Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri ve Antalya Kadın Platformu: “Ailem Güvende” operasyonları aileyi değil iktidarı koruyor

Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri ile Antalya Kadın Platformu tarafından dün (18 Eylül) saat 18.30’da Muratpaşa’da bulunan İnsan Hakları Derneği (İHD) Antalya Şubesi’nde düzenlenen basın açıklamasında, “Ailem Güvende” adı altında yürütülen operasyonlara tepki gösterildi. Açıklama metni Çağrı Sert ve Ahmet Çevik tarafından okundu, açıklamad sırasında “LGBTİ hakları insan haklarıdır” sloganı atıldı.

Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri ile Antalya Kadın Platformu, İnsan Hakları Derneği (İHD) Antalya Şubesi’nde son günlerde yaşanan LGBTİ+lara yönelik gerçekleştirilen gözaltı ve tutulmalara ilişkin açıklaması düzenledi. Açıklamada, iktidarın “Aileyi koruma” bahanesiyle hukuk devletini ve anayasal düzeni askıya aldığı, temel hak ve özgürlüklere yönelik operasyonlar yürüttüğü ifade edildi.

“NE AİLE NE DE ÇOCUKLARI KORUYOR”

Açıklamada, “Ailem Güvende” adı altında yürütülen operasyonların ne aileyi ne de çocukları koruduğu belirtildi. Toplumsal cinsiyet eşitliğinin bireylerin tek tip yaşam sürmesini zorunlu kılmak olmadığı, hiç kimsenin cinsiyeti, cinsel yönelimi veya kimliği nedeniyle kamu nezdinde daha az hakka sahip görülmemesinin güvence altına alınması gerektiği vurgulandı. Aileyi korumanın, yetişkin bireylerin kimliğini, sosyal yaşamını veya rızaya dayalı ilişkilerini denetlemek değil; çocukları istismardan, kadınları şiddetten ve tüm bireyleri ayrımcılıktan korumak olduğu ifade edildi.

“SİYASİ HEDEF GÖSTERME VE YILDIRMA POLİTİKASI”

Açıklamada, bu tablonun ekonomik krizin, yoksulluğun ve derinleşen çaresizliğin üzerini örtmek için yaratılan siyasi bir hedef gösterme ve sindirme politikası olduğu belirtildi. Hukuk devletinin aşındığı ve baskıcı rejimlerin güçlendiği dönemlerde baskı süreçlerinin öncelikle toplumun en azınlıkta kalan veya kırılgan kesimlerinden başladığı ifade edildi. Belirli bir azınlık grubun haklarının elinden alınmasının, tüm toplumu kapsayacak daha geniş bir otoriterleşme dalgasının ilk basamağını oluşturduğu vurgulandı.

Açıklamada, güncel ve teyit edilen verilere göre aralarında hak savunucularının, dernek yöneticilerinin ve gazetecilerin bulunduğu çok sayıda kişinin gözaltına alındığı ve tutuklandığı belirtildi. Ankara’da Kaos GL ofisinin arandığı, aralarında derneğin yönetim ve denetim kurulları ile trans aktivistlerin ve hak savunucularının bulunduğu çok sayıda kişinin tutuklanarak Sincan Cezaevleri’ne sevk edildiği kaydedildi.

GÖZALTI VE ARAMA KARARI 

Açıklamada,  İstanbul’da pek çok  kişinin gözaltına alındığı, çok sayıda dernek ofisinin basıldığı, İl Sivil Toplum Müdürlüğü tarafından derneklerin kapatılması için savcılığa yazılar yazıldığı ifade edildi. Mersin’de Muamma ve Yedi Renk derneklerinin ofislerinin arandığı, aralarında avukatların da bulunduğu çok sayıda kişinin tutuklandığı belirtildi. İzmir ve Aydın’da ev baskınları ve gözaltılarla başlayan süreçte çok sayıda hak savunucusunun tutuklandığı, adli kontrol kararlarına savcılıklar tarafından itiraz edildiği kaydedildi.

“SADECE LGBTİ+LAR DEĞİL, BARIŞTAN, HAKTAN, HUKUKTAN VE DEMOKRASİDEN YANA OLAN HERKES HEDEF ALINIYOR”

Açıklamada, operasyonların sadece LGBTİ+ bireyleri değil, barıştan, haktan, hukuktan ve demokrasiden yana olan herkesi hedef aldığı, basın özgürlüğünün ayaklar altına alındığı ve sivil toplumun susturulmak istendiği ifade edildi.

“KARANLIK DAĞILACAK, EŞİT VE ÖZGÜR BİR ÜLKE MUTLAKA KURULACAKTIR”

Gözaltına alınan ve tutuklanan tüm hak savunucuları, gazeteciler ve arkadaşların derhal serbest bırakılması talep edildiği açıklama, “Karanlık dağılacak, eşit ve özgür bir ülke mutlaka kurulacaktır. Arkadaşlarımız yalnız değildir!” ifadeleri ile sonlandırıldı.