazgeçilmesi çağrısı yapıldı.

Esra Işık’ın tutuklanmasını “ölçüsüz bir gözdağı” olarak tanımlayan Antalya Barosu açıklamasında, tutuklamanın istisnai bir tedbir olması gerektiğini hatırlatıldı.

Açıklamada, “Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca en son başvurulması gereken, istisnai bir ‘koruma tedbiri’ olan tutuklamanın; yaşam alanını korumak için demokratik tepkisini gösteren bir yurttaşa karşı uygulanması ölçüsüz olduğu gibi, anayasal haklarını kullanan yurttaşların demokratik tepkisini kırmaya yönelik bir gözdağı niteliği taşımakta; çevre savunucularını suçluymuş gibi göstermeye yönelik bu adımlar, kamu vicdanında derin yaralar açmaktadır” ifadeleri kullanıldı.

“İKİZKÖY HALKI YALNIZ DEĞİLDİR”

Antalya Barosu açıklamasında yetkililere ve yargı makamlarına şu şekilde seslenildi:

“Anayasal hakkını kullandığı için hukuka aykırı olarak hürriyeti kısıtlanan Esra Işık’ın tutukluluk haline derhal son verilmelidir.

Yurttaşların mülkiyet hakkını ihlal eden usulsüz keşif dayatmalarına ve hukuki dayanaktan yoksun ‘acele kamulaştırma’ işlemlerinden vazgeçilmelidir”

Açıklamanın sonunda, Antalya Barosu’nun bir Cumhuriyet kurumu olarak yaşam hakkını ve doğayı savunmaya devam edeceği vurgulandı. İkizköylülerin ve Muğla halkının mücadelesine destek verileceği belirtilerek, “İkizköy/Akbelen halkı yalnız değildir” mesajı paylaşıldı.