Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri’nden ABD-İsrail’in İran’a saldırısına tepki

iran saldırıları iran saldırıları

Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri’nden ABD- İsrail’in İran saldırıları nedeniyle dün (2 Mart) Muratpaşa’da ki Attalos Meydanı’nda basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada, “ Bölgesel savaş politikalarına karşı emekçilerin ve halkların birleşik mücadelesini esas almaya devam edeceğiz” denildi.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik ask eri saldırı başlattı. Saldırıya karşılık İran İsrail’in yanı sıra bölgedeki ABD üslerini vurdu. ABD ve İsrail saldırılarında İran’ın dini önderi Ali Hamaney hayatını kaybetti.  

Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri, ABD- İsrai’in İran saldırganlığının son bulması nedeniyle dün (2 Mart) Pazartesi saat 18:00’da Muratpaşa Attalos Meydanı’nda basın açıklaması gerçekleştirdi. Gerçekleşen basın açıklamasını KESK Antalya Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Devrim Mol yaptı. 

Yapılan açıklamada Ortadoğu’nun bir kez daha emperyalist saldırganlığın hedefi haline geldiği belirtilerek, “ABD ve İsrail’in İran’a yönelik gerçekleştirdiği askeri saldırıyı şiddetle kınıyor, bu saldırının bölgede yeni bir felaketin kapısını araladığını tüm dünya kamuoyuna duyuruyoruz. Emperyalizmin değişmeyen yüzü: işgal, talan ve yıkım bugün İran’a yönelik saldırı, emperyalizmin bölge halklarına yönelik tarihsel saldırı zincirinin yeni bir halkasıdır” sözlerine yer verdi. 

Mol, “Dün Irak’ta “kitle imha silahı” yalanıyla yürütülen işgal, Afganistan’da “terörle mücadele” söylemi altında gerçekleştirilen işgal, Libya’da “insani müdahale” maskesiyle yapılan müdahale, Venezüella ve Küba’ya yönelik ekonomik ve siyasal kuşatma… Hepsinde aynı senaryo, aynı sonuç vardır: işgal, talan, yıkım ve emekçilerin, halkların yoksullaştırılması” ifadelerine yer verdi.

ABD’nın İran’a saldırısında nükleer tehdit ‘yalanları’ sığınarak başlattığını söyleyen Mol, “Sahtekarca kullanılan özgürlük söyleminin arkasında gizlemeye çalıştığı gerçek, silah tüccarlarının, ölüm baronlarının kanlı paralara doymak bilmeyen iştahlarıdır” dedi.

Mol, ABD-İsrail’in İran’a yönelik saldırısının amacının bölgeyi dizayn etmek olduğunu ifade etti. Bu saldırıların arkasında ‘özgür’ Ortadoğu istemi değil kendilerine uygun yönetimler istemesi olduğunu söyledi.

ABD saldırısını İran’ın rejimi olarak gösterdiğini vurgulayan Mol, “ABD haydutluğunu meşru gösteren her söylem, yeni emperyalist düzene davetiye çıkarmaktır. İran’daki gerici molla rejiminin baskıcı ve antidemokratik uygulamaları, kadınlara ve emekçilere yönelik hak ihlalleri emperyalist saldırganlığa gerekçe olamaz” ifadesini kullandı. 

Mol,  “Emperyalizm hiçbir halkı özgürleştirmez; yalnızca bağımlılaştırır ve yoksullaştırır. Bir ülkede rejimi değiştirme meşruiyetine sahip yegâne güç, o ülkenin kendi halkıdır. Dün halklarını ezen gerici rejimlerin karşısında duranlar, bugün de halklara bomba yağdıran emperyalist barbarların karşısında aynı kararlılıkla duracaktır” sözlerine yer verildi. 

Mol, bu kararlı duruşun AKP iktidarı için geçerli olmadığını, iktidarının başından beri emperyalist güçlerle kördüğüm ilişkiler içinde olduğunu, Ortadoğu’da akan kanın sorumlularından biri haline gelen AKP’nin İran’a yönelik bu açık savaş suçu karşısında dahi net bir tavır almaktan aciz olduğunu belirtti.

Mol, “ABD ve İsrail’in saldırılarını kınamak bir yana, Hamaney’in öldürülmesi karşısında ancak ‘üzüntü’ ifade edebilen bu teslimiyetçi tutum, iktidarın bağımsızlık maskesini düşürmekte, emperyalizmin bölge planlarına dolaylı yoldan destek anlamına gelmektedir” ifadelerine yer verdi.

Hedefin ABD-İsrail’in hiçbir direnç görmeden tüm bölgeyi yıkmaya ve yağmalamaya devam edebilmesine değinen Mol, “Bir avuç rant uğruna bölge halklarının kaderini emperyalistlere teslim eden bu işbirlikçi zihniyeti de unutmayacağız. Gazze’den Lübnan’a, Suriye’den Yemen’e ve İran’a Bölgesel Katliam 7 Ekim’den bu yana Gazze’de soykırım yapan, Lübnan’dan Suriye ve Yemen’e kadar bölge ülkelerini bombardımana tutan ABD-İsrail terörü, bugün nihai hedefi olan İran’a yönelmiştir” sözlerine yer verdi.

Orta Doğu’da bütün halkların yıllarca Amerikan ve İsrail bombaları altında ölüme sürüklendiği belirten Mol, şu ifadelere yer verdi:

“Bugün de “çılgın diktatör” kılığında emperyalizmin dümenine oturtulmuş başkanların yalanları eşliğinde yeni bir felaket kapısı aralanıyor. Çözüm: Emperyalizmden ve Siyonizmden kurtuluş bu yıkım ve yağmadan, üzerimize yıkılmaya çalışılan karanlıktan çözüm ancak emperyalizm ve onun Siyonist maşasından kurtuluşla mümkündür.” 

Emperyalizmin ‘kanlı’ planlarına karşı en aşılmaz siperin bölge halklarının tarihsel kardeşliği ve ortak direniş bilinci olduğuna vurgu yapan Mol, “Savaş ve işgal politikalarını reddediyoruz. Savaşa karşı barışı, emperyalizme, militarizme ve bölgesel savaş politikalarına karşı emekçilerin ve halkların birleşik mücadelesini esas almaya devam edeceğiz” ifadelerine yer verdi. 

Mol, birleşik anti-emperyalist mücadeleyi büyütmeyi tüm ilerici ve muhalif güçleri; aşama aşama ilerleyen bu savaşlara karşı birleşik, kararlı ve örgütlü bir anti-emperyalist mücadeleyi büyütme çağrısı yaptı.

Mol, “Bu mücadele, dünya barışı için de en acil görevdir. Bağımsız ve özgür bir Türkiye, huzurlu bir Ortadoğu ve sömürüsüz bir dünya için; ABD emperyalizmine ve İsrail siyonizmine karşı her alanda direnişi örgütlemek tarihsel bir sorumluluktur” ifadesini kullandı.